16.07.2014, 01:53
depth engin
depth derinlik
depth derin yer
depth derin
(mar) shallow waters of even depth filet
unplumbed depth ölçülmemiş derinlik
tonnage depth tonaj derinliği
market depth piyasa derinliği
in depth kapsamlı
distribution in depth (askerlikte) derinlemesine dağıtma
be beyond someone's depth suda boyunu geçmek fiil
be beyond someone's depth birinin kavrayışı ötesinde olmak fiil
page depth dizginin boyu
financial depth finansal derinlik
in depth etraflı
in depth etraflıca
tonnage depth tonilato
in depth derinlemesine
in depth enine boyuna
column depth gazetede sütun yüksekliği
defence in depth derinliğine savunma
deployment in depth derinliğine yayılma
defence defense in depth derinliğine savunma
depth of field alan derinliği isim Fotoğrafçılık
depth sounder sonda
depth gauge derinlik ölçeği
depth psychology psikanalitik yaklaşımı benimseyen psikoloji
depth interview bilgisi ve davranışları vb hakkında tam bilgi edinmeyi amaçlayan görüşme
depth of focus bir fotoğraf makinesinin süjeye doğru ya da süjeden uzağa hareket ettirilebileceği mesafe
depth of focus (fotoğrafçılıkta) süjenin makul netlik derecesinde kalması koşuluyla
depth of field (fotoğrafçılıkta) bir sahnenin yakın ve uzak noktalarının (makul derecede net görünmesi için) mesafesi isim
depth of exposure bir reklamın boyutu veya süresinin ya da tekrar sıklığının gazete okuyucusu
depth of column (reklamcılık) sütun yüksekliği
depth charge sualtı bombası isim Askerlik
depth interview derinlemesine mülakat
depth finder iskandil
depth of exposure televizyon seyircisi vb'nin bilincinde etki uyandırma derecesi isim
depth of page sayfa derinliği
depth of thought düşünce derinliği
depth of the country ülkenin iç kısmı
sonic depth finder ses yankılarıyla derinlik bulucusu isim
measurement of the depth of water iskandil
sonic depth finder ses yankısıyla derinlik bulucusu isim
in the depth of winter kışın ortasında
in the depth of despair umudunu tamamıyla yitirmiş
in the depth of night gecenin ortasında
in the depth of one's heart kalbinin derinliğinden
depth derinlik
depth derin yer
depth derin
(mar) shallow waters of even depth filet
unplumbed depth ölçülmemiş derinlik
tonnage depth tonaj derinliği
market depth piyasa derinliği
in depth kapsamlı
distribution in depth (askerlikte) derinlemesine dağıtma
be beyond someone's depth suda boyunu geçmek fiil
be beyond someone's depth birinin kavrayışı ötesinde olmak fiil
page depth dizginin boyu
financial depth finansal derinlik
in depth etraflı
in depth etraflıca
tonnage depth tonilato
in depth derinlemesine
in depth enine boyuna
column depth gazetede sütun yüksekliği
defence in depth derinliğine savunma
deployment in depth derinliğine yayılma
defence defense in depth derinliğine savunma
depth of field alan derinliği isim Fotoğrafçılık
depth sounder sonda
depth gauge derinlik ölçeği
depth psychology psikanalitik yaklaşımı benimseyen psikoloji
depth interview bilgisi ve davranışları vb hakkında tam bilgi edinmeyi amaçlayan görüşme
depth of focus bir fotoğraf makinesinin süjeye doğru ya da süjeden uzağa hareket ettirilebileceği mesafe
depth of focus (fotoğrafçılıkta) süjenin makul netlik derecesinde kalması koşuluyla
depth of field (fotoğrafçılıkta) bir sahnenin yakın ve uzak noktalarının (makul derecede net görünmesi için) mesafesi isim
depth of exposure bir reklamın boyutu veya süresinin ya da tekrar sıklığının gazete okuyucusu
depth of column (reklamcılık) sütun yüksekliği
depth charge sualtı bombası isim Askerlik
depth interview derinlemesine mülakat
depth finder iskandil
depth of exposure televizyon seyircisi vb'nin bilincinde etki uyandırma derecesi isim
depth of page sayfa derinliği
depth of thought düşünce derinliği
depth of the country ülkenin iç kısmı
sonic depth finder ses yankılarıyla derinlik bulucusu isim
measurement of the depth of water iskandil
sonic depth finder ses yankısıyla derinlik bulucusu isim
in the depth of winter kışın ortasında
in the depth of despair umudunu tamamıyla yitirmiş
in the depth of night gecenin ortasında
in the depth of one's heart kalbinin derinliğinden