AlimAllah-Bilim Allah'ın yasasıdır.-Kuran, islam, bilgi paylaşımı üzerine

Orjinalini görmek için tıklayınız: Kiyamet 27
şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orijinal sürümü göster.
Ve kîle men râk(râkın).

1. ve kîle : ve denir
2. men : kim
3. râkın : kurtaracak olan
İmam İskender Ali Mihr : Ve: “Kurtaracak kimdir?” denir.
Diyanet İşleri : (26-30) Hayır, can boğaza dayandığı, “Kimdir (bunu) iyi edecek?” dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevk ediliş, Rabbinedir.
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve bir okuyup üfleyen yok mu denince.
Adem Uğur : Tedavi edebilecek kimdir? denir.
Ahmed Hulusi : "Kimdir ölümden kurtaracak?"
Ahmet Tekin : `Kim tedavi edecek?` denilecek.
Ahmet Varol : Ve: `Kim efsun yapar?` [1] denir,
Ali Bulaç : "Son müdahaleyi yapacak kim" denir.
Ali Fikri Yavuz : (Yanında bulunanlar tarafından) denilir ki: “- (Bunu) tedavi edecek bir doktor kim var?”
Bekir Sadak : (26-27) Dikkat edin; can bogaza gelip koprucuk kemiklerine dayandigi zaman: «Care bulan yok mudur?» denir.
Celal Yıldırım : Okuyup üfleyecek bir kimse yok mudur? denilecek.
Diyanet İşleri (eski) : (26-27) Dikkat edin; can boğaza gelip köprücük kemiklerine dayandığı zaman: `Çare bulan yok mudur?` denir.
Diyanet Vakfi : «Tedavi edebilecek kimdir?» denir.
Edip Yüksel : Ve, `Çare bulan var mı?` dendiği zaman.
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve denilir: kim var bir okuyacak?
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : ve: «Okuyacak kim var?» denilir
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : «Tedavi edebilecek kimdir?» denilir.
Fizilal-il Kuran : Bu hastayı iyileştirecek biri yok mu? diye sorarlar.
Gültekin Onan : "Son müdahaleyi yapacak kim" denir.
Hasan Basri Çantay : «Tedâvî edebilecek kim?» denildi (denilecek).
Hayrat Neşriyat : (26-27) Hayır! (Can) köprücük kemiklerine dayandığı zaman: `Var mı (bu hastaya) bir okuyacak (tedâvi edecek) kişi?` denilir.
İbni Kesir : Çare bulacak kim? denir.
Muhammed Esed : ve insanlar: "(onu kurtaracak) bir hekim yok mu?" diye sorarlar;
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve denilmiş olur ki: «Tedavi edebilecek kim var?»
Ömer Öngüt : "Kim afsun yapar, bunu kim tedavi eder?" denir.
Şaban Piriş : -Son nefesini veren kimdir? denmiş.
Suat Yıldırım : "Bunu iyileştiren, kurtaran yok mu?" der.
Süleyman Ateş : Ve (başında bulunanlar tarafından): "Kim afsun yapar acaba? denir,
Tefhim-ul Kuran : «Son müdahaleyi yapacak kim» denir.
Ümit Şimşek : `Yok mu kurtaran?` dendiğinde,
Yaşar Nuri Öztürk : "Kim var okuyup üfleyecek?" denilir!
Referans URL