03.10.2012, 17:53
(gbkz: edip yüksel)`in ilgili bir yazısı:
Sabit oğlu Numan, hadis uydurukçularına karşı beyniyle ve yüreğiyle verdiği mücadelesinden dolayı halkın arasında Ebu HANİF yani Muvahhitlerin Babası veya Öncü Muvahhit olarak kahraman oldu. Önce Emevi ve daha sonra Abbasi sultanlarının siyasi otoritelerini, sosyal ve kültürel programlarını peygamber adına destekleyen hadisler uydurmakla görevlendirilmiş yardakçı hadis rivayetçilerine karşı Kuranı savundu. ÖRNEĞİN:
Şiddeti ve katliamları telkin eden hadisler
Cizye kelimesinin anlamını saptırıp yeni bir vergi ihdas eden hadisler
Çocuk yaşta kızlarla evliliği sünnetleyen hadisler
Kuranın şirk olarak reddettiği kölelik kurumunu onaylayan hadisler
Şamdan, Basradan veya Kufeden çıkan ve değişik fiziksel özelliklere sahip mehdi tarifleriyle sultanların propagandasını yapan hadisler gibi
Tarihi kitaplar kritik olarak incelendiğinde Ebu Hanifenin hadise itibar etmediği, aklın ışığında Kuranı tek kaynak kabul ettiği apaçık bir gerçek. Bu yüzden Buharide ondan rivayet edilen bir tek hadis bulamazsın. Cezaevinde şehit edildi O gün hala önemli bir bölümü muvahhid olan halk içinde bir kahraman olduğu için, yönetici zalimler onun popüler isminden yararlanmak istediler ve onun adına, talebeleri diye tanıtılan Ahmed ve Yusuf yoluyla bir mezhep uydurdular
Bazı Sünnilerin iddia ettiği gibi Ebu Hanife hadisler hakkında seçici değildi, Peygamber ve onun destekleyen tüm arkadaşları gibi, Kuranı yeterli gören ve Kurana hiçbir insan sözünü ortak koşmayan bir muvahhitti. Diğer mezhep imamlarının Ebu Hüreyreyi bir cahil, bir İblis olarak yaftalayıp ona saldırmaları, Buharinin onu halktan biri diyerek güvenilmez biri sayması gibi gerçekler maalesef bugünkü hadis-sünnet-mezhep mukallitleri tarafından bilinmiyor.
Ibn Kuteybe, Hadis Müdafaası, Kayıhan Yay, İstanbul/1979
El Evzai: Onu itham etmemizin sebebi kendisine hadis getirildiği halde onu bırakıp başka türlü hüküm vermesidir. (Ibn Kuteybe, S. 70)
İbnu Rahuye (Rey ehli hakkında): Allahın Kitabını ve Rasulunun sünnetini attılar da, kıyasa sarıldılar. Derdi. (Ibn Kuteybe, S. 71)
Bana er-Riyaşi, Ebub Yakub el-Hattabiden, o da amcasından, o da ez-ZuhriDen tahdis etti ki, ez-Zuhri şöyle demiştir: Hadis erkektir, onu adamların erkek olanları sever, kadın olanları da sevmezler. (Ibn Kuteybe, S. 81. El Fakih vel-Mütefakkih: II/76′dan alıntı)
Süleyman Uludağ, İslam Düşüncesinin Özellikleri, Dergah Yay., İst./1979
İmam Ahmedin Allah bu zatı hadis için yaratmıştır. diyerek hadis ilmindeki ehliyetini takdir ettiği meşhur muhaddislerden Ahmet b. Mehdi: Ebu Hanife, ilim nedir bilmezdi. Dalalete düşürdüğü insanların vebali yarın kıyamet günü sırtına sarılacaktır. Hak bile olsa Müslümanların tutundukları dini bağları, teker teker söküp atan Ebu Hanifenin reyini ve görüşlerini kabul etmeyiniz. demiştir
(Uludağ, S. 57)
İmam Buhari, Ehl-i Reyin reisi olan Ebu Hanifeyi zayıf bir hadis ravisi olarak görüyor kendisini metruk sayıyor Ve halktan biridir diyordu. Ne Buhari ne de Müslimde Ebu Hanifeden tek bir hadis rivayet edilmemiş olması bile Ehl-i hadis ile Ehl-i rey arasındaki geçimsizliğin ve uyuşmazlığın derecesi hakkında bize fikir verebilir (Uludağ, S. 58)
İmam Ahmet: Ebu Hanifenin reyi de hadisi de zayıftır (Uludağ, S. 99)
Süfyan es-Sevri, Ebu Hanifenin vefat haberini alınca, derin bir memnuniyet duymuş ve: Allaha şükürler olsun. Birçok insanın belaya düşmesine sebep olan kişiden bizi afiyette kıldı. (Uludağ, S. 99)
Hadis ve Hicaz fıkıh hareketinin başında bulunan İmam Malik şöyle demiştir: Ebu Hanife fitnesi, iblis fitnesinden daha zararlıdır. (Uludağ, S. 99)
Sabit oğlu Numan, hadis uydurukçularına karşı beyniyle ve yüreğiyle verdiği mücadelesinden dolayı halkın arasında Ebu HANİF yani Muvahhitlerin Babası veya Öncü Muvahhit olarak kahraman oldu. Önce Emevi ve daha sonra Abbasi sultanlarının siyasi otoritelerini, sosyal ve kültürel programlarını peygamber adına destekleyen hadisler uydurmakla görevlendirilmiş yardakçı hadis rivayetçilerine karşı Kuranı savundu. ÖRNEĞİN:
Şiddeti ve katliamları telkin eden hadisler
Cizye kelimesinin anlamını saptırıp yeni bir vergi ihdas eden hadisler
Çocuk yaşta kızlarla evliliği sünnetleyen hadisler
Kuranın şirk olarak reddettiği kölelik kurumunu onaylayan hadisler
Şamdan, Basradan veya Kufeden çıkan ve değişik fiziksel özelliklere sahip mehdi tarifleriyle sultanların propagandasını yapan hadisler gibi
Tarihi kitaplar kritik olarak incelendiğinde Ebu Hanifenin hadise itibar etmediği, aklın ışığında Kuranı tek kaynak kabul ettiği apaçık bir gerçek. Bu yüzden Buharide ondan rivayet edilen bir tek hadis bulamazsın. Cezaevinde şehit edildi O gün hala önemli bir bölümü muvahhid olan halk içinde bir kahraman olduğu için, yönetici zalimler onun popüler isminden yararlanmak istediler ve onun adına, talebeleri diye tanıtılan Ahmed ve Yusuf yoluyla bir mezhep uydurdular
Bazı Sünnilerin iddia ettiği gibi Ebu Hanife hadisler hakkında seçici değildi, Peygamber ve onun destekleyen tüm arkadaşları gibi, Kuranı yeterli gören ve Kurana hiçbir insan sözünü ortak koşmayan bir muvahhitti. Diğer mezhep imamlarının Ebu Hüreyreyi bir cahil, bir İblis olarak yaftalayıp ona saldırmaları, Buharinin onu halktan biri diyerek güvenilmez biri sayması gibi gerçekler maalesef bugünkü hadis-sünnet-mezhep mukallitleri tarafından bilinmiyor.
Ibn Kuteybe, Hadis Müdafaası, Kayıhan Yay, İstanbul/1979
El Evzai: Onu itham etmemizin sebebi kendisine hadis getirildiği halde onu bırakıp başka türlü hüküm vermesidir. (Ibn Kuteybe, S. 70)
İbnu Rahuye (Rey ehli hakkında): Allahın Kitabını ve Rasulunun sünnetini attılar da, kıyasa sarıldılar. Derdi. (Ibn Kuteybe, S. 71)
Bana er-Riyaşi, Ebub Yakub el-Hattabiden, o da amcasından, o da ez-ZuhriDen tahdis etti ki, ez-Zuhri şöyle demiştir: Hadis erkektir, onu adamların erkek olanları sever, kadın olanları da sevmezler. (Ibn Kuteybe, S. 81. El Fakih vel-Mütefakkih: II/76′dan alıntı)
Süleyman Uludağ, İslam Düşüncesinin Özellikleri, Dergah Yay., İst./1979
İmam Ahmedin Allah bu zatı hadis için yaratmıştır. diyerek hadis ilmindeki ehliyetini takdir ettiği meşhur muhaddislerden Ahmet b. Mehdi: Ebu Hanife, ilim nedir bilmezdi. Dalalete düşürdüğü insanların vebali yarın kıyamet günü sırtına sarılacaktır. Hak bile olsa Müslümanların tutundukları dini bağları, teker teker söküp atan Ebu Hanifenin reyini ve görüşlerini kabul etmeyiniz. demiştir
(Uludağ, S. 57)
İmam Buhari, Ehl-i Reyin reisi olan Ebu Hanifeyi zayıf bir hadis ravisi olarak görüyor kendisini metruk sayıyor Ve halktan biridir diyordu. Ne Buhari ne de Müslimde Ebu Hanifeden tek bir hadis rivayet edilmemiş olması bile Ehl-i hadis ile Ehl-i rey arasındaki geçimsizliğin ve uyuşmazlığın derecesi hakkında bize fikir verebilir (Uludağ, S. 58)
İmam Ahmet: Ebu Hanifenin reyi de hadisi de zayıftır (Uludağ, S. 99)
Süfyan es-Sevri, Ebu Hanifenin vefat haberini alınca, derin bir memnuniyet duymuş ve: Allaha şükürler olsun. Birçok insanın belaya düşmesine sebep olan kişiden bizi afiyette kıldı. (Uludağ, S. 99)
Hadis ve Hicaz fıkıh hareketinin başında bulunan İmam Malik şöyle demiştir: Ebu Hanife fitnesi, iblis fitnesinden daha zararlıdır. (Uludağ, S. 99)