28.09.2012, 18:30
Ve lekad reâhu nezleten uhrâ.
1. ve lekad : ve andolsun
2. reâ-hu : onu gördü
3. nezleten : iniş
4. uhrâ : diğer
İmam İskender Ali Mihr : Ve andolsun ki, onu başka bir inişinde de gördü.
Diyanet İşleri : Andolsun ki, o, Cebraili bir başka inişte daha (aslî suretiyle) görmüştü.
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve andolsun ki onu, inerken bir kere daha gördü.
Adem Uğur : Andolsun onu, önceden bir defa daha görmüştü,
Ahmed Hulusi : Andolsun ki Onu bir daha gördü (hakikatin bilincine inişiyle fark edilmesinde).
Ahmet Tekin : Andolsun, onu yüce huzurdan bir diğer inişi sırasında da görmüştü.
Ahmet Varol : Andolsun ki, o onu bir başka kez daha inişte gördü. [2]
Ali Bulaç : Andolsun, onu bir de diğer inişte görmüştü.
Ali Fikri Yavuz : Yemin olsun ki, o (Cebrâili hakîki suretinde) bir daha da (miraçtan) inerken gördü:
Bekir Sadak : (13-14) And olsun ki o, Cebrail`i sinirin sonunda baska bir inisinde de gormustur.
Celal Yıldırım : (13-14) And olsun ki, O`nun bir başka inişini Sidretü`i-müntehâ`nın yanında görmüştü.
Diyanet İşleri (eski) : (13-14) And olsun ki o, Cebrail`i sınırın sonunda başka bir inişinde de görmüştür.
Diyanet Vakfi : (13-14) Andolsun onu, Sidretü`l-Müntehâ`nın yanında önceden bir defa daha görmüştü.
Edip Yüksel : Onu bir kez daha görmüştü.
Elmalılı Hamdi Yazır : Kasem olsun ki o onu bir daha da inişinde gördü
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Andolsun ki, o onu bir kez daha inişinde gördü;
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Andolsun onu bir kez daha görmüştü.
Fizilal-il Kuran : O, Cebrail`i bir başka inişinde de görmüştü.
Gültekin Onan : Andolsun onu bir de diğer inişte görmüştü.
Hasan Basri Çantay : (13-14) Andolsun ki onu diğer bir defa da Sidre-tül müntehânın yanında gördü o,
Hayrat Neşriyat : (13-14) And olsun ki, onu (Cebrâîli aslî sûretinde) diğer bir inişte de (mi`râc gecesi), Sidretül-Müntehânın yanında (iken) gördü.
İbni Kesir : Andolsun ki; onu, bir de diğer inişte görmüştü.
Muhammed Esed : Ve onu bir kez daha gördü,
Ömer Nasuhi Bilmen : Andolsun ki, O`nu (Cibril`i) diğer bir inişinde de gördü.
Ömer Öngüt : Andolsun ki, onu başka bir defa daha gördü.
Şaban Piriş : Hakikaten onu diğer bir inişte de gördü.
Suat Yıldırım : (13-14) Onun bir başka inişini Sidretul-Münteha`nın yanında görmüştü.
Süleyman Ateş : Andolsun, onu bir inişinde daha görmüştü;
Tefhim-ul Kuran : Andolsun, onu bir de diğer inişte görmüştü.
Ümit Şimşek : And olsun ki onu başka bir inişinde de gördü:
Yaşar Nuri Öztürk : Yemin olsun ki onu bir başka inişte de görmüştü.
1. ve lekad : ve andolsun
2. reâ-hu : onu gördü
3. nezleten : iniş
4. uhrâ : diğer
İmam İskender Ali Mihr : Ve andolsun ki, onu başka bir inişinde de gördü.
Diyanet İşleri : Andolsun ki, o, Cebraili bir başka inişte daha (aslî suretiyle) görmüştü.
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve andolsun ki onu, inerken bir kere daha gördü.
Adem Uğur : Andolsun onu, önceden bir defa daha görmüştü,
Ahmed Hulusi : Andolsun ki Onu bir daha gördü (hakikatin bilincine inişiyle fark edilmesinde).
Ahmet Tekin : Andolsun, onu yüce huzurdan bir diğer inişi sırasında da görmüştü.
Ahmet Varol : Andolsun ki, o onu bir başka kez daha inişte gördü. [2]
Ali Bulaç : Andolsun, onu bir de diğer inişte görmüştü.
Ali Fikri Yavuz : Yemin olsun ki, o (Cebrâili hakîki suretinde) bir daha da (miraçtan) inerken gördü:
Bekir Sadak : (13-14) And olsun ki o, Cebrail`i sinirin sonunda baska bir inisinde de gormustur.
Celal Yıldırım : (13-14) And olsun ki, O`nun bir başka inişini Sidretü`i-müntehâ`nın yanında görmüştü.
Diyanet İşleri (eski) : (13-14) And olsun ki o, Cebrail`i sınırın sonunda başka bir inişinde de görmüştür.
Diyanet Vakfi : (13-14) Andolsun onu, Sidretü`l-Müntehâ`nın yanında önceden bir defa daha görmüştü.
Edip Yüksel : Onu bir kez daha görmüştü.
Elmalılı Hamdi Yazır : Kasem olsun ki o onu bir daha da inişinde gördü
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Andolsun ki, o onu bir kez daha inişinde gördü;
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Andolsun onu bir kez daha görmüştü.
Fizilal-il Kuran : O, Cebrail`i bir başka inişinde de görmüştü.
Gültekin Onan : Andolsun onu bir de diğer inişte görmüştü.
Hasan Basri Çantay : (13-14) Andolsun ki onu diğer bir defa da Sidre-tül müntehânın yanında gördü o,
Hayrat Neşriyat : (13-14) And olsun ki, onu (Cebrâîli aslî sûretinde) diğer bir inişte de (mi`râc gecesi), Sidretül-Müntehânın yanında (iken) gördü.
İbni Kesir : Andolsun ki; onu, bir de diğer inişte görmüştü.
Muhammed Esed : Ve onu bir kez daha gördü,
Ömer Nasuhi Bilmen : Andolsun ki, O`nu (Cibril`i) diğer bir inişinde de gördü.
Ömer Öngüt : Andolsun ki, onu başka bir defa daha gördü.
Şaban Piriş : Hakikaten onu diğer bir inişte de gördü.
Suat Yıldırım : (13-14) Onun bir başka inişini Sidretul-Münteha`nın yanında görmüştü.
Süleyman Ateş : Andolsun, onu bir inişinde daha görmüştü;
Tefhim-ul Kuran : Andolsun, onu bir de diğer inişte görmüştü.
Ümit Şimşek : And olsun ki onu başka bir inişinde de gördü:
Yaşar Nuri Öztürk : Yemin olsun ki onu bir başka inişte de görmüştü.