16.09.2012, 06:54
E izâ kunnâ izâmen nahıreh(nahıreten).
1. e : mi
2. izâ kunnâ : biz olduğumuz zaman
3. izâmen : kemik
4. nahıreten : çürüyüp dağılmış
İmam İskender Ali Mihr : Biz çürümüş, dağılmış kemikler olduğumuz zaman mı?
Diyanet İşleri : Bizler çürümüş kemiklere döndükten sonra mı?
Abdulbaki Gölpınarlı : Ufalanmış bir kemik yığını hâline geldikten sonra mı olacak bu iş?
Adem Uğur : (Hem de) çürümüş kemikler olduktan sonra ha?"
Ahmed Hulusi : "Çürüyüp dağılmış kemikler olduğumuzda mı?"
Ahmet Tekin : `Çürümüş kemik haline geldiğimiz zaman mı?`
Ahmet Varol : Biz çürüyüp dağılmış kemikler olduktan sonra?`
Ali Bulaç : "Biz çürüyüp dağılmış kemikler olduğumuz zaman mı?"
Ali Fikri Yavuz : Çürüyüp ufalanmış kemikler olduğumuz zaman mı?
Bekir Sadak : «falanmis kemik oldugumuz zaman mi?»
Celal Yıldırım : (10-11) (İnkarcı sapıklar) derler ki: «Biz çürüyüp ufalanmış kemikler hâline geldiğimizde acaba eski durumumuza döndürülecek miyiz?!»
Diyanet İşleri (eski) : `Ufalanmış kemik olduğumuz zaman mı?`
Diyanet Vakfi : (10-11) «Öldükten sonra biz, (dünyadaki) ilk halimize mi döndürüleceğiz, (hem de) çürümüş kemikler olduktan sonra mı?» derler.
Edip Yüksel : `Biz çürümüş kemikler olduktan sonra ha!?`
Elmalılı Hamdi Yazır : Ya ufalanmış kemikler olduğumuz vaktı ha?
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ya, ufalanmış kemikler olduktan sonra ha?»
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : «Biz, çürümüş kemikler olduktan sonra ha?»
Fizilal-il Kuran : Biz çürümüş kemikler olduktan sonra ha?
Gültekin Onan : "Biz çürüyüp dağılmış kemikler olduğumuz zaman mı?"
Hasan Basri Çantay : «Biz çürüyüb dağılmış kemikler olduğumuz vakit mı?»
Hayrat Neşriyat : `Çürümüş kemikler hâline geldiğimiz zaman mı?`
İbni Kesir : Ufalanmış kemikler olduğumuz vakit mi?
Muhammed Esed : çürüyen kemik (yığını) olsak bile?"
Ömer Nasuhi Bilmen : «Biz mi çürümüş kemikler olduğumuz zaman?»
Ömer Öngüt : "Ufalanmış kemikler haline geldiğimiz zaman mı?"
Şaban Piriş : -Çürüyüp ufalanmış kemikler haline geldiğimiz zaman..
Suat Yıldırım : (10-12) İnkârcılar alay ederek şöyle derler: "Çürümüş kemik haline geldikten sonra mı biz eski durumumuza getirilecekmişiz! O takdirde bu, bizim için ziyanlı bir dönüş olur!"
Süleyman Ateş : "Biz çürümüş kemikler olduktan sonra ha?"
Tefhim-ul Kuran : «Biz çürüyüp dağılmış kemikler olduğumuz zaman mı?»
Ümit Şimşek : `Ufalanmış kemiklere döndükten sonra, öyle mi?`
Yaşar Nuri Öztürk : "Un ufak kemikler haline geldikten sonra, öyle mi!"
1. e : mi
2. izâ kunnâ : biz olduğumuz zaman
3. izâmen : kemik
4. nahıreten : çürüyüp dağılmış
İmam İskender Ali Mihr : Biz çürümüş, dağılmış kemikler olduğumuz zaman mı?
Diyanet İşleri : Bizler çürümüş kemiklere döndükten sonra mı?
Abdulbaki Gölpınarlı : Ufalanmış bir kemik yığını hâline geldikten sonra mı olacak bu iş?
Adem Uğur : (Hem de) çürümüş kemikler olduktan sonra ha?"
Ahmed Hulusi : "Çürüyüp dağılmış kemikler olduğumuzda mı?"
Ahmet Tekin : `Çürümüş kemik haline geldiğimiz zaman mı?`
Ahmet Varol : Biz çürüyüp dağılmış kemikler olduktan sonra?`
Ali Bulaç : "Biz çürüyüp dağılmış kemikler olduğumuz zaman mı?"
Ali Fikri Yavuz : Çürüyüp ufalanmış kemikler olduğumuz zaman mı?
Bekir Sadak : «falanmis kemik oldugumuz zaman mi?»
Celal Yıldırım : (10-11) (İnkarcı sapıklar) derler ki: «Biz çürüyüp ufalanmış kemikler hâline geldiğimizde acaba eski durumumuza döndürülecek miyiz?!»
Diyanet İşleri (eski) : `Ufalanmış kemik olduğumuz zaman mı?`
Diyanet Vakfi : (10-11) «Öldükten sonra biz, (dünyadaki) ilk halimize mi döndürüleceğiz, (hem de) çürümüş kemikler olduktan sonra mı?» derler.
Edip Yüksel : `Biz çürümüş kemikler olduktan sonra ha!?`
Elmalılı Hamdi Yazır : Ya ufalanmış kemikler olduğumuz vaktı ha?
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ya, ufalanmış kemikler olduktan sonra ha?»
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : «Biz, çürümüş kemikler olduktan sonra ha?»
Fizilal-il Kuran : Biz çürümüş kemikler olduktan sonra ha?
Gültekin Onan : "Biz çürüyüp dağılmış kemikler olduğumuz zaman mı?"
Hasan Basri Çantay : «Biz çürüyüb dağılmış kemikler olduğumuz vakit mı?»
Hayrat Neşriyat : `Çürümüş kemikler hâline geldiğimiz zaman mı?`
İbni Kesir : Ufalanmış kemikler olduğumuz vakit mi?
Muhammed Esed : çürüyen kemik (yığını) olsak bile?"
Ömer Nasuhi Bilmen : «Biz mi çürümüş kemikler olduğumuz zaman?»
Ömer Öngüt : "Ufalanmış kemikler haline geldiğimiz zaman mı?"
Şaban Piriş : -Çürüyüp ufalanmış kemikler haline geldiğimiz zaman..
Suat Yıldırım : (10-12) İnkârcılar alay ederek şöyle derler: "Çürümüş kemik haline geldikten sonra mı biz eski durumumuza getirilecekmişiz! O takdirde bu, bizim için ziyanlı bir dönüş olur!"
Süleyman Ateş : "Biz çürümüş kemikler olduktan sonra ha?"
Tefhim-ul Kuran : «Biz çürüyüp dağılmış kemikler olduğumuz zaman mı?»
Ümit Şimşek : `Ufalanmış kemiklere döndükten sonra, öyle mi?`
Yaşar Nuri Öztürk : "Un ufak kemikler haline geldikten sonra, öyle mi!"