24.07.2013, 21:37
Gezi Parkında olan bitenle devam ediyoruz. İlk günden beridir içinde olduğum ve destek verdiğim Gezi direnişinde çok güzel görüntüler ortaya çıkmaya başladı. Gezi Parkı içinde Devrimci Müslümanlar tarafından bir mescid kuruldu. Ne hikmetse, hiç kimse ayakkabısıyla girip, içki içmiyor ve mesciddeki tesettürlü kardeşlerimize saldırmıyor. Ne garip!
Dün, şalvarlı cüppeli direnişçiler vardı mescidde. Şaşırdım. Namazlarını kıldılar, tesbihatlarını yaptılar ardından kalkıp, Faşizme karşı omuz omuza diye bağırmaya başladılar.
Mezhep çatışmalarını yok eden misyon
Ve mescidde her gün bir söyleşi yapılıyor. Bir önceki gün Kenan Çamurcu çok güzel bir söyleşi gerçekleştirdi. Dün ise, Türkiye Caferileri Lideri Selahattin Özgündüz. Bugün de bir söyleşi olacak. Her gün bir İslami grubun lideri konuşacak. Mezhepler arası birlik ve siper yoldaşlığını tesis etmede büyük bir adım olarak bu Mescid, sol dünya ile İslami dünya arasındaki mahalle duvarlarını yıkmak ile birlikte, mezhep çatışmalarını da yok eden bir misyon üstlenmiş durumda.
Başbakanın tüm silahları elinde patlıyor. Başörtülü kardeşlerimize saldırıldığı haberleri yaşayan gerçekler üzerinden yalanlanıyor. Gezi Parkının tam orta yerinde, Devrimci Müslümanlar ve onların kurduğu mescid, bu oyunu bozuyor.
Ateist mescidde fikir beyan ederken...
İki gün önce mescidde yapılan forumda biri söz alıp şöyle demişti: Ben bir ateist olarak, bir gün mescidde konuşacağım aklıma gelmezdi. Bir ateistin dahi fikrini ifade edebildiği bir mescid, ne mükemmeldir.
Evet aynen öyle oldu. Medineden küçük bir kare, küçük bir prototip. Açlığın, yoksulluğun barınağı olan mescitlerden bir mescid.
Gece olunca, evsizler gelip; Mescidde kalabilir miyiz? dediler. Arkadaşlar hemen; Zaten mescidler sizindir diye karşılık verdi. Namaz vakitlerinde seccadeler namazgah uyku vaktinde ise battaniye oluverdi. Dayanışma, kardeşlik ve barış ikliminin, gerçek dindarlığın merkezine dönüşen Gezi Parkı mescidi, büyük bir deneyim olarak karşımızda duruyor.
Tesettürlü, tesettürsüz, dindar, ateist... vb. Herkesin saygı içinde bulunduğu ve içinde sohbetleştiği, mescidde; namaz kılanların etrafında onlara gösterilen yüksek saygı içindeki ateistlerin bulunuşu bana İmam Caferi sadıkı hatırlattı!
Onun mescidi de böyleydi.
Gezi Parkı mescidi, Ebuzeran mektebidir. Suffa ashabının evidir. Hangi görüş ve inanıştan olursa olsun, eşitlik diyenlerin konağına dönüşmüştür.
Benim muktedire tavsiyem, gelsin de orada kılsın namazını. Böylece namazın da ne anlama geldiğini görecektir. Hayatım boyunca kıldığım namazların en direk ve içeriklileri ve beni en çok duygu yoğunluğuna sürükleyenlerini ben bu mescidde kıldım. O gösterişli camilerin hiçbiri, Gezi parkında Devrimci Müslümanların yaptığı mescid kadar tat vermedi bana...
Bu yüzden olsa gerek, sabah akşam oradayım. Gezi Parkının tam ortasında, havuzun aşağısında, Ebuzerin mektebindeyim.
Bu direnişin din düşmanlığı olduğunu söyleyen cahillere inat ordayım...
***
AKPye oy veren Müslüman olur mu?
Kenan Çamurcunun sohbetinde ilginç bir anekdot.
Bir aile, mütedeyyin bir aile. Büyük bir aşk ile mescide geldiler. Tam o sırada bir vatandaş söz almıştı. Ve şöyle demişti: AKPye oy verenler Müslüman olamaz.
O ailenin reisi beyefendi şöyle bir tepki gösterdi; Ne yani, ben AKPye oy verdim. Ama buradayım, direniş için buradayım, devrime geldim, ben Müslüman değil miyim?
AKPli, Saadetli, Alevi, Ehli Sünnet. Herkes ordaydı.
Tabii ki vatandaşı düzelttik. Tepki; bir siyasi tercihte bulunan halka değil, o tercihin politik yönelimlerinedir. AKPye oy veren düşman değildir. AKPnin düşmanlaştıran politikalarıdır temel sorun...
Evet, bunu söyledik.
Gezide vahdet var. Birlik var, kardeşlik var!
Hamdolsun ki Tayyip yok!
Dün, şalvarlı cüppeli direnişçiler vardı mescidde. Şaşırdım. Namazlarını kıldılar, tesbihatlarını yaptılar ardından kalkıp, Faşizme karşı omuz omuza diye bağırmaya başladılar.
Mezhep çatışmalarını yok eden misyon
Ve mescidde her gün bir söyleşi yapılıyor. Bir önceki gün Kenan Çamurcu çok güzel bir söyleşi gerçekleştirdi. Dün ise, Türkiye Caferileri Lideri Selahattin Özgündüz. Bugün de bir söyleşi olacak. Her gün bir İslami grubun lideri konuşacak. Mezhepler arası birlik ve siper yoldaşlığını tesis etmede büyük bir adım olarak bu Mescid, sol dünya ile İslami dünya arasındaki mahalle duvarlarını yıkmak ile birlikte, mezhep çatışmalarını da yok eden bir misyon üstlenmiş durumda.
Başbakanın tüm silahları elinde patlıyor. Başörtülü kardeşlerimize saldırıldığı haberleri yaşayan gerçekler üzerinden yalanlanıyor. Gezi Parkının tam orta yerinde, Devrimci Müslümanlar ve onların kurduğu mescid, bu oyunu bozuyor.
Ateist mescidde fikir beyan ederken...
İki gün önce mescidde yapılan forumda biri söz alıp şöyle demişti: Ben bir ateist olarak, bir gün mescidde konuşacağım aklıma gelmezdi. Bir ateistin dahi fikrini ifade edebildiği bir mescid, ne mükemmeldir.
Evet aynen öyle oldu. Medineden küçük bir kare, küçük bir prototip. Açlığın, yoksulluğun barınağı olan mescitlerden bir mescid.
Gece olunca, evsizler gelip; Mescidde kalabilir miyiz? dediler. Arkadaşlar hemen; Zaten mescidler sizindir diye karşılık verdi. Namaz vakitlerinde seccadeler namazgah uyku vaktinde ise battaniye oluverdi. Dayanışma, kardeşlik ve barış ikliminin, gerçek dindarlığın merkezine dönüşen Gezi Parkı mescidi, büyük bir deneyim olarak karşımızda duruyor.
Tesettürlü, tesettürsüz, dindar, ateist... vb. Herkesin saygı içinde bulunduğu ve içinde sohbetleştiği, mescidde; namaz kılanların etrafında onlara gösterilen yüksek saygı içindeki ateistlerin bulunuşu bana İmam Caferi sadıkı hatırlattı!
Onun mescidi de böyleydi.
Gezi Parkı mescidi, Ebuzeran mektebidir. Suffa ashabının evidir. Hangi görüş ve inanıştan olursa olsun, eşitlik diyenlerin konağına dönüşmüştür.
Benim muktedire tavsiyem, gelsin de orada kılsın namazını. Böylece namazın da ne anlama geldiğini görecektir. Hayatım boyunca kıldığım namazların en direk ve içeriklileri ve beni en çok duygu yoğunluğuna sürükleyenlerini ben bu mescidde kıldım. O gösterişli camilerin hiçbiri, Gezi parkında Devrimci Müslümanların yaptığı mescid kadar tat vermedi bana...
Bu yüzden olsa gerek, sabah akşam oradayım. Gezi Parkının tam ortasında, havuzun aşağısında, Ebuzerin mektebindeyim.
Bu direnişin din düşmanlığı olduğunu söyleyen cahillere inat ordayım...
***
AKPye oy veren Müslüman olur mu?
Kenan Çamurcunun sohbetinde ilginç bir anekdot.
Bir aile, mütedeyyin bir aile. Büyük bir aşk ile mescide geldiler. Tam o sırada bir vatandaş söz almıştı. Ve şöyle demişti: AKPye oy verenler Müslüman olamaz.
O ailenin reisi beyefendi şöyle bir tepki gösterdi; Ne yani, ben AKPye oy verdim. Ama buradayım, direniş için buradayım, devrime geldim, ben Müslüman değil miyim?
AKPli, Saadetli, Alevi, Ehli Sünnet. Herkes ordaydı.
Tabii ki vatandaşı düzelttik. Tepki; bir siyasi tercihte bulunan halka değil, o tercihin politik yönelimlerinedir. AKPye oy veren düşman değildir. AKPnin düşmanlaştıran politikalarıdır temel sorun...
Evet, bunu söyledik.
Gezide vahdet var. Birlik var, kardeşlik var!
Hamdolsun ki Tayyip yok!