AlimAllah-Bilim Allah'ın yasasıdır.-Kuran, islam, bilgi paylaşımı üzerine

Orjinalini görmek için tıklayınız: Araf Suresi 21
şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orijinal sürümü göster.
Ve kâsemehumâ innî lekumâ le minen nâsıhîn(nâsıhîne).

1. ve : ve
2. kâseme-humâ : ikisine yemin etti
3. innî : muhakkak ki ben
4. lekumâ : sizin ikinize, size
5. le min en nâsıhîne : mutlaka nasihat (öğüt) edenlerdenim
İmam İskender Ali Mihr : Ve ikisine yemin etti: “Muhakkak ki ben, sizin ikinize nasihat edenlerdenim.”
Diyanet İşleri : “Şüphesiz ben size öğüt verenlerdenim” diye de onlara yemin etti.
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve yemin ederek şüphe yok ki dedi, ben size öğüt verenlerdenim.
Adem Uğur : Ve onlara: Ben gerçekten size öğüt verenlerdenim, diye yemin etti.
Ahmed Hulusi : Ve onlara: "Kesinlikle ben sizin hayrınızı isteyenlerdenim" diye de yemin etti.
Ahmet Tekin : Âdem ile eşine, yeminler ederek:
`Ben gerçekten size öğüt verenlerdenim` dedi.
Ahmet Varol : Ayrıca: `Şüphesiz ki ben size öğüt verenlerdenim` diye onlara karşı yemin etti.
Ali Bulaç : Ve: "Gerçekten ben size öğüt verenlerdenim" diye yemin de etti.
Ali Fikri Yavuz : Bir de onlara: “-Muhakkak ki, ben sizin iyiliğinizi isteyenlerdenim”, diye yemin etti.
Bekir Sadak : «Dogrusu ben size ogut verenlerdenim» diye ikisine yemin etti.
Celal Yıldırım : Ve «herhalde ben size öğüt verenlerdenim» diyerek onlara yemin etti.
Diyanet İşleri (eski) : `Doğrusu ben size öğüt verenlerdenim` diye ikisine yemin etti.
Diyanet Vakfi : Ve onlara: Ben gerçekten size öğüt verenlerdenim, diye yemin etti.
Edip Yüksel : Kendilerine yemin de etti: `Ben size öğüt veriyorum.`
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve her halde ben sizin hayrınızı istiyenlerdenim diye ikisine de yemin etti
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ve: «Ben gerçekten sizin iyiliğinizi isteyenlerdenim.» diye ikisine de yemin etti.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ve onlara: «Elbette ben size öğüt verenlerdenim.» diye de yemin etti.
Fizilal-il Kuran : Onlara `Ben gerçekten sizin iyiliğinizi istiyorum` diye yemin etti.
Gültekin Onan : Ve: "Gerçekten ben size öğüt verenlerdenim" diye yemin de etti.
Hasan Basri Çantay : Bir de onlara: «Şübhesiz ki ben sizin iyiliğinizi isteyenlerdenim» diye yemîn etdi.
Hayrat Neşriyat : Ve onlara: `Doğrusu ben size gerçekten (iyiliğiniz için) nasîhat edenlerdenim` diye de yemîn etti.
İbni Kesir : Ve; doğrusu ben size öğüt verenlerdenim, diye ikisine yemin etti.
Muhammed Esed : Ve onlara: "Ben gerçekten sizin iyiliğinizi isteyen biriyim" diye de and verdi.
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve onlara, «Ben muhakkak sizin için elbette hayırhâh olanlardanım.» diye yemin etti.
Ömer Öngüt : Ve onlara: “Ben gerçekten size öğüt verenlerdenim. ” diye yemin etti.
Şaban Piriş : Ben sizin, iyiliğinizi isteyen, size öğüt verenlerdenim, diye onlara yemin etti.
Suat Yıldırım : (20-21) Fakat şeytan onlara, gözlerinden gizlenmiş olan edep yerlerini açığa çıkarmak için vesvese verdi. Onlara şöyle telkinde bulundu: "Rabbinizin size bu ağacın meyvesini yasaklamasının tek sebebi, sizin meleklerden veya ölümsüz hayata kavuşanlardan olmanızı önlemektir" diyerek, kendisinin onların iyiliğini istediğine dair yemin üstüne yemin etti.
Süleyman Ateş : Ve onlara: "Elbette ben size öğüt verenlerdenim." diye de yemin etti.
Tefhim-ul Kuran : Ve: «Gerçekten ben size öğüt verenlerdenim» diye yemin de etti.
Ümit Şimşek : Sonra da `Ben sizin iyiliğiniz için öğüt veriyorum` diye yemin etti.
Yaşar Nuri Öztürk : Ve onlara, "ben size öğüt verenlerdenim" diye yemin de etti.
Referans URL