AlimAllah-Bilim Allah'ın yasasıdır.-Kuran, islam, bilgi paylaşımı üzerine

Orjinalini görmek için tıklayınız: Kutlu Dogum Haftasi
şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orijinal sürümü göster.
(gbkz: eren erdem) tarafından şöyle sözler sarf edilmiş olan hafta.

Malumunuzdur ki, bu ayın ilerleyen günlerinde “kutlu doğum haftası” kutlanacak. Ne hikmetse, tüm dini günler Hicri takvime göre düzenlenirken, “kutlu doğum haftası” miladi takvimle sabitlendi.

Ne büyük tesadüftür ki, “aynı hafta” Fetullah Gülen’in de doğumgünü.

Allah! Allah! Ne tesadüf ama...

***

Hicri takvim ile miladi takvim arasında cereyan eden temel farklar hasebi ile, “Ramazan ayı” sürekli değişiyor. Bu normaldir. Çünkü miladi takvimde 365 gün vardır. Dünya’nın Güneş etrafındaki dönüşü baz alınır.

Hicri/Kameri takvim ise, çöl insanının en büyük yoldaşı olan Ay’ın Dünya etrafındaki dönüşü baz alınarak yapılır. Ay, yolunu kaybetmişlere ışık tutar. Lakin tuttuğu ışık, Güneş’in ışığıdır.

Hicri Takvim 354 ya da 355 günden oluşur. Aradaki fark; Hicri takvimle sabitlenmiş bir günün, miladi takvimde sürekli yer değiştirmesine vesile olur.

***

Peki “kutlu doğum haftası” nasıl sabitlendi? Tabi, bunda ki amaç tam olarak bilinmiyor. Lakin hatalıdır. Özellikle de o tarihlerde Fetullah Gülen’in doğumgününün olması daha da düşündürücüdür. Bu işin içinde “NURgenekon” olma ihtimalini hesaplara dahil eden bir veridir.

***

Kutlu doğum haftasında ne yapılır?

Aslolan, Peygamber’in yaptığını yapmaktır. Mesele, bugün bu etkinliği tertiplemenin en ideal ayağı; “zamanın Bilal’lerini konuşturmaktır.” Kutlu doğum haftasında “Muaviye’ler ve Yezid’ler değil, Bilal ve Ebubekir’ler konuşmalıdır.”

Hz.Peygamberin ağaran sakalının kerametinden değil, o sakalı ağartan büyük devrim ve mücadeleden bahsetmelidir.

Zaten bu gerçekler, anlatmakta olduğumuz “Gerçek İslam ve Peygamber kavrayışı” ötelendiğinden, “Devrimci Peygamberin, işbirlikçi ümmeti” oluverdik...

Öyle ya! Devrimci Peygamberin işbirlikçi ümmeti!

Bu yüzden “Furkan suresinin 30. ayeti” büyük bir öngörüde bulunmuyor mu?”

O gün Resul şöyle diyecek; Ya Rabbi, benim bu ümmetim, Kur’an’ı devredışı bıraktılar! (Furkan 30)

***

Kur’an’sız, Bedir’siz, Uhud’suz, Hendek’siz, Hayber’siz, Mekke Fethinin ruhunu tecelli etmeyen bir Peygamber imajı üretildi. Tevhid’in Peygamberi, Şirk’e aracı kılınmak istendi. İktidar, oligarşi ve sermaye ile savaşan Peygamber; “abdestli kapitalizme paravan yapılmak istendi.”

Kutlu doğum haftaları, işte tam bu nedenle; “Devrimci Peygamberi tanıma ve anlamanın” ve işbirlikçi ümmetin maskesini düşürmenin günü olmalı.

Keşke imkanım olsa da, Devrimci Peygamber adlı kitabımı yetiştirebilsem diyorum. Çünkü gerçekler, ancak cesaretle tecelli eder...

***

Devrimci Peygamber, Köle Bilal ile Zengin Ebubekir’i eşitleyen Peygamber’dir. İşbirlikçi ümmeti ise; köleliği modernize eden batı kapitalizmini ve zorba emperyalizmini stratejik ortak görme şizofrenisinin fotoğrafıdır. Emperyalist bozgunculuk ve sapıklıkla işbirliği yapma çılgınlığını “takke ve namazla” gizleme riyakarlığı karşısında, Devrimci Peygamberi anlatmak, en başlıca görev ve şuurumuzdur.

Çünkü daha evvelce de yaptığı gibi, Mekke muhafazakarlarının sultasını başına geçiren Allah elçisi, bugün de aynı işi yapmaya muktedirdir.

Keza gelin görün ki, “kutlu doğum haftası;” kerametlerden, sakaldan, menkıbelerden, ilahilerden ibaret etkinliklerin yapıldığı bir hafta.

Bugün Resul’ü Ekrem’i anlamın yolu; “devrimcileri, işçi temsilcilerini, bankazedeleri, emperyalist saldırının mağdurlarını” bir araya getirmek ve onların konuşmasını sağlamaktır.

Sultan sofrasına oturmuş, tefeci bezirgan düzenin hocalarını dinlemek caiz değildir. Hatta “onların gerçekleri örtmesi hasebi ile” arapçada gerçeği örtmek manasına gelen, küfür kelimesi dahi kullanılabilir.

***

Kutlu doğum, sokaklarda kutlanır. Ezilenlerle, kölelerle, işçi, memur ve tinercilerle, evsizlerle, mağdurlarla, dul kadınlar ve yetim çocuklarla, kocası suçsuz yere cezaevlerine tıkılmış annelerle, öğrencilerle, emeği gasp edilmişlerle kutlanır. Sultanlarla değil!
Referans URL