05.10.2012, 13:26
Ve mâ erselnâke illâ rahmeten lil âlemîn(âlemîne).
1. ve mâ erselnâ-ke : ve seni biz göndermedik
2. illâ rahmeten : rahmetten başka, sadece rahmet olarak
3. li el âlemîne : âlemlere, âlemler için
İmam İskender Ali Mihr : Seni Biz, sadece âlemlere rahmet olarak gönderdik.
Diyanet İşleri : (Ey Muhammed!) Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve biz seni, ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.
Adem Uğur : (Resûlüm!) Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.
Ahmed Hulusi : Seni âlemler (insanlar) için sadece rahmet olarak irsâl ettik!
Ahmet Tekin : Yâ Muhammed, rahmetimizin ve merhametimizin gereği, biz seni kesinlikle bütün âlemlerin, insanların ve cinlerin, varlıkların tamamının hayrına, haklarının korunması için özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere, rahmet peygamberi olarak görevlendirip gönderdik.
Ahmet Varol : Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik.
Ali Bulaç : Biz seni alemler için yalnızca bir rahmet olarak gönderdik.
Ali Fikri Yavuz : Seni de (ey Rasûlüm), ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.
Bekir Sadak : Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gonderdik.
Celal Yıldırım : Biz seni acak önlemlere rahmet olarak gönderdik.
Diyanet İşleri (eski) : Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik.
Diyanet Vakfi : (Resûlüm!) Biz seni âlemlere ancak rahmet olarak gönderdik.
Edip Yüksel : Biz seni tüm halklara bir rahmet olarak gönderdik
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve seni sâde âlemîne rahmet olarak göndermişizdir
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Seni sadece bütün kainata rahmet olarak göndermişizdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : (Ey Muhammed!) biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.
Fizilal-il Kuran : Biz seni tüm alemlere rahmet olarak gönderdik.
Gültekin Onan : Biz seni alemler için yalnızca bir rahmet olarak gönderdik.
Hasan Basri Çantay : Biz, seni (Habîbim) âlemlere (başka bir şey için değil) ancak rahmet için gönderdik.
Hayrat Neşriyat : (Ey Resûlüm!) (Biz) seni ancak âlemlere bir rahmet olarak gönderdik.
İbni Kesir : Biz, seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik.
Muhammed Esed : Ve (bunun içindir ki, ey Peygamber!) Biz seni yalnızca, bütün alemlere rahmetimiz(in bir işareti) olarak gönderdik.
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve seni başka değil, bütün âlemlere bir rahmet olmak için gönderdik.
Ömer Öngüt : Resulüm! Biz seni âlemlere rahmet olarak gönderdik.
Şaban Piriş : Seni ancak insanlığa rahmet olarak gönderdik.
Suat Yıldırım : İşte bunun içindir ki ey Resulüm, Biz seni bütün insanlar için sırf bir rahmet vesilesi olman için gönderdik!
Süleyman Ateş : (Ey Muhammed) Biz seni ancak âlemlere rahmet için gönderdik.
Tefhim-ul Kuran : Biz seni alemler için yalnızca bir rahmet olarak gönderdik.
Ümit Şimşek : Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.
Yaşar Nuri Öztürk : Ve biz seni ancak âlemlere bir rahmet olarak gönderdik.
1. ve mâ erselnâ-ke : ve seni biz göndermedik
2. illâ rahmeten : rahmetten başka, sadece rahmet olarak
3. li el âlemîne : âlemlere, âlemler için
İmam İskender Ali Mihr : Seni Biz, sadece âlemlere rahmet olarak gönderdik.
Diyanet İşleri : (Ey Muhammed!) Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve biz seni, ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.
Adem Uğur : (Resûlüm!) Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.
Ahmed Hulusi : Seni âlemler (insanlar) için sadece rahmet olarak irsâl ettik!
Ahmet Tekin : Yâ Muhammed, rahmetimizin ve merhametimizin gereği, biz seni kesinlikle bütün âlemlerin, insanların ve cinlerin, varlıkların tamamının hayrına, haklarının korunması için özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere, rahmet peygamberi olarak görevlendirip gönderdik.
Ahmet Varol : Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik.
Ali Bulaç : Biz seni alemler için yalnızca bir rahmet olarak gönderdik.
Ali Fikri Yavuz : Seni de (ey Rasûlüm), ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.
Bekir Sadak : Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gonderdik.
Celal Yıldırım : Biz seni acak önlemlere rahmet olarak gönderdik.
Diyanet İşleri (eski) : Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik.
Diyanet Vakfi : (Resûlüm!) Biz seni âlemlere ancak rahmet olarak gönderdik.
Edip Yüksel : Biz seni tüm halklara bir rahmet olarak gönderdik
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve seni sâde âlemîne rahmet olarak göndermişizdir
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Seni sadece bütün kainata rahmet olarak göndermişizdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : (Ey Muhammed!) biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.
Fizilal-il Kuran : Biz seni tüm alemlere rahmet olarak gönderdik.
Gültekin Onan : Biz seni alemler için yalnızca bir rahmet olarak gönderdik.
Hasan Basri Çantay : Biz, seni (Habîbim) âlemlere (başka bir şey için değil) ancak rahmet için gönderdik.
Hayrat Neşriyat : (Ey Resûlüm!) (Biz) seni ancak âlemlere bir rahmet olarak gönderdik.
İbni Kesir : Biz, seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik.
Muhammed Esed : Ve (bunun içindir ki, ey Peygamber!) Biz seni yalnızca, bütün alemlere rahmetimiz(in bir işareti) olarak gönderdik.
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve seni başka değil, bütün âlemlere bir rahmet olmak için gönderdik.
Ömer Öngüt : Resulüm! Biz seni âlemlere rahmet olarak gönderdik.
Şaban Piriş : Seni ancak insanlığa rahmet olarak gönderdik.
Suat Yıldırım : İşte bunun içindir ki ey Resulüm, Biz seni bütün insanlar için sırf bir rahmet vesilesi olman için gönderdik!
Süleyman Ateş : (Ey Muhammed) Biz seni ancak âlemlere rahmet için gönderdik.
Tefhim-ul Kuran : Biz seni alemler için yalnızca bir rahmet olarak gönderdik.
Ümit Şimşek : Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.
Yaşar Nuri Öztürk : Ve biz seni ancak âlemlere bir rahmet olarak gönderdik.