AlimAllah-Bilim Allah'ın yasasıdır.-Kuran, islam, bilgi paylaşımı üzerine

Orjinalini görmek için tıklayınız: Obezite Ve Psikoloji
şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orijinal sürümü göster.
Obezite toplumun bütün kesimlerini ilgilendiren önemli bir halk sağlığı problemidir.
Psikolojik kökenli, somatik görünümlü kronik bir hastalıktır. Enerji dengesindeki aksama,
bozulma sonucu ortaya çıkar. Gelişmiş ülkelerdeki en önemli sağlık problemlerinden
biridir. “Morbid obezite” terimi ileri derecedeki şişmanlığı ifade eder.

Obezite tip 2 diyabetes mellitus, hiperkolesterolemi, osteoartrit gibi kronikleşebilen
hastalıklara zemin hazırlar; hayat kalitesini düşürür; ayrıca bütün sebeplerden ölümü
arttırır. Bununla birlikte çözümü mümkündür ve halledilmesi gerekir. Kişiyi, kendisine
uygun ve koruyabildiği, koruyabileceği ağırlığa getirmek hedef olmalıdır.

Obez bireylerde benzer özellikler sıktır. Katekolaminerjik yollar beden ağırlığı ve yeme
davranışının regülasyonunda oldukça önemli rol oynamaktadır. Serotonin ise aşırı yeme
davranışında rol oynamaktadır. Obeziteye sebep olanlar arasında hipotiroidizm, hipoparatiroidizm
sayılabilir; fakat bunlar seyrek görülen nedenlerdir. Genetik ve metabolik faktörler
de etyolojide önemli yer tutar. Bireyin fi ziksel aktivitesinin azlığı hem kalori harcanması
azaltmak hem de bazal metabolizma hızını düşürmek sureti ile obeziteye eğilimi arttırır.
Obez bireylere karşı küçük görme, önyargı ve saygısızlık son derece yaygındır. Sobal
ve Stunkard “the last socially acceptable form of prejudice/sosyal olarak kabul gören
önyargı” demişlerdir. Sağlık personelinin bile obezlerin tembel, aptal ve değersiz olduğunu
düşündüğü görülmüştür.
Önyargı ve ayırım daha çocuklukta başlar. Yaklaşık 40 yıl evvel Stafferi 6 yaşındaki bir
çocuğun, aşırı kilolu başka bir çocuğun görünüşünün “tembel, kirli, aptal, çirkin” olduğunu
düşündüğünü saptamıştır. Obez bireyler toplumsal alanlarda “etkilenirler”. Ayrımcılık
onların özsaygılarının azalmasına, depresyona açık duruma gelmelerine yol açar. Benlik
saygısının azalması obez bireylerin disforik ve depresif olmalarına sebep olur.
Obez kişiler çalışma hayatında da ayrımcılıkla karşılaşırlar. İşverenlerin %16’sı obez
kadınlara iş vermemekte, %44’ü de ancak özel şartlarda bu tür bireyleri çalıştırmayı
kabul etmektedir. Güvenlik güçleri, itfaiye birimleri ve havayolları obez bireyleri işe
almamaktadır veya işten çıkarmaktadır. Rand ve Mcgregor (1990) obez bireylerin önemli
ölçüde önyargı ve ayırım ile karşılaştıklarını tespit etmişlerdir. 57 obez bireye operasyon
öncesi ve sonrası (14 ay sonra) envanter uygulamışlardır. Obez bireylerde operasyon öncesi
kendisine ayırımcılık yapıldığını ve önyargılı davranıldığını belirtmişlerdir. Operasyondan
sonra böyle bir yakınma dile getirmemişlerdir.




kaynak: [url]http://www.ctf.edu.tr/stek/pdfs/62/6232.pdf[/url]
Referans URL