24.09.2012, 10:51
Uruben etrâbâ(etrâben).
1. uruben : eşlerine düşkün, asık
2. etrâben : aynı yaşta, yaşıt
İmam İskender Ali Mihr : Eşlerine düşkün, aynı yaşta olarak.
Diyanet İşleri : (36-38) Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık.
Abdulbaki Gölpınarlı : Cilveli, şirin sözlü, eşlerine âşık ve onlarla yaşıt kıldık.
Adem Uğur : Eşlerine düşkün ve yaşıt.
Ahmed Hulusi : (Ki o daha önce hiç görülmemiş - kullanılmamış türden bedenler) eşlerine âşık (dünyaya birbirine düşman olarak inen, insanı maddeye yönelttiren hayvani beden karşıtı olarak, insan şuuruna sahip bilince, özelliklerini itirazsız yaşatan. A. H. ) ve yaşıtlardır (bilinçle birlikte var olmuştur)!
Ahmet Tekin : Güzel, cilveli, nazlı, edalı, cıvıl cıvıl edebî konuşan, yaşları aynı, eşlerini çılgınca seven kadınlar haline getirdik.
Ahmet Varol : Eşlerine tutkun yaşıt kızlar.
Ali Bulaç : Eşlerine sevgiyle tutkun (ve) hep yaşıt,
Ali Fikri Yavuz : Kocalarına âşık yaşıtlar yaptık;
Bekir Sadak : (35-38) Biz ceylan gozluleri, defterleri sagdan verilenler icin yeniden yaratmisizdir; onlari bakire, eslerine duskun ve hepsini bir yasta kilmisizdir. *
Celal Yıldırım : (36-37-38) Onları hep bakire, meymenetli olan eşlerine karşı sevgi dolu ve hep bir yaşıt kıldık.
Diyanet İşleri (eski) : (35-38) Biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır.
Diyanet Vakfi : (36-37) Onları, eşlerine düşkün ve yaşıt bâkireler kıldık.
Edip Yüksel : Mükemmel biçimde eşlenmişlerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır : (36-37) Kılmışızdır bir yaşıd ebkâr-i şeyda
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : kocalarını çok seven aynı yaşta,
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Hep yaşıt sevgililer,
Fizilal-il Kuran : Eşlerine aşık ve onlarla aynı yaşta,
Gültekin Onan : Eşlerine sevgiyle tutkun (ve) hep yaşıt,
Hasan Basri Çantay : (36-37) kız oğlan kızlar, zevcelerine sevgi ile düşkün, hep bir yaşıt yapdık,
Hayrat Neşriyat : Eşlerine düşkün ve (onların hepsi) aynı yaştadırlar.
İbni Kesir : Eşlerine düşkün hep bir yaşıtlar.
Muhammed Esed : sevgi dolu ve uyum içinde,
Ömer Nasuhi Bilmen : (36-37) İşte onları bakireler kıldık. Kocalarına düşkün, hep bir yaşıt yaptık.
Ömer Öngüt : Eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta nâzeninler kılmışızdır.
Şaban Piriş : Eşlerine sevgi ile bağlı olarak.
Suat Yıldırım : (36-38) Böylece onları, ashab-ı yemin için bakire kızlar, kocalarına âşık yaşıtlar kıldık.
Süleyman Ateş : Hep yaşıt sevgililer;
Tefhim-ul Kuran : Eşlerine sevgiyle tutkun (ve) hep yaşıt,
Ümit Şimşek : Eşlerine âşık, hep bir yaşta.
Yaşar Nuri Öztürk : Yaşıt cilveli dilberler halinde,
1. uruben : eşlerine düşkün, asık
2. etrâben : aynı yaşta, yaşıt
İmam İskender Ali Mihr : Eşlerine düşkün, aynı yaşta olarak.
Diyanet İşleri : (36-38) Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık.
Abdulbaki Gölpınarlı : Cilveli, şirin sözlü, eşlerine âşık ve onlarla yaşıt kıldık.
Adem Uğur : Eşlerine düşkün ve yaşıt.
Ahmed Hulusi : (Ki o daha önce hiç görülmemiş - kullanılmamış türden bedenler) eşlerine âşık (dünyaya birbirine düşman olarak inen, insanı maddeye yönelttiren hayvani beden karşıtı olarak, insan şuuruna sahip bilince, özelliklerini itirazsız yaşatan. A. H. ) ve yaşıtlardır (bilinçle birlikte var olmuştur)!
Ahmet Tekin : Güzel, cilveli, nazlı, edalı, cıvıl cıvıl edebî konuşan, yaşları aynı, eşlerini çılgınca seven kadınlar haline getirdik.
Ahmet Varol : Eşlerine tutkun yaşıt kızlar.
Ali Bulaç : Eşlerine sevgiyle tutkun (ve) hep yaşıt,
Ali Fikri Yavuz : Kocalarına âşık yaşıtlar yaptık;
Bekir Sadak : (35-38) Biz ceylan gozluleri, defterleri sagdan verilenler icin yeniden yaratmisizdir; onlari bakire, eslerine duskun ve hepsini bir yasta kilmisizdir. *
Celal Yıldırım : (36-37-38) Onları hep bakire, meymenetli olan eşlerine karşı sevgi dolu ve hep bir yaşıt kıldık.
Diyanet İşleri (eski) : (35-38) Biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır.
Diyanet Vakfi : (36-37) Onları, eşlerine düşkün ve yaşıt bâkireler kıldık.
Edip Yüksel : Mükemmel biçimde eşlenmişlerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır : (36-37) Kılmışızdır bir yaşıd ebkâr-i şeyda
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : kocalarını çok seven aynı yaşta,
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Hep yaşıt sevgililer,
Fizilal-il Kuran : Eşlerine aşık ve onlarla aynı yaşta,
Gültekin Onan : Eşlerine sevgiyle tutkun (ve) hep yaşıt,
Hasan Basri Çantay : (36-37) kız oğlan kızlar, zevcelerine sevgi ile düşkün, hep bir yaşıt yapdık,
Hayrat Neşriyat : Eşlerine düşkün ve (onların hepsi) aynı yaştadırlar.
İbni Kesir : Eşlerine düşkün hep bir yaşıtlar.
Muhammed Esed : sevgi dolu ve uyum içinde,
Ömer Nasuhi Bilmen : (36-37) İşte onları bakireler kıldık. Kocalarına düşkün, hep bir yaşıt yaptık.
Ömer Öngüt : Eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta nâzeninler kılmışızdır.
Şaban Piriş : Eşlerine sevgi ile bağlı olarak.
Suat Yıldırım : (36-38) Böylece onları, ashab-ı yemin için bakire kızlar, kocalarına âşık yaşıtlar kıldık.
Süleyman Ateş : Hep yaşıt sevgililer;
Tefhim-ul Kuran : Eşlerine sevgiyle tutkun (ve) hep yaşıt,
Ümit Şimşek : Eşlerine âşık, hep bir yaşta.
Yaşar Nuri Öztürk : Yaşıt cilveli dilberler halinde,