11.03.2013, 22:12
Lev neşâu le cealnâhu hutâmen fe zaltum tefekkehûn(tefekkehûne).
1. lev : şâyet, eğer
2. neşâu : biz dileriz
3. le : elbette, mutlaka
4. cealnâ-hu : onu kıldık, yaptık
5. hutâmen : ot kırıntısı, kuru ot
6. fe zaltum tefekkehûne : o zaman siz faydalanamazdınız, şaşırıp kalırdınız
İmam İskender Ali Mihr : Eğer Biz dileseydik, elbette onu kuru ot kılardık (yapardık). O zaman siz şaşırıp kalırdınız.
Diyanet İşleri : Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık da şaşkınlık içinde şöyle geveleyip dururdunuz:
Abdulbaki Gölpınarlı : Dilersek elbette onu kurutup çer çöp haline getirirdik de şaşırır kalır, nâdim olur dururdunuz.
Adem Uğur : Dileseydik onu kuru bir çöp yapardık da şaşar kalırdınız.
Ahmed Hulusi : Eğer dileseydik onu elbette kuru - cansız bitki kılardık da, şaşar kalırdınız!
Ahmet Tekin : Sünnetimizin, düzenimizin yasaları içinde, irademizin tecellisine uygun olsaydı, onu kuru bir çöp haline getirirdik. Şaşırır, hayret eder dururdunuz!
Ahmet Varol : Dileseydik onu kuru bir çöp yapardık siz de şaşırıp kalırdınız.
Ali Bulaç : Eğer dilemiş olsaydık, gerçekten onu bir ot kırıntısı kılardık; böylelikle şaşar kalırdınız.
Ali Fikri Yavuz : Dileseydik o ekini çörçöp haline getirirdik de şöyle gevelerdiniz:
Bekir Sadak : (65-67) Dilersek Biz onu cercop yapariz, sasar kalirsiniz da soyle dersiniz: «Dogrusu borc altina girdik, hatta yoksun kaldik".
Celal Yıldırım : istesek onu çer-çöp yapardık da siz de şaşırıp kalırdınız..
Diyanet İşleri (eski) : (65-67) Dilersek Biz onu çerçöp yaparız, şaşar kalırsınız; `Doğrusu borç altına girdik, hatta yoksun kaldık`.
Diyanet Vakfi : Dileseydik onu kuru bir çöp yapardık da şaşar kalırdınız.
Edip Yüksel : Dileseydik onu samana çevirirdik de siz şaşardınız:
Elmalılı Hamdi Yazır : Onları elbet bir çöpe çeviriverdik de şöyle geveler dururdunuz:
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Dilesek onları elbette bir çöpe çevirirdik de ağzınızda şöyle geveler dururdunuz:
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık. Hayret eder dururdunuz.
Fizilal-il Kuran : Eğer isteseydik o ekinlerinizi ot kırıntılarına dönüştürürdük de şaşakalırdınız.
Gültekin Onan : Eğer dilemiş olsaydık, gerçekten onu bir ot kırıntısı kılardık; böylelikle şaşar kalırdınız.
Hasan Basri Çantay : Eğer dileseydik muhakkak ki onu (tohumsuz) bir ot kırıntısı yapardık da siz de şaşakalırdınız.
Hayrat Neşriyat : Dileseydik onu elbette kuru bir çöp yapardık da şaşar kalırdınız.
İbni Kesir : Dilersek Biz, onu çörçöp yaparız da şaşar kalırsınız.
Muhammed Esed : (Çünkü,) dileseydik, onu kuru bir çöpe döndürürdük ve siz hayret (ve dehşet) içinde kalırdınız:
Ömer Nasuhi Bilmen : Eğer dilese idik onu elbette bir ot kırıntısı yapardık. Artık siz, şaşırır dururdunuz.
Ömer Öngüt : Eğer isteseydik onu (o ekini tohumsuz) bir ot kırıntısı yapardık da siz şaşakalırdınız.
Şaban Piriş : Dilersek, onu çör çöp yaparız da şaşırıp kalırsınız.
Suat Yıldırım : Eğer isteseydik onu kuru çöp haline getirirdik, siz de şaşıp kalır, pişman olurdunuz:
Süleyman Ateş : Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık, sızlanıp dururdunuz:
Tefhim-ul Kuran : Eğer dilemiş olsaydık, gerçekten onu bir ot kırıntısı kılardık; böylelikle şaşar kalırdınız.
Ümit Şimşek : Dileseydik onu kupkuru çöp yapardık da geveler dururdunuz:
Yaşar Nuri Öztürk : Dileseydik, onu kuru bir çöp haline getirirdik de başlardınız şu şekilde gevelemeye:
1. lev : şâyet, eğer
2. neşâu : biz dileriz
3. le : elbette, mutlaka
4. cealnâ-hu : onu kıldık, yaptık
5. hutâmen : ot kırıntısı, kuru ot
6. fe zaltum tefekkehûne : o zaman siz faydalanamazdınız, şaşırıp kalırdınız
İmam İskender Ali Mihr : Eğer Biz dileseydik, elbette onu kuru ot kılardık (yapardık). O zaman siz şaşırıp kalırdınız.
Diyanet İşleri : Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık da şaşkınlık içinde şöyle geveleyip dururdunuz:
Abdulbaki Gölpınarlı : Dilersek elbette onu kurutup çer çöp haline getirirdik de şaşırır kalır, nâdim olur dururdunuz.
Adem Uğur : Dileseydik onu kuru bir çöp yapardık da şaşar kalırdınız.
Ahmed Hulusi : Eğer dileseydik onu elbette kuru - cansız bitki kılardık da, şaşar kalırdınız!
Ahmet Tekin : Sünnetimizin, düzenimizin yasaları içinde, irademizin tecellisine uygun olsaydı, onu kuru bir çöp haline getirirdik. Şaşırır, hayret eder dururdunuz!
Ahmet Varol : Dileseydik onu kuru bir çöp yapardık siz de şaşırıp kalırdınız.
Ali Bulaç : Eğer dilemiş olsaydık, gerçekten onu bir ot kırıntısı kılardık; böylelikle şaşar kalırdınız.
Ali Fikri Yavuz : Dileseydik o ekini çörçöp haline getirirdik de şöyle gevelerdiniz:
Bekir Sadak : (65-67) Dilersek Biz onu cercop yapariz, sasar kalirsiniz da soyle dersiniz: «Dogrusu borc altina girdik, hatta yoksun kaldik".
Celal Yıldırım : istesek onu çer-çöp yapardık da siz de şaşırıp kalırdınız..
Diyanet İşleri (eski) : (65-67) Dilersek Biz onu çerçöp yaparız, şaşar kalırsınız; `Doğrusu borç altına girdik, hatta yoksun kaldık`.
Diyanet Vakfi : Dileseydik onu kuru bir çöp yapardık da şaşar kalırdınız.
Edip Yüksel : Dileseydik onu samana çevirirdik de siz şaşardınız:
Elmalılı Hamdi Yazır : Onları elbet bir çöpe çeviriverdik de şöyle geveler dururdunuz:
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Dilesek onları elbette bir çöpe çevirirdik de ağzınızda şöyle geveler dururdunuz:
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık. Hayret eder dururdunuz.
Fizilal-il Kuran : Eğer isteseydik o ekinlerinizi ot kırıntılarına dönüştürürdük de şaşakalırdınız.
Gültekin Onan : Eğer dilemiş olsaydık, gerçekten onu bir ot kırıntısı kılardık; böylelikle şaşar kalırdınız.
Hasan Basri Çantay : Eğer dileseydik muhakkak ki onu (tohumsuz) bir ot kırıntısı yapardık da siz de şaşakalırdınız.
Hayrat Neşriyat : Dileseydik onu elbette kuru bir çöp yapardık da şaşar kalırdınız.
İbni Kesir : Dilersek Biz, onu çörçöp yaparız da şaşar kalırsınız.
Muhammed Esed : (Çünkü,) dileseydik, onu kuru bir çöpe döndürürdük ve siz hayret (ve dehşet) içinde kalırdınız:
Ömer Nasuhi Bilmen : Eğer dilese idik onu elbette bir ot kırıntısı yapardık. Artık siz, şaşırır dururdunuz.
Ömer Öngüt : Eğer isteseydik onu (o ekini tohumsuz) bir ot kırıntısı yapardık da siz şaşakalırdınız.
Şaban Piriş : Dilersek, onu çör çöp yaparız da şaşırıp kalırsınız.
Suat Yıldırım : Eğer isteseydik onu kuru çöp haline getirirdik, siz de şaşıp kalır, pişman olurdunuz:
Süleyman Ateş : Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık, sızlanıp dururdunuz:
Tefhim-ul Kuran : Eğer dilemiş olsaydık, gerçekten onu bir ot kırıntısı kılardık; böylelikle şaşar kalırdınız.
Ümit Şimşek : Dileseydik onu kupkuru çöp yapardık da geveler dururdunuz:
Yaşar Nuri Öztürk : Dileseydik, onu kuru bir çöp haline getirirdik de başlardınız şu şekilde gevelemeye: