14.12.2012, 23:20
E fe raeyte in mettanâhum sinîn(sinîne).
1. e : mı
2. fe : öyleyse, böylece, işte
3. raeyte : sen gördün
4. in : eğer, olsa bile
5. metta`nâ-hum : onları metalandırdık, yararlandırdık
6. sinîne : seneler, yıllar
İmam İskender Ali Mihr : İşte gördün mü? Onları senelerce metalandırsak bile.
Diyanet İşleri : Ey Muhammed! Ne dersin; biz onları yıllarca (dünya nimetlerinden) yararlandırsak,
Abdulbaki Gölpınarlı : Diyelim ki yıllarca onları yaşattık, geçindirdik de.
Adem Uğur : Ne dersin! Eğer biz onları yıllarca yaşatsak.
Ahmed Hulusi : Görüyorsun işte. . . Onları senelerce çeşitli nimetlerle zevklendirsek,
Ahmet Tekin : Ne dersin? Onları, senelerce nimetlere boğsak zevk-u safa ettirsek, faydasız.
Ahmet Varol : Ne dersin, onları yıllarca (dünyalıklardan) yararlandırsak,
Ali Bulaç : Gördün mü; biz onları yıllarca yararlandırsak,
Ali Fikri Yavuz : Gördün ya, artık onları senelerce zevklendirsek,
Bekir Sadak : (205-20) 7 Bana soylesene, Biz onlara yillar yili nimetler vermis olsak, sonra da tehdit edildikleri sey baslarina gelse, kendilerine verilmis olan nimetler onlara bir fayda saglar mi?
Celal Yıldırım : (205-206) Söylesen ya, eğer biz onları yıllarca (bolluk ve refah içinde) yararlandırıp geçindirsek, sonra da va`dolundukları (günün azabı) onlara geliverse,
Diyanet İşleri (eski) : (205-207) Söylesene, Biz onlara yıllar yılı nimetler vermiş olsak, sonra da tehdit edildikleri şey başlarına gelse, kendilerine verilmiş olan nimetler onlara bir fayda sağlar mı?
Diyanet Vakfi : (205-206) Ne dersin! Eğer biz onları yıllarca yaşatıp nimetlerden faydalandırsak, sonra tehdit edilmekte oldukları (azap) başlarına gelse!
Edip Yüksel : Gördüğün gibi, biz onları yıllarca yaşatsak
Elmalılı Hamdi Yazır : Gördün a artık onlara senelerce zevk ettirsek
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Gördün ya, onlara senelerce zevk ettirsek,
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Gördün ya artık onlara senelerce zevk ettirsek,
Fizilal-il Kuran : Baksana, eğer onları yıllarca refah içinde yaşatsak da,
Gültekin Onan : Gördün mü; biz onları yıllarca yararlandırsak,
Hasan Basri Çantay : (205-206-207) Şimdi sen bana haber ver: Biz onları senelerce yaşatıb fâidelendirsek de sonra kendilerine tehdîd olunageldikleri (azâb gelib) çatıverse o yaşayıb fâidelenmiş oldukları (yıllar) kendilerini kurtarabilir mi?
Hayrat Neşriyat : (205-206) Söyleyin bakalım! Eğer onları senelerce (yaşatıp) ni`metlendirsek, sonra da o tehdîd edilmekte oldukları (azab) başlarına gelse (ne yapacaklar?)
İbni Kesir : Gördün mü, şayet Biz onları yıllarca yararlandırsak;
Muhammed Esed : İmdi, düşün, (ey Muhammed): onlara (dünya hayatının) tadını çıkarmaları için yıllarca fırsat vermişsek,
Ömer Nasuhi Bilmen : Gördün mü onları senelerce faidelendirmiş olsak?
Ömer Öngüt : Gördün mü? Eğer biz onları yıllarca yaşatıp nimetlerden faydalandırsak,
Şaban Piriş : Gördün mü onları senelerce nimetlendirsek,
Suat Yıldırım : (205-207) Ne dersin? Onları yıllarca yaşatsak da, sonra tehdit edildikleri o azap başlarına gelse, onca seneler yaşayıp zevklenmeleri kendilerini kurtarabilir mi?
Süleyman Ateş : Baksana, biz onları yıllarca yaşatsak,
Tefhim-ul Kuran : Gördün mü; biz onları yıllarca yararlandırsak,
Ümit Şimşek : Ne dersin: Biz onları yıllarca nimetlerimizden nasiplendirsek,
Yaşar Nuri Öztürk : Görmedin mi ki, biz onları yıllarca nimetlendirsek de,
1. e : mı
2. fe : öyleyse, böylece, işte
3. raeyte : sen gördün
4. in : eğer, olsa bile
5. metta`nâ-hum : onları metalandırdık, yararlandırdık
6. sinîne : seneler, yıllar
İmam İskender Ali Mihr : İşte gördün mü? Onları senelerce metalandırsak bile.
Diyanet İşleri : Ey Muhammed! Ne dersin; biz onları yıllarca (dünya nimetlerinden) yararlandırsak,
Abdulbaki Gölpınarlı : Diyelim ki yıllarca onları yaşattık, geçindirdik de.
Adem Uğur : Ne dersin! Eğer biz onları yıllarca yaşatsak.
Ahmed Hulusi : Görüyorsun işte. . . Onları senelerce çeşitli nimetlerle zevklendirsek,
Ahmet Tekin : Ne dersin? Onları, senelerce nimetlere boğsak zevk-u safa ettirsek, faydasız.
Ahmet Varol : Ne dersin, onları yıllarca (dünyalıklardan) yararlandırsak,
Ali Bulaç : Gördün mü; biz onları yıllarca yararlandırsak,
Ali Fikri Yavuz : Gördün ya, artık onları senelerce zevklendirsek,
Bekir Sadak : (205-20) 7 Bana soylesene, Biz onlara yillar yili nimetler vermis olsak, sonra da tehdit edildikleri sey baslarina gelse, kendilerine verilmis olan nimetler onlara bir fayda saglar mi?
Celal Yıldırım : (205-206) Söylesen ya, eğer biz onları yıllarca (bolluk ve refah içinde) yararlandırıp geçindirsek, sonra da va`dolundukları (günün azabı) onlara geliverse,
Diyanet İşleri (eski) : (205-207) Söylesene, Biz onlara yıllar yılı nimetler vermiş olsak, sonra da tehdit edildikleri şey başlarına gelse, kendilerine verilmiş olan nimetler onlara bir fayda sağlar mı?
Diyanet Vakfi : (205-206) Ne dersin! Eğer biz onları yıllarca yaşatıp nimetlerden faydalandırsak, sonra tehdit edilmekte oldukları (azap) başlarına gelse!
Edip Yüksel : Gördüğün gibi, biz onları yıllarca yaşatsak
Elmalılı Hamdi Yazır : Gördün a artık onlara senelerce zevk ettirsek
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Gördün ya, onlara senelerce zevk ettirsek,
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Gördün ya artık onlara senelerce zevk ettirsek,
Fizilal-il Kuran : Baksana, eğer onları yıllarca refah içinde yaşatsak da,
Gültekin Onan : Gördün mü; biz onları yıllarca yararlandırsak,
Hasan Basri Çantay : (205-206-207) Şimdi sen bana haber ver: Biz onları senelerce yaşatıb fâidelendirsek de sonra kendilerine tehdîd olunageldikleri (azâb gelib) çatıverse o yaşayıb fâidelenmiş oldukları (yıllar) kendilerini kurtarabilir mi?
Hayrat Neşriyat : (205-206) Söyleyin bakalım! Eğer onları senelerce (yaşatıp) ni`metlendirsek, sonra da o tehdîd edilmekte oldukları (azab) başlarına gelse (ne yapacaklar?)
İbni Kesir : Gördün mü, şayet Biz onları yıllarca yararlandırsak;
Muhammed Esed : İmdi, düşün, (ey Muhammed): onlara (dünya hayatının) tadını çıkarmaları için yıllarca fırsat vermişsek,
Ömer Nasuhi Bilmen : Gördün mü onları senelerce faidelendirmiş olsak?
Ömer Öngüt : Gördün mü? Eğer biz onları yıllarca yaşatıp nimetlerden faydalandırsak,
Şaban Piriş : Gördün mü onları senelerce nimetlendirsek,
Suat Yıldırım : (205-207) Ne dersin? Onları yıllarca yaşatsak da, sonra tehdit edildikleri o azap başlarına gelse, onca seneler yaşayıp zevklenmeleri kendilerini kurtarabilir mi?
Süleyman Ateş : Baksana, biz onları yıllarca yaşatsak,
Tefhim-ul Kuran : Gördün mü; biz onları yıllarca yararlandırsak,
Ümit Şimşek : Ne dersin: Biz onları yıllarca nimetlerimizden nasiplendirsek,
Yaşar Nuri Öztürk : Görmedin mi ki, biz onları yıllarca nimetlendirsek de,