01.10.2012, 08:41
Fe firrû ilâllâh(ilâllâhi), innî lekum minhu nezîrun mubîn(mubînun).
1. fe firrû : öyleyse kaç, sığın
2. ilâ allâhi : Allah`a
3. innî : muhakkak ki ben
4. lekum : sizin için
5. min-hu : ondan, onun tarafından
6. nezîrun : nezir, uyarıcı
7. mubînun : açık, apaçık
İmam İskender Ali Mihr : Öyleyse Allah`a firar edin (kaçın ve sığının). Muhakkak ki ben, sizin için O`ndan (Allah tarafından gönderilmiş) apaçık bir nezirim.
Diyanet İşleri : O hâlde Allaha koşun. Şüphesiz ben, size Onun katından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım.
Abdulbaki Gölpınarlı : Artık kaçın Allah`a, şüphe yok ki ben size, onun tarafından, apaçık bir korkutucuyum.
Adem Uğur : O halde Allah`a koşun. Çünkü ben, size O`nun katından (gelmiş) açık bir uyarıcıyım.
Ahmed Hulusi : "(Bedensellik dünyanızdan) Allâh`a firar edin! Ben kesinlikle, O`ndan size apaçık bir uyarıcıyım!"
Ahmet Tekin : `İnkârdan, isyandan, zulümden, cezadan kaçarak Allaha sığının. Ben, size, Onun katından gelmiş, sorumluluk, hesap ve cezanın varlığını açıklayan bir uyarıcıyım.`
Ahmet Varol : `O halde Allah`a kaçın. Ben sizin için O`ndan (yana) apaçık bir uyarıcıyım.
Ali Bulaç : Öyleyse, Allah`a doğru (yönelip, şirkten ve bozulmalardan) kaçın. Gerçekten ben sizi, O`ndan yana açıkça uyarıyorum.
Ali Fikri Yavuz : (Ey Rasûlüm, de ki: ) O halde hemen Allaha kaçın, (küfrü bırakıb hemen imana gelin). Gerçekten ben, size, Allah tarafından (azab ile) korkutan açık bir peygamberim.
Bekir Sadak : De ki: «Oyleyse Allah`a kosusun; dogrusu ben sizi O`nun azabi ile acikca uyaranim.»
Celal Yıldırım : O halde Allah`a doğru yönelip kaçın (O`na güvenip sığının). Şüphesiz ki ben, O`nun tarafından (gönderilen) açık bir uyarıcıyım.
Diyanet İşleri (eski) : De ki: `Öyleyse Allah`a koşusun; doğrusu ben sizi O`nun azabı ile açıkça uyaranım.`
Diyanet Vakfi : O halde Allah`a koşun. Çünkü ben, size O`nun katından (gelmiş) açık bir uyarıcıyım.
Edip Yüksel : Öyleyse ALLAH`a kaçınız. Ben, O`nun tarafından size gönderilmiş bir uyarıcıyım.
Elmalılı Hamdi Yazır : O halde hemen Allaha kaçın, haberiniz olsun ki ben size ondan bir açık nezîrim
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : «O halde hemen Allah`a kaçın; haberiniz olsun ki, ben size ondan gelen açık bir uyarıcıyım.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ey Muhammed! de ki: «Öyleyse Allah`a koşun, gerçekten ben size O`nun tarafından gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım.
Fizilal-il Kuran : O halde Allah`a koşun. Çünkü ben, sizi O`ndan açık bir şekilde korkutuyorum.
Gültekin Onan : Öyleyse, Tanrı`ya doğru (yönelip, şirkten ve bozulmalardan) kaçın. Gerçekten ben sizi, O`ndan yana açıkça uyarıyorum.
Hasan Basri Çantay : O halde (Habîbim, de ki
«Hepiniz Allaha kaçın. Hakıykat, ben sizi On (un azabın) dan açıkça korkutan (bir peygamber) im».
Hayrat Neşriyat : (Ey Habîbim! De ki
`O hâlde Allaha kaçın! Şübhesiz ki ben, size Onun tarafından (gönderilmiş) apaçık bir korkutucuyum.`
İbni Kesir : Öyleyse Allah`a koşun. Doğrusu ben; size, O`ndan apaçık bir uyarıcıyım.
Muhammed Esed : Böylece, (ey Muhammed, onlara söyle
"(Sahte ve kötü olan her şeyden) Allah`a sığının! Gerçek şu ki ben, O`nun tarafından görevlendirilmiş açık bir uyarıcıyım!
Ömer Nasuhi Bilmen : (48-51) Yeri de döşedik, ne güzel döşeyicilerdir. Ve her şeyden iki çift yarattık. Tâ ki, tefekkür edesiniz. «Artık Allah`a kaçın, şüphe yok ki, ben sizin için O`nun tarafından bir apaçık korkutucuyum. Ve Allah ile beraber başka bir ilâh ittihaz etmeyin. Muhakkak ki, ben sizin için O`ndan bir apaçık korkutucuyum.»
Ömer Öngüt : Allah`a kaçınız! Ben size O`nun katından apaçık bir korkutucuyum.
Şaban Piriş : -O halde Allaha sığının, çünkü ben, ondan size (gönderilen) apaçık uyarıcıyım.
Suat Yıldırım : "O halde, Allaha kaçın, çabuk Allahın himayesine koşun. Zira ben Onun tarafından, sizi uyarmak için gönderilen âşikâr bir elçiyim."
Süleyman Ateş : "O halde Allâh`a kaçın, ben size O`nun tarafından görevlendirilmiş apaçık bir uyarıcıyım."
Tefhim-ul Kuran : Öyleyse, Allah`a doğru (yönelip, şirkten ve bozulmalardan) kaçın. Gerçekten ben sizi, O`ndan yana açıkça uyarıp korkutmakta olanım.
Ümit Şimşek : Hepiniz Allah`a koşun. Ben Onun tarafından size gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım.
Yaşar Nuri Öztürk : O halde Allah`a kaçın/sığının! Ben size O`ndan gelmiş açıklayıcı bir uyarıcıyım.
Bu ayet bir hidayet ayetidir, aşağıdaki meallerde ayetin sadece hidayet ile ilgili bölümü yer alıyor olabilir, dikkatinize sunarız.
Abdullah Aydın : (Ey Muhammed! De ki): O halde hemen küfrü bırakıp Allah`a koşun. Şüphesiz ben, sizi O`nun azabıyla korkutan açık bir peygamberim.
Ahmet Davudoğlu : (De ki): O halde hemen Allah`a kaçın. Gerçekten ben size, O`nun tarafından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım.
Ali Arslan : (Ey Resûlüm de ki
O halde Allah(ın rızasın)a koşun. Çünkü ben sizi O(nun azabın)dan açık bir şekilde korkutucuyum.
Arif Pamuk : (Habibim, de ki
"O halde Allah`a koşun. Doğrusu ben size O`nun tarafından gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım."
Ayntabî Mehmet Efendi : Ey Muhammed de ki: Öyleyse Allah`a koşuşun; doğrusu ben size, O`nun tarafından apaçık bir korkutucuyum.
Bahaeddin Sağlam : Artık Allah`a kaçın. Ben gerçekten O`ndan yana sizin için apaçık bir uyarıcıyım.
Diyanet Vakfı (1993) : O halde Allah`a koşun. Çünkü ben, size O`nun katından (gelmiş) açık bir uyarıcıyım.
Hasan Tahsin Feyizli : (Ey Resûlüm, de ki): O halde Allah`a kaçın (O`na itâate koşun). Çünkü ben O(nun tarafın)dan (gönderilmiş) apaçık bir uyarıcıyım.
Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay : Ey Muhammed! De ki: Öyleyse Allah`a koşuşun! doğrusu ben sizi O`nun azabı ile açıkça uyaranım.
Hüseyin Kaleli : Artık Allâha kaçın. Şüphesiz ben sizi Ondan açık bir uyarıcıyım.
İsmail Mutlu, Şaban Döğen : Hepiniz Allah`a koşun. Ben size O`nun tarafından gönderilmiş apaçık bir sakındırıcıyım.
Mustafa İslamoğlu : Şu halde (de ki): Allaha kaçınız! Şüphe yok ki ben Onun katından size gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım.
Nedim Yılmaz : O halde Allaha kaçın. Ben sizi O (nun azabı)ndan açıkça korkutuyorum.
Ömer Rıza Doğrul : O halde Allah`a sığının. Ben Onun tarafından sizi (iğri yolun sonundan) apaçık korkuturum.
Talat Koçyiğit : Bu itibarla Allah`a sığının. Ben, sizin için O`nun tarafından gönderilen apaçık bir uyarıcıyım.
Ziya Kazıcı, Necip Taylan : (Ey Resûlüm) de ki: Öyleyse hemen Allah`a kaçıp iltica edin! Ben sizin için, O`nun tarafından (gönderilmiş) apaçık bir korkutucuyum.
Bir Heyet : O halde Allah`a koşun. Çünkü ben, sizi O`nun katından (gelmiş) açık bir uyarıcıyım.
1. fe firrû : öyleyse kaç, sığın
2. ilâ allâhi : Allah`a
3. innî : muhakkak ki ben
4. lekum : sizin için
5. min-hu : ondan, onun tarafından
6. nezîrun : nezir, uyarıcı
7. mubînun : açık, apaçık
İmam İskender Ali Mihr : Öyleyse Allah`a firar edin (kaçın ve sığının). Muhakkak ki ben, sizin için O`ndan (Allah tarafından gönderilmiş) apaçık bir nezirim.
Diyanet İşleri : O hâlde Allaha koşun. Şüphesiz ben, size Onun katından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım.
Abdulbaki Gölpınarlı : Artık kaçın Allah`a, şüphe yok ki ben size, onun tarafından, apaçık bir korkutucuyum.
Adem Uğur : O halde Allah`a koşun. Çünkü ben, size O`nun katından (gelmiş) açık bir uyarıcıyım.
Ahmed Hulusi : "(Bedensellik dünyanızdan) Allâh`a firar edin! Ben kesinlikle, O`ndan size apaçık bir uyarıcıyım!"
Ahmet Tekin : `İnkârdan, isyandan, zulümden, cezadan kaçarak Allaha sığının. Ben, size, Onun katından gelmiş, sorumluluk, hesap ve cezanın varlığını açıklayan bir uyarıcıyım.`
Ahmet Varol : `O halde Allah`a kaçın. Ben sizin için O`ndan (yana) apaçık bir uyarıcıyım.
Ali Bulaç : Öyleyse, Allah`a doğru (yönelip, şirkten ve bozulmalardan) kaçın. Gerçekten ben sizi, O`ndan yana açıkça uyarıyorum.
Ali Fikri Yavuz : (Ey Rasûlüm, de ki: ) O halde hemen Allaha kaçın, (küfrü bırakıb hemen imana gelin). Gerçekten ben, size, Allah tarafından (azab ile) korkutan açık bir peygamberim.
Bekir Sadak : De ki: «Oyleyse Allah`a kosusun; dogrusu ben sizi O`nun azabi ile acikca uyaranim.»
Celal Yıldırım : O halde Allah`a doğru yönelip kaçın (O`na güvenip sığının). Şüphesiz ki ben, O`nun tarafından (gönderilen) açık bir uyarıcıyım.
Diyanet İşleri (eski) : De ki: `Öyleyse Allah`a koşusun; doğrusu ben sizi O`nun azabı ile açıkça uyaranım.`
Diyanet Vakfi : O halde Allah`a koşun. Çünkü ben, size O`nun katından (gelmiş) açık bir uyarıcıyım.
Edip Yüksel : Öyleyse ALLAH`a kaçınız. Ben, O`nun tarafından size gönderilmiş bir uyarıcıyım.
Elmalılı Hamdi Yazır : O halde hemen Allaha kaçın, haberiniz olsun ki ben size ondan bir açık nezîrim
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : «O halde hemen Allah`a kaçın; haberiniz olsun ki, ben size ondan gelen açık bir uyarıcıyım.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ey Muhammed! de ki: «Öyleyse Allah`a koşun, gerçekten ben size O`nun tarafından gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım.
Fizilal-il Kuran : O halde Allah`a koşun. Çünkü ben, sizi O`ndan açık bir şekilde korkutuyorum.
Gültekin Onan : Öyleyse, Tanrı`ya doğru (yönelip, şirkten ve bozulmalardan) kaçın. Gerçekten ben sizi, O`ndan yana açıkça uyarıyorum.
Hasan Basri Çantay : O halde (Habîbim, de ki
«Hepiniz Allaha kaçın. Hakıykat, ben sizi On (un azabın) dan açıkça korkutan (bir peygamber) im».Hayrat Neşriyat : (Ey Habîbim! De ki
`O hâlde Allaha kaçın! Şübhesiz ki ben, size Onun tarafından (gönderilmiş) apaçık bir korkutucuyum.`İbni Kesir : Öyleyse Allah`a koşun. Doğrusu ben; size, O`ndan apaçık bir uyarıcıyım.
Muhammed Esed : Böylece, (ey Muhammed, onlara söyle
"(Sahte ve kötü olan her şeyden) Allah`a sığının! Gerçek şu ki ben, O`nun tarafından görevlendirilmiş açık bir uyarıcıyım!Ömer Nasuhi Bilmen : (48-51) Yeri de döşedik, ne güzel döşeyicilerdir. Ve her şeyden iki çift yarattık. Tâ ki, tefekkür edesiniz. «Artık Allah`a kaçın, şüphe yok ki, ben sizin için O`nun tarafından bir apaçık korkutucuyum. Ve Allah ile beraber başka bir ilâh ittihaz etmeyin. Muhakkak ki, ben sizin için O`ndan bir apaçık korkutucuyum.»
Ömer Öngüt : Allah`a kaçınız! Ben size O`nun katından apaçık bir korkutucuyum.
Şaban Piriş : -O halde Allaha sığının, çünkü ben, ondan size (gönderilen) apaçık uyarıcıyım.
Suat Yıldırım : "O halde, Allaha kaçın, çabuk Allahın himayesine koşun. Zira ben Onun tarafından, sizi uyarmak için gönderilen âşikâr bir elçiyim."
Süleyman Ateş : "O halde Allâh`a kaçın, ben size O`nun tarafından görevlendirilmiş apaçık bir uyarıcıyım."
Tefhim-ul Kuran : Öyleyse, Allah`a doğru (yönelip, şirkten ve bozulmalardan) kaçın. Gerçekten ben sizi, O`ndan yana açıkça uyarıp korkutmakta olanım.
Ümit Şimşek : Hepiniz Allah`a koşun. Ben Onun tarafından size gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım.
Yaşar Nuri Öztürk : O halde Allah`a kaçın/sığının! Ben size O`ndan gelmiş açıklayıcı bir uyarıcıyım.
Bu ayet bir hidayet ayetidir, aşağıdaki meallerde ayetin sadece hidayet ile ilgili bölümü yer alıyor olabilir, dikkatinize sunarız.
Abdullah Aydın : (Ey Muhammed! De ki): O halde hemen küfrü bırakıp Allah`a koşun. Şüphesiz ben, sizi O`nun azabıyla korkutan açık bir peygamberim.
Ahmet Davudoğlu : (De ki): O halde hemen Allah`a kaçın. Gerçekten ben size, O`nun tarafından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım.
Ali Arslan : (Ey Resûlüm de ki
O halde Allah(ın rızasın)a koşun. Çünkü ben sizi O(nun azabın)dan açık bir şekilde korkutucuyum.Arif Pamuk : (Habibim, de ki
"O halde Allah`a koşun. Doğrusu ben size O`nun tarafından gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım."Ayntabî Mehmet Efendi : Ey Muhammed de ki: Öyleyse Allah`a koşuşun; doğrusu ben size, O`nun tarafından apaçık bir korkutucuyum.
Bahaeddin Sağlam : Artık Allah`a kaçın. Ben gerçekten O`ndan yana sizin için apaçık bir uyarıcıyım.
Diyanet Vakfı (1993) : O halde Allah`a koşun. Çünkü ben, size O`nun katından (gelmiş) açık bir uyarıcıyım.
Hasan Tahsin Feyizli : (Ey Resûlüm, de ki): O halde Allah`a kaçın (O`na itâate koşun). Çünkü ben O(nun tarafın)dan (gönderilmiş) apaçık bir uyarıcıyım.
Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay : Ey Muhammed! De ki: Öyleyse Allah`a koşuşun! doğrusu ben sizi O`nun azabı ile açıkça uyaranım.
Hüseyin Kaleli : Artık Allâha kaçın. Şüphesiz ben sizi Ondan açık bir uyarıcıyım.
İsmail Mutlu, Şaban Döğen : Hepiniz Allah`a koşun. Ben size O`nun tarafından gönderilmiş apaçık bir sakındırıcıyım.
Mustafa İslamoğlu : Şu halde (de ki): Allaha kaçınız! Şüphe yok ki ben Onun katından size gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım.
Nedim Yılmaz : O halde Allaha kaçın. Ben sizi O (nun azabı)ndan açıkça korkutuyorum.
Ömer Rıza Doğrul : O halde Allah`a sığının. Ben Onun tarafından sizi (iğri yolun sonundan) apaçık korkuturum.
Talat Koçyiğit : Bu itibarla Allah`a sığının. Ben, sizin için O`nun tarafından gönderilen apaçık bir uyarıcıyım.
Ziya Kazıcı, Necip Taylan : (Ey Resûlüm) de ki: Öyleyse hemen Allah`a kaçıp iltica edin! Ben sizin için, O`nun tarafından (gönderilmiş) apaçık bir korkutucuyum.
Bir Heyet : O halde Allah`a koşun. Çünkü ben, sizi O`nun katından (gelmiş) açık bir uyarıcıyım.