AlimAllah-Bilim Allah'ın yasasıdır.-Kuran, islam, bilgi paylaşımı üzerine

Orjinalini görmek için tıklayınız: Gezi Parki Mescidi
şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orijinal sürümü göster.
Gezi Parkı’nda olan bitenle devam ediyoruz. İlk günden beridir içinde olduğum ve destek verdiğim Gezi direnişinde çok güzel görüntüler ortaya çıkmaya başladı. Gezi Parkı içinde “Devrimci Müslümanlar” tarafından bir mescid kuruldu. Ne hikmetse, hiç kimse ayakkabısıyla girip, içki içmiyor ve mesciddeki tesettürlü kardeşlerimize saldırmıyor. Ne garip!
Dün, şalvarlı cüppeli “direnişçiler” vardı mescidde. Şaşırdım. Namazlarını kıldılar, tesbihatlarını yaptılar ardından kalkıp, “Faşizme karşı omuz omuza” diye bağırmaya başladılar.
Mezhep çatışmalarını yok eden misyon
Ve mescidde her gün bir söyleşi yapılıyor. Bir önceki gün Kenan Çamurcu çok güzel bir söyleşi gerçekleştirdi. Dün ise, Türkiye Caferileri Lideri Selahattin Özgündüz. Bugün de bir söyleşi olacak. Her gün bir İslami grubun lideri konuşacak. Mezhepler arası birlik ve siper yoldaşlığını tesis etmede büyük bir adım olarak bu Mescid, sol dünya ile İslami dünya arasındaki mahalle duvarlarını yıkmak ile birlikte, mezhep çatışmalarını da yok eden bir misyon üstlenmiş durumda.
Başbakan’ın tüm silahları elinde patlıyor. Başörtülü kardeşlerimize saldırıldığı haberleri “yaşayan gerçekler üzerinden yalanlanıyor.” Gezi Parkı’nın tam orta yerinde, Devrimci Müslümanlar ve onların kurduğu mescid, bu oyunu bozuyor.
Ateist mescidde fikir beyan ederken...

İki gün önce mescidde yapılan forumda biri söz alıp şöyle demişti: “Ben bir ateist olarak, bir gün mescidde konuşacağım aklıma gelmezdi. Bir ateistin dahi fikrini ifade edebildiği bir mescid, ne mükemmeldir.”
Evet aynen öyle oldu. Medine’den küçük bir kare, küçük bir prototip. Açlığın, yoksulluğun barınağı olan mescitlerden bir mescid.
Gece olunca, evsizler gelip; “Mescidde kalabilir miyiz?” dediler. Arkadaşlar hemen; “Zaten mescidler sizindir” diye karşılık verdi. Namaz vakitlerinde seccadeler “namazgah” uyku vaktinde ise battaniye oluverdi. Dayanışma, kardeşlik ve barış ikliminin, gerçek dindarlığın merkezine dönüşen Gezi Parkı mescidi, büyük bir deneyim olarak karşımızda duruyor.
Tesettürlü, tesettürsüz, dindar, ateist... vb. Herkesin “saygı içinde” bulunduğu ve içinde “sohbetleştiği,” mescidde; “namaz kılanların etrafında onlara gösterilen yüksek saygı içindeki ateistlerin” bulunuşu bana İmam Cafer’i sadık’ı hatırlattı!
O’nun mescidi de böyleydi.
Gezi Parkı mescidi, Ebuzer’an mektebidir. Suffa ashabının evidir. Hangi görüş ve inanıştan olursa olsun, “eşitlik” diyenlerin konağına dönüşmüştür.
Benim muktedire tavsiyem, gelsin de orada kılsın namazını. Böylece namazın da ne anlama geldiğini görecektir. Hayatım boyunca kıldığım namazların en direk ve içeriklileri ve beni en çok duygu yoğunluğuna sürükleyenlerini ben bu mescidde kıldım. O gösterişli camilerin hiçbiri, Gezi parkında “Devrimci Müslümanların” yaptığı mescid kadar tat vermedi bana...
Bu yüzden olsa gerek, sabah akşam oradayım. Gezi Parkı’nın tam ortasında, havuzun aşağısında, Ebuzer’in mektebindeyim.
Bu direnişin din düşmanlığı olduğunu söyleyen cahillere inat ordayım...
***
AKP’ye oy veren Müslüman olur mu?
Kenan Çamurcu’nun sohbetinde ilginç bir anekdot.
Bir aile, mütedeyyin bir aile. Büyük bir aşk ile mescide geldiler. Tam o sırada bir vatandaş söz almıştı. Ve şöyle demişti: “AKP’ye oy verenler Müslüman olamaz.”
O ailenin reisi beyefendi şöyle bir tepki gösterdi; “Ne yani, ben AKP’ye oy verdim. Ama buradayım, direniş için buradayım, devrime geldim, ben Müslüman değil miyim?”
AKP’li, Saadet’li, Alevi, Ehl’i Sünnet. Herkes ordaydı.
Tabii ki vatandaşı düzelttik. Tepki; bir siyasi tercihte bulunan halka değil, o tercihin politik yönelimlerinedir. AKP’ye oy veren düşman değildir. AKP’nin düşmanlaştıran politikalarıdır temel sorun...
Evet, bunu söyledik.
Gezi’de vahdet var. Birlik var, kardeşlik var!
Hamdolsun ki Tayyip yok!
Referans URL