14.02.2013, 13:53
Ve vakaal kavlu aleyhim bimâ zalemû fe hum lâ yentıkûn(yentıkûne).
1. ve vakaa : ve vuku buldu, vaki oldu, yerine geldi
2. el kavlu : söz
3. aleyhim : onların üzerine
4. bimâ : sebebiyle
5. zalemû : zulmettiler
6. fe : bundan sonra, artık
7. hum : onlar
8. lâ yentıkûne : konuşmazlar, konuşamazlar
İmam İskender Ali Mihr : Ve zulümleri sebebiyle onların üzerine (Allah`ın) sözü vaki oldu (yerine geldi). Artık onlar konuşamaz.
Diyanet İşleri : Zulümlerinden dolayı sözü edilen azap tepelerine iner de artık konuşamazlar.
Abdulbaki Gölpınarlı : Zulmettiklerinden dolayı o söz, tahakkuk etmiş, başlarına gelmiştir, artık onlar konuşamazlar da.
Adem Uğur : Yaptıkları haksızlıktan ötürü, (azaba uğrayacaklarını bildiren) o söz gerçekleşmiştir; artık onlar konuşamazlar.
Ahmed Hulusi : (Nefslerine) zulmetmeleri dolayısıyla o hüküm onlara erişti! Artık onlar konuşamazlar!
Ahmet Tekin : Yaptıkları baskılar, zulümler, işkenceler, temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu ve Allah yolundaki faaliyetleri engellemeler, haksızlıklar, isyanlar ve Allahın âyetlerini, Kurânı inkârları sebebiyle, onların aleyhindeki hüküm gerçekleşmiştir. Bu sebeple mantıklı bir cevap vermek için söyleyecek söz bulamayacaklar.
Ahmet Varol : Zulmetmelerinden dolayı o (azap) söz(ü) başlarına gelmiştir. Artık onlar konuşamazlar.
Ali Bulaç : Zulmetmelerine karşılık, söz, kendi aleyhlerine gelmiş bulunmaktadır, artık konuşmazlar.
Ali Fikri Yavuz : Yaptıkları küfür yüzünden o vaadedilen azap tepelerine inmiştir; artık onlar konuşamazlar.
Bekir Sadak : Haksizliklarindan oturu, soylenilen soz baslarina gelir. Artik konusamaz olurlar.
Celal Yıldırım : İşledikleri zulümden dolayı söylenen söz (va`dedilen azâb) başlarına gelir de artık söz söyleyecek (güçleri) kalmaz.
Diyanet İşleri (eski) : Haksızlıklarından ötürü, söylenilen söz başlarına gelir. Artık konuşamaz olurlar.
Diyanet Vakfi : Yaptıkları haksızlıktan ötürü, (azaba uğrayacaklarını bildiren) o söz gerçekleşmiştir; artık onlar konuşamazlar.
Edip Yüksel : Haksızlık ettikleri için verilen söz başlarına gelir ve artık konuşamazlar.
Elmalılı Hamdi Yazır : Buyurur ve haksızlık ettikleri cihetle aleyhlerinde söz, hakk olur (söylenen başlarına gelir) de artık nutukları tutulur
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Zulmetmeleri yüzünden aleyhlerinde söz gerçekleşir (söylenen başlarına gelir) ve artık nutukları tutulur (konuşamazlar).
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Yaptıkları haksızlıktan dolayı, o söz gerçekleşmiştir; artık onlar konuşamazlar.
Fizilal-il Kuran : Zalimliklerinden ötürü haklarındaki hüküm kesinleşmiştir. Bu yüzden artık konuşamaz olurlar.
Gültekin Onan : Zulmetmelerine karşılık, söz, kendi aleyhlerine gelmiş bulunmaktadır, artık konuşmazlar.
Hasan Basri Çantay : Zulüm etdikleri sebebiyle üzerlerine o söz vukuua gelmişdir. Artık onlar söz de söyleyemeyeceklerdir.
Hayrat Neşriyat : Ve zulmetmeleri (Allahın âyetlerini yalanlamaları) yüzünden o (azab) söz(ü)başlarına gelmiştir; artık onlar konuşamazlar.
İbni Kesir : Zulümleri yüzünden, söylenilen söz başlarına geldi. Artık konuşamaz olurlar.
Muhammed Esed : Ve (böylece, onlara vaktiyle söylenen) söz, onların tüm karalamalarına rağmen, olanca gerçekliğiyle karşılarına çıkacak ve onlar da buna karşılık artık diyecek söz bulamayacaklar;
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve zulümleri sebebiyle o söylenen söz, üzerlerine vukû bulmuştur. Artık onlar söz söyleyemezler.
Ömer Öngüt : Yaptıkları zulümlerinden ötürü o söz başlarına gelmiştir. Artık onlar konuşamazlar.
Şaban Piriş : Zulmetmeleri sebebiyle hüküm giyecekler ve bir şey de diyemeyeceklerdir.
Suat Yıldırım : İşledikleri zulüm yüzünden tehdit olundukları azap hükmü onlar hakkında gerçekleşti, onların artık konuşacak halleri kalmadı.
Süleyman Ateş : Zulmetmeleri yüzünden o (azâb) karar(ı) başlarına gelmiştir, artık konuşmazlar.
Tefhim-ul Kuran : Zulmetmelerine karşılık, söz, kendi aleyhlerine gelmiş bulunmaktadır; artık onlar, konuşmazlar da.
Ümit Şimşek : Ettikleri zulüm yüzünden haklarındaki hüküm gelip çatmıştır; artık konuşamaz olurlar.
Yaşar Nuri Öztürk : İşledikleri zulümler yüzünden o söz tepelerine inmiştir; artık tek kelime söyleyemezler.
1. ve vakaa : ve vuku buldu, vaki oldu, yerine geldi
2. el kavlu : söz
3. aleyhim : onların üzerine
4. bimâ : sebebiyle
5. zalemû : zulmettiler
6. fe : bundan sonra, artık
7. hum : onlar
8. lâ yentıkûne : konuşmazlar, konuşamazlar
İmam İskender Ali Mihr : Ve zulümleri sebebiyle onların üzerine (Allah`ın) sözü vaki oldu (yerine geldi). Artık onlar konuşamaz.
Diyanet İşleri : Zulümlerinden dolayı sözü edilen azap tepelerine iner de artık konuşamazlar.
Abdulbaki Gölpınarlı : Zulmettiklerinden dolayı o söz, tahakkuk etmiş, başlarına gelmiştir, artık onlar konuşamazlar da.
Adem Uğur : Yaptıkları haksızlıktan ötürü, (azaba uğrayacaklarını bildiren) o söz gerçekleşmiştir; artık onlar konuşamazlar.
Ahmed Hulusi : (Nefslerine) zulmetmeleri dolayısıyla o hüküm onlara erişti! Artık onlar konuşamazlar!
Ahmet Tekin : Yaptıkları baskılar, zulümler, işkenceler, temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu ve Allah yolundaki faaliyetleri engellemeler, haksızlıklar, isyanlar ve Allahın âyetlerini, Kurânı inkârları sebebiyle, onların aleyhindeki hüküm gerçekleşmiştir. Bu sebeple mantıklı bir cevap vermek için söyleyecek söz bulamayacaklar.
Ahmet Varol : Zulmetmelerinden dolayı o (azap) söz(ü) başlarına gelmiştir. Artık onlar konuşamazlar.
Ali Bulaç : Zulmetmelerine karşılık, söz, kendi aleyhlerine gelmiş bulunmaktadır, artık konuşmazlar.
Ali Fikri Yavuz : Yaptıkları küfür yüzünden o vaadedilen azap tepelerine inmiştir; artık onlar konuşamazlar.
Bekir Sadak : Haksizliklarindan oturu, soylenilen soz baslarina gelir. Artik konusamaz olurlar.
Celal Yıldırım : İşledikleri zulümden dolayı söylenen söz (va`dedilen azâb) başlarına gelir de artık söz söyleyecek (güçleri) kalmaz.
Diyanet İşleri (eski) : Haksızlıklarından ötürü, söylenilen söz başlarına gelir. Artık konuşamaz olurlar.
Diyanet Vakfi : Yaptıkları haksızlıktan ötürü, (azaba uğrayacaklarını bildiren) o söz gerçekleşmiştir; artık onlar konuşamazlar.
Edip Yüksel : Haksızlık ettikleri için verilen söz başlarına gelir ve artık konuşamazlar.
Elmalılı Hamdi Yazır : Buyurur ve haksızlık ettikleri cihetle aleyhlerinde söz, hakk olur (söylenen başlarına gelir) de artık nutukları tutulur
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Zulmetmeleri yüzünden aleyhlerinde söz gerçekleşir (söylenen başlarına gelir) ve artık nutukları tutulur (konuşamazlar).
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Yaptıkları haksızlıktan dolayı, o söz gerçekleşmiştir; artık onlar konuşamazlar.
Fizilal-il Kuran : Zalimliklerinden ötürü haklarındaki hüküm kesinleşmiştir. Bu yüzden artık konuşamaz olurlar.
Gültekin Onan : Zulmetmelerine karşılık, söz, kendi aleyhlerine gelmiş bulunmaktadır, artık konuşmazlar.
Hasan Basri Çantay : Zulüm etdikleri sebebiyle üzerlerine o söz vukuua gelmişdir. Artık onlar söz de söyleyemeyeceklerdir.
Hayrat Neşriyat : Ve zulmetmeleri (Allahın âyetlerini yalanlamaları) yüzünden o (azab) söz(ü)başlarına gelmiştir; artık onlar konuşamazlar.
İbni Kesir : Zulümleri yüzünden, söylenilen söz başlarına geldi. Artık konuşamaz olurlar.
Muhammed Esed : Ve (böylece, onlara vaktiyle söylenen) söz, onların tüm karalamalarına rağmen, olanca gerçekliğiyle karşılarına çıkacak ve onlar da buna karşılık artık diyecek söz bulamayacaklar;
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve zulümleri sebebiyle o söylenen söz, üzerlerine vukû bulmuştur. Artık onlar söz söyleyemezler.
Ömer Öngüt : Yaptıkları zulümlerinden ötürü o söz başlarına gelmiştir. Artık onlar konuşamazlar.
Şaban Piriş : Zulmetmeleri sebebiyle hüküm giyecekler ve bir şey de diyemeyeceklerdir.
Suat Yıldırım : İşledikleri zulüm yüzünden tehdit olundukları azap hükmü onlar hakkında gerçekleşti, onların artık konuşacak halleri kalmadı.
Süleyman Ateş : Zulmetmeleri yüzünden o (azâb) karar(ı) başlarına gelmiştir, artık konuşmazlar.
Tefhim-ul Kuran : Zulmetmelerine karşılık, söz, kendi aleyhlerine gelmiş bulunmaktadır; artık onlar, konuşmazlar da.
Ümit Şimşek : Ettikleri zulüm yüzünden haklarındaki hüküm gelip çatmıştır; artık konuşamaz olurlar.
Yaşar Nuri Öztürk : İşledikleri zulümler yüzünden o söz tepelerine inmiştir; artık tek kelime söyleyemezler.