05.10.2012, 13:33
Hattâ izâ futihat yecûcu ve mecûcu ve hum min kulli hadebin yensilûn(yensilûne).
1. hattâ izâ : olduğu zaman
2. futihat : açıldı
3. ye`cûcu : yecüc
4. ve me`cûcu : ve mecüc
5. ve hum : ve onlar
6. min kulli : hepsinden
7. hadebin : taraftan, tepeden
8. yensilûne : hızla koşarlar, saldırırlar
İmam İskender Ali Mihr : Nihayet yecüc ve mecüc, (sedleri) açıldığı zaman tepelerin hepsinden saldırırlar.
Diyanet İşleri : Nihayet Yecüc ve Mecücün önü açıldığı zaman her tepeden akın ederler.
Abdulbaki Gölpınarlı : Sonunda Ye`cüc ve Me`cuc`un seti açılınca ve onlar, her tepeden yeryüzüne saldırınca.
Adem Uğur : Nihayet Ye`cûc ve Me`cûc (sedleri) açıldığı ve onlar her tepeden akın ettiği zaman;
Ahmed Hulusi : Nihayet Ye`cüc ve Me`cüc kapılarının açıldığı zaman, her hadebden (yüksekçe yer - belki de uzay gemilerinden) hızlıca inerler!
Ahmet Tekin : Onlar her dere ve tepeden akın edip çıkan Yecûc ve Mecûcün seddinin, yollarının açıldığı zamana, kıyametin kopacağı âna kadar berzah âleminde kalırlar.
Ahmet Varol : Nihayet Ye`cuc ve Me`cuc(`un setleri) açıldığında onlar her tepeden akın ederler.
Ali Bulaç : Yecuc ve Mecuc (un sedleri) açıldığında, onlar her bir tepeden akın ederler;
Ali Fikri Yavuz : Nihayet Yecûc ve Mecûcün seddi açılıp da her tepeden saldırdıkları;
Bekir Sadak : Yecuc ve Mecuc`un seddi yikildigi zaman her dere ve tepeden bosanirlar.
Celal Yıldırım : Sonunda Ye`cûc ve Me`cûc (seddi) açılır da her bir tepeden sökülüp sür`atle inerler.
Diyanet İşleri (eski) : Yecüc ve Mecüc`ün seddi yıkıldığı zaman her dere ve tepeden boşanırlar.
Diyanet Vakfi : Nihayet Ye`cûc ve Me`cûc (sedleri) açıldığı ve onlar her tepeden akın ettiği zaman;
Edip Yüksel : Nihayet, Yecuc ve Mecuc`un önü açıldığı zaman, onlar her yönden saldırırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır : Nihayet Ye`cûc ve Me`cûc açılıb da her tepeden saldırdıkları
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Nihayet Ye`cuc ve Me`cuc(un seddi) açılıp da her tepeden saldırdıkları;
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Nihayet Ye`cûc ve Me`cûc(un seddi) açıldığı zaman, ki onlar her dere ve tepeden akın edip çıkarlar.
Fizilal-il Kuran : Sonunda Ye`cuc ile Me`cuc`un önündeki set yıkıldığında bunlar bütün tepelerden akarak her tarafa yayılırlar.
Gültekin Onan : (96-97) Yecuc ve Mecuc(un sedleri) açıldığında, onlar her bir tepeden akın ederler. Gerçek olan vaad yaklaşmıştır, işte o zaman, küfredenlerin gözleri yuvalarından fırlayacak: "Eyvahlar bize, biz bundan tam bir gaflet içindeydik hayır, bizler zalim kimselerdik" (diyecekler).
Hasan Basri Çantay : (96-97) Nihayet Ye`cûc ve Me`cûc (un seddi) açılıb da her tepeden saldıracakları ve gerçek va`d olan (kıyamet) yaklaşdığı vakit, işte o zaman o küfr (ve inkâr) edenlerin gözleri hemen belirib kalacak, «Eyvah bizlere! Doğrusu biz bundan gaflet içindeydik. Hayır, biz zaalim kimselerdik» (diyecekler).
Hayrat Neşriyat : (96-97) Nihâyet Yecüc ve Mecücün (seddi) açıldığı ve onların her tepeden akın etmekte olduğu ve gerçek va`d (olan kıyâmet)in yaklaştığı zaman bir de bakarsın ki, inkâredenlerin gözleri (dehşetten) donuktur. `Eyvah bize! Hakikaten bundan gaflet içindeydik,(biz) bil`akis (nefsimize) zulmeden kimseler imişiz!` (derler).
İbni Kesir : Ye`cuc ve Me`cuc açılıp da her tepeden ve dereden akın ettikleri vakit.
Muhammed Esed : Ta ki, Yecüc ve Mecüc`ün (dünyaya) salınıp, (yeryüzünün) her köşe(sin)den boşalacakları zamana kadar,
Ömer Nasuhi Bilmen : Ye`cüc ve Me`cüc açılıp da onlar her tepeden koşmaya başlayacakları zamana kadar (bu kavimlerin halleri devam eder).
Ömer Öngüt : Nihayet Ye`cüc ve Me`cüc (sedleri) açıldığı zaman her tepeden saldırırlar.
Şaban Piriş : Ne zaman ki Yecüc ve Mecüc serbest bırakılır, her tepeden ve dereden sel gibi akarlar.
Suat Yıldırım : (96-97) Nihayet Yecüc ve Mecücün sedleri açılıp her tepeden dünyaya akın etmeye başladıkları, doğru vâdin vaktinin yaklaştığı sıra, işte o zaman, kâfirlerin gözleri birden donakalır. "Eyvah, bizlere! Biz bundan tam bir gaflet içinde idik, daha doğrusu kendimize zulmettik!" diyecekler.
Süleyman Ateş : Nihâyet Ye`cûc ve Me`cûc`un önü açıldığı ve onlar her tepeden akın etmeye başladıkları zaman,
Tefhim-ul Kuran : Yecuc ve Mecuc(un sedleri) açıldığında, onlar her bir tepeden akın ederler;
Ümit Şimşek : Nihayet Ye`cüc ile Me`cüc`ün önü açılır ve herbir tepeden akın ederler.
Yaşar Nuri Öztürk : Ye`cûc ve Me`cûc`ün önü açıldığı zaman onlar, her tepeden akın ederler.
1. hattâ izâ : olduğu zaman
2. futihat : açıldı
3. ye`cûcu : yecüc
4. ve me`cûcu : ve mecüc
5. ve hum : ve onlar
6. min kulli : hepsinden
7. hadebin : taraftan, tepeden
8. yensilûne : hızla koşarlar, saldırırlar
İmam İskender Ali Mihr : Nihayet yecüc ve mecüc, (sedleri) açıldığı zaman tepelerin hepsinden saldırırlar.
Diyanet İşleri : Nihayet Yecüc ve Mecücün önü açıldığı zaman her tepeden akın ederler.
Abdulbaki Gölpınarlı : Sonunda Ye`cüc ve Me`cuc`un seti açılınca ve onlar, her tepeden yeryüzüne saldırınca.
Adem Uğur : Nihayet Ye`cûc ve Me`cûc (sedleri) açıldığı ve onlar her tepeden akın ettiği zaman;
Ahmed Hulusi : Nihayet Ye`cüc ve Me`cüc kapılarının açıldığı zaman, her hadebden (yüksekçe yer - belki de uzay gemilerinden) hızlıca inerler!
Ahmet Tekin : Onlar her dere ve tepeden akın edip çıkan Yecûc ve Mecûcün seddinin, yollarının açıldığı zamana, kıyametin kopacağı âna kadar berzah âleminde kalırlar.
Ahmet Varol : Nihayet Ye`cuc ve Me`cuc(`un setleri) açıldığında onlar her tepeden akın ederler.
Ali Bulaç : Yecuc ve Mecuc (un sedleri) açıldığında, onlar her bir tepeden akın ederler;
Ali Fikri Yavuz : Nihayet Yecûc ve Mecûcün seddi açılıp da her tepeden saldırdıkları;
Bekir Sadak : Yecuc ve Mecuc`un seddi yikildigi zaman her dere ve tepeden bosanirlar.
Celal Yıldırım : Sonunda Ye`cûc ve Me`cûc (seddi) açılır da her bir tepeden sökülüp sür`atle inerler.
Diyanet İşleri (eski) : Yecüc ve Mecüc`ün seddi yıkıldığı zaman her dere ve tepeden boşanırlar.
Diyanet Vakfi : Nihayet Ye`cûc ve Me`cûc (sedleri) açıldığı ve onlar her tepeden akın ettiği zaman;
Edip Yüksel : Nihayet, Yecuc ve Mecuc`un önü açıldığı zaman, onlar her yönden saldırırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır : Nihayet Ye`cûc ve Me`cûc açılıb da her tepeden saldırdıkları
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Nihayet Ye`cuc ve Me`cuc(un seddi) açılıp da her tepeden saldırdıkları;
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Nihayet Ye`cûc ve Me`cûc(un seddi) açıldığı zaman, ki onlar her dere ve tepeden akın edip çıkarlar.
Fizilal-il Kuran : Sonunda Ye`cuc ile Me`cuc`un önündeki set yıkıldığında bunlar bütün tepelerden akarak her tarafa yayılırlar.
Gültekin Onan : (96-97) Yecuc ve Mecuc(un sedleri) açıldığında, onlar her bir tepeden akın ederler. Gerçek olan vaad yaklaşmıştır, işte o zaman, küfredenlerin gözleri yuvalarından fırlayacak: "Eyvahlar bize, biz bundan tam bir gaflet içindeydik hayır, bizler zalim kimselerdik" (diyecekler).
Hasan Basri Çantay : (96-97) Nihayet Ye`cûc ve Me`cûc (un seddi) açılıb da her tepeden saldıracakları ve gerçek va`d olan (kıyamet) yaklaşdığı vakit, işte o zaman o küfr (ve inkâr) edenlerin gözleri hemen belirib kalacak, «Eyvah bizlere! Doğrusu biz bundan gaflet içindeydik. Hayır, biz zaalim kimselerdik» (diyecekler).
Hayrat Neşriyat : (96-97) Nihâyet Yecüc ve Mecücün (seddi) açıldığı ve onların her tepeden akın etmekte olduğu ve gerçek va`d (olan kıyâmet)in yaklaştığı zaman bir de bakarsın ki, inkâredenlerin gözleri (dehşetten) donuktur. `Eyvah bize! Hakikaten bundan gaflet içindeydik,(biz) bil`akis (nefsimize) zulmeden kimseler imişiz!` (derler).
İbni Kesir : Ye`cuc ve Me`cuc açılıp da her tepeden ve dereden akın ettikleri vakit.
Muhammed Esed : Ta ki, Yecüc ve Mecüc`ün (dünyaya) salınıp, (yeryüzünün) her köşe(sin)den boşalacakları zamana kadar,
Ömer Nasuhi Bilmen : Ye`cüc ve Me`cüc açılıp da onlar her tepeden koşmaya başlayacakları zamana kadar (bu kavimlerin halleri devam eder).
Ömer Öngüt : Nihayet Ye`cüc ve Me`cüc (sedleri) açıldığı zaman her tepeden saldırırlar.
Şaban Piriş : Ne zaman ki Yecüc ve Mecüc serbest bırakılır, her tepeden ve dereden sel gibi akarlar.
Suat Yıldırım : (96-97) Nihayet Yecüc ve Mecücün sedleri açılıp her tepeden dünyaya akın etmeye başladıkları, doğru vâdin vaktinin yaklaştığı sıra, işte o zaman, kâfirlerin gözleri birden donakalır. "Eyvah, bizlere! Biz bundan tam bir gaflet içinde idik, daha doğrusu kendimize zulmettik!" diyecekler.
Süleyman Ateş : Nihâyet Ye`cûc ve Me`cûc`un önü açıldığı ve onlar her tepeden akın etmeye başladıkları zaman,
Tefhim-ul Kuran : Yecuc ve Mecuc(un sedleri) açıldığında, onlar her bir tepeden akın ederler;
Ümit Şimşek : Nihayet Ye`cüc ile Me`cüc`ün önü açılır ve herbir tepeden akın ederler.
Yaşar Nuri Öztürk : Ye`cûc ve Me`cûc`ün önü açıldığı zaman onlar, her tepeden akın ederler.