AlimAllah-Bilim Allah'ın yasasıdır.-Kuran, islam, bilgi paylaşımı üzerine

Orjinalini görmek için tıklayınız: Suara Suresi 201
şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orijinal sürümü göster.
Lâ yu’minûne bihî hattâ yeravul azâbel elîm(elîme).

1. lâ yu`minûne : inanmazlar, mü`min olmazlar
2. bi-hî : ona
3. hattâ : oluncaya kadar, olmadıkça
4. yeravu : görürler
5. el azâbe : azap
6. el elîme : elîm, acı
İmam İskender Ali Mihr : Onlar elîm azabı görmedikçe O`na îmân etmezler (mü`min olmazlar, Allah`a ulaşmayı dilemezlerdi).
Diyanet İşleri : (201-203) Onlar, farkında olmadan ansızın kendilerine gelecek olan elem dolu azabı görüp de, “Bize mühlet verilmez mi?” demedikçe, ona inanmazlar.
Abdulbaki Gölpınarlı : Fakat elemli azâbı görmedikçe inanmazlar ona.
Adem Uğur : Onun için, acıklı azabı görünceye kadar ona iman etmezler.
Ahmed Hulusi : Feci azabı görünceye kadar Ona iman etmezler.
Ahmet Tekin : Can yakıp inleten müthiş azâbı görmedikçe onlar Kur’ân’a iman etmeyecekler.
Ahmet Varol : Acıklı azabı görünceye kadar ona iman etmezler.
Ali Bulaç : Onlar, o pek acı azabı görünceye kadar ona inanmazlar.
Ali Fikri Yavuz : O acıklı azabı görecekleri ana kadar, bu Kur’ân’a iman etmezler.
Bekir Sadak : (200-20) 2 Suclularin kalblerine Kuran`i boylece sokariz da, can yakici azabi gormedikce ona inanmazlar. Bu azap onlara haberleri olmadan geliverecektir.
Celal Yıldırım : (200-201) İşte biz onu (=inkâr ve sapıklığı) böylece suçlu günahkârların kalblerine aktarıp soktuk da elem verici azabı görmedikçe mümkün değil ona inanmazlar.
Diyanet İşleri (eski) : (200-202) Suçluların kalblerine Kuran`ı böylece sokarız da, can yakıcı azabı görmedikçe ona inanmazlar. Bu azap onlara haberleri olmadan geliverecektir.
Diyanet Vakfi : (200-201) Onu günahkârların kalplerine böyle soktuk. Onun için, acıklı azabı görünceye kadar ona iman etmezler.
Edip Yüksel : Acı azabı görünceye kadar ona inanmazlar.
Elmalılı Hamdi Yazır : İyman etmezler ana tâ o elim azâbı görecekleri deme kadar
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Onlar acı azabı görecekleri zamana kadar ona iman etmezler
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : (200-201) Böylece onu günahkarların kalplerine soktuk. (Okuyup anladılar, ama yine de) acıklı azabı görünceye kadar ona iman etmezler.
Fizilal-il Kuran : Onlar acıklı azabı görmedikçe ona inanmazlar.
Gültekin Onan : Onlar, o pek acı azabı görünceye kadar ona inanmazlar.
Hasan Basri Çantay : o pek çetin azâbı görecekleri (âna) kadar onlar (kaabil değil) bu (Kur`ana) inanmazlar.
Hayrat Neşriyat : Elemli bir azâbı görmedikçe ona îmân etmezler.
İbni Kesir : Elim azabı görünceye kadar ona inanmazlar.
Muhammed Esed : o can yakıcı azabı görmedikçe ona inanmayacaklardır.
Ömer Nasuhi Bilmen : O pek acılı azabı görünceye değin ona (Kur`an`a) imân etmezler.
Ömer Öngüt : Onlar o acıklı azabı görünceye kadar ona inanmazlar.
Şaban Piriş : Acı azabı görünceye kadar yine de ona inanmazlar.
Suat Yıldırım : (200-201) İşte aynen bunun gibi, Biz o yalanlamayı suçlu kâfirlerin kalplerine öyle bir soktuk ki, o can yakıcı azaba girmedikçe ona iman etmezler.
Süleyman Ateş : Acı azâbı görünceye kadar da ona inanmazlar.
Tefhim-ul Kuran : Onlar, o pek acıklı azabı görünceye kadar ona inanmazlar.
Ümit Şimşek : Öyle ki, acı azabı görmedikçe iman etmezler.
Yaşar Nuri Öztürk : Acıklı azabı görünceye değin ona inanmazlar.
Referans URL