05.10.2012, 13:30
Lâ yesmeûne hasîsehâ, ve hum fî meştehet enfusuhum hâlidûn(hâlidûne).
1. lâ yesmeûne : işitmezler
2. hasîse-hâ : onun uğultusu
3. ve hum : ve onlar
4. fî : içinde
5. meştehet (mâ iştehet) : istenen (arzu edilen) şey
6. enfusu-hum : onların nefsleri
7. hâlidûne : ebedî kalacak olanlar
İmam İskender Ali Mihr : Onun (cehennemin) uğultusunu işitmezler. Ve onlar, istedikleri şeyler içinde ebedî kalacak olanlardır.
Diyanet İşleri : Onlar cehennemin hışıltısını bile duymazlar. Canlarının istediği nimetler içinde ebedî olarak kalırlar.
Abdulbaki Gölpınarlı : Orasının en hafif bir sesini bilmez duymaz onlar ve canlarının dilediği, arzuladığı şeylerin içinde ebedîdir onlar.
Adem Uğur : Bunlar onun uğultusunu duymazlar; gönüllerinin dilediği nimetler içinde ebedî kalırlar.
Ahmed Hulusi : Onun (cehennemin) gümbürtüsünü işitmezler. . . Nefslerinin arzu ettiği her şey içinde sonsuza dek yaşarlar.
Ahmet Tekin : Bunlar cehennemin uğultusunu duymazlar. Bunlar, canlarının çektiği, istedikleri nimetler içinde ebedî yaşarlar.
Ahmet Varol : Onun uğultusunu duymazlar ve onlar canlarının çektiği şeyler içinde sonsuzdurlar.
Ali Bulaç : Onun uğultusunu bile duymazlar. Onlar nefislerinin arzuladığı (sayısız nimet) içinde ebedi kalıcıdırlar.
Ali Fikri Yavuz : Cehennemden uzaklaştırılan o cennetlikler, cehennemin hışıltısını bile duymazlar ve bunlar canlarının istediği şeyler (çeşitli nimetler) içinde ebedi olarak kalıcıdırlar.
Bekir Sadak : Cehennemin ugultusunu duymazlar. Canlarinin istedigi seyler icinde temelli kalirlar.
Celal Yıldırım : Cehennem uğultusunu da duymazlar ve onlar canlarının çektiği nîmetler içinde ebedîdirler.
Diyanet İşleri (eski) : Cehennemin uğultusunu duymazlar. Canlarının istediği şeyler içinde temelli kalırlar.
Diyanet Vakfi : Bunlar onun uğultusunu duymazlar; gönüllerinin dilediği nimetler içinde ebedî kalırlar.
Edip Yüksel : Onun uğultusunu işitmezler. Canlarının istediği şeyler içinde ebedi kalırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır : ve bunlar canlarının istediğinde muhalled kalacaklardır
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Onun uğultusunu bile duymazlar. Bunlar canlarının istediği şeyler içinde sonsuza dek kalacaklardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Bunlar onun (cehennemin) uğultusunu bile duymazlar. Canlarının istediği şeyler içinde temelli kalırlar.
Fizilal-il Kuran : Onlar cehennem ateşinin uğultusunu duymazlar ve ebedi olarak canlarının çektiği nimetler içinde kalırlar.
Gültekin Onan : Onun uğultusunu bile duymazlar. Onlar nefislerinin arzuladığı (sayısız nimet) içinde ebedi kalıcıdırlar.
Hasan Basri Çantay : Bunlar gönüllerinin dilediği (ni`metler) içinde ebedî (yaşamlarken onun (cehennemin) gizli sesini bile duymazlar.
Hayrat Neşriyat : (O müminler) onun (o Cehennemin çok uzak mesâfelerden bile işitilen)uğultusunu duymazlar. Ve onlar canlarının çektiği şeyler (hesabsız ni`metler) içinde ebedî olarak kalıcıdırlar.
İbni Kesir : Onun uğultusunu duymazlar. Canlarının istediği şeyler içinde temelli kalırlar.
Muhammed Esed : onlar (cehennemin) soluğunu (bile) işitmeyecekler ve canlarının arzu edegeldiği şeyler arasında sonsuza kadar yaşayıp gidecekler.
Ömer Nasuhi Bilmen : Onun hışıltısını bile duymazlar ve onlar nefislerinin hoşlandığı şeyler içinde daima kalacak kimselerdir.
Ömer Öngüt : Cehennemin uğultusunu bile duymazlar. Canlarının çektiği nimetler içinde ebedî kalacaklardır.
Şaban Piriş : Onun uğultusunu duymazlar. Canlarının arzu ettiği şeyler içinde ebedi kalırlar.
Suat Yıldırım : Onlar cehennemin hışırtısını bile işitmeyecek, canlarının çektiği nimetler içinde ebedî kalacaklardır.
Süleyman Ateş : Onun uğultusunu duymazlar. Ve canlarının çektiği (ni`metler) içinde ebedi kalırlar.
Tefhim-ul Kuran : Onun uğultusunu bile duymazlar. Onlar nefislerinin arzuladığı (sayısız nimet) içinde ebedi kalıcıdırlar.
Ümit Şimşek : Onun hışırtısını bile işitmezler. Onlar, canlarının çektiği nimetler içinde ebediyen kalacaklardır.
Yaşar Nuri Öztürk : Onun uğultusunu duymazlar. Onlar, gönüllerinin istediği şeyler içinde sürekli yaşayacaklardır.
1. lâ yesmeûne : işitmezler
2. hasîse-hâ : onun uğultusu
3. ve hum : ve onlar
4. fî : içinde
5. meştehet (mâ iştehet) : istenen (arzu edilen) şey
6. enfusu-hum : onların nefsleri
7. hâlidûne : ebedî kalacak olanlar
İmam İskender Ali Mihr : Onun (cehennemin) uğultusunu işitmezler. Ve onlar, istedikleri şeyler içinde ebedî kalacak olanlardır.
Diyanet İşleri : Onlar cehennemin hışıltısını bile duymazlar. Canlarının istediği nimetler içinde ebedî olarak kalırlar.
Abdulbaki Gölpınarlı : Orasının en hafif bir sesini bilmez duymaz onlar ve canlarının dilediği, arzuladığı şeylerin içinde ebedîdir onlar.
Adem Uğur : Bunlar onun uğultusunu duymazlar; gönüllerinin dilediği nimetler içinde ebedî kalırlar.
Ahmed Hulusi : Onun (cehennemin) gümbürtüsünü işitmezler. . . Nefslerinin arzu ettiği her şey içinde sonsuza dek yaşarlar.
Ahmet Tekin : Bunlar cehennemin uğultusunu duymazlar. Bunlar, canlarının çektiği, istedikleri nimetler içinde ebedî yaşarlar.
Ahmet Varol : Onun uğultusunu duymazlar ve onlar canlarının çektiği şeyler içinde sonsuzdurlar.
Ali Bulaç : Onun uğultusunu bile duymazlar. Onlar nefislerinin arzuladığı (sayısız nimet) içinde ebedi kalıcıdırlar.
Ali Fikri Yavuz : Cehennemden uzaklaştırılan o cennetlikler, cehennemin hışıltısını bile duymazlar ve bunlar canlarının istediği şeyler (çeşitli nimetler) içinde ebedi olarak kalıcıdırlar.
Bekir Sadak : Cehennemin ugultusunu duymazlar. Canlarinin istedigi seyler icinde temelli kalirlar.
Celal Yıldırım : Cehennem uğultusunu da duymazlar ve onlar canlarının çektiği nîmetler içinde ebedîdirler.
Diyanet İşleri (eski) : Cehennemin uğultusunu duymazlar. Canlarının istediği şeyler içinde temelli kalırlar.
Diyanet Vakfi : Bunlar onun uğultusunu duymazlar; gönüllerinin dilediği nimetler içinde ebedî kalırlar.
Edip Yüksel : Onun uğultusunu işitmezler. Canlarının istediği şeyler içinde ebedi kalırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır : ve bunlar canlarının istediğinde muhalled kalacaklardır
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Onun uğultusunu bile duymazlar. Bunlar canlarının istediği şeyler içinde sonsuza dek kalacaklardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Bunlar onun (cehennemin) uğultusunu bile duymazlar. Canlarının istediği şeyler içinde temelli kalırlar.
Fizilal-il Kuran : Onlar cehennem ateşinin uğultusunu duymazlar ve ebedi olarak canlarının çektiği nimetler içinde kalırlar.
Gültekin Onan : Onun uğultusunu bile duymazlar. Onlar nefislerinin arzuladığı (sayısız nimet) içinde ebedi kalıcıdırlar.
Hasan Basri Çantay : Bunlar gönüllerinin dilediği (ni`metler) içinde ebedî (yaşamlarken onun (cehennemin) gizli sesini bile duymazlar.
Hayrat Neşriyat : (O müminler) onun (o Cehennemin çok uzak mesâfelerden bile işitilen)uğultusunu duymazlar. Ve onlar canlarının çektiği şeyler (hesabsız ni`metler) içinde ebedî olarak kalıcıdırlar.
İbni Kesir : Onun uğultusunu duymazlar. Canlarının istediği şeyler içinde temelli kalırlar.
Muhammed Esed : onlar (cehennemin) soluğunu (bile) işitmeyecekler ve canlarının arzu edegeldiği şeyler arasında sonsuza kadar yaşayıp gidecekler.
Ömer Nasuhi Bilmen : Onun hışıltısını bile duymazlar ve onlar nefislerinin hoşlandığı şeyler içinde daima kalacak kimselerdir.
Ömer Öngüt : Cehennemin uğultusunu bile duymazlar. Canlarının çektiği nimetler içinde ebedî kalacaklardır.
Şaban Piriş : Onun uğultusunu duymazlar. Canlarının arzu ettiği şeyler içinde ebedi kalırlar.
Suat Yıldırım : Onlar cehennemin hışırtısını bile işitmeyecek, canlarının çektiği nimetler içinde ebedî kalacaklardır.
Süleyman Ateş : Onun uğultusunu duymazlar. Ve canlarının çektiği (ni`metler) içinde ebedi kalırlar.
Tefhim-ul Kuran : Onun uğultusunu bile duymazlar. Onlar nefislerinin arzuladığı (sayısız nimet) içinde ebedi kalıcıdırlar.
Ümit Şimşek : Onun hışırtısını bile işitmezler. Onlar, canlarının çektiği nimetler içinde ebediyen kalacaklardır.
Yaşar Nuri Öztürk : Onun uğultusunu duymazlar. Onlar, gönüllerinin istediği şeyler içinde sürekli yaşayacaklardır.