09.03.2013, 21:27
İnnâ erselnâ aleyhim hâsiben illâ âle lût(lûtin), necceynâhum bi sehar(seharin).
1. innâ : muhakkak ki biz
2. erselnâ : biz gönderdik
3. aleyhim : onların üzerine
4. hâsiben : helâk edici kasırga
5. illâ : hariç
6. âle : ailesi
7. lûtin : Lut
8. necceynâ-hum : ve onları kurtardık
9. bi seharin : seher vakti
İmam İskender Ali Mihr : Muhakkak ki Biz, onların üzerine helâk edici bir kasırga gönderdik. Seher vaktinde Lut (A.S)`ın ailesi hariç, onları kurtardık.
Diyanet İşleri : (34-35) Şüphesiz biz de üzerlerine taşlar savuran bir rüzgâr gönderdik. Yalnız Lûtun ailesi başka. Katımızdan bir nimet olarak bir seher vakti onları kurtardık. Şükredenleri işte böyle mükâfatlandırırız.
Abdulbaki Gölpınarlı : Gerçekten de, Lût`un âilesi müstesnâ, onlara taş yağdıran bir yel gönderdik, Lût`un âilesini de bir seher çağı kurtardık.
Adem Uğur : Biz de üstlerine taş (yağdıran bir fırtına) gönderdik. Ancak Lût ailesini seher vakti kurtardık.
Ahmed Hulusi : Muhakkak ki biz onlara taşlar fırlatan kasırga irsâl ettik. . . Lût`un ailesi müstesna. . . Onları seherde kurtardık.
Ahmet Tekin : Onların üzerlerinde de, görevli, taş yağdıran bir fırtına koparttık. Ancak Lût ailesini seher vakti kurtardık.
Ahmet Varol : Biz onların üzerlerine taş yağdıran bir fırtına gönderdik. Sadece Lut ailesi hariç. Onları bir seher vakti kurtardık.
Ali Bulaç : Biz de onların üzerine taş yağdıran bir kasırga gönderdik. Yalnız Lut ailesini (bu azabtan ayrı tuttuk
onları seher vakti kurtardık;
Ali Fikri Yavuz : Biz, onlara, taş yağdıran bir rüzgâr gönderdik; yalnız Lût (peygamberin) ailesini bir seher vakti kurtardık.
Bekir Sadak : (34-35) Biz de uzerlerine tas yagdiran bir ruzgar gonderdik. Ancak, Lut`un taraftarlarini, katimizdan bir nimet olarak seher vakti kurtardik. sukredene iste boyle mukafat veririz.
Celal Yıldırım : (34-35) Bunun için biz, üzerlerine taş (yağmuru yağdıran bir kasırga) gönderdik; ancak Lût ailesini katımızdan bir nîmet olarak seher vakti kurtardık. İşte şükredeni biz böyle mükâfatlandırırız.
Diyanet İşleri (eski) : (34-35) Biz de üzerlerine taş yağdıran bir rüzgar gönderdik. Ancak, Lut`un taraftarlarını, katımızdan bir nimet olarak seher vakti kurtardık. Şükredene işte böyle mükafat veririz.
Diyanet Vakfi : (34-35) Biz de üstlerine taş (yağdıran bir fırtına) gönderdik. Ancak Lût ailesi müstesna, katımızdan bir nimet olarak onları seher vaktinde kurtardık. Biz şükredeni işte böyle mükâfatlandırırız.
Edip Yüksel : Üzerlerine taş yağdıran bir fırtına gönderdik, yalnız Lut`un ailesini seher vakti kurtardık.
Elmalılı Hamdi Yazır : Biz gönderdik üzerlerine taşlar yağdıran, yalnız Lûtun ailesini necata çıkardık bir seher.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Biz de üzerlerine taşlar yağdıran (kasırga) gönderdik. Yalnız Lut ailesini bir seher vakti kurtardık,
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Biz de onların üzerlerine (taşlar savuran) bir fırtına gönderdik. Yalnız Lût ailesini seher vakti kurtardık,
Fizilal-il Kuran : Biz de üzerlerine taşları savuran bir kasırga gönderdik. Yalnız Lut`un taraftarları hariç. Onları sabahleyin erkenden kurtardık.
Gültekin Onan : Biz de onların üzerine taş yağdıran bir kasırga gönderdik. Yalnız Lut ailesini (bu azabtan ayrı tuttuk), onları seher vakti kurtardık;
Hasan Basri Çantay : Biz onlara taş (yağdıran bir fırtına) gönderdik (helak etdik). Lûtun ailesi müstesna. Onları bir sehar vakti kurtardık.
Hayrat Neşriyat : (34-35) Şübhesiz ki biz, onların üzerine (taş yağdıran) bir kasırga gönderdik; ancak Lût âilesi müstesnâ. Tarafımızdan bir ni`met olarak onları (karısı hâriç) bir seher vaktinde kurtardık. İşte şükreden(ler)i böyle mükâfâtlandırırız!
İbni Kesir : Biz de üzerlerine taş yağdıran bir rüzgar yolladık. Ancak Lut`un ailesi müstesna. Onları seher vakti kurtardık.
Muhammed Esed : Onların üzerine de öldürücü bir kasırga saldık ve şafak vakti yalnız Lut`un ailesini kurtardık,
Ömer Nasuhi Bilmen : (33-34) Lût kavmi korkutucuları tekzîp etti. Şüphe yok ki, Biz onların üzerlerine bir şiddetli rüzgar gönderdik. Lût`un âl`i müstesna; onları bir seher vakti kurtardık.
Ömer Öngüt : Biz de üzerlerine taş yağdıran bir rüzgâr gönderdik. Yalnız Lut âilesini seher vaktinde kurtardık.
Şaban Piriş : Biz de üzerlerine taş yağdıran fırtına gönderdik. Ancak Lûtun ailesini, seher vakti kurtarmıştık.
Suat Yıldırım : (34-35) Biz de Lûtun ailesi dışında, hepsinin üzerine taş savuran bir fırtına gönderdik. Onları ise, tarafımızdan bir nimet olarak seher vakti kurtardık. İşte şükredenleri Biz böyle ödüllendiririz.
Süleyman Ateş : Biz de üstlerine (taşlar savuran) bir fırtına gönderdik, yalnız Lût âilesini seher vakti kurtardık;
Tefhim-ul Kuran : Biz de onların üzerine taş yağdıran bir kasırga gönderdik. Yalnız Lût ailesini (bu azabtan ayrı tuttuk
onları seher vakti kurtardık;
Ümit Şimşek : Biz de onların üstüne taş yağdırdık. Ancak Lût`un ailesi müstesna-onları seher vakti kurtardık.
Yaşar Nuri Öztürk : Biz de üzerlerine çakıl taşları fırlatan bir rüzgâr gönderdik. Sadece Lût`un ailesini, seher vakti kurtarmıştık,
1. innâ : muhakkak ki biz
2. erselnâ : biz gönderdik
3. aleyhim : onların üzerine
4. hâsiben : helâk edici kasırga
5. illâ : hariç
6. âle : ailesi
7. lûtin : Lut
8. necceynâ-hum : ve onları kurtardık
9. bi seharin : seher vakti
İmam İskender Ali Mihr : Muhakkak ki Biz, onların üzerine helâk edici bir kasırga gönderdik. Seher vaktinde Lut (A.S)`ın ailesi hariç, onları kurtardık.
Diyanet İşleri : (34-35) Şüphesiz biz de üzerlerine taşlar savuran bir rüzgâr gönderdik. Yalnız Lûtun ailesi başka. Katımızdan bir nimet olarak bir seher vakti onları kurtardık. Şükredenleri işte böyle mükâfatlandırırız.
Abdulbaki Gölpınarlı : Gerçekten de, Lût`un âilesi müstesnâ, onlara taş yağdıran bir yel gönderdik, Lût`un âilesini de bir seher çağı kurtardık.
Adem Uğur : Biz de üstlerine taş (yağdıran bir fırtına) gönderdik. Ancak Lût ailesini seher vakti kurtardık.
Ahmed Hulusi : Muhakkak ki biz onlara taşlar fırlatan kasırga irsâl ettik. . . Lût`un ailesi müstesna. . . Onları seherde kurtardık.
Ahmet Tekin : Onların üzerlerinde de, görevli, taş yağdıran bir fırtına koparttık. Ancak Lût ailesini seher vakti kurtardık.
Ahmet Varol : Biz onların üzerlerine taş yağdıran bir fırtına gönderdik. Sadece Lut ailesi hariç. Onları bir seher vakti kurtardık.
Ali Bulaç : Biz de onların üzerine taş yağdıran bir kasırga gönderdik. Yalnız Lut ailesini (bu azabtan ayrı tuttuk
onları seher vakti kurtardık;Ali Fikri Yavuz : Biz, onlara, taş yağdıran bir rüzgâr gönderdik; yalnız Lût (peygamberin) ailesini bir seher vakti kurtardık.
Bekir Sadak : (34-35) Biz de uzerlerine tas yagdiran bir ruzgar gonderdik. Ancak, Lut`un taraftarlarini, katimizdan bir nimet olarak seher vakti kurtardik. sukredene iste boyle mukafat veririz.
Celal Yıldırım : (34-35) Bunun için biz, üzerlerine taş (yağmuru yağdıran bir kasırga) gönderdik; ancak Lût ailesini katımızdan bir nîmet olarak seher vakti kurtardık. İşte şükredeni biz böyle mükâfatlandırırız.
Diyanet İşleri (eski) : (34-35) Biz de üzerlerine taş yağdıran bir rüzgar gönderdik. Ancak, Lut`un taraftarlarını, katımızdan bir nimet olarak seher vakti kurtardık. Şükredene işte böyle mükafat veririz.
Diyanet Vakfi : (34-35) Biz de üstlerine taş (yağdıran bir fırtına) gönderdik. Ancak Lût ailesi müstesna, katımızdan bir nimet olarak onları seher vaktinde kurtardık. Biz şükredeni işte böyle mükâfatlandırırız.
Edip Yüksel : Üzerlerine taş yağdıran bir fırtına gönderdik, yalnız Lut`un ailesini seher vakti kurtardık.
Elmalılı Hamdi Yazır : Biz gönderdik üzerlerine taşlar yağdıran, yalnız Lûtun ailesini necata çıkardık bir seher.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Biz de üzerlerine taşlar yağdıran (kasırga) gönderdik. Yalnız Lut ailesini bir seher vakti kurtardık,
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Biz de onların üzerlerine (taşlar savuran) bir fırtına gönderdik. Yalnız Lût ailesini seher vakti kurtardık,
Fizilal-il Kuran : Biz de üzerlerine taşları savuran bir kasırga gönderdik. Yalnız Lut`un taraftarları hariç. Onları sabahleyin erkenden kurtardık.
Gültekin Onan : Biz de onların üzerine taş yağdıran bir kasırga gönderdik. Yalnız Lut ailesini (bu azabtan ayrı tuttuk), onları seher vakti kurtardık;
Hasan Basri Çantay : Biz onlara taş (yağdıran bir fırtına) gönderdik (helak etdik). Lûtun ailesi müstesna. Onları bir sehar vakti kurtardık.
Hayrat Neşriyat : (34-35) Şübhesiz ki biz, onların üzerine (taş yağdıran) bir kasırga gönderdik; ancak Lût âilesi müstesnâ. Tarafımızdan bir ni`met olarak onları (karısı hâriç) bir seher vaktinde kurtardık. İşte şükreden(ler)i böyle mükâfâtlandırırız!
İbni Kesir : Biz de üzerlerine taş yağdıran bir rüzgar yolladık. Ancak Lut`un ailesi müstesna. Onları seher vakti kurtardık.
Muhammed Esed : Onların üzerine de öldürücü bir kasırga saldık ve şafak vakti yalnız Lut`un ailesini kurtardık,
Ömer Nasuhi Bilmen : (33-34) Lût kavmi korkutucuları tekzîp etti. Şüphe yok ki, Biz onların üzerlerine bir şiddetli rüzgar gönderdik. Lût`un âl`i müstesna; onları bir seher vakti kurtardık.
Ömer Öngüt : Biz de üzerlerine taş yağdıran bir rüzgâr gönderdik. Yalnız Lut âilesini seher vaktinde kurtardık.
Şaban Piriş : Biz de üzerlerine taş yağdıran fırtına gönderdik. Ancak Lûtun ailesini, seher vakti kurtarmıştık.
Suat Yıldırım : (34-35) Biz de Lûtun ailesi dışında, hepsinin üzerine taş savuran bir fırtına gönderdik. Onları ise, tarafımızdan bir nimet olarak seher vakti kurtardık. İşte şükredenleri Biz böyle ödüllendiririz.
Süleyman Ateş : Biz de üstlerine (taşlar savuran) bir fırtına gönderdik, yalnız Lût âilesini seher vakti kurtardık;
Tefhim-ul Kuran : Biz de onların üzerine taş yağdıran bir kasırga gönderdik. Yalnız Lût ailesini (bu azabtan ayrı tuttuk
onları seher vakti kurtardık;Ümit Şimşek : Biz de onların üstüne taş yağdırdık. Ancak Lût`un ailesi müstesna-onları seher vakti kurtardık.
Yaşar Nuri Öztürk : Biz de üzerlerine çakıl taşları fırlatan bir rüzgâr gönderdik. Sadece Lût`un ailesini, seher vakti kurtarmıştık,