27.02.2013, 23:03
Fe lemmâ câehum bil hakkı min indinâ kâlûktulû ebnâellezîne âmenû meahu vestahyû nisâehum, ve mâ keydul kâfirîne illâ fî dalâl(dalâlin).
1. fe : böylece, artık
2. lemmâ : olduğu zaman
3. câe-hum : onlara geldi
4. bi el hakkı : hak ile
5. min indi-nâ : bizim katımızdan, bizim yanımızdan
6. kâlû : dediler
7. uktulû : öldürün
8. ebnâe : erkek çocuklar
9. ellezîne : onlar
10. âmenû : âmenû oldular, Allah`a ulaşmayı dilediler
11. mea-hu : onunla beraber
12. vestahyû (ve istahyû) : ve (hayy) canlı, sağ bırakın
13. nisâe-hum : onların kadınları
14. ve mâ : ve değil, olmadı
15. keydu : hile, tuzak
16. el kâfirîne : kâfirler
17. illâ : ancak, den başka
18. fî dalâlin : dalâlette, sapıklık içinde
İmam İskender Ali Mihr : Böylece onlara katımızdan hak ile geldiği zaman: "Âmenû olanların oğullarını, kendileriyle beraber katledin (öldürün). Ve kadınlarını canlı bırakın!" dediler. Kâfirlerin tuzağı (hilesi) dalâletten başka birşey değildir.
Diyanet İşleri : Mûsâ onlara tarafımızdan gerçeği getirince, Onunla beraber iman edenlerin oğullarını öldürün, kadınlarını sağ bırakın dediler. Fakat kâfirlerin tuzağı hep boşa çıkmıştır.
Abdulbaki Gölpınarlı : Mûsâ, katımızdan gerçekle onlara gelince öldürün demişlerdi, onunla berâber inananların oğullarını ve bırakın kadınlarını; kâfirlerin düzeni, ancak gerçekten dışarıdır, boştur.
Adem Uğur : İşte o (Musa), tarafımızdan kendilerine hakkı getirince: Onunla beraber iman edenlerin oğullarını öldürün, kadınları sağ bırakın! dediler. Ama kâfirlerin tuzağı elbette boşa çıkar.
Ahmed Hulusi : (Musa) onlara indîmizden Hak olarak (Hakk`ı) getirince, dediler ki: "Onunla beraber iman edenlerin oğullarını öldürün, kadınlarını diri bırakın". . . Hakikat bilgisini inkâr edenlerin tuzağı boşa çıkar!
Ahmet Tekin : İşte Mûsâ, bizim katımızdan onlara mucizeleri getirince, onlar:
`İman edenlerin, onunla beraber olanların oğullarını öldürün. Kızlarını öldürmeyip hayatta bırakın.` dediler. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allaha iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirlerin, kötülük etme planları, taktikleri hep boşa çıkmaktadır.
Ahmet Varol : Böylece o, kendilerine tarafımızdan hakkı getirince: `Onunla birlikte inananların oğullarını öldürün ve kadınlarını sağ bırakın` dediler. Oysa kâfirlerin oyunları muhakkak boşa çıkar.
Ali Bulaç : Böylece, o, katımızdan kendilerine bir hak ile geldiği zaman, dediler ki: "Onunla birlikte iman edenlerin erkek çocuklarını öldürün; kadınlarını ise sağ bırakın." Ancak kafirlerin hileli düzeni boşa çıkmakta olandan başkası değildir.
Ali Fikri Yavuz : Bunun üzerine Mûsa, tarafımızdan onlara hakkı (kitabı) getirince de şöyle dediler: - Mûsa ile beraber iman edenlerin oğullarını öldürün, kadınlarını ise diri bırakın. Fakat kâfirlerin hilesi ancak yok olmağa mahkûmdur.
Bekir Sadak : Musa katimizdan onlara gercegi getirince: «Onunla beraber iman etmis kimselerin ogullarini oldurun, kadinlarini sag birakin» dediler. Ama inkarcilarin hilesi elbette bosa gider.
Celal Yıldırım : Ne var ki, Musa onlara bizden (kendisine verilen) hakk ile geldi, onlar: «Musa ile beraber imân edenlerin erkek çocuklarını öldürün, kız çocuklarını diri bırakın !» dediler. Kâfirlerin hile ve düzeni mutlaka boştur, neticesizdir.
Diyanet İşleri (eski) : Musa katımızdan onlara gerçeği getirince: `Onunla beraber iman etmiş kimselerin oğullarını öldürün, kadınlarını sağ bırakın` dediler. Ama inkarcıların hilesi elbette boşa gider.
Diyanet Vakfi : İşte o (Musa), tarafımızdan kendilerine hakkı getirince: Onunla beraber iman edenlerin oğullarını öldürün, kadınları sağ bırakın! dediler. Ama kâfirlerin tuzağı elbette boşa çıkar.
Edip Yüksel : Onlara bizden bir gerçeği götürünce, `Onunla birlikte inananların oğullarını öldürün, kadınlarını ise yaşatın,` dediler. İnkarcıların planı hep sapıkçadır.
Elmalılı Hamdi Yazır : Bunun üzerine kendilerine tarafımızdan hakkı getiriverince de onunla beraber iyman etmiş olanların oğullarını öldürün, kadınlarını diri tutun dediler, kâfirlerin düzeni de hep dalâl içinde
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bunun üzerine kendilerine tarafımızdan gerçeği getirince de: «Onunla beraber iman etmiş olanların oğullarını öldürün, kadınlarını diri bırakın!» dediler. Kafirlerin düzeni (tuzağı) hep dalal (sapkınlık) içindedir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Bunun üzerine Musa, kendilerine tarafımızdan hakkı getirince de: «Onunla beraber iman etmiş olanların oğullarını öldürün, kadınlarını diri tutun.» dediler. Fakat o kâfirlerin tuzağı da hep boşa çıkmaktadır.
Fizilal-il Kuran : Musa, onlara katımızdan hakkı getirince: «Onunla beraber inananların oğullarını öldürün, kadınlarını sağ bırakın!» dediler. Fakat kafirlerin tuzağı hep boşa çıkar.
Gültekin Onan : Böylece o, katımızdan kendilerine bir hak ile geldiği zaman dediler ki: "Onunla birlikte inananların erkek çocuklarını öldürün, kadınlarını ise sağ bırakın." Ancak kafirlerin hileli düzeni boşa çıkmakta olandan başkası değildir.
Hasan Basri Çantay : İşte o, tarafımızdan kendilerine hakkı getirince: «Onunla beraber îman edenlerin oğullarını öldürün. (Yalnız) kadınları diri bırakın» dediler. Kâfirlerin düzeni heder olmakdan başka (bir şey`e mahkûm) değildir.
Hayrat Neşriyat : Ve (Mûsâ) onlara tarafımızdan hakkı getirdiğinde (daha önce de dedikleri gibi yine)dediler ki: `Onunla berâber îmân etmiş olanların (yeni doğan) oğullarını öldürün, kadınlarını(kızlarını) ise sağ bırakın!` Fakat kâfirlerin hîlesi ancak boşuna (yorulmak)tır.
İbni Kesir : O, katımızdan kendilerine hakkı getirince: Onunla beraber iman etmiş olanların oğullarını öldürün, kadınlarını sağ bırakın, dediler. Kafirlerin düzeni hedef olmaktan başka bir şey değildir.
Muhammed Esed : (Firavun`a, ve tebaasına gelince,) Musa onlara Bizden (aldığı) hakikati getirdiğinde "Onun inançlarını benimseyenlerin kadınlarını sağ bırakıp oğullarını öldürün!" dediler. Fakat inkarcıların hilesi hep boşa çıktı.
Ömer Nasuhi Bilmen : Vaktâ ki, onlara Bizim tarafımızdan hak ile geliverdi, dediler ki: «O`nunla beraber imân edenlerin oğullarını öldürünüz, kadınlarını da diri bırakınız.» Kâfirlerin hilesi ise bir sapıklıkta bulunmaktan başka değildir.
Ömer Öngüt : O, katımızdan kendilerine hakkı getirince: "Onunla beraber iman edenlerin oğullarını öldürün, kadınlarını sağ bırakın. " dediler. Halbuki kâfirlerin tuzağı ne olursa olsun daima boşa çıkar.
Şaban Piriş : Onlara kendi katımızdan gerçeği getirdiği halde: -Onunla birlikte iman edenlerin oğullarını öldürüp, kadınlarını sağ bırakın, demişlerdi. Oysa kafirlerin tuzağı ancak boşa gitmeye mahkumdur.
Suat Yıldırım : Mûsa onlara Bizim tarafımızdan gerçeği getirince,"Onun yanında bulunan müminlerin oğullarını öldürün, kızlarını ise hayatta bırakın!" dediler. Fakat kâfirlerin hile ve tuzakları boşa çıkar.
Süleyman Ateş : (Mûsâ,) Onlara katımızdan hakkı getirince: "Onunla beraber inananların oğullarını öldürün, kadınlarını sağ bırakın!" dediler. Fakat kâfirlerin tuzağı hep boşa çıkar.
Tefhim-ul Kuran : Böylece o, katımızdan kendilerine bir hak ile geldiği zaman, dediler ki: «Onunla birlikte iman etmekte olanların erkek çocuklarını öldürün; kadınlarını ise sağ bırakın.» Ancak kâfirlerin hileli düzeni boşa çıkmakta olandan başkası değildir.
Ümit Şimşek : Musa onlara katımızdan hakkı getirdiğinde, `Onunla beraber iman edenlerin kızlarını sağ bırakıp oğullarını öldürün` dediler. Fakat kâfirlerin hilesi boşa çıkmaya mahkûmdu.
Yaşar Nuri Öztürk : Mûsa, katımızdan hakkı onlara getirince, şöyle dediler: "Onunla beraber iman edenlerin erkek çocuklarını öldürün, kadınlarını sağ bırakın!" Ama inkârcıların tuzağı hep boşa çıkmıştır.
1. fe : böylece, artık
2. lemmâ : olduğu zaman
3. câe-hum : onlara geldi
4. bi el hakkı : hak ile
5. min indi-nâ : bizim katımızdan, bizim yanımızdan
6. kâlû : dediler
7. uktulû : öldürün
8. ebnâe : erkek çocuklar
9. ellezîne : onlar
10. âmenû : âmenû oldular, Allah`a ulaşmayı dilediler
11. mea-hu : onunla beraber
12. vestahyû (ve istahyû) : ve (hayy) canlı, sağ bırakın
13. nisâe-hum : onların kadınları
14. ve mâ : ve değil, olmadı
15. keydu : hile, tuzak
16. el kâfirîne : kâfirler
17. illâ : ancak, den başka
18. fî dalâlin : dalâlette, sapıklık içinde
İmam İskender Ali Mihr : Böylece onlara katımızdan hak ile geldiği zaman: "Âmenû olanların oğullarını, kendileriyle beraber katledin (öldürün). Ve kadınlarını canlı bırakın!" dediler. Kâfirlerin tuzağı (hilesi) dalâletten başka birşey değildir.
Diyanet İşleri : Mûsâ onlara tarafımızdan gerçeği getirince, Onunla beraber iman edenlerin oğullarını öldürün, kadınlarını sağ bırakın dediler. Fakat kâfirlerin tuzağı hep boşa çıkmıştır.
Abdulbaki Gölpınarlı : Mûsâ, katımızdan gerçekle onlara gelince öldürün demişlerdi, onunla berâber inananların oğullarını ve bırakın kadınlarını; kâfirlerin düzeni, ancak gerçekten dışarıdır, boştur.
Adem Uğur : İşte o (Musa), tarafımızdan kendilerine hakkı getirince: Onunla beraber iman edenlerin oğullarını öldürün, kadınları sağ bırakın! dediler. Ama kâfirlerin tuzağı elbette boşa çıkar.
Ahmed Hulusi : (Musa) onlara indîmizden Hak olarak (Hakk`ı) getirince, dediler ki: "Onunla beraber iman edenlerin oğullarını öldürün, kadınlarını diri bırakın". . . Hakikat bilgisini inkâr edenlerin tuzağı boşa çıkar!
Ahmet Tekin : İşte Mûsâ, bizim katımızdan onlara mucizeleri getirince, onlar:
`İman edenlerin, onunla beraber olanların oğullarını öldürün. Kızlarını öldürmeyip hayatta bırakın.` dediler. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allaha iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirlerin, kötülük etme planları, taktikleri hep boşa çıkmaktadır.
Ahmet Varol : Böylece o, kendilerine tarafımızdan hakkı getirince: `Onunla birlikte inananların oğullarını öldürün ve kadınlarını sağ bırakın` dediler. Oysa kâfirlerin oyunları muhakkak boşa çıkar.
Ali Bulaç : Böylece, o, katımızdan kendilerine bir hak ile geldiği zaman, dediler ki: "Onunla birlikte iman edenlerin erkek çocuklarını öldürün; kadınlarını ise sağ bırakın." Ancak kafirlerin hileli düzeni boşa çıkmakta olandan başkası değildir.
Ali Fikri Yavuz : Bunun üzerine Mûsa, tarafımızdan onlara hakkı (kitabı) getirince de şöyle dediler: - Mûsa ile beraber iman edenlerin oğullarını öldürün, kadınlarını ise diri bırakın. Fakat kâfirlerin hilesi ancak yok olmağa mahkûmdur.
Bekir Sadak : Musa katimizdan onlara gercegi getirince: «Onunla beraber iman etmis kimselerin ogullarini oldurun, kadinlarini sag birakin» dediler. Ama inkarcilarin hilesi elbette bosa gider.
Celal Yıldırım : Ne var ki, Musa onlara bizden (kendisine verilen) hakk ile geldi, onlar: «Musa ile beraber imân edenlerin erkek çocuklarını öldürün, kız çocuklarını diri bırakın !» dediler. Kâfirlerin hile ve düzeni mutlaka boştur, neticesizdir.
Diyanet İşleri (eski) : Musa katımızdan onlara gerçeği getirince: `Onunla beraber iman etmiş kimselerin oğullarını öldürün, kadınlarını sağ bırakın` dediler. Ama inkarcıların hilesi elbette boşa gider.
Diyanet Vakfi : İşte o (Musa), tarafımızdan kendilerine hakkı getirince: Onunla beraber iman edenlerin oğullarını öldürün, kadınları sağ bırakın! dediler. Ama kâfirlerin tuzağı elbette boşa çıkar.
Edip Yüksel : Onlara bizden bir gerçeği götürünce, `Onunla birlikte inananların oğullarını öldürün, kadınlarını ise yaşatın,` dediler. İnkarcıların planı hep sapıkçadır.
Elmalılı Hamdi Yazır : Bunun üzerine kendilerine tarafımızdan hakkı getiriverince de onunla beraber iyman etmiş olanların oğullarını öldürün, kadınlarını diri tutun dediler, kâfirlerin düzeni de hep dalâl içinde
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bunun üzerine kendilerine tarafımızdan gerçeği getirince de: «Onunla beraber iman etmiş olanların oğullarını öldürün, kadınlarını diri bırakın!» dediler. Kafirlerin düzeni (tuzağı) hep dalal (sapkınlık) içindedir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Bunun üzerine Musa, kendilerine tarafımızdan hakkı getirince de: «Onunla beraber iman etmiş olanların oğullarını öldürün, kadınlarını diri tutun.» dediler. Fakat o kâfirlerin tuzağı da hep boşa çıkmaktadır.
Fizilal-il Kuran : Musa, onlara katımızdan hakkı getirince: «Onunla beraber inananların oğullarını öldürün, kadınlarını sağ bırakın!» dediler. Fakat kafirlerin tuzağı hep boşa çıkar.
Gültekin Onan : Böylece o, katımızdan kendilerine bir hak ile geldiği zaman dediler ki: "Onunla birlikte inananların erkek çocuklarını öldürün, kadınlarını ise sağ bırakın." Ancak kafirlerin hileli düzeni boşa çıkmakta olandan başkası değildir.
Hasan Basri Çantay : İşte o, tarafımızdan kendilerine hakkı getirince: «Onunla beraber îman edenlerin oğullarını öldürün. (Yalnız) kadınları diri bırakın» dediler. Kâfirlerin düzeni heder olmakdan başka (bir şey`e mahkûm) değildir.
Hayrat Neşriyat : Ve (Mûsâ) onlara tarafımızdan hakkı getirdiğinde (daha önce de dedikleri gibi yine)dediler ki: `Onunla berâber îmân etmiş olanların (yeni doğan) oğullarını öldürün, kadınlarını(kızlarını) ise sağ bırakın!` Fakat kâfirlerin hîlesi ancak boşuna (yorulmak)tır.
İbni Kesir : O, katımızdan kendilerine hakkı getirince: Onunla beraber iman etmiş olanların oğullarını öldürün, kadınlarını sağ bırakın, dediler. Kafirlerin düzeni hedef olmaktan başka bir şey değildir.
Muhammed Esed : (Firavun`a, ve tebaasına gelince,) Musa onlara Bizden (aldığı) hakikati getirdiğinde "Onun inançlarını benimseyenlerin kadınlarını sağ bırakıp oğullarını öldürün!" dediler. Fakat inkarcıların hilesi hep boşa çıktı.
Ömer Nasuhi Bilmen : Vaktâ ki, onlara Bizim tarafımızdan hak ile geliverdi, dediler ki: «O`nunla beraber imân edenlerin oğullarını öldürünüz, kadınlarını da diri bırakınız.» Kâfirlerin hilesi ise bir sapıklıkta bulunmaktan başka değildir.
Ömer Öngüt : O, katımızdan kendilerine hakkı getirince: "Onunla beraber iman edenlerin oğullarını öldürün, kadınlarını sağ bırakın. " dediler. Halbuki kâfirlerin tuzağı ne olursa olsun daima boşa çıkar.
Şaban Piriş : Onlara kendi katımızdan gerçeği getirdiği halde: -Onunla birlikte iman edenlerin oğullarını öldürüp, kadınlarını sağ bırakın, demişlerdi. Oysa kafirlerin tuzağı ancak boşa gitmeye mahkumdur.
Suat Yıldırım : Mûsa onlara Bizim tarafımızdan gerçeği getirince,"Onun yanında bulunan müminlerin oğullarını öldürün, kızlarını ise hayatta bırakın!" dediler. Fakat kâfirlerin hile ve tuzakları boşa çıkar.
Süleyman Ateş : (Mûsâ,) Onlara katımızdan hakkı getirince: "Onunla beraber inananların oğullarını öldürün, kadınlarını sağ bırakın!" dediler. Fakat kâfirlerin tuzağı hep boşa çıkar.
Tefhim-ul Kuran : Böylece o, katımızdan kendilerine bir hak ile geldiği zaman, dediler ki: «Onunla birlikte iman etmekte olanların erkek çocuklarını öldürün; kadınlarını ise sağ bırakın.» Ancak kâfirlerin hileli düzeni boşa çıkmakta olandan başkası değildir.
Ümit Şimşek : Musa onlara katımızdan hakkı getirdiğinde, `Onunla beraber iman edenlerin kızlarını sağ bırakıp oğullarını öldürün` dediler. Fakat kâfirlerin hilesi boşa çıkmaya mahkûmdu.
Yaşar Nuri Öztürk : Mûsa, katımızdan hakkı onlara getirince, şöyle dediler: "Onunla beraber iman edenlerin erkek çocuklarını öldürün, kadınlarını sağ bırakın!" Ama inkârcıların tuzağı hep boşa çıkmıştır.