16.09.2012, 06:58
Fe erâhul âyetel kubrâ.
1. fe : bundan sonra
2. erâ-hu : ona gösterdi
3. el âyete : âyet, mucize, delil
4. el kubrâ : büyük
İmam İskender Ali Mihr : Bundan sonra ona büyük mucize gösterdi.
Diyanet İşleri : Derken Mûsâ ona en büyük mucizeyi gösterdi.
Abdulbaki Gölpınarlı : Derken ona en büyük delîli göstermişti.
Adem Uğur : Ve ona en büyük mucizeyi gösterdi.
Ahmed Hulusi : Derken ona büyük mucizeyi gösterdi!
Ahmet Tekin : Mûsâ hak peygamber olduğu konusunda Firavuna en büyük mûcizeyi gösterdi.
Ahmet Varol : Ona büyük mucizeyi gösterdi.
Ali Bulaç : (Musa) Ona büyük mucizeyi gösterdi.
Ali Fikri Yavuz : (Mûsa vardı da) ona, büyük mucizeyi (asânın ejderha oluşunu) gösterdi.
Bekir Sadak : Bunun uzerine ona en buyuk mucizeyi gosterdi.
Celal Yıldırım : Bunun üzerine Musa, ona o büyük mu`cizeyi gösterdi.
Diyanet İşleri (eski) : Bunun üzerine ona en büyük mucizeyi gösterdi.
Diyanet Vakfi : Ve ona en büyük mucizeyi gösterdi.
Edip Yüksel : Ona büyük mucizeyi gösterdi.
Elmalılı Hamdi Yazır : Vardı ona o büyük mu`cizeyi de gösterdi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Vardı ona, o büyük mucizeyi gösterdi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Musa Firavun`a o büyük mucizeyi gösterdi.
Fizilal-il Kuran : Bunun üzerine ona en büyük mucizeyi gösterdi.
Gültekin Onan : (Musa) Ona büyük ayeti gösterdi.
Hasan Basri Çantay : (Musa gitdi, teblîğ etdi) Ona o en büyük mu`cizeyi gösterdi.
Hayrat Neşriyat : Bunun üzerine (Mûsâ gitti ve) ona en büyük mu`cizeyi gösterdi.
İbni Kesir : Ve ona en büyük mucizeyi gösterdi.
Muhammed Esed : Bunun üzerine (Musa), (Firavun`a gitti ve) ona (Rabbinin rahmetinin eseri olan) büyük mucizeyi anlattı.
Ömer Nasuhi Bilmen : Artık O`na pek büyük mûcize gösterdi.
Ömer Öngüt : Ve ona en büyük mucizeyi gösterdi.
Şaban Piriş : Ona en büyük mucizeyi/ayeti gösterdi.
Suat Yıldırım : Ona en büyük mûcizeyi gösterdi.
Süleyman Ateş : Ona büyük mu`cizeyi gösterdi.
Tefhim-ul Kuran : (Musa) Ona büyük mucizeyi gösterdi.
Ümit Şimşek : O büyük mucizeyi ona gösterdi.
Yaşar Nuri Öztürk : Derken, ona o en büyük mucizeyi gösterdi.
(bkz: naziat suresi)
1. fe : bundan sonra
2. erâ-hu : ona gösterdi
3. el âyete : âyet, mucize, delil
4. el kubrâ : büyük
İmam İskender Ali Mihr : Bundan sonra ona büyük mucize gösterdi.
Diyanet İşleri : Derken Mûsâ ona en büyük mucizeyi gösterdi.
Abdulbaki Gölpınarlı : Derken ona en büyük delîli göstermişti.
Adem Uğur : Ve ona en büyük mucizeyi gösterdi.
Ahmed Hulusi : Derken ona büyük mucizeyi gösterdi!
Ahmet Tekin : Mûsâ hak peygamber olduğu konusunda Firavuna en büyük mûcizeyi gösterdi.
Ahmet Varol : Ona büyük mucizeyi gösterdi.
Ali Bulaç : (Musa) Ona büyük mucizeyi gösterdi.
Ali Fikri Yavuz : (Mûsa vardı da) ona, büyük mucizeyi (asânın ejderha oluşunu) gösterdi.
Bekir Sadak : Bunun uzerine ona en buyuk mucizeyi gosterdi.
Celal Yıldırım : Bunun üzerine Musa, ona o büyük mu`cizeyi gösterdi.
Diyanet İşleri (eski) : Bunun üzerine ona en büyük mucizeyi gösterdi.
Diyanet Vakfi : Ve ona en büyük mucizeyi gösterdi.
Edip Yüksel : Ona büyük mucizeyi gösterdi.
Elmalılı Hamdi Yazır : Vardı ona o büyük mu`cizeyi de gösterdi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Vardı ona, o büyük mucizeyi gösterdi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Musa Firavun`a o büyük mucizeyi gösterdi.
Fizilal-il Kuran : Bunun üzerine ona en büyük mucizeyi gösterdi.
Gültekin Onan : (Musa) Ona büyük ayeti gösterdi.
Hasan Basri Çantay : (Musa gitdi, teblîğ etdi) Ona o en büyük mu`cizeyi gösterdi.
Hayrat Neşriyat : Bunun üzerine (Mûsâ gitti ve) ona en büyük mu`cizeyi gösterdi.
İbni Kesir : Ve ona en büyük mucizeyi gösterdi.
Muhammed Esed : Bunun üzerine (Musa), (Firavun`a gitti ve) ona (Rabbinin rahmetinin eseri olan) büyük mucizeyi anlattı.
Ömer Nasuhi Bilmen : Artık O`na pek büyük mûcize gösterdi.
Ömer Öngüt : Ve ona en büyük mucizeyi gösterdi.
Şaban Piriş : Ona en büyük mucizeyi/ayeti gösterdi.
Suat Yıldırım : Ona en büyük mûcizeyi gösterdi.
Süleyman Ateş : Ona büyük mu`cizeyi gösterdi.
Tefhim-ul Kuran : (Musa) Ona büyük mucizeyi gösterdi.
Ümit Şimşek : O büyük mucizeyi ona gösterdi.
Yaşar Nuri Öztürk : Derken, ona o en büyük mucizeyi gösterdi.
(bkz: naziat suresi)