30.07.2013, 17:22
Ve hamelnâhu alâ zâti elvâhın ve dusur(dusurin).
1. ve hamelnâ-hu : ve onu taşıdık
2. alâ : üzerinde
3. zâti elvâhın ve dusurin : perçinlenmiş levhalardan oluşan (gemi)
İmam İskender Ali Mihr : Ve onu, perçinlenmiş levhalardan oluşan (gemi) üzerinde taşıdık.
Diyanet İşleri : Biz Nûhu çivilerle perçinli levhalardan oluşan gemiye bindirdik.
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve onu, tahtalardan yapılmış ve mıhlarla kenetlenmiş bir gemide taşıdık.
Adem Uğur : Nuh`u da tahtalardan yapılmış, çivilerle çakılmış gemiye bindirdik.
Ahmed Hulusi : Onu (Nuh`u) tahta ve çivilerle oluşmuş (tekne) ile taşıdık.
Ahmet Tekin : Nûhu da, levhalardan demir ve tahta çivilerle perçinlenerek yapılmış gemilerde taşıdık.
Ahmet Varol : Onu (Nuh`u) da, (tahta) levhalardan ve çivilerden yapılmış olan (gemi)de taşıdık.
Ali Bulaç : Ve onu da tahtalar ve çiviler(le inşa edilmiş gemi) üzerinde taşıdık;
Ali Fikri Yavuz : Biz, Nûhu (ve onunla iman edenleri), levhalardan yapılmış ve perçinleşmiş gemiye yükledik;
Bekir Sadak : (13-14) Onu, tahtadan yapilmis, mihla cakilmis bir gemiye bindirdik; inkar edilmis olan Nuh`a mukafat olarak verdigimiz gemi nezaretimiz altinda yuzuyordu.
Celal Yıldırım : Biz, Nuh`u tahtalar ve çivilerle yapılı gemiye yükledik.
Diyanet İşleri (eski) : (13-14) Onu, tahtadan yapılmış, mıhla çakılmış bir gemiye bindirdik; inkar edilmiş olan Nuh`a mükafat olarak verdiğimiz gemi nezaretimiz altında yüzüyordu.
Diyanet Vakfi : Nuh`u da tahtalardan yapılmış, çivilerle çakılmış gemiye bindirdik.
Edip Yüksel : Onu ağaç lifleri ile (bağlanmış) kütükler üzerinde taşıdık.
Elmalılı Hamdi Yazır : Onu ise taşıdık elvahlı ve kenetli bir hamule üzerinde ki akar
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ve onu elvahlı ve kenetli (tahta ve çivilerden yapılı) bir gemi üzerinde taşıdık,
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Nuh`u da tahtalardan yapılmış, çivilerle (çakılmış gemi) üzerinde taşıdık.
Fizilal-il Kuran : Onu çivilerle tutturulmuş tahtalardan yapılan bir gemiye bindirdik.
Gültekin Onan : Ve onu da tahtalar ve çiviler(le inşa edilmiş gemi) üzerinde taşıdık;
Hasan Basri Çantay : Onu (Nuuhu) levhalar ve mıhlarla yapılmış (gemiy) e yükledik,
Hayrat Neşriyat : Ve onu (Nûhu) tahtalı ve çivili olan (gemi) üzerinde taşıdık.
İbni Kesir : Onu tahtadan yapılmış, mıhla çakılmışa bindirdik.
Muhammed Esed : ama o`nu (sadece) tahtalar ve çivilerden yapılmış o (gemi) ile taşıdık,
Ömer Nasuhi Bilmen : (13-14) Ve O`nu (Nûh`u) levhaları ve kenetleri bulunan şey üzerine yükledik. (O gemi) Bizim nezaretimiz altında akıp gidiyordu. O tekzîp edilmiş olana (Nûh aleyhisselâm`a) bir mükâfaat olarak.
Ömer Öngüt : Biz Nuh`u da tahtalar ve çivilerle yapılı gemiye bindirdik.
Şaban Piriş : Onu gözümüzün önünde akıp giden tahta ve mıhtan yapılmış (gemi)de taşıdık.
Suat Yıldırım : Biz Nuhu, levha halindeki tahtalar ve çivilerle yapılmış gemiye bindirdik.
Süleyman Ateş : Nûh`u da tahtalar ve çiviler(le yapılmış gemi) üzerinde taşıdık.
Tefhim-ul Kuran : Ve onu da tahtalar ve çiviler(le inşa edilmiş gemi) üzerinde taşıdık;
Ümit Şimşek : Onu tahtadan yapılmış, çivilerle tutturulmuş gemiye bindirdik.
Yaşar Nuri Öztürk : Ve taşıdık onu levhalar ve çivilerden oluşturulan şey üstünde.
1. ve hamelnâ-hu : ve onu taşıdık
2. alâ : üzerinde
3. zâti elvâhın ve dusurin : perçinlenmiş levhalardan oluşan (gemi)
İmam İskender Ali Mihr : Ve onu, perçinlenmiş levhalardan oluşan (gemi) üzerinde taşıdık.
Diyanet İşleri : Biz Nûhu çivilerle perçinli levhalardan oluşan gemiye bindirdik.
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve onu, tahtalardan yapılmış ve mıhlarla kenetlenmiş bir gemide taşıdık.
Adem Uğur : Nuh`u da tahtalardan yapılmış, çivilerle çakılmış gemiye bindirdik.
Ahmed Hulusi : Onu (Nuh`u) tahta ve çivilerle oluşmuş (tekne) ile taşıdık.
Ahmet Tekin : Nûhu da, levhalardan demir ve tahta çivilerle perçinlenerek yapılmış gemilerde taşıdık.
Ahmet Varol : Onu (Nuh`u) da, (tahta) levhalardan ve çivilerden yapılmış olan (gemi)de taşıdık.
Ali Bulaç : Ve onu da tahtalar ve çiviler(le inşa edilmiş gemi) üzerinde taşıdık;
Ali Fikri Yavuz : Biz, Nûhu (ve onunla iman edenleri), levhalardan yapılmış ve perçinleşmiş gemiye yükledik;
Bekir Sadak : (13-14) Onu, tahtadan yapilmis, mihla cakilmis bir gemiye bindirdik; inkar edilmis olan Nuh`a mukafat olarak verdigimiz gemi nezaretimiz altinda yuzuyordu.
Celal Yıldırım : Biz, Nuh`u tahtalar ve çivilerle yapılı gemiye yükledik.
Diyanet İşleri (eski) : (13-14) Onu, tahtadan yapılmış, mıhla çakılmış bir gemiye bindirdik; inkar edilmiş olan Nuh`a mükafat olarak verdiğimiz gemi nezaretimiz altında yüzüyordu.
Diyanet Vakfi : Nuh`u da tahtalardan yapılmış, çivilerle çakılmış gemiye bindirdik.
Edip Yüksel : Onu ağaç lifleri ile (bağlanmış) kütükler üzerinde taşıdık.
Elmalılı Hamdi Yazır : Onu ise taşıdık elvahlı ve kenetli bir hamule üzerinde ki akar
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ve onu elvahlı ve kenetli (tahta ve çivilerden yapılı) bir gemi üzerinde taşıdık,
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Nuh`u da tahtalardan yapılmış, çivilerle (çakılmış gemi) üzerinde taşıdık.
Fizilal-il Kuran : Onu çivilerle tutturulmuş tahtalardan yapılan bir gemiye bindirdik.
Gültekin Onan : Ve onu da tahtalar ve çiviler(le inşa edilmiş gemi) üzerinde taşıdık;
Hasan Basri Çantay : Onu (Nuuhu) levhalar ve mıhlarla yapılmış (gemiy) e yükledik,
Hayrat Neşriyat : Ve onu (Nûhu) tahtalı ve çivili olan (gemi) üzerinde taşıdık.
İbni Kesir : Onu tahtadan yapılmış, mıhla çakılmışa bindirdik.
Muhammed Esed : ama o`nu (sadece) tahtalar ve çivilerden yapılmış o (gemi) ile taşıdık,
Ömer Nasuhi Bilmen : (13-14) Ve O`nu (Nûh`u) levhaları ve kenetleri bulunan şey üzerine yükledik. (O gemi) Bizim nezaretimiz altında akıp gidiyordu. O tekzîp edilmiş olana (Nûh aleyhisselâm`a) bir mükâfaat olarak.
Ömer Öngüt : Biz Nuh`u da tahtalar ve çivilerle yapılı gemiye bindirdik.
Şaban Piriş : Onu gözümüzün önünde akıp giden tahta ve mıhtan yapılmış (gemi)de taşıdık.
Suat Yıldırım : Biz Nuhu, levha halindeki tahtalar ve çivilerle yapılmış gemiye bindirdik.
Süleyman Ateş : Nûh`u da tahtalar ve çiviler(le yapılmış gemi) üzerinde taşıdık.
Tefhim-ul Kuran : Ve onu da tahtalar ve çiviler(le inşa edilmiş gemi) üzerinde taşıdık;
Ümit Şimşek : Onu tahtadan yapılmış, çivilerle tutturulmuş gemiye bindirdik.
Yaşar Nuri Öztürk : Ve taşıdık onu levhalar ve çivilerden oluşturulan şey üstünde.