24.07.2013, 21:26
(gbkz: eren erdem) tarafından şöyle sözler sarf edilmiş olan hafta.
Malumunuzdur ki, bu ayın ilerleyen günlerinde kutlu doğum haftası kutlanacak. Ne hikmetse, tüm dini günler Hicri takvime göre düzenlenirken, kutlu doğum haftası miladi takvimle sabitlendi.
Ne büyük tesadüftür ki, aynı hafta Fetullah Gülenin de doğumgünü.
Allah! Allah! Ne tesadüf ama...
***
Hicri takvim ile miladi takvim arasında cereyan eden temel farklar hasebi ile, Ramazan ayı sürekli değişiyor. Bu normaldir. Çünkü miladi takvimde 365 gün vardır. Dünyanın Güneş etrafındaki dönüşü baz alınır.
Hicri/Kameri takvim ise, çöl insanının en büyük yoldaşı olan Ayın Dünya etrafındaki dönüşü baz alınarak yapılır. Ay, yolunu kaybetmişlere ışık tutar. Lakin tuttuğu ışık, Güneşin ışığıdır.
Hicri Takvim 354 ya da 355 günden oluşur. Aradaki fark; Hicri takvimle sabitlenmiş bir günün, miladi takvimde sürekli yer değiştirmesine vesile olur.
***
Peki kutlu doğum haftası nasıl sabitlendi? Tabi, bunda ki amaç tam olarak bilinmiyor. Lakin hatalıdır. Özellikle de o tarihlerde Fetullah Gülenin doğumgününün olması daha da düşündürücüdür. Bu işin içinde NURgenekon olma ihtimalini hesaplara dahil eden bir veridir.
***
Kutlu doğum haftasında ne yapılır?
Aslolan, Peygamberin yaptığını yapmaktır. Mesele, bugün bu etkinliği tertiplemenin en ideal ayağı; zamanın Bilallerini konuşturmaktır. Kutlu doğum haftasında Muaviyeler ve Yezidler değil, Bilal ve Ebubekirler konuşmalıdır.
Hz.Peygamberin ağaran sakalının kerametinden değil, o sakalı ağartan büyük devrim ve mücadeleden bahsetmelidir.
Zaten bu gerçekler, anlatmakta olduğumuz Gerçek İslam ve Peygamber kavrayışı ötelendiğinden, Devrimci Peygamberin, işbirlikçi ümmeti oluverdik...
Öyle ya! Devrimci Peygamberin işbirlikçi ümmeti!
Bu yüzden Furkan suresinin 30. ayeti büyük bir öngörüde bulunmuyor mu?
O gün Resul şöyle diyecek; Ya Rabbi, benim bu ümmetim, Kuranı devredışı bıraktılar! (Furkan 30)
***
Kuransız, Bedirsiz, Uhudsuz, Hendeksiz, Haybersiz, Mekke Fethinin ruhunu tecelli etmeyen bir Peygamber imajı üretildi. Tevhidin Peygamberi, Şirke aracı kılınmak istendi. İktidar, oligarşi ve sermaye ile savaşan Peygamber; abdestli kapitalizme paravan yapılmak istendi.
Kutlu doğum haftaları, işte tam bu nedenle; Devrimci Peygamberi tanıma ve anlamanın ve işbirlikçi ümmetin maskesini düşürmenin günü olmalı.
Keşke imkanım olsa da, Devrimci Peygamber adlı kitabımı yetiştirebilsem diyorum. Çünkü gerçekler, ancak cesaretle tecelli eder...
***
Devrimci Peygamber, Köle Bilal ile Zengin Ebubekiri eşitleyen Peygamberdir. İşbirlikçi ümmeti ise; köleliği modernize eden batı kapitalizmini ve zorba emperyalizmini stratejik ortak görme şizofrenisinin fotoğrafıdır. Emperyalist bozgunculuk ve sapıklıkla işbirliği yapma çılgınlığını takke ve namazla gizleme riyakarlığı karşısında, Devrimci Peygamberi anlatmak, en başlıca görev ve şuurumuzdur.
Çünkü daha evvelce de yaptığı gibi, Mekke muhafazakarlarının sultasını başına geçiren Allah elçisi, bugün de aynı işi yapmaya muktedirdir.
Keza gelin görün ki, kutlu doğum haftası; kerametlerden, sakaldan, menkıbelerden, ilahilerden ibaret etkinliklerin yapıldığı bir hafta.
Bugün Resulü Ekremi anlamın yolu; devrimcileri, işçi temsilcilerini, bankazedeleri, emperyalist saldırının mağdurlarını bir araya getirmek ve onların konuşmasını sağlamaktır.
Sultan sofrasına oturmuş, tefeci bezirgan düzenin hocalarını dinlemek caiz değildir. Hatta onların gerçekleri örtmesi hasebi ile arapçada gerçeği örtmek manasına gelen, küfür kelimesi dahi kullanılabilir.
***
Kutlu doğum, sokaklarda kutlanır. Ezilenlerle, kölelerle, işçi, memur ve tinercilerle, evsizlerle, mağdurlarla, dul kadınlar ve yetim çocuklarla, kocası suçsuz yere cezaevlerine tıkılmış annelerle, öğrencilerle, emeği gasp edilmişlerle kutlanır. Sultanlarla değil!
Malumunuzdur ki, bu ayın ilerleyen günlerinde kutlu doğum haftası kutlanacak. Ne hikmetse, tüm dini günler Hicri takvime göre düzenlenirken, kutlu doğum haftası miladi takvimle sabitlendi.
Ne büyük tesadüftür ki, aynı hafta Fetullah Gülenin de doğumgünü.
Allah! Allah! Ne tesadüf ama...
***
Hicri takvim ile miladi takvim arasında cereyan eden temel farklar hasebi ile, Ramazan ayı sürekli değişiyor. Bu normaldir. Çünkü miladi takvimde 365 gün vardır. Dünyanın Güneş etrafındaki dönüşü baz alınır.
Hicri/Kameri takvim ise, çöl insanının en büyük yoldaşı olan Ayın Dünya etrafındaki dönüşü baz alınarak yapılır. Ay, yolunu kaybetmişlere ışık tutar. Lakin tuttuğu ışık, Güneşin ışığıdır.
Hicri Takvim 354 ya da 355 günden oluşur. Aradaki fark; Hicri takvimle sabitlenmiş bir günün, miladi takvimde sürekli yer değiştirmesine vesile olur.
***
Peki kutlu doğum haftası nasıl sabitlendi? Tabi, bunda ki amaç tam olarak bilinmiyor. Lakin hatalıdır. Özellikle de o tarihlerde Fetullah Gülenin doğumgününün olması daha da düşündürücüdür. Bu işin içinde NURgenekon olma ihtimalini hesaplara dahil eden bir veridir.
***
Kutlu doğum haftasında ne yapılır?
Aslolan, Peygamberin yaptığını yapmaktır. Mesele, bugün bu etkinliği tertiplemenin en ideal ayağı; zamanın Bilallerini konuşturmaktır. Kutlu doğum haftasında Muaviyeler ve Yezidler değil, Bilal ve Ebubekirler konuşmalıdır.
Hz.Peygamberin ağaran sakalının kerametinden değil, o sakalı ağartan büyük devrim ve mücadeleden bahsetmelidir.
Zaten bu gerçekler, anlatmakta olduğumuz Gerçek İslam ve Peygamber kavrayışı ötelendiğinden, Devrimci Peygamberin, işbirlikçi ümmeti oluverdik...
Öyle ya! Devrimci Peygamberin işbirlikçi ümmeti!
Bu yüzden Furkan suresinin 30. ayeti büyük bir öngörüde bulunmuyor mu?
O gün Resul şöyle diyecek; Ya Rabbi, benim bu ümmetim, Kuranı devredışı bıraktılar! (Furkan 30)
***
Kuransız, Bedirsiz, Uhudsuz, Hendeksiz, Haybersiz, Mekke Fethinin ruhunu tecelli etmeyen bir Peygamber imajı üretildi. Tevhidin Peygamberi, Şirke aracı kılınmak istendi. İktidar, oligarşi ve sermaye ile savaşan Peygamber; abdestli kapitalizme paravan yapılmak istendi.
Kutlu doğum haftaları, işte tam bu nedenle; Devrimci Peygamberi tanıma ve anlamanın ve işbirlikçi ümmetin maskesini düşürmenin günü olmalı.
Keşke imkanım olsa da, Devrimci Peygamber adlı kitabımı yetiştirebilsem diyorum. Çünkü gerçekler, ancak cesaretle tecelli eder...
***
Devrimci Peygamber, Köle Bilal ile Zengin Ebubekiri eşitleyen Peygamberdir. İşbirlikçi ümmeti ise; köleliği modernize eden batı kapitalizmini ve zorba emperyalizmini stratejik ortak görme şizofrenisinin fotoğrafıdır. Emperyalist bozgunculuk ve sapıklıkla işbirliği yapma çılgınlığını takke ve namazla gizleme riyakarlığı karşısında, Devrimci Peygamberi anlatmak, en başlıca görev ve şuurumuzdur.
Çünkü daha evvelce de yaptığı gibi, Mekke muhafazakarlarının sultasını başına geçiren Allah elçisi, bugün de aynı işi yapmaya muktedirdir.
Keza gelin görün ki, kutlu doğum haftası; kerametlerden, sakaldan, menkıbelerden, ilahilerden ibaret etkinliklerin yapıldığı bir hafta.
Bugün Resulü Ekremi anlamın yolu; devrimcileri, işçi temsilcilerini, bankazedeleri, emperyalist saldırının mağdurlarını bir araya getirmek ve onların konuşmasını sağlamaktır.
Sultan sofrasına oturmuş, tefeci bezirgan düzenin hocalarını dinlemek caiz değildir. Hatta onların gerçekleri örtmesi hasebi ile arapçada gerçeği örtmek manasına gelen, küfür kelimesi dahi kullanılabilir.
***
Kutlu doğum, sokaklarda kutlanır. Ezilenlerle, kölelerle, işçi, memur ve tinercilerle, evsizlerle, mağdurlarla, dul kadınlar ve yetim çocuklarla, kocası suçsuz yere cezaevlerine tıkılmış annelerle, öğrencilerle, emeği gasp edilmişlerle kutlanır. Sultanlarla değil!