09.07.2014, 00:53
spare onsuz işini çevirmek fiil
spare vermek fiil
spare kurtarmak fiil
spare çok öfkeli
spare zayıf
spare cimri
spare yedek
spare kıymamak fiil
spare eli sıkı
spare esirgemek fiil
spare ihtiyat
spare kıymak fiil
spare sıska
spare serbest
spare idareli kullanmak fiil
spare dar
spare az
spare kıt
spare eksik
spare iktisat etmek fiil
spare öldürmemek fiil
spare kısa
spare boş
spare fazla
for spare yedeklik
clean and spare yalın
be unable to spare kıyamamak fiil
(anothers'life) to spare bağışlamak fiil
have no time to spare kaybedecek vakti olmamak fiil
to have enough and to spare yeter de artar bile
going spare mevcut
enough and to spare yeter de artar bile
going spare var
spare wheel yedek tekerlek isim Ulaşım
spare a defeated adversary yenilmiş bir hasmının canını bağışlamak fiil
spare time work boş zaman uğraşı
spare the time zaman ayırmak fiil
spare no pains gayretten çekinmemek fiil
spare someone a gallon of petrol birine bir galon benzin vermek fiil
spare neither effort nor expense gayret ve masraftan kaçınmamak fiil
spare a defeated adversary yenilmiş bir hasmın canını bağışlamak fiil
spare wheel yedek lastik
spare tyres yedek araba lastikleri isim
spare time job boş zamanda yapılan iş
spare room yedek oda
spare money yedek akçe
spare man yedek adam
spare hand yedek adam
spare food yedek yiyecek
spare copy yedek kopya
spare capital yedek sermaye
spare capacity yedek kapasite
spare bed yedek yatak
spare battery yedek pil
spare anchor yedek demir
spare no pains zahmetten kaçınmamak fiil
spare money yedek para
spare food yedek yiyecek maddesi isim
spare capacity (Br) yedek kapasite
spare tire yedek lastik Ulaşım
spare part yedek parça isim
spare room konuk odası isim
spare time boş zaman
spare tire stepne Ulaşım
spare money paraya kıymak fiil
spare wheel stepne
spare tyres şişman göbekli olma
spare diet az yemek yenilen rejim
spare tire istepne
spare rib az etli domuz pirzolası
spare bedroom misafir yatak odası isim
spare parts aksam
spare meal mütevazı yemek
spare park surgery organ nakli ameliyatı
spare no effort çaba esirgememek fiil
spare someone trouble birini zahmete sokmamak fiil
spare time work boş zamanda yapılan iş
spare no expense (s) masraftan kaçınmamak fiil
spare the time vakit ayırmak fiil
spare time- job boş zamanda yapılan iş
spare sb's life birinin canını bağışlamak fiil
spare no cost masraftan kaçınmamak fiil
spare no expenses masraftan kaçınmamak fiil
spare one's life aman vermek fiil
get a spare part for sth yedeklemek fiil
(Br) spare capacity yedek kapasite
trench upon sb's spare time birinin dinlenme vaktinden çalmak fiil
stock of spare parts yedek parça stoku
be spare d sth bir şeyle uğraşmak zorunda kalmamak fiil
initial concurrent spare parts genel ihtiyaç yedek parçaları isim
seller of spare parts parçacı
depot spare parts depo yedek parçaları isim
employ one's spare time boş zamanını kullanmak fiil
in one's spare time boş zamanında
pinch and spare for one's study okumak için dişinden tırnağından artırmak fiil
spare vermek fiil
spare kurtarmak fiil
spare çok öfkeli
spare zayıf
spare cimri
spare yedek
spare kıymamak fiil
spare eli sıkı
spare esirgemek fiil
spare ihtiyat
spare kıymak fiil
spare sıska
spare serbest
spare idareli kullanmak fiil
spare dar
spare az
spare kıt
spare eksik
spare iktisat etmek fiil
spare öldürmemek fiil
spare kısa
spare boş
spare fazla
for spare yedeklik
clean and spare yalın
be unable to spare kıyamamak fiil
(anothers'life) to spare bağışlamak fiil
have no time to spare kaybedecek vakti olmamak fiil
to have enough and to spare yeter de artar bile
going spare mevcut
enough and to spare yeter de artar bile
going spare var
spare wheel yedek tekerlek isim Ulaşım
spare a defeated adversary yenilmiş bir hasmının canını bağışlamak fiil
spare time work boş zaman uğraşı
spare the time zaman ayırmak fiil
spare no pains gayretten çekinmemek fiil
spare someone a gallon of petrol birine bir galon benzin vermek fiil
spare neither effort nor expense gayret ve masraftan kaçınmamak fiil
spare a defeated adversary yenilmiş bir hasmın canını bağışlamak fiil
spare wheel yedek lastik
spare tyres yedek araba lastikleri isim
spare time job boş zamanda yapılan iş
spare room yedek oda
spare money yedek akçe
spare man yedek adam
spare hand yedek adam
spare food yedek yiyecek
spare copy yedek kopya
spare capital yedek sermaye
spare capacity yedek kapasite
spare bed yedek yatak
spare battery yedek pil
spare anchor yedek demir
spare no pains zahmetten kaçınmamak fiil
spare money yedek para
spare food yedek yiyecek maddesi isim
spare capacity (Br) yedek kapasite
spare tire yedek lastik Ulaşım
spare part yedek parça isim
spare room konuk odası isim
spare time boş zaman
spare tire stepne Ulaşım
spare money paraya kıymak fiil
spare wheel stepne
spare tyres şişman göbekli olma
spare diet az yemek yenilen rejim
spare tire istepne
spare rib az etli domuz pirzolası
spare bedroom misafir yatak odası isim
spare parts aksam
spare meal mütevazı yemek
spare park surgery organ nakli ameliyatı
spare no effort çaba esirgememek fiil
spare someone trouble birini zahmete sokmamak fiil
spare time work boş zamanda yapılan iş
spare no expense (s) masraftan kaçınmamak fiil
spare the time vakit ayırmak fiil
spare time- job boş zamanda yapılan iş
spare sb's life birinin canını bağışlamak fiil
spare no cost masraftan kaçınmamak fiil
spare no expenses masraftan kaçınmamak fiil
spare one's life aman vermek fiil
get a spare part for sth yedeklemek fiil
(Br) spare capacity yedek kapasite
trench upon sb's spare time birinin dinlenme vaktinden çalmak fiil
stock of spare parts yedek parça stoku
be spare d sth bir şeyle uğraşmak zorunda kalmamak fiil
initial concurrent spare parts genel ihtiyaç yedek parçaları isim
seller of spare parts parçacı
depot spare parts depo yedek parçaları isim
employ one's spare time boş zamanını kullanmak fiil
in one's spare time boş zamanında
pinch and spare for one's study okumak için dişinden tırnağından artırmak fiil