05.10.2012, 13:25
Ve in edrî leallehu fitnetun lekum ve metâun ilâ hîn(hînin).
1. ve in edrî : ve eğer bilsem (bilmiyorum)
2. lealle-hu : umulur ki o, belki o
3. fitnetun : bir fitnedir, bir imtihandır
4. lekum : size, sizin için
5. ve metâun : ve bir metadır, faydalanmadır
6. ilâ hînin : bir zamana kadar
İmam İskender Ali Mihr : Eğer bilsem (bilmiyorum), belki de o (erteleme), sizin için bir imtihandır. Ve belli bir zamana kadar bir meta (faydalanma)dır.
Diyanet İşleri : Bilmem! Belki bu (mühlet) sizin için bir imtihan ve bir vakte kadar yararlanmadır.
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve bildirdiğim, sizi bir sınama ve bir zamana dek geçindirme de olabilir, onu da bilmem ben.
Adem Uğur : Bilmiyorum, belki de o (azabın ertelenmesi), sizi denemek ve bir zamana kadar sizi (imkânlardan) faydalandırmak içindir.
Ahmed Hulusi : "Bilmiyorum, belki de süre tanınması sizin için bir denemedir (kendinizin ne olduğunu bizzat yaşayıp görmeniz için) ve sınırlı bir yararlanmadır. "
Ahmet Tekin : `Belki cezanın tehiri sizin için ağır bir imtihan sebebidir, belki de bir vakte kadar daha dünya nimetlerinden faydalanmadır, bir mühlettir, bilmiyorum.`
Ahmet Varol : Bilemem, belki bu [14] sizin için bir imtihan ve belli bir süreye kadar bir yararlandırmadır.`
Ali Bulaç : "Bilemem; belki bu (sürenin açıklanmaması), sizin için bir (fitne) denemedir, (belki de) belli bir vakte kadar yararlanma (meta)dır."
Ali Fikri Yavuz : Bilmem, belki bu ceza vaadinin uzaması, sizin için bir belâdır ve bir zamana kadar faydalanmadır.
Bekir Sadak : «ilmem; belki bu gecikme sizi denemek ve bir sureye kadar gecindirmek icindir.»
Celal Yıldırım : Bu (tehdîd edilen şeyin) geciktirilmesi sizin için bir sınav ve belki bir süreye kadar geçindirmek için midir bilmiyorum.
Diyanet İşleri (eski) : `Bilmem; belki bu gecikme sizi denemek ve bir süreye kadar geçindirmek içindir.`
Diyanet Vakfi : Bilmiyorum, belki de o (azabın ertelenmesi), sizi denemek ve bir zamana kadar sizi (imkânlardan) faydalandırmak içindir.
Edip Yüksel : `Hiç bilmiyorum; belki sizin için bir test ve belli bir süreye kadar bir hoşlanma vesilesi olur.`
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve bilmem belki bu (mühlet) sizin için bir imtihan ve vakta kadar bir istifadedir
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bilmem belki bu (gecikme) sizin için bir imtihan ve bir süreye kadar faydalanmak içindir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Bilmem belki bu gecikme sizi denemek ve bir süreye kadar geçindirmek içindir.
Fizilal-il Kuran : Bilemem; belki de azabınızın ertelenmesi sizin sınavdan geçirilmeniz ve belirli bir sürenin sonuna kadar dünya nimetlerinden yararlandırılmanız içindir.
Gültekin Onan : "Bilemem belki bu (sürenin açıklanmaması), sizin için bir (fitne) denemedir, (belki de) belli bir vakte kadar yararlanma (meta)dır."
Hasan Basri Çantay : «Ben bilmem. Belki bu (mühlet) sizin için bir imtihandır, bir zamana kadar bir fâidelenmedir, (bir geçinmedir)».
Hayrat Neşriyat : `Bilmem, belki de bu (azâbın tehîr edilmesi), sizin için bir imtihan ve bir zamâna kadar bir faydalanmadır.`
İbni Kesir : Bilmem. Belki bu, sizin için bir deneme ve bir süreye kadar yararlanmadır.
Muhammed Esed : Ve (bana gelince, Hesap Günü`ndeki) bu (gecikmenin) sizin için bir sınama mı, yoksa bir süreye kadar (merhameten yapılmış) bir erteleme mi olduğunu ben bilemem."
Ömer Nasuhi Bilmen : «Ve ben bilmem, belki o (mühlet verilmesi) sizin için bir imtihandır ve bir müddete kadar bir istifadedir.»
Ömer Öngüt : Bilmiyorum, belki de bu (azabın ertelenmesi) sizi denemek ve bir süreye kadar sizi yaşatıp barındırmak içindir.
Şaban Piriş : Bilemem, belki bu sizi denemek ve bir süreye kadar faydalandırmak içindir.
Suat Yıldırım : "Ne bileyim, belki de bu mühlet sizin için bir imtihandır ve hayattan biraz daha yararlandırma için yapılan bir ertelemedir."
Süleyman Ateş : "Bilmem belki de o (azâbın ertelenmesi) sizi denemek ve bir süreye kadar yaşatmak içindir"
Tefhim-ul Kuran : «Bilemem; belki bu (sürenin açıklanmaması), sizin için bir (fitne) denemedir, (belki de) belli bir vakte kadar yararlanma (meta)dır.»
Ümit Şimşek : Size verilen mühlet bir sınama mı, yoksa belirli bir zamana kadar size tanınmış bir fırsat mı; onu da bilmiyorum.
Yaşar Nuri Öztürk : Bilmiyorum, belki de o, sizin için bir fitnedir. Belirli bir süreye kadar bir nimetlendirmedir.
1. ve in edrî : ve eğer bilsem (bilmiyorum)
2. lealle-hu : umulur ki o, belki o
3. fitnetun : bir fitnedir, bir imtihandır
4. lekum : size, sizin için
5. ve metâun : ve bir metadır, faydalanmadır
6. ilâ hînin : bir zamana kadar
İmam İskender Ali Mihr : Eğer bilsem (bilmiyorum), belki de o (erteleme), sizin için bir imtihandır. Ve belli bir zamana kadar bir meta (faydalanma)dır.
Diyanet İşleri : Bilmem! Belki bu (mühlet) sizin için bir imtihan ve bir vakte kadar yararlanmadır.
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve bildirdiğim, sizi bir sınama ve bir zamana dek geçindirme de olabilir, onu da bilmem ben.
Adem Uğur : Bilmiyorum, belki de o (azabın ertelenmesi), sizi denemek ve bir zamana kadar sizi (imkânlardan) faydalandırmak içindir.
Ahmed Hulusi : "Bilmiyorum, belki de süre tanınması sizin için bir denemedir (kendinizin ne olduğunu bizzat yaşayıp görmeniz için) ve sınırlı bir yararlanmadır. "
Ahmet Tekin : `Belki cezanın tehiri sizin için ağır bir imtihan sebebidir, belki de bir vakte kadar daha dünya nimetlerinden faydalanmadır, bir mühlettir, bilmiyorum.`
Ahmet Varol : Bilemem, belki bu [14] sizin için bir imtihan ve belli bir süreye kadar bir yararlandırmadır.`
Ali Bulaç : "Bilemem; belki bu (sürenin açıklanmaması), sizin için bir (fitne) denemedir, (belki de) belli bir vakte kadar yararlanma (meta)dır."
Ali Fikri Yavuz : Bilmem, belki bu ceza vaadinin uzaması, sizin için bir belâdır ve bir zamana kadar faydalanmadır.
Bekir Sadak : «ilmem; belki bu gecikme sizi denemek ve bir sureye kadar gecindirmek icindir.»
Celal Yıldırım : Bu (tehdîd edilen şeyin) geciktirilmesi sizin için bir sınav ve belki bir süreye kadar geçindirmek için midir bilmiyorum.
Diyanet İşleri (eski) : `Bilmem; belki bu gecikme sizi denemek ve bir süreye kadar geçindirmek içindir.`
Diyanet Vakfi : Bilmiyorum, belki de o (azabın ertelenmesi), sizi denemek ve bir zamana kadar sizi (imkânlardan) faydalandırmak içindir.
Edip Yüksel : `Hiç bilmiyorum; belki sizin için bir test ve belli bir süreye kadar bir hoşlanma vesilesi olur.`
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve bilmem belki bu (mühlet) sizin için bir imtihan ve vakta kadar bir istifadedir
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bilmem belki bu (gecikme) sizin için bir imtihan ve bir süreye kadar faydalanmak içindir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Bilmem belki bu gecikme sizi denemek ve bir süreye kadar geçindirmek içindir.
Fizilal-il Kuran : Bilemem; belki de azabınızın ertelenmesi sizin sınavdan geçirilmeniz ve belirli bir sürenin sonuna kadar dünya nimetlerinden yararlandırılmanız içindir.
Gültekin Onan : "Bilemem belki bu (sürenin açıklanmaması), sizin için bir (fitne) denemedir, (belki de) belli bir vakte kadar yararlanma (meta)dır."
Hasan Basri Çantay : «Ben bilmem. Belki bu (mühlet) sizin için bir imtihandır, bir zamana kadar bir fâidelenmedir, (bir geçinmedir)».
Hayrat Neşriyat : `Bilmem, belki de bu (azâbın tehîr edilmesi), sizin için bir imtihan ve bir zamâna kadar bir faydalanmadır.`
İbni Kesir : Bilmem. Belki bu, sizin için bir deneme ve bir süreye kadar yararlanmadır.
Muhammed Esed : Ve (bana gelince, Hesap Günü`ndeki) bu (gecikmenin) sizin için bir sınama mı, yoksa bir süreye kadar (merhameten yapılmış) bir erteleme mi olduğunu ben bilemem."
Ömer Nasuhi Bilmen : «Ve ben bilmem, belki o (mühlet verilmesi) sizin için bir imtihandır ve bir müddete kadar bir istifadedir.»
Ömer Öngüt : Bilmiyorum, belki de bu (azabın ertelenmesi) sizi denemek ve bir süreye kadar sizi yaşatıp barındırmak içindir.
Şaban Piriş : Bilemem, belki bu sizi denemek ve bir süreye kadar faydalandırmak içindir.
Suat Yıldırım : "Ne bileyim, belki de bu mühlet sizin için bir imtihandır ve hayattan biraz daha yararlandırma için yapılan bir ertelemedir."
Süleyman Ateş : "Bilmem belki de o (azâbın ertelenmesi) sizi denemek ve bir süreye kadar yaşatmak içindir"
Tefhim-ul Kuran : «Bilemem; belki bu (sürenin açıklanmaması), sizin için bir (fitne) denemedir, (belki de) belli bir vakte kadar yararlanma (meta)dır.»
Ümit Şimşek : Size verilen mühlet bir sınama mı, yoksa belirli bir zamana kadar size tanınmış bir fırsat mı; onu da bilmiyorum.
Yaşar Nuri Öztürk : Bilmiyorum, belki de o, sizin için bir fitnedir. Belirli bir süreye kadar bir nimetlendirmedir.