13.02.2013, 10:44
26/şuarâ-30: kâle e ve lev cituke bi şeyin mubîn(mubînin).
(musa a.s): sana apaçık bir şey getirsem de mi? dedi.
kâle e ve lev cituke bi şeyin mubîn(mubînin).
1. kâle : dedi
2. e ve lev : olsa da mı
3. ci`tu-ke : sana getirdim
4. bi şey`in : bir şey
5. mubînin : apaçık
imam iskender ali mihr : (musa a.s): sana apaçık bir şey getirsem de mi? dedi.
diyanet işleri : mûsâ, sana apaçık bir delil getirmiş olsam da mı? dedi.
abdulbaki gölpınarlı : mûsâ, ya sana dedi, apaçık bir delil gösterirsem,
adem uğur : musa: sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı? dedi.
ahmed hulusi : (musa) dedi ki: "apaçık bir şey ile (apaçık bir delil olarak) sana gelmişsem de mi?"
ahmet tekin : mûsâ:
`sana hak peygamber olduğumu teyit eden apaçık bir mucize getirmiş olsam da mı?` dedi.
ahmet varol : (musa): `sana apaçık bir şey getirirsem de mi?` dedi.
ali bulaç : (musa) dedi ki: "sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?"
ali fikri yavuz : mûsa dedi ki: - sana, peygamberliğimi apaçık isbat edecek bir delil (mucize) getirdimse de mi, (beni zindana atacaksın)?
bekir sadak : musa: «sana apacik bir sey getirmis isem de mi?» dedi.
celal yıldırım : musâ ona : «sana açık-seçik bir belge (ve mu`cize) getirsem de mi ?» dedi.
diyanet işleri (eski) : musa: `sana apaçık bir şey getirmiş isem de mi?` dedi.
diyanet vakfi : musa: sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı? dedi.
edip yüksel : dedi ki, `size apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?`
elmalılı hamdi yazır : ya, dedi: sana apaçık isbat edecek bir şey getirdimse de mi?
elmalılı (sadeleştirilmiş) : (musa firavun`a): «sana apaçık bir şey (delil) getirdimse de mi?» dedi.
elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : musa sordu: «sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?»
fizilal-il kuran : musa «sana doğru söylediğimi kanıtlayan apaçık bir delil göstersem de mi? dedi.
gültekin onan : (musa) dedi ki: "sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?"
hasan basri çantay : (muusâ) dedi ki: «sana apaçık bir şey getirdimse de mi (zindana atacaksın)»?
hayrat neşriyat : (mûsâ
`sana (peygamberliğimi) apaçık bildiren bir şey (bir mu`cize) getirmişolsam da mı?` dedi.
ibni kesir : sana apaçık bir şeyle gelmişsem de mi? dedi.
muhammed esed : (musa
"size gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koyan bir şey getirmiş olsam da, öyle mi?" dedi.
ömer nasuhi bilmen : mûsa aleyhisselâm da dedi ki: «ben sana apaçık bir şey getirmiş olunca da mı beni zindana atacaksın!»
ömer öngüt : musa: sana apaçık bir şey getirmiş isem de mi? dedi.
şaban piriş : -sana, apaçık bir şey getirmiş olsam da mı? dedi.
suat yıldırım : "ya" dedi, "sana doğruluğumu ispatlayan âşikâr bir delil getirmiş olsam da mı?"
süleyman ateş : (mûsâ, peki): "sana (doğruluğumu) kanıtlayan apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?" dedi.
tefhim-ul kuran : (musa) dedi ki: «sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?»
ümit şimşek : musa `apaçık bir delil getirecek olsam da mı?` dedi.
yaşar nuri öztürk : mûsa dedi: "ya sana gerçeği gösteren birşey getirmişsem!"
(musa a.s): sana apaçık bir şey getirsem de mi? dedi.
kâle e ve lev cituke bi şeyin mubîn(mubînin).
1. kâle : dedi
2. e ve lev : olsa da mı
3. ci`tu-ke : sana getirdim
4. bi şey`in : bir şey
5. mubînin : apaçık
imam iskender ali mihr : (musa a.s): sana apaçık bir şey getirsem de mi? dedi.
diyanet işleri : mûsâ, sana apaçık bir delil getirmiş olsam da mı? dedi.
abdulbaki gölpınarlı : mûsâ, ya sana dedi, apaçık bir delil gösterirsem,
adem uğur : musa: sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı? dedi.
ahmed hulusi : (musa) dedi ki: "apaçık bir şey ile (apaçık bir delil olarak) sana gelmişsem de mi?"
ahmet tekin : mûsâ:
`sana hak peygamber olduğumu teyit eden apaçık bir mucize getirmiş olsam da mı?` dedi.
ahmet varol : (musa): `sana apaçık bir şey getirirsem de mi?` dedi.
ali bulaç : (musa) dedi ki: "sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?"
ali fikri yavuz : mûsa dedi ki: - sana, peygamberliğimi apaçık isbat edecek bir delil (mucize) getirdimse de mi, (beni zindana atacaksın)?
bekir sadak : musa: «sana apacik bir sey getirmis isem de mi?» dedi.
celal yıldırım : musâ ona : «sana açık-seçik bir belge (ve mu`cize) getirsem de mi ?» dedi.
diyanet işleri (eski) : musa: `sana apaçık bir şey getirmiş isem de mi?` dedi.
diyanet vakfi : musa: sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı? dedi.
edip yüksel : dedi ki, `size apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?`
elmalılı hamdi yazır : ya, dedi: sana apaçık isbat edecek bir şey getirdimse de mi?
elmalılı (sadeleştirilmiş) : (musa firavun`a): «sana apaçık bir şey (delil) getirdimse de mi?» dedi.
elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : musa sordu: «sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?»
fizilal-il kuran : musa «sana doğru söylediğimi kanıtlayan apaçık bir delil göstersem de mi? dedi.
gültekin onan : (musa) dedi ki: "sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?"
hasan basri çantay : (muusâ) dedi ki: «sana apaçık bir şey getirdimse de mi (zindana atacaksın)»?
hayrat neşriyat : (mûsâ
`sana (peygamberliğimi) apaçık bildiren bir şey (bir mu`cize) getirmişolsam da mı?` dedi.ibni kesir : sana apaçık bir şeyle gelmişsem de mi? dedi.
muhammed esed : (musa
"size gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koyan bir şey getirmiş olsam da, öyle mi?" dedi.ömer nasuhi bilmen : mûsa aleyhisselâm da dedi ki: «ben sana apaçık bir şey getirmiş olunca da mı beni zindana atacaksın!»
ömer öngüt : musa: sana apaçık bir şey getirmiş isem de mi? dedi.
şaban piriş : -sana, apaçık bir şey getirmiş olsam da mı? dedi.
suat yıldırım : "ya" dedi, "sana doğruluğumu ispatlayan âşikâr bir delil getirmiş olsam da mı?"
süleyman ateş : (mûsâ, peki): "sana (doğruluğumu) kanıtlayan apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?" dedi.
tefhim-ul kuran : (musa) dedi ki: «sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?»
ümit şimşek : musa `apaçık bir delil getirecek olsam da mı?` dedi.
yaşar nuri öztürk : mûsa dedi: "ya sana gerçeği gösteren birşey getirmişsem!"