15.09.2014, 14:26
tail sıra
tail dizi
tail dümen
tail etek
tail peşinden gitmek fiil
tail gizlice izlemek fiil
tail kıçtan karaya oturmak fiil
tail ucunu duvara yerleştirmek fiil
tail ucuna takılmak fiil
tail kuyruğunu koparmak fiil
tail kuyruk takmak veya yapmak fiil
tail sayfa altındaki boşluk
tail kış
tail iz
tail arka
tail ceket ucu
tail tuğ
tail kuyruk
having a tail kuyruklu
wag its tail kuyruk sallamak fiil
(vehicle or procession) tail kuyruk
mill tail çıkış
c shakes of a lamb's (duck's) tail saniyesinde
twisting the lion's tail aslanın kuyruğuyla oynama (İngiliz hükümetine karşı yapılan eleştiri
twist the lions'tail damarına basmak fiil
turn tail toz olmak fiil
turn tail tüymek fiil
turn tail kaçmak fiil
turn tail tehlikeden kaçmak fiil
have the police on one's tail peşinde polis olmak fiil
have something by the tail bir şeyin püf noktasını bilmek fiil
attack under the tail arkadan saldırmak fiil
pony tail at kuyruğu saç
have the police on its tail polis tarafından izlenmek fiil
twist the lion's tail kasten Ingilizler'i kızdıracak yayında bulunmak fiil
issue in tail mirasçı füru
interest in tail muayyen bir mirasçı grubuna veya mirasçılara hasredilen menfaat
horse tail at kuyruğu
heir in tail ön mirasçı
fee tail sınırlı kişiye
estate in tail yalnız fürularına ve füruundan belli bir zümreye intikal edebilen mallar
estate in tail bir kimsenin miras yolu ile sahip olduğu
tail gas artık gaz isim Kimya
tail lamp kuyruk lambası isim
tail end kuyruk
tail lamp (of a car) kedi gözü
tail off yavaş yavaş azalmak fiil
tail a ship to a dock bir gemiyi rıhtıma palamarla sıkıca bağlamak fiil
tail behind arkasından gitmek fiil
tail back araç zinciri oluşturmak fiil
tail away geride kalarak dağıtmak fiil
tail away geride kalmak fiil
tail after sb birini adım adım izlemek fiil
tail sb birini adım adım izlemek fiil
tail of the trenches arka hendekler isim
tail of a storm yavaş yavaş dinen fırtına
tail special tek bir mirasçıya hasredilmiş miras
tail of page sayfanın son satırları isim
tail of a letter bir mektubun son cümlesi
tail lamp (otomobil) kuyruk lambası isim
tail of journalists gazeteciler heyeti
tail group (uçak) dümen takımı
tail general kandaş mirasçı grubuna hasredilmiş
tail female karının mirasçı grubuna hasredilmiş
tail ender (US) (yarışta) sonuncu
tail end charlie sıradaki son kişi
tail end of discourse bir müzakerenin sonu
tail of a comet kuyrukluyıldız kuyruğu isim Astronomi
tail of the class sınıfın sonuncusu
tail chute uçak fren paraşütü
tail coat frak
tail of a marching army yürüyen bir ordunun kuyruğu
tail margin alt marj
tail estate belli bir mirasçı grubuna ya da belli mirasçılara hasredilen servet
tail lamp stop lambası isim
tail light stop lambası isim
the tail end of the season mevsim sonu
watch someone out of the tail of one's eye birini göz ucuyla izlemek fiil
keep one's tail up keyifli olmak fiil
keep one's tail down ümitsiz bir durumda olmak fiil
to keep one's tail down üzgün
have one's tail up çok neşeli olmak fiil
have one's tail between one's legs korkudan süklüm püklüm olmak fiil
not to be able to make head or tail of it hiçbir şey anlayamamak fiil
come at the tail end sonuncu gelmek fiil
not to make head or tail of bir şey anlamamak fiil
long- tail claims sigorta süresinin bitiminden çok zaman sonra ihbar olunan veya ödenen hasarlar isim
fixed tail surface uçak sabit kuyruğu yüzü
come in at the tail end kuyruğun sonunda gelmek fiil
tail dizi
tail dümen
tail etek
tail peşinden gitmek fiil
tail gizlice izlemek fiil
tail kıçtan karaya oturmak fiil
tail ucunu duvara yerleştirmek fiil
tail ucuna takılmak fiil
tail kuyruğunu koparmak fiil
tail kuyruk takmak veya yapmak fiil
tail sayfa altındaki boşluk
tail kış
tail iz
tail arka
tail ceket ucu
tail tuğ
tail kuyruk
having a tail kuyruklu
wag its tail kuyruk sallamak fiil
(vehicle or procession) tail kuyruk
mill tail çıkış
c shakes of a lamb's (duck's) tail saniyesinde
twisting the lion's tail aslanın kuyruğuyla oynama (İngiliz hükümetine karşı yapılan eleştiri
twist the lions'tail damarına basmak fiil
turn tail toz olmak fiil
turn tail tüymek fiil
turn tail kaçmak fiil
turn tail tehlikeden kaçmak fiil
have the police on one's tail peşinde polis olmak fiil
have something by the tail bir şeyin püf noktasını bilmek fiil
attack under the tail arkadan saldırmak fiil
pony tail at kuyruğu saç
have the police on its tail polis tarafından izlenmek fiil
twist the lion's tail kasten Ingilizler'i kızdıracak yayında bulunmak fiil
issue in tail mirasçı füru
interest in tail muayyen bir mirasçı grubuna veya mirasçılara hasredilen menfaat
horse tail at kuyruğu
heir in tail ön mirasçı
fee tail sınırlı kişiye
estate in tail yalnız fürularına ve füruundan belli bir zümreye intikal edebilen mallar
estate in tail bir kimsenin miras yolu ile sahip olduğu
tail gas artık gaz isim Kimya
tail lamp kuyruk lambası isim
tail end kuyruk
tail lamp (of a car) kedi gözü
tail off yavaş yavaş azalmak fiil
tail a ship to a dock bir gemiyi rıhtıma palamarla sıkıca bağlamak fiil
tail behind arkasından gitmek fiil
tail back araç zinciri oluşturmak fiil
tail away geride kalarak dağıtmak fiil
tail away geride kalmak fiil
tail after sb birini adım adım izlemek fiil
tail sb birini adım adım izlemek fiil
tail of the trenches arka hendekler isim
tail of a storm yavaş yavaş dinen fırtına
tail special tek bir mirasçıya hasredilmiş miras
tail of page sayfanın son satırları isim
tail of a letter bir mektubun son cümlesi
tail lamp (otomobil) kuyruk lambası isim
tail of journalists gazeteciler heyeti
tail group (uçak) dümen takımı
tail general kandaş mirasçı grubuna hasredilmiş
tail female karının mirasçı grubuna hasredilmiş
tail ender (US) (yarışta) sonuncu
tail end charlie sıradaki son kişi
tail end of discourse bir müzakerenin sonu
tail of a comet kuyrukluyıldız kuyruğu isim Astronomi
tail of the class sınıfın sonuncusu
tail chute uçak fren paraşütü
tail coat frak
tail of a marching army yürüyen bir ordunun kuyruğu
tail margin alt marj
tail estate belli bir mirasçı grubuna ya da belli mirasçılara hasredilen servet
tail lamp stop lambası isim
tail light stop lambası isim
the tail end of the season mevsim sonu
watch someone out of the tail of one's eye birini göz ucuyla izlemek fiil
keep one's tail up keyifli olmak fiil
keep one's tail down ümitsiz bir durumda olmak fiil
to keep one's tail down üzgün
have one's tail up çok neşeli olmak fiil
have one's tail between one's legs korkudan süklüm püklüm olmak fiil
not to be able to make head or tail of it hiçbir şey anlayamamak fiil
come at the tail end sonuncu gelmek fiil
not to make head or tail of bir şey anlamamak fiil
long- tail claims sigorta süresinin bitiminden çok zaman sonra ihbar olunan veya ödenen hasarlar isim
fixed tail surface uçak sabit kuyruğu yüzü
come in at the tail end kuyruğun sonunda gelmek fiil