05.02.2013, 09:14
Musevvemeten inde rabbik(rabbike), ve mâ hiye minez zâlimîne bi baîd(baîdin).
1. musevvemeten : damgalanmış, işaretlenmiş
2. inde : katında, indinde, yanında
3. rabbi-ke : senin Rabbin
4. ve mâ : ve değildir
5. hiye : o
6. min ez zâlimîne : zalimlerden
7. bi baîdin : uzak
İmam İskender Ali Mihr : Rabbinin katında damgalanmıştır (işaretlenmiştir). Ve o, zalimlerden uzak değildir.
Diyanet İşleri : (82-83) (Azap) emrimiz gelince oranın altını üstüne getirdik. Üzerine de Rabbinin katında işaretlenmiş pişirilmiş balçıktan taşlar yağdırdık. Bunlar zalimlerden uzak değildir.
Abdulbaki Gölpınarlı : Sanki damgalanmıştı Rabbinin indinde de azâp için hazırlanmıştı o taşlar ve onlar, şimdi de zâlimlerden uzak değil.
Adem Uğur : (O taşlar
Rabbin katında işaretlenerek (yağdırılmıştır). Onlar zalimlerden uzak değildir.
Ahmed Hulusi : Rabbinin indînde işaretlenmiş (taşlar). . . Bunlar zâlimlerden uzak değildir.
Ahmet Tekin : Bu taşlar Rabbin katında damgalanmıştır. Atılan taşların hiçbiri baskı, zulüm ve işkence yapan, ahlâken çürümüş olan zâlimlerin uzağına düşmemiş, boşa gitmemiştir, tepelerinden de eksik olmayacaktır.
Ahmet Varol : Rabbin katından işaretlenmiş (taşlar). Bunlar, zalimlerden uzak değildir. [10]
Ali Bulaç : Rabbinin katında `belli bir biçime sokulmuş, damgalanmış` olarak. Bunlar zalimlerden uzak değildir.
Ali Fikri Yavuz : Ki onlar, Rabbinin katında (hükmünde) azab için damgalanmışlardı. Bu taşlar, senin ümmetinin zalimlerinden de uzak değildir. (Onların da başına yağar.)
Bekir Sadak : (82-83) Buyrugumuz gelince oralarin altini ustune getirdik; uzerine Rabbinin katindan, isaretli olarak yigin yigin sert tas yagdirdik. Bunlar zalimlerden hicbir zaman uzak olmayacaktir.*
Celal Yıldırım : Buyruğumuz gelince (ülkenin) üstünü altına getirdik; birbiri üzerine konulmuş pişmiş balçık (gibi) taşlar yağdırdık ki bu taşlar Allah yanında belirlenmişti ve zâlimlerden de asla uzak değildi.
Diyanet İşleri (eski) : (82-83) Buyruğumuz gelince oraların altını üstüne getirdik; üzerine Rabbinin katından, işaretli olarak yığın yığın sert taş yağdırdık. Bunlar zalimlerden hiçbir zaman uzak olmayacaktır.
Diyanet Vakfi : (O taşlar
Rabbin katında işaretlenerek (yağdırılmıştır). Onlar zalimlerden uzak değildir.
Edip Yüksel : Zalimleri bulsun diye Rabbin tarafından belirlenmiş (taşlar)..
Elmalılı Hamdi Yazır : Ki rabbının ındinde damgalanmışlar, ve bunlar zalimlerden baîd değildir
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Rabbin katında damgalanmıştı ve bunlar zalimlerden uzak değildir!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Bu taşlar Rabbinin katında damgalanmışlardı. Bunlar zalimlerden uzak şeyler değildir.
Fizilal-il Kuran : Bunlar Rabbinin katında dökülüp damgalanmış taşlardı. Bu tür bir azap, zalimlerin uzağında değildir.
Gültekin Onan : Rabbinin katında `belli bir biçime sokulmuş, damgalanmış` olarak. Bunlar zalimlerden uzak değildir.
Hasan Basri Çantay : (82-83) Vaktaki (azâb) emrimiz geldi, (o memleketin) üstünü altına getirdik ve tepelerine balçıkdan pişirilmiş, istif edilmiş taşlar yağdırdik ki onlar Rabbinin katında hep damgalanmışlardı. Onlar zaalimlerden uzak değildir.
Hayrat Neşriyat : (Ki bu taşlar) Rabbinin katında (her taşın kime isâbet edeceği dahi belli olarak)damgalanmıştır. Hem o (taşlar), zâlimlerden uzak değildir!
İbni Kesir : Ki bu taşlar, Rabbının katında işaretlenmiştir. Bunlar zalimlerden hiç bir zaman uzak olmayacaktır.
Muhammed Esed : O taşlar ki, (günaha gömülüp gitmiş böyle toplumları tepelemek için) Rabbinin katında hazırlanmış, işaretlenmiştir. O taşlar ki, zalimlerin başından hiç eksik olmaz!
Ömer Nasuhi Bilmen : (O taşlar) Rabbin indinde nişanlanmış idi, ve o, zalimlerden uzak değildir.
Ömer Öngüt : Rabbinin katında damgalanmış taşlar. Bu felâket taşları zâlimlerden uzak değildir.
Şaban Piriş : (82-83) Emrimiz gelince oranın altını üstüne getirdik. Üzerlerine Rabbin katından, işaretli olarak yığın yığın sert taş yağdırdık. Bunlar şimdi de zalimlerden uzak değildir.
Suat Yıldırım : (82-83) Azap emrimiz gelince o ülkenin üstünü altına çevirdik ve üzerlerine pişirilmiş balçıktan yapılıp istif edilmiş ve Rabbinin nezdinde damgalanmış taşlar yağdırdık. Evet bu taşlar şimdiki zalimlerden de uzak değildir.
Süleyman Ateş : Rabbinin katında işâretlenmiş (taşlar). O, zâlimlerden uzak değildir.
Tefhim-ul Kuran : Rabbinin katında `belli bir biçime sokulmuş, damgalanmış` olarak. Bunlar zalimlerden uzak değildir.
Ümit Şimşek : O taşlar Rabbinin katında işaretlenmişti. Böyle bir azap zalimlerden hiçbir zaman uzak değildir.
Yaşar Nuri Öztürk : Rabbin katında damgalanmış taşlar. Zalimlerden çok uzak değildir bu.
1. musevvemeten : damgalanmış, işaretlenmiş
2. inde : katında, indinde, yanında
3. rabbi-ke : senin Rabbin
4. ve mâ : ve değildir
5. hiye : o
6. min ez zâlimîne : zalimlerden
7. bi baîdin : uzak
İmam İskender Ali Mihr : Rabbinin katında damgalanmıştır (işaretlenmiştir). Ve o, zalimlerden uzak değildir.
Diyanet İşleri : (82-83) (Azap) emrimiz gelince oranın altını üstüne getirdik. Üzerine de Rabbinin katında işaretlenmiş pişirilmiş balçıktan taşlar yağdırdık. Bunlar zalimlerden uzak değildir.
Abdulbaki Gölpınarlı : Sanki damgalanmıştı Rabbinin indinde de azâp için hazırlanmıştı o taşlar ve onlar, şimdi de zâlimlerden uzak değil.
Adem Uğur : (O taşlar
Rabbin katında işaretlenerek (yağdırılmıştır). Onlar zalimlerden uzak değildir.Ahmed Hulusi : Rabbinin indînde işaretlenmiş (taşlar). . . Bunlar zâlimlerden uzak değildir.
Ahmet Tekin : Bu taşlar Rabbin katında damgalanmıştır. Atılan taşların hiçbiri baskı, zulüm ve işkence yapan, ahlâken çürümüş olan zâlimlerin uzağına düşmemiş, boşa gitmemiştir, tepelerinden de eksik olmayacaktır.
Ahmet Varol : Rabbin katından işaretlenmiş (taşlar). Bunlar, zalimlerden uzak değildir. [10]
Ali Bulaç : Rabbinin katında `belli bir biçime sokulmuş, damgalanmış` olarak. Bunlar zalimlerden uzak değildir.
Ali Fikri Yavuz : Ki onlar, Rabbinin katında (hükmünde) azab için damgalanmışlardı. Bu taşlar, senin ümmetinin zalimlerinden de uzak değildir. (Onların da başına yağar.)
Bekir Sadak : (82-83) Buyrugumuz gelince oralarin altini ustune getirdik; uzerine Rabbinin katindan, isaretli olarak yigin yigin sert tas yagdirdik. Bunlar zalimlerden hicbir zaman uzak olmayacaktir.*
Celal Yıldırım : Buyruğumuz gelince (ülkenin) üstünü altına getirdik; birbiri üzerine konulmuş pişmiş balçık (gibi) taşlar yağdırdık ki bu taşlar Allah yanında belirlenmişti ve zâlimlerden de asla uzak değildi.
Diyanet İşleri (eski) : (82-83) Buyruğumuz gelince oraların altını üstüne getirdik; üzerine Rabbinin katından, işaretli olarak yığın yığın sert taş yağdırdık. Bunlar zalimlerden hiçbir zaman uzak olmayacaktır.
Diyanet Vakfi : (O taşlar
Rabbin katında işaretlenerek (yağdırılmıştır). Onlar zalimlerden uzak değildir.Edip Yüksel : Zalimleri bulsun diye Rabbin tarafından belirlenmiş (taşlar)..
Elmalılı Hamdi Yazır : Ki rabbının ındinde damgalanmışlar, ve bunlar zalimlerden baîd değildir
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Rabbin katında damgalanmıştı ve bunlar zalimlerden uzak değildir!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Bu taşlar Rabbinin katında damgalanmışlardı. Bunlar zalimlerden uzak şeyler değildir.
Fizilal-il Kuran : Bunlar Rabbinin katında dökülüp damgalanmış taşlardı. Bu tür bir azap, zalimlerin uzağında değildir.
Gültekin Onan : Rabbinin katında `belli bir biçime sokulmuş, damgalanmış` olarak. Bunlar zalimlerden uzak değildir.
Hasan Basri Çantay : (82-83) Vaktaki (azâb) emrimiz geldi, (o memleketin) üstünü altına getirdik ve tepelerine balçıkdan pişirilmiş, istif edilmiş taşlar yağdırdik ki onlar Rabbinin katında hep damgalanmışlardı. Onlar zaalimlerden uzak değildir.
Hayrat Neşriyat : (Ki bu taşlar) Rabbinin katında (her taşın kime isâbet edeceği dahi belli olarak)damgalanmıştır. Hem o (taşlar), zâlimlerden uzak değildir!
İbni Kesir : Ki bu taşlar, Rabbının katında işaretlenmiştir. Bunlar zalimlerden hiç bir zaman uzak olmayacaktır.
Muhammed Esed : O taşlar ki, (günaha gömülüp gitmiş böyle toplumları tepelemek için) Rabbinin katında hazırlanmış, işaretlenmiştir. O taşlar ki, zalimlerin başından hiç eksik olmaz!
Ömer Nasuhi Bilmen : (O taşlar) Rabbin indinde nişanlanmış idi, ve o, zalimlerden uzak değildir.
Ömer Öngüt : Rabbinin katında damgalanmış taşlar. Bu felâket taşları zâlimlerden uzak değildir.
Şaban Piriş : (82-83) Emrimiz gelince oranın altını üstüne getirdik. Üzerlerine Rabbin katından, işaretli olarak yığın yığın sert taş yağdırdık. Bunlar şimdi de zalimlerden uzak değildir.
Suat Yıldırım : (82-83) Azap emrimiz gelince o ülkenin üstünü altına çevirdik ve üzerlerine pişirilmiş balçıktan yapılıp istif edilmiş ve Rabbinin nezdinde damgalanmış taşlar yağdırdık. Evet bu taşlar şimdiki zalimlerden de uzak değildir.
Süleyman Ateş : Rabbinin katında işâretlenmiş (taşlar). O, zâlimlerden uzak değildir.
Tefhim-ul Kuran : Rabbinin katında `belli bir biçime sokulmuş, damgalanmış` olarak. Bunlar zalimlerden uzak değildir.
Ümit Şimşek : O taşlar Rabbinin katında işaretlenmişti. Böyle bir azap zalimlerden hiçbir zaman uzak değildir.
Yaşar Nuri Öztürk : Rabbin katında damgalanmış taşlar. Zalimlerden çok uzak değildir bu.