AlimAllah-Bilim Allah'ın yasasıdır.-Kuran, islam, bilgi paylaşımı üzerine

Orjinalini görmek için tıklayınız: Suara Suresi 190
şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orijinal sürümü göster.
İnne fî zâlike le âyeh(âyeten), ve mâ kâne ekseruhum mu’minîn(mu’minîne).

1. inne : muhakkak
2. fî zâlike : bunda var
3. le : elbette, mutlaka
4. âyeten : bir âyet, delil, ibret
5. ve mâ kâne : ve olmadı
6. ekseru-hum : onların çoğu
7. mu`minîne : îmân edenler, mü`min olanlar (Allah`a ulaşmayı dileyenler)
İmam İskender Ali Mihr : Muhakkak ki bunda, mutlaka bir âyet (ibret) vardır. Ve onların çoğu, mü`min olmadılar (Allah`a ulaşmayı dilemediler).
Diyanet İşleri : Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.
Abdulbaki Gölpınarlı : Şüphe yok ki bunda bir delil var, fakat halkın çoğu inanmaz.
Adem Uğur : Doğrusu bunda büyük bir ders vardır; ama çokları iman etmezler.
Ahmed Hulusi : Muhakkak ki bu olayda da işaret - ders vardır. . . Ne var ki onların çoğunluğu iman etmemiştir!
Ahmet Tekin : Bunlarda da, kesinlikle Allah’ın kudretine, ilmine, hikmet sahibi olduğuna işaretler, bütün insanlar için ibretler, alınacak dersler vardır. Onların çoğu iman edecek değildi.
Ahmet Varol : Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu iman etmemişti.
Ali Bulaç : Gerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değildirler.
Ali Fikri Yavuz : Doğrusu bunda, (onlara yaptığımız bu helâk işinde), kendilerinden sonra gelenler için büyük bir ibret var, öyle iken çoğu mümin olmadı.
Bekir Sadak : Dogrusu bunda bir ders vardir. Fakat cogu inanmamistir.
Celal Yıldırım : Bunda elbette bir öğüt ve ibret vardır. Zaten onların çoğu mü`min değildi.
Diyanet İşleri (eski) : Doğrusu bunda bir ders vardır. Fakat çoğu inanmamıştır.
Diyanet Vakfi : Doğrusu bunda büyük bir ders vardır; ama çokları iman etmezler.
Edip Yüksel : Bunda bir ders var; ancak çoğunluk inanmaz.
Elmalılı Hamdi Yazır : Şüphesiz bunda mutlak bir âyet var, öyle iken ekserîsi mü`min olmadı
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Şüphesiz bunda (alınacak) bir ibret vardır; ama çoğu iman etmedi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Şüphesiz bunda bir âyet (alınacak bir ders) vardır. Ama çokları iman etmiş değillerdir.
Fizilal-il Kuran : Kuşku yok ki, bu olaydan alınacak dersler vardır. Onların çoğunluğu inanmamış kimselerdi.
Gültekin Onan : Gerçekten bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu inançlı olmamıştır.
Hasan Basri Çantay : Şübhesiz bunda mutlak bir âyet vardır. (Fakat) onların çoğu îman ediciler değildir.
Hayrat Neşriyat : Şübhesiz ki bunda apaçık bir ibret vardır. Fakat onların çoğu îmân etmiş kimseler değildir.
İbni Kesir : Muhakkak ki bunda bir ayet vardır. Ama onların çoğu mü`minler olmadı.
Muhammed Esed : Bu (kıssada da insanlar için) bir ders vardır; insanların çoğu (buna) inanmasalar da...
Ömer Nasuhi Bilmen : Muhakkak ki, bunda elbette bir ibret vardır. Halbuki, onların ekserisi mü`min kimseler olmadı.
Ömer Öngüt : Doğrusu bunda öğüt ve ibret vardır, amma onların çoğu iman etmediler.
Şaban Piriş : İşte bu olayda da bir ibret vardır, fakat onların çoğu yine de inanmış değildir.
Suat Yıldırım : Elbette bunda alınacak ibret vardır. Fakat onların ekserisi ders alıp da iman etmezler.
Süleyman Ateş : Muhakkak ki bunda bir ibret vardır ama yine çokları inanmazlar.
Tefhim-ul Kuran : Hiç şüphe yok, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değildirler.
Ümit Şimşek : İşte bunda bir âyet vardır. Fakat onların çoğu yine iman etmez.
Yaşar Nuri Öztürk : Bunda elbette bir ibret var ama onların çoğu inanan kişiler değildi.
Referans URL