14.12.2012, 23:22
İnnehum anis semi le mazûlûn(mazûlûne).
1. inne-hum : muhakkak ki onlar
2. anis sem`i (an es sem`i) : işitmekten
3. le : gerçekten, kesinlikle, kesin olarak
4. ma`zûlûne : azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
İmam İskender Ali Mihr : Muhakkak ki onlar, (vahyi) işitmekten kesin olarak azledilmiş (men edilmiş) olanlardır.
Diyanet İşleri : Çünkü onlar (vahyi) işitmekten uzaklaştırılmışlardır.
Abdulbaki Gölpınarlı : Şüphe yok ki onlar, vahyi duymaktan uzaklaştırılmışlardır.
Adem Uğur : Şüphesiz onlar, vahyi işitmekten uzak tutulmuşlardır.
Ahmed Hulusi : Muhakkak ki onlar algılama kapasitesinden yoksundurlar!
Ahmet Tekin : Onlar, kesinlikle vahyi işitmekten uzak tutulmuşlardır.
Ahmet Varol : Çünkü onlar (vahyedileni) duymaktan kesinlikle uzak tutulmuşlardır.
Ali Bulaç : Çünkü onlar, (vahyedileni) işitmekten kesin olarak uzak tutulmuşlardır.
Ali Fikri Yavuz : Şeytanlar, vahyi işitmekten kesin olarak menedilmişlerdir.
Bekir Sadak : Dogrusu onlar vahyi dinlemekten uzak tutulmuslardir.
Celal Yıldırım : Onlar (inen vahyi) dinlemekten kesinlikle uzak tutulmuşlardır.
Diyanet İşleri (eski) : Doğrusu onlar vahyi dinlemekten uzak tutulmuşlardır.
Diyanet Vakfi : Şüphesiz onlar, vahyi işitmekten uzak tutulmuşlardır.
Edip Yüksel : Çünkü onlar işitmekten men edilmişlerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır : Onlar işitmekten sureti kat`ıyyede azledilmişlerdir
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Onlar (vahyi) işitmekten kesinlikle mahrum edilmişlerdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Şüphesiz onlar vahyi işitmekten uzak tutulmuşlardır.
Fizilal-il Kuran : Çünkü onların vahyi işitmeleri engellenmiştir.
Gültekin Onan : Çünkü onlar, (vahyedileni) işitmekten kesin olarak uzak tutulmuşlardır.
Hasan Basri Çantay : Şübhe yok ki onlar (meleklerin sözünü) işitmekden kat`î surerde azledilmişlerdir.
Hayrat Neşriyat : Çünki onlar (meleklerin sözlerini) işitmekten elbette uzak tutulmuş olanlardır.
İbni Kesir : Onlar, gerçekten işitmekten uzak tutuldular.
Muhammed Esed : Ayrıca, onların onu dinlemeleri (de) kesin olarak engellenmiştir!
Ömer Nasuhi Bilmen : Şüphe yok ki, onlar işitmekten elbette azledilmişlerdir.
Ömer Öngüt : Şüphesiz ki onlar işitmekten uzak tutulmuşlardır.
Şaban Piriş : Çünkü onlar, vahyi dinlemekten uzak tutulmuşlardır.
Suat Yıldırım : Çünkü onlar vahyi işitmekten kesinlikle menedilmişlerdir.
Süleyman Ateş : Çünkü onlar, (meleklerin sözlerini) işitmekten uzaklaştırılmışlardır.
Tefhim-ul Kuran : Çünkü onlar, (vahyedileni) işitmekten kesin olarak uzak tutulmuşlardır.
Ümit Şimşek : Zaten onlar vahyi işitmekten alıkonmuşlardır.
Yaşar Nuri Öztürk : Çünkü onlar, dinleyişten azledilmişlerdir.
1. inne-hum : muhakkak ki onlar
2. anis sem`i (an es sem`i) : işitmekten
3. le : gerçekten, kesinlikle, kesin olarak
4. ma`zûlûne : azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar
İmam İskender Ali Mihr : Muhakkak ki onlar, (vahyi) işitmekten kesin olarak azledilmiş (men edilmiş) olanlardır.
Diyanet İşleri : Çünkü onlar (vahyi) işitmekten uzaklaştırılmışlardır.
Abdulbaki Gölpınarlı : Şüphe yok ki onlar, vahyi duymaktan uzaklaştırılmışlardır.
Adem Uğur : Şüphesiz onlar, vahyi işitmekten uzak tutulmuşlardır.
Ahmed Hulusi : Muhakkak ki onlar algılama kapasitesinden yoksundurlar!
Ahmet Tekin : Onlar, kesinlikle vahyi işitmekten uzak tutulmuşlardır.
Ahmet Varol : Çünkü onlar (vahyedileni) duymaktan kesinlikle uzak tutulmuşlardır.
Ali Bulaç : Çünkü onlar, (vahyedileni) işitmekten kesin olarak uzak tutulmuşlardır.
Ali Fikri Yavuz : Şeytanlar, vahyi işitmekten kesin olarak menedilmişlerdir.
Bekir Sadak : Dogrusu onlar vahyi dinlemekten uzak tutulmuslardir.
Celal Yıldırım : Onlar (inen vahyi) dinlemekten kesinlikle uzak tutulmuşlardır.
Diyanet İşleri (eski) : Doğrusu onlar vahyi dinlemekten uzak tutulmuşlardır.
Diyanet Vakfi : Şüphesiz onlar, vahyi işitmekten uzak tutulmuşlardır.
Edip Yüksel : Çünkü onlar işitmekten men edilmişlerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır : Onlar işitmekten sureti kat`ıyyede azledilmişlerdir
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Onlar (vahyi) işitmekten kesinlikle mahrum edilmişlerdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Şüphesiz onlar vahyi işitmekten uzak tutulmuşlardır.
Fizilal-il Kuran : Çünkü onların vahyi işitmeleri engellenmiştir.
Gültekin Onan : Çünkü onlar, (vahyedileni) işitmekten kesin olarak uzak tutulmuşlardır.
Hasan Basri Çantay : Şübhe yok ki onlar (meleklerin sözünü) işitmekden kat`î surerde azledilmişlerdir.
Hayrat Neşriyat : Çünki onlar (meleklerin sözlerini) işitmekten elbette uzak tutulmuş olanlardır.
İbni Kesir : Onlar, gerçekten işitmekten uzak tutuldular.
Muhammed Esed : Ayrıca, onların onu dinlemeleri (de) kesin olarak engellenmiştir!
Ömer Nasuhi Bilmen : Şüphe yok ki, onlar işitmekten elbette azledilmişlerdir.
Ömer Öngüt : Şüphesiz ki onlar işitmekten uzak tutulmuşlardır.
Şaban Piriş : Çünkü onlar, vahyi dinlemekten uzak tutulmuşlardır.
Suat Yıldırım : Çünkü onlar vahyi işitmekten kesinlikle menedilmişlerdir.
Süleyman Ateş : Çünkü onlar, (meleklerin sözlerini) işitmekten uzaklaştırılmışlardır.
Tefhim-ul Kuran : Çünkü onlar, (vahyedileni) işitmekten kesin olarak uzak tutulmuşlardır.
Ümit Şimşek : Zaten onlar vahyi işitmekten alıkonmuşlardır.
Yaşar Nuri Öztürk : Çünkü onlar, dinleyişten azledilmişlerdir.