24.01.2013, 15:44
Fe gulibû hunâlike venkalebû sâgırîn(sâgırîne).
1. fe : o zaman, böylece, artık
2. gulibû : onlara gâlip gelindi (onlar mağlup oldular, yenildiler)
3. hunâlike : orada
4. ve inkalebû : ve geri döndüler
5. sâgırîne : (küçülmüş olarak) alçalmış, küçük düşen, zelil olan kimseler
İmam İskender Ali Mihr : Böylece orada yenildiler ve zelil olarak geri döndüler.
Diyanet İşleri : Artık orada yenilmişler ve küçük düşmüşlerdi.
Abdulbaki Gölpınarlı : Oracıkta yenildiler ve hor, hakir bir halde yaptıklarından ferâgat ettiler.
Adem Uğur : İşte Firavun ve kavmi, orada yenildi ve küçük düşerek geri döndüler.
Ahmed Hulusi : Orada yenildiler. . . Küçük düştüler!
Ahmet Tekin : İşte Firavun ve kavmi orada yenildi. Küçük düşerek geri döndüler.
Ahmet Varol : Onlar burada yenildiler ve zelil oldular.
Ali Bulaç : Orada yenilmiş oldular ve küçük düşmüşler olarak tersyüz çevrildiler.
Ali Fikri Yavuz : İşte orada yenilmişler ve küçülerek geri dönmüşlerdi.
Bekir Sadak : Iste orada yenildiler, kucuk dustuler.
Celal Yıldırım : Artık sihirbazlar orada yenilgiye uğradılar ve alçalmış, küçülmüş olarak gerisingeri döndüler.
Diyanet İşleri (eski) : İşte orada yenildiler, küçük düştüler.
Diyanet Vakfi : İşte Firavun ve kavmi, orada yenildi ve küçük düşerek geri döndüler.
Edip Yüksel : İşte orada yenildiler ve küçük düşürüldüler.
Elmalılı Hamdi Yazır : Artık orada mağlûb olmuşlardı, küçük düşmüşlerdi
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Artık orada yenilmişlerdi ve küçük düşmüşlerdi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Orada mağlup olmuş ve küçük düşmüşlerdi.
Fizilal-il Kuran : Orada yenilgiye uğradılar ve burunları (onurları) kırılıverdi.
Gültekin Onan : Orada yenilmiş oldular ve küçük düşmüşler olarak tersyüz çevrildiler (kalebu).
Hasan Basri Çantay : Artık orada yenildiler, zelîl ve makhur geri döndüler.
Hayrat Neşriyat : Artık orada mağlûb oldular ve (kendilerini üstün görüyorlar iken) küçük düşen kimselere döndüler.
İbni Kesir : İşte orada yenildiler, hor ve hakir geri döndüler.
Muhammed Esed : Ve (yine) böylece onlar yenilmiş, adamakıllı küçük düşmüş oldular.
Ömer Nasuhi Bilmen : Artık orada mağlup oldular ve zelil kimseler olarak geri dönüverdiler.
Ömer Öngüt : İşte orada yenildiler, küçük düştüler.
Şaban Piriş : Orada yenildiler ve küçük düştüler.
Suat Yıldırım : İşte o Firavun ve takımı yenilip küçük düştüler.
Süleyman Ateş : Orada yenildiler, küçük düştüler.
Tefhim-ul Kuran : Orada yenilmiş oldular ve küçük düşmüşler olarak tersyüz çevrildiler.
Ümit Şimşek : Oracıkta mağlûp oldular ve küçük düştüler.
Yaşar Nuri Öztürk : Orada mağlup oldular, küçük düştüler.
1. fe : o zaman, böylece, artık
2. gulibû : onlara gâlip gelindi (onlar mağlup oldular, yenildiler)
3. hunâlike : orada
4. ve inkalebû : ve geri döndüler
5. sâgırîne : (küçülmüş olarak) alçalmış, küçük düşen, zelil olan kimseler
İmam İskender Ali Mihr : Böylece orada yenildiler ve zelil olarak geri döndüler.
Diyanet İşleri : Artık orada yenilmişler ve küçük düşmüşlerdi.
Abdulbaki Gölpınarlı : Oracıkta yenildiler ve hor, hakir bir halde yaptıklarından ferâgat ettiler.
Adem Uğur : İşte Firavun ve kavmi, orada yenildi ve küçük düşerek geri döndüler.
Ahmed Hulusi : Orada yenildiler. . . Küçük düştüler!
Ahmet Tekin : İşte Firavun ve kavmi orada yenildi. Küçük düşerek geri döndüler.
Ahmet Varol : Onlar burada yenildiler ve zelil oldular.
Ali Bulaç : Orada yenilmiş oldular ve küçük düşmüşler olarak tersyüz çevrildiler.
Ali Fikri Yavuz : İşte orada yenilmişler ve küçülerek geri dönmüşlerdi.
Bekir Sadak : Iste orada yenildiler, kucuk dustuler.
Celal Yıldırım : Artık sihirbazlar orada yenilgiye uğradılar ve alçalmış, küçülmüş olarak gerisingeri döndüler.
Diyanet İşleri (eski) : İşte orada yenildiler, küçük düştüler.
Diyanet Vakfi : İşte Firavun ve kavmi, orada yenildi ve küçük düşerek geri döndüler.
Edip Yüksel : İşte orada yenildiler ve küçük düşürüldüler.
Elmalılı Hamdi Yazır : Artık orada mağlûb olmuşlardı, küçük düşmüşlerdi
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Artık orada yenilmişlerdi ve küçük düşmüşlerdi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Orada mağlup olmuş ve küçük düşmüşlerdi.
Fizilal-il Kuran : Orada yenilgiye uğradılar ve burunları (onurları) kırılıverdi.
Gültekin Onan : Orada yenilmiş oldular ve küçük düşmüşler olarak tersyüz çevrildiler (kalebu).
Hasan Basri Çantay : Artık orada yenildiler, zelîl ve makhur geri döndüler.
Hayrat Neşriyat : Artık orada mağlûb oldular ve (kendilerini üstün görüyorlar iken) küçük düşen kimselere döndüler.
İbni Kesir : İşte orada yenildiler, hor ve hakir geri döndüler.
Muhammed Esed : Ve (yine) böylece onlar yenilmiş, adamakıllı küçük düşmüş oldular.
Ömer Nasuhi Bilmen : Artık orada mağlup oldular ve zelil kimseler olarak geri dönüverdiler.
Ömer Öngüt : İşte orada yenildiler, küçük düştüler.
Şaban Piriş : Orada yenildiler ve küçük düştüler.
Suat Yıldırım : İşte o Firavun ve takımı yenilip küçük düştüler.
Süleyman Ateş : Orada yenildiler, küçük düştüler.
Tefhim-ul Kuran : Orada yenilmiş oldular ve küçük düşmüşler olarak tersyüz çevrildiler.
Ümit Şimşek : Oracıkta mağlûp oldular ve küçük düştüler.
Yaşar Nuri Öztürk : Orada mağlup oldular, küçük düştüler.