06.12.2012, 22:43
Fe gaşşâhâ mâ gaşşâ.
1. fe : böylece, artık
2. gaşşâ-hâ : ona sardı, kapladı
3. mâ : şeyi
4. gaşşâ : sardı, kapladı
İmam İskender Ali Mihr : Artık onu (o kavmi) kaplayan (azap) kapladı ama ne kaplama!
Diyanet İşleri : (53-54) O, Mutefikeyi de kaldırıp yere çarpmış ve onlara örttüğü azap örtüsünü örtmüştür.
Abdulbaki Gölpınarlı : Derken o şehirleri, örten örttü gitti.
Adem Uğur : Onların başına getireceğini getirdi!
Ahmed Hulusi : Böylece bürüdü onları, bürüdükleriyle (suçlarının karşılığı olarak)!
Ahmet Tekin : Onları ne felâketler sardı, neler!
Ahmet Varol : Böylece onlara sardırdığını sardırttı.
Ali Bulaç : Böylece ona (o toplumun başına) sardırdığını sardırdı.
Ali Fikri Yavuz : Öyle ki, onlara sardırdığı musibeti sardırdı!...
Bekir Sadak : (53-54) Lut milletinin kasabalarini yere batiran, onlari gomdukce gomen O`dur.
Celal Yıldırım : Onları örtecek şeyler örttü de örttü..
Diyanet İşleri (eski) : (53-54) Lut milletinin kasabalarını yere batıran, onları gömdükçe gömen O`dur.
Diyanet Vakfi : Onların başına getireceğini getirdi!
Edip Yüksel : Onları örten örttü.
Elmalılı Hamdi Yazır : Sardırttı da onlara o sardırdığını
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Sardırttı da onlara o sardırdığını.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Onları neler kapladı neler!
Fizilal-il Kuran : Buraları yerin dibine O geçirmiştir.
Gültekin Onan : Böylece ona (o toplumun başına) sardırdığını sardırdı.
Hasan Basri Çantay : Onlara giydirdiğini giydirdi!
Hayrat Neşriyat : (53-54) (Lût kavmine âid o) alt-üst olan (şehirler)i de kaldırıp yere çaldı. Artık onları ne ile örttü ise, örttü (üzerlerine taş yağdırdı).
İbni Kesir : Onlara giydirdiğini giydirdi.
Muhammed Esed : ve sonra ebediyyen görünmez hale getirdiği (gibi).
Ömer Nasuhi Bilmen : (53-54) Mü`tefike`yi de yerlere atıverdi. Artık onların yurdlarını kaplayan kapladı.
Ömer Öngüt : Onların başına getireceğini getirdi.
Şaban Piriş : Onlara şiddetli bir azap bürüdü.
Suat Yıldırım : (45-54) Rahime atılan nutfeden (spermden) erkek ve dişi çiftini yaratma, öldükten sonra diriltme, tekrar yaratma Ona aittir. İnsanı zengin, kanaat sahibi ve halinden memnun etmek de Ona aittir. Müşriklerin taptığı Şirâ yıldızının Rabbi de Odur. Önceki Âd milletini yok eden de Odur. Semud milletini yok edip geriye hiçbir şey bırakmayan da Odur. Daha önce Nuh milletini yok eden de O. Çünkü bunlar çok zalim, çok azgındılar. Altı üstüne getirilen Lût milletinin şehirlerini yerle bir etti. Onları ne azaplar, ne musîbetler, neler kapladı neler!
Süleyman Ateş : Onların üstüne neler çöktü, neler!
Tefhim-ul Kuran : Böylece ona (o topluma) sardırdığını sardırdı.
Ümit Şimşek : Onları kaplayan öyle bir kapladı ki!
Yaşar Nuri Öztürk : Sarıp doladı onlara, sarıp doladığını.
1. fe : böylece, artık
2. gaşşâ-hâ : ona sardı, kapladı
3. mâ : şeyi
4. gaşşâ : sardı, kapladı
İmam İskender Ali Mihr : Artık onu (o kavmi) kaplayan (azap) kapladı ama ne kaplama!
Diyanet İşleri : (53-54) O, Mutefikeyi de kaldırıp yere çarpmış ve onlara örttüğü azap örtüsünü örtmüştür.
Abdulbaki Gölpınarlı : Derken o şehirleri, örten örttü gitti.
Adem Uğur : Onların başına getireceğini getirdi!
Ahmed Hulusi : Böylece bürüdü onları, bürüdükleriyle (suçlarının karşılığı olarak)!
Ahmet Tekin : Onları ne felâketler sardı, neler!
Ahmet Varol : Böylece onlara sardırdığını sardırttı.
Ali Bulaç : Böylece ona (o toplumun başına) sardırdığını sardırdı.
Ali Fikri Yavuz : Öyle ki, onlara sardırdığı musibeti sardırdı!...
Bekir Sadak : (53-54) Lut milletinin kasabalarini yere batiran, onlari gomdukce gomen O`dur.
Celal Yıldırım : Onları örtecek şeyler örttü de örttü..
Diyanet İşleri (eski) : (53-54) Lut milletinin kasabalarını yere batıran, onları gömdükçe gömen O`dur.
Diyanet Vakfi : Onların başına getireceğini getirdi!
Edip Yüksel : Onları örten örttü.
Elmalılı Hamdi Yazır : Sardırttı da onlara o sardırdığını
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Sardırttı da onlara o sardırdığını.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Onları neler kapladı neler!
Fizilal-il Kuran : Buraları yerin dibine O geçirmiştir.
Gültekin Onan : Böylece ona (o toplumun başına) sardırdığını sardırdı.
Hasan Basri Çantay : Onlara giydirdiğini giydirdi!
Hayrat Neşriyat : (53-54) (Lût kavmine âid o) alt-üst olan (şehirler)i de kaldırıp yere çaldı. Artık onları ne ile örttü ise, örttü (üzerlerine taş yağdırdı).
İbni Kesir : Onlara giydirdiğini giydirdi.
Muhammed Esed : ve sonra ebediyyen görünmez hale getirdiği (gibi).
Ömer Nasuhi Bilmen : (53-54) Mü`tefike`yi de yerlere atıverdi. Artık onların yurdlarını kaplayan kapladı.
Ömer Öngüt : Onların başına getireceğini getirdi.
Şaban Piriş : Onlara şiddetli bir azap bürüdü.
Suat Yıldırım : (45-54) Rahime atılan nutfeden (spermden) erkek ve dişi çiftini yaratma, öldükten sonra diriltme, tekrar yaratma Ona aittir. İnsanı zengin, kanaat sahibi ve halinden memnun etmek de Ona aittir. Müşriklerin taptığı Şirâ yıldızının Rabbi de Odur. Önceki Âd milletini yok eden de Odur. Semud milletini yok edip geriye hiçbir şey bırakmayan da Odur. Daha önce Nuh milletini yok eden de O. Çünkü bunlar çok zalim, çok azgındılar. Altı üstüne getirilen Lût milletinin şehirlerini yerle bir etti. Onları ne azaplar, ne musîbetler, neler kapladı neler!
Süleyman Ateş : Onların üstüne neler çöktü, neler!
Tefhim-ul Kuran : Böylece ona (o topluma) sardırdığını sardırdı.
Ümit Şimşek : Onları kaplayan öyle bir kapladı ki!
Yaşar Nuri Öztürk : Sarıp doladı onlara, sarıp doladığını.