13.12.2012, 20:31
Feftah beynî ve beynehum fethan ve neccinî ve men maiye minel muminîn(muminîne).
1. feftah (fe iftah) : artık, bu durumda aç
2. beynî : benim aram
3. ve beyne-hum : ve onların arası
4. fethan : fethederek, açarak
5. ve necci-nî : ve beni kurtar
6. ve men : ve kimseler, kişiler
7. maiye : benimle beraber
8. min el mu`minîne : mü`minlerden
İmam İskender Ali Mihr : Bu durumda benimle onların arasını öyle bir açışla aç ki (ve böylece) beni ve mü`minlerden benimle beraber olanları kurtar.
Diyanet İşleri : Artık onlarla benim aramda sen hükmet. Beni ve benimle birlikte olan müminleri kurtar.
Abdulbaki Gölpınarlı : Sen, onlarla benim aramda hükmet ve beni de kurtar, inananlardan benimle berâber bulunanları da.
Adem Uğur : Artık benimle onların arasında sen hükmünü ver. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar.
Ahmed Hulusi : "Benimle onların arasını aç ki (lâyıklarını bulsunlar; Rasûl aralarında yaşarken azap gelmez); beni ve iman edenlerden benimle beraber olanları kurtar. "
Ahmet Tekin : `Artık benimle onların arasında, hakkı ortaya koyanla, hakkı baskı altına alanları açığa çıkaracak kesinkes hükmünü vererek durumu açıklığa kavuştur. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar.`
Ahmet Varol : Artık benimle onların aralarında hüküm ver ve beni ve benimle beraber olan mü`minleri kurtar.`
Ali Bulaç : "Bundan böyle, benimle onların arasını açık bir hükümle ayır ve beni ve benimle birlikte olan mü`minleri kurtar."
Ali Fikri Yavuz : Artık benimle onların arasındaki hükmü sen ver ve hem beni, hem de beraberimde olan müminleri kurtar.
Bekir Sadak : (117-11) 8 Nuh: «Rabbim! Milletim beni yalanladi. Benimle onlarin arasinda Sen hukum ver. Beni ve beraberimdeki inananlari kurtar» dedi.
Celal Yıldırım : Artık benimle onlar arasını (hükmederek) ayır ve benimle beraber olan mü`minleri kurtar.»
Diyanet İşleri (eski) : (117-118) Nuh: `Rabbim! Milletim beni yalanladı. Benimle onların arasında Sen hüküm ver. Beni ve beraberimdeki inananları kurtar` dedi.
Diyanet Vakfi : Artık benimle onların arasında sen hükmünü ver. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar.
Edip Yüksel : `Benimle onların arasını aç; beni ve beraberimdeki inananları kurtar.`
Elmalılı Hamdi Yazır : Artık benimle onların arasını nasıl ayırd edeceksen et de bana ve beraberimdeki mü`minlere necat ver
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Artık benimle onların arasını nasıl ayırt edeceksen et de, beni ve beraberimdeki müminleri kurtar!» dedi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : «Artık benimle onların arasında sen hükmünü ver. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar.»
Fizilal-il Kuran : Onlar ile aramdaki meseleyi sen kesin çözüme bağla; beni ve yanımdaki mü`minleri kurtar.»
Gültekin Onan : "Bundan böyle, benimle onların arasını açık bir hükümle ayır ve beni ve benimle birlikte olan inançlıları kurtar."
Hasan Basri Çantay : «Binâen`aleyh benimle onların arasındaki hükmü Sen ver de beni ve berâberimdeki mü`minleri kurtar».
Hayrat Neşriyat : `Artık, benimle onların arasını ayırarak aç (aramızda hüküm ver); beni ve benimle berâber bulunan müminleri de kurtar!`
İbni Kesir : Artık benimle onların arasında Sen, bir hüküm ver. Beni ve beraberimdeki mü`minleri kurtar.
Muhammed Esed : bunun için, benimle onlar arasındaki gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koy; beni ve benimle beraber olan müminleri kurtar!"
Ömer Nasuhi Bilmen : «Artık benim aram ile onların aralarını bir feth ile fethet ve benimle beraber olan mü`minleri necâta erdir.»
Ömer Öngüt : Benimle onların arasında sen hüküm ver! Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar!
Şaban Piriş : Artık sen benimle onların arasında nasıl ayıracaksan ayır, beni ve yanımdaki müminleri kurtar.
Suat Yıldırım : (117-118) Nûh: "Ya Rabbî, dedi, halkım beni yalancı saydı. Artık benimle onlar arasındaki hükmünü Sen ver, beni ve beraberimdeki müminleri Sen halas eyle ya Rabbî!"
Süleyman Ateş : "Benimle onların arasını aç (aramızda hükmet), beni ve benimle beraber bulunan mü`minleri kurtar!"
Tefhim-ul Kuran : «Bundan böyle, benimle onların arasını açık bir hükümle ayır ve beni ve benimle birlikte olan mü`minleri kurtar.»
Ümit Şimşek : `Benimle onlar arasında hükmünü ver; beni ve beraberimdeki mü`minleri kurtar.`
Yaşar Nuri Öztürk : "Artık benimle onlar arasını iyice aç; beni ve beraberimdeki müminleri kurtar."
1. feftah (fe iftah) : artık, bu durumda aç
2. beynî : benim aram
3. ve beyne-hum : ve onların arası
4. fethan : fethederek, açarak
5. ve necci-nî : ve beni kurtar
6. ve men : ve kimseler, kişiler
7. maiye : benimle beraber
8. min el mu`minîne : mü`minlerden
İmam İskender Ali Mihr : Bu durumda benimle onların arasını öyle bir açışla aç ki (ve böylece) beni ve mü`minlerden benimle beraber olanları kurtar.
Diyanet İşleri : Artık onlarla benim aramda sen hükmet. Beni ve benimle birlikte olan müminleri kurtar.
Abdulbaki Gölpınarlı : Sen, onlarla benim aramda hükmet ve beni de kurtar, inananlardan benimle berâber bulunanları da.
Adem Uğur : Artık benimle onların arasında sen hükmünü ver. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar.
Ahmed Hulusi : "Benimle onların arasını aç ki (lâyıklarını bulsunlar; Rasûl aralarında yaşarken azap gelmez); beni ve iman edenlerden benimle beraber olanları kurtar. "
Ahmet Tekin : `Artık benimle onların arasında, hakkı ortaya koyanla, hakkı baskı altına alanları açığa çıkaracak kesinkes hükmünü vererek durumu açıklığa kavuştur. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar.`
Ahmet Varol : Artık benimle onların aralarında hüküm ver ve beni ve benimle beraber olan mü`minleri kurtar.`
Ali Bulaç : "Bundan böyle, benimle onların arasını açık bir hükümle ayır ve beni ve benimle birlikte olan mü`minleri kurtar."
Ali Fikri Yavuz : Artık benimle onların arasındaki hükmü sen ver ve hem beni, hem de beraberimde olan müminleri kurtar.
Bekir Sadak : (117-11) 8 Nuh: «Rabbim! Milletim beni yalanladi. Benimle onlarin arasinda Sen hukum ver. Beni ve beraberimdeki inananlari kurtar» dedi.
Celal Yıldırım : Artık benimle onlar arasını (hükmederek) ayır ve benimle beraber olan mü`minleri kurtar.»
Diyanet İşleri (eski) : (117-118) Nuh: `Rabbim! Milletim beni yalanladı. Benimle onların arasında Sen hüküm ver. Beni ve beraberimdeki inananları kurtar` dedi.
Diyanet Vakfi : Artık benimle onların arasında sen hükmünü ver. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar.
Edip Yüksel : `Benimle onların arasını aç; beni ve beraberimdeki inananları kurtar.`
Elmalılı Hamdi Yazır : Artık benimle onların arasını nasıl ayırd edeceksen et de bana ve beraberimdeki mü`minlere necat ver
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Artık benimle onların arasını nasıl ayırt edeceksen et de, beni ve beraberimdeki müminleri kurtar!» dedi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : «Artık benimle onların arasında sen hükmünü ver. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar.»
Fizilal-il Kuran : Onlar ile aramdaki meseleyi sen kesin çözüme bağla; beni ve yanımdaki mü`minleri kurtar.»
Gültekin Onan : "Bundan böyle, benimle onların arasını açık bir hükümle ayır ve beni ve benimle birlikte olan inançlıları kurtar."
Hasan Basri Çantay : «Binâen`aleyh benimle onların arasındaki hükmü Sen ver de beni ve berâberimdeki mü`minleri kurtar».
Hayrat Neşriyat : `Artık, benimle onların arasını ayırarak aç (aramızda hüküm ver); beni ve benimle berâber bulunan müminleri de kurtar!`
İbni Kesir : Artık benimle onların arasında Sen, bir hüküm ver. Beni ve beraberimdeki mü`minleri kurtar.
Muhammed Esed : bunun için, benimle onlar arasındaki gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koy; beni ve benimle beraber olan müminleri kurtar!"
Ömer Nasuhi Bilmen : «Artık benim aram ile onların aralarını bir feth ile fethet ve benimle beraber olan mü`minleri necâta erdir.»
Ömer Öngüt : Benimle onların arasında sen hüküm ver! Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar!
Şaban Piriş : Artık sen benimle onların arasında nasıl ayıracaksan ayır, beni ve yanımdaki müminleri kurtar.
Suat Yıldırım : (117-118) Nûh: "Ya Rabbî, dedi, halkım beni yalancı saydı. Artık benimle onlar arasındaki hükmünü Sen ver, beni ve beraberimdeki müminleri Sen halas eyle ya Rabbî!"
Süleyman Ateş : "Benimle onların arasını aç (aramızda hükmet), beni ve benimle beraber bulunan mü`minleri kurtar!"
Tefhim-ul Kuran : «Bundan böyle, benimle onların arasını açık bir hükümle ayır ve beni ve benimle birlikte olan mü`minleri kurtar.»
Ümit Şimşek : `Benimle onlar arasında hükmünü ver; beni ve beraberimdeki mü`minleri kurtar.`
Yaşar Nuri Öztürk : "Artık benimle onlar arasını iyice aç; beni ve beraberimdeki müminleri kurtar."