27.09.2012, 16:31
Ve mâ lâ tubsırûn(tubsırûne).
1. ve mâ : ve şeylere
2. lâ tubsirûne : görmediğiniz
İmam İskender Ali Mihr : Ve görmediğiniz şeylere de (yemin ederim).
Diyanet İşleri : (38-40) Görebildiklerinize ve göremediklerinize yemin ederim ki, o (Kuran), hiç şüphesiz çok şerefli bir elçinin (Allahtan alıp tebliğ ettiği) sözüdür.
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve görmediğinize.
Adem Uğur : Ve göremediklerinize ki,
Ahmed Hulusi : Ve görmediklerinize!
Ahmet Tekin : Andolsun görmediklerinize, kavrayamadıklarınıza!
Ahmet Varol : Ve görmediğinize ki,
Ali Bulaç : Görmediklerinize de.
Ali Fikri Yavuz : Ve görmediklerinize...
Bekir Sadak : (38-40) Gorebildikleriniz ve goremedikleriniz uzerine yemin ederim ki, Kuran serefli bir elcinin getirdigi sozdur.
Celal Yıldırım : (38-39) Hayır, gördüklerinize ve görmediklerinize and içerim ki,
Diyanet İşleri (eski) : (38-40) Görebildikleriniz ve göremedikleriniz üzerine yemin ederim ki, Kuran şerefli bir elçinin getirdiği sözdür.
Diyanet Vakfi : (38-39) Görebildikleriniz ve göremedikleriniz üzerine yemin ederim ki,
Edip Yüksel : Ve görmediklerinize,
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve görmediklerinize
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : ve görmediklerinize!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ve görmediklerinize..
Fizilal-il Kuran : Ve görmediklerinize ki,
Gültekin Onan : Görmediklerinize de.
Hasan Basri Çantay : (38-39) (Demek ki iş müşriklerin sandığı gibi değildir, zaahirdir). Neler görüyor, neler görmüyorsanız (onların hepsine) andederim ki,
Hayrat Neşriyat : Ve göremiyor olduklarınıza!
İbni Kesir : Ve göremediklerinize de;
Muhammed Esed : ve bütün göremediklerinizi!
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve göremez olduğunuza da yemin ederim.
Ömer Öngüt : Ve göremedikleriniz üzerine de.
Şaban Piriş : (38-39) Hayır, görebildiklerinize ve göremediklerinize yemin ederim ki...
Suat Yıldırım : (38-39) Yok, yok! Gördüğünüz ve göremediğiniz âlemlere yemin olsun ki!
Süleyman Ateş : Ve görmediklerinize,
Tefhim-ul Kuran : Görmediklerinize de.
Ümit Şimşek : Ve görmediklerinize:
Yaşar Nuri Öztürk : Ve görmediklerinize!
1. ve mâ : ve şeylere
2. lâ tubsirûne : görmediğiniz
İmam İskender Ali Mihr : Ve görmediğiniz şeylere de (yemin ederim).
Diyanet İşleri : (38-40) Görebildiklerinize ve göremediklerinize yemin ederim ki, o (Kuran), hiç şüphesiz çok şerefli bir elçinin (Allahtan alıp tebliğ ettiği) sözüdür.
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve görmediğinize.
Adem Uğur : Ve göremediklerinize ki,
Ahmed Hulusi : Ve görmediklerinize!
Ahmet Tekin : Andolsun görmediklerinize, kavrayamadıklarınıza!
Ahmet Varol : Ve görmediğinize ki,
Ali Bulaç : Görmediklerinize de.
Ali Fikri Yavuz : Ve görmediklerinize...
Bekir Sadak : (38-40) Gorebildikleriniz ve goremedikleriniz uzerine yemin ederim ki, Kuran serefli bir elcinin getirdigi sozdur.
Celal Yıldırım : (38-39) Hayır, gördüklerinize ve görmediklerinize and içerim ki,
Diyanet İşleri (eski) : (38-40) Görebildikleriniz ve göremedikleriniz üzerine yemin ederim ki, Kuran şerefli bir elçinin getirdiği sözdür.
Diyanet Vakfi : (38-39) Görebildikleriniz ve göremedikleriniz üzerine yemin ederim ki,
Edip Yüksel : Ve görmediklerinize,
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve görmediklerinize
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : ve görmediklerinize!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ve görmediklerinize..
Fizilal-il Kuran : Ve görmediklerinize ki,
Gültekin Onan : Görmediklerinize de.
Hasan Basri Çantay : (38-39) (Demek ki iş müşriklerin sandığı gibi değildir, zaahirdir). Neler görüyor, neler görmüyorsanız (onların hepsine) andederim ki,
Hayrat Neşriyat : Ve göremiyor olduklarınıza!
İbni Kesir : Ve göremediklerinize de;
Muhammed Esed : ve bütün göremediklerinizi!
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve göremez olduğunuza da yemin ederim.
Ömer Öngüt : Ve göremedikleriniz üzerine de.
Şaban Piriş : (38-39) Hayır, görebildiklerinize ve göremediklerinize yemin ederim ki...
Suat Yıldırım : (38-39) Yok, yok! Gördüğünüz ve göremediğiniz âlemlere yemin olsun ki!
Süleyman Ateş : Ve görmediklerinize,
Tefhim-ul Kuran : Görmediklerinize de.
Ümit Şimşek : Ve görmediklerinize:
Yaşar Nuri Öztürk : Ve görmediklerinize!