29.09.2012, 13:46
Mâ nunezzilul melâikete illâ bil hakkı ve mâ kânû izen munzarîn(munzarîne).
1. mâ nunezzilu : indirmeyiz
2. el melâikete : melekler
3. illâ : ancak, olmadan, olmaksızın
4. bi el hakkı : hak ile
5. ve mâ kânû : ve olmadılar (olmazlar)
6. izen : o taktirde, o zaman
7. munzarîne : bekletilenler (mühlet, zaman verilenler)
İmam İskender Ali Mihr : Biz hak ile olmaksızın melekleri indirmeyiz. O taktirde onlara mühlet de (zaman da) verilmez.
Diyanet İşleri : Biz, melekleri ancak hak ve hikmete uygun olarak indiririz. O zaman da onlara mühlet verilmez.
Abdulbaki Gölpınarlı : Biz melekleri, ancak hak ve gerçek olarak indiririz, indiririz ama o vakit de mühlet vermeyiz, göz açtırmayız kâfirlere.
Adem Uğur : Biz melekleri ancak hak ile indiririz. O zaman onlara mühlet verilmez.
Ahmed Hulusi : Biz melekleri bil-Hak (Hak olarak) inzâl ederiz. . . O vakit de onlara zaten göz açtırılmaz!
Ahmet Tekin : Biz melekleri, ancak hakkın icrası göreviyle, haklı bir gerekçe ile, hikmete dayalı olarak indiririz. O zaman onlara göz açtırılmaz, mühlet de verilmez.
Ahmet Varol : Biz melekleri ancak hak ile indiririz. O zaman da onlara göz açtırılmaz.
Ali Bulaç : Hak olmaksızın biz melekleri indirmeyiz. O zaman da onlara göz açtırılmaz.
Ali Fikri Yavuz : Biz, o melekleri, ancak hikmet üzere indiririz ve indirildikleri vakit de onlara (kâfirlere) göz açtırılmaz.
Bekir Sadak : Biz melekleri ancak gerekince inidiririz. O takdirde de ceza gorecekler asla geri birakilmazlar.
Celal Yıldırım : Melekleri ancak hak`ka dayalı bir hikmet) ile indiririz ve o zaman da (inkarcılara) mühlet verilmez, göz açtırılmaz.
Diyanet İşleri (eski) : Biz melekleri ancak gerekince indiririz. O takdirde de ceza görecekler asla geri bırakılmazlar.
Diyanet Vakfi : Biz melekleri ancak hak ile indiririz. O zaman onlara mühlet verilmez.
Edip Yüksel : Biz melekleri ancak belli bir amaç için göndeririz, o zaman da kimseye süre tanınmaz.
Elmalılı Hamdi Yazır : Biz o Melâikeyi ancak hakkile indiririz ve o vakıt onlara göz açtırılmaz
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Biz, o melekleri ancak hak ile indiririz ve o zaman, onlara göz açtırılmaz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Biz o melekleri ancak, hak ile indiririz. Ve indirildikleri vakit de onlara (kâfirlere) hiç mühlet verilmez.
Fizilal-il Kuran : Oysa biz melekleri ancak gerektiğinde indiririz, o zaman da onlara artık mühlet tanınmaz.»
Gültekin Onan : Hak olmaksızın biz melekleri indirmeyiz. O zaman da onlara göz açtırılmaz.
Hasan Basri Çantay : Biz o melekleri hak (kın, hikmet ve kaderin bir iktizası) olmadan indirmeyiz. O zaman da kendilerine (ne) mühlet, (ne aman) verilmez.
Hayrat Neşriyat : (Hâlbuki) melekleri (onların üzerine) ancak hak (ettikleri azâb) ile indiririz ve o vakit(o kâfirler kendilerine) mühlet verilmiş kimseler de olmazlar.
İbni Kesir : Biz, melekleri ancak hak ile indiririz. O zaman da kendilerine mühlet verilmez.
Muhammed Esed : (Oysa,) Biz melekleri ancak hakk(ın iktizası) olarak indiririz; ve o zaman da artık (ilahi mesajı reddetmeleri yüzünden cezayı hak edenler) asla geri bırakılmazlar!
Ömer Nasuhi Bilmen : Biz melekleri ancak hak ile indiririz ve o zaman (münkirlerin) kendilerine bir mühlet verilmiş olmazlar.
Ömer Öngüt : Biz melekleri ancak hak ile indiririz. İşte o zaman onlara mühlet verilmez.
Şaban Piriş : Melekleri haksız yere indirmeyiz, indirince de onlara süre verilmez.
Suat Yıldırım : Biz o melekleri ancak hikmet gereğince göndeririz. Ama o zaman da, kendilerine hiç mühlet verilmez, derhal işleri bitirilir, mahvolup giderler.
Süleyman Ateş : Biz, melekleri ancak hak ile (hikmet gereğince) indiririz, o zaman da kendilerine asla göz açtırılmaz, (derhal işleri bitirilir, mahvolup giderler).
Tefhim-ul Kuran : Hak olmaksızın biz melekleri indirmeyiz. O zaman da onlara göz açtırılmaz.
Ümit Şimşek : Oysa melekler ancak hak ile inerler; o zaman da kendilerine göz açtırılmaz.
Yaşar Nuri Öztürk : Biz o melekleri ancak ve ancak hak üzere, hak bir yolla indiririz. Ve o zaman inkârcılara göz açtırılmaz.
1. mâ nunezzilu : indirmeyiz
2. el melâikete : melekler
3. illâ : ancak, olmadan, olmaksızın
4. bi el hakkı : hak ile
5. ve mâ kânû : ve olmadılar (olmazlar)
6. izen : o taktirde, o zaman
7. munzarîne : bekletilenler (mühlet, zaman verilenler)
İmam İskender Ali Mihr : Biz hak ile olmaksızın melekleri indirmeyiz. O taktirde onlara mühlet de (zaman da) verilmez.
Diyanet İşleri : Biz, melekleri ancak hak ve hikmete uygun olarak indiririz. O zaman da onlara mühlet verilmez.
Abdulbaki Gölpınarlı : Biz melekleri, ancak hak ve gerçek olarak indiririz, indiririz ama o vakit de mühlet vermeyiz, göz açtırmayız kâfirlere.
Adem Uğur : Biz melekleri ancak hak ile indiririz. O zaman onlara mühlet verilmez.
Ahmed Hulusi : Biz melekleri bil-Hak (Hak olarak) inzâl ederiz. . . O vakit de onlara zaten göz açtırılmaz!
Ahmet Tekin : Biz melekleri, ancak hakkın icrası göreviyle, haklı bir gerekçe ile, hikmete dayalı olarak indiririz. O zaman onlara göz açtırılmaz, mühlet de verilmez.
Ahmet Varol : Biz melekleri ancak hak ile indiririz. O zaman da onlara göz açtırılmaz.
Ali Bulaç : Hak olmaksızın biz melekleri indirmeyiz. O zaman da onlara göz açtırılmaz.
Ali Fikri Yavuz : Biz, o melekleri, ancak hikmet üzere indiririz ve indirildikleri vakit de onlara (kâfirlere) göz açtırılmaz.
Bekir Sadak : Biz melekleri ancak gerekince inidiririz. O takdirde de ceza gorecekler asla geri birakilmazlar.
Celal Yıldırım : Melekleri ancak hak`ka dayalı bir hikmet) ile indiririz ve o zaman da (inkarcılara) mühlet verilmez, göz açtırılmaz.
Diyanet İşleri (eski) : Biz melekleri ancak gerekince indiririz. O takdirde de ceza görecekler asla geri bırakılmazlar.
Diyanet Vakfi : Biz melekleri ancak hak ile indiririz. O zaman onlara mühlet verilmez.
Edip Yüksel : Biz melekleri ancak belli bir amaç için göndeririz, o zaman da kimseye süre tanınmaz.
Elmalılı Hamdi Yazır : Biz o Melâikeyi ancak hakkile indiririz ve o vakıt onlara göz açtırılmaz
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Biz, o melekleri ancak hak ile indiririz ve o zaman, onlara göz açtırılmaz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Biz o melekleri ancak, hak ile indiririz. Ve indirildikleri vakit de onlara (kâfirlere) hiç mühlet verilmez.
Fizilal-il Kuran : Oysa biz melekleri ancak gerektiğinde indiririz, o zaman da onlara artık mühlet tanınmaz.»
Gültekin Onan : Hak olmaksızın biz melekleri indirmeyiz. O zaman da onlara göz açtırılmaz.
Hasan Basri Çantay : Biz o melekleri hak (kın, hikmet ve kaderin bir iktizası) olmadan indirmeyiz. O zaman da kendilerine (ne) mühlet, (ne aman) verilmez.
Hayrat Neşriyat : (Hâlbuki) melekleri (onların üzerine) ancak hak (ettikleri azâb) ile indiririz ve o vakit(o kâfirler kendilerine) mühlet verilmiş kimseler de olmazlar.
İbni Kesir : Biz, melekleri ancak hak ile indiririz. O zaman da kendilerine mühlet verilmez.
Muhammed Esed : (Oysa,) Biz melekleri ancak hakk(ın iktizası) olarak indiririz; ve o zaman da artık (ilahi mesajı reddetmeleri yüzünden cezayı hak edenler) asla geri bırakılmazlar!
Ömer Nasuhi Bilmen : Biz melekleri ancak hak ile indiririz ve o zaman (münkirlerin) kendilerine bir mühlet verilmiş olmazlar.
Ömer Öngüt : Biz melekleri ancak hak ile indiririz. İşte o zaman onlara mühlet verilmez.
Şaban Piriş : Melekleri haksız yere indirmeyiz, indirince de onlara süre verilmez.
Suat Yıldırım : Biz o melekleri ancak hikmet gereğince göndeririz. Ama o zaman da, kendilerine hiç mühlet verilmez, derhal işleri bitirilir, mahvolup giderler.
Süleyman Ateş : Biz, melekleri ancak hak ile (hikmet gereğince) indiririz, o zaman da kendilerine asla göz açtırılmaz, (derhal işleri bitirilir, mahvolup giderler).
Tefhim-ul Kuran : Hak olmaksızın biz melekleri indirmeyiz. O zaman da onlara göz açtırılmaz.
Ümit Şimşek : Oysa melekler ancak hak ile inerler; o zaman da kendilerine göz açtırılmaz.
Yaşar Nuri Öztürk : Biz o melekleri ancak ve ancak hak üzere, hak bir yolla indiririz. Ve o zaman inkârcılara göz açtırılmaz.