AlimAllah-Bilim Allah'ın yasasıdır.-Kuran, islam, bilgi paylaşımı üzerine

Orjinalini görmek için tıklayınız: Enbiya Suresi 64
şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orijinal sürümü göster.
Fe receû ilâ enfusihim fe kâlû innekum entumuz zâlimûn(zâlimûne).

1. fe receû : o zaman döndüler
2. ilâ enfusi-him : onlar kendilerine
3. fe kâlû : böylece dediler
4. inne-kum : muhakkak siz
5. entum : siz
6. ez zâlimûne : zalimlersiniz
İmam İskender Ali Mihr : Bunun üzerine kendilerine geldiler, sonra da (kendileri için); “Muhakkak ki siz; siz zalimlersiniz.” dediler.
Diyanet İşleri : Bunun üzerine birbirlerine dönüp, “Hiç şüphesiz asıl zalimler sizsiniz siz” dediler.
Abdulbaki Gölpınarlı : Birbirlerine dönüp de gerçekten de zâlimsiniz siz dediler.
Adem Uğur : Bunun üzerine, kendi vicdanlarına dönüp (kendi kendilerine) "Zalimler sizlersiniz, sizler!" dediler.
Ahmed Hulusi : Şöyle bir düşündükten sonra: "Muhakkak ki siz, evet siz zâlimlersiniz" dediler (birbirlerine).
Ahmet Tekin : Bunun üzerine akılları başlarına gelerek mantıklı düşündüler. Birbirlerine dönüp:
`Siz, evet siz bu cansız putlara kulluk ve ibadet etmekle kendilerine haksızlık eden zâlimlersiniz` dediler.
Ahmet Varol : Bunun üzerine kendi vicdanlarına başvurarak: `Şüphesiz sizsiniz asıl zalimler, siz` dediler.
Ali Bulaç : Bunun üzerine kendi vicdanlarına başvurdular da; "Gerçek şu ki, zalim olanlar sizlersiniz (biziz)" dediler.
Ali Fikri Yavuz : Bunun üzerine vicdanlarına müracaat ettiler de: “- Doğrusu siz haksızsınız.” dediler.
Bekir Sadak : (64-65) Kendi kendilerine: «Dogrusu siz haksizsiniz", sonra kafalarinda olan eski inanclarina donerek: «Ey Ibrahim! Bunlarin konusmayacagini, and olsun ki, bilirsin» dediler.
Celal Yıldırım : Bunun üzerine kendi vicdanlarına dönüp: «Şüphesiz ki siz haksızlarsınız» dediler.
Diyanet İşleri (eski) : (64-65) Kendi kendilerine: `Doğrusu siz haksızsınız`, sonra kafalarında olan eski inançlarına dönerek: `Ey İbrahim! bunların konuşmayacağını, and olsun ki, bilirsin` dediler.
Diyanet Vakfi : Bunun üzerine, kendi vicdanlarına dönüp (kendi kendilerine) «Zalimler sizlersiniz, sizler!» dediler.
Edip Yüksel : Kendi vicdanlarına dönüp, kendi kendilerine şunu söylediler: `Gerçekten sizler haksızsınız.`
Elmalılı Hamdi Yazır : Bunun üzerine vicdanlarına müracaat ettiler de dediler: doğrusu siz haksızsınız
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bunun üzerine vicdanlarına müracaat ettiler de: «Doğrusu siz haksızsınız!» dediler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Bunun üzerine vicdanlarına dönüp (kendi kendilerine) dediler ki: «Doğrusu siz haksızsınız.»
Fizilal-il Kuran : Bunun üzerine vicdanlarına başvurarak birbirlerine «asıl zalimler sizlersiniz» dediler.
Gültekin Onan : Bunun üzerine kendi vicdanlarına başvurdular da; "Gerçek şu ki, zalim olanlar sizlersiniz (biziz)" dediler.
Hasan Basri Çantay : Bunun üzerine vicdanlarına dönüb (birbirlerine) dediler ki: «Hiç şübhesiz (asıl) zaalimler sizsiniz, siz»!
Hayrat Neşriyat : Bunun üzerine (orada bulunanlar) kendi vicdanlarına döndüler de (kendi kendilerine): `Gerçekten zâlim olanlar, ancak sizlersiniz` dediler.
İbni Kesir : Bunun üzerine kendilerine dönüp dediler ki: Hiç şüphesiz zalimler sizsiniz siz.
Muhammed Esed : Bunun üzerine birbirlerine dönüp: "Doğrusu, asıl zalim olan sizlermişsiniz!" dediler.
Ömer Nasuhi Bilmen : Bunun üzerine kendi nefislerine döndüler de dediler ki: «Siz şüphe yok ki, zalimlersiniz.»
Ömer Öngüt : Kendi vicdanlarına dönüp (kendi kendilerine): “Hakikaten sizler zâlimlersiniz!” dediler.
Şaban Piriş : Bunun üzerine kendilerine gelip: -Siz, gerçekten haksızsınız dediler.
Suat Yıldırım : Bunun üzerine vicdanlarına dönüp içlerinden: "Asıl zalim İbrâhim değil, bu âciz putlara ibadet edip bel bağlayan sizler, biz müşriklermişiz!" dediler.
Süleyman Ateş : Kendi vicdanlarına başvurup (içlerinden): "Hakikaten sizler haksızsınız!" dediler.
Tefhim-ul Kuran : Bunun üzerine kendi vicdanlarına başvurdular da: «Gerçek şu ki, zalim olanlar sizlersiniz» dediler.
Ümit Şimşek : Vicdanlarının sesini dinlediklerinde, `Gerçekten zalim olan biziz` dediler.
Yaşar Nuri Öztürk : Bunun üzerine kendi benliklerine döndüler de şöyle dediler: "Siz, zalimlerin ta kendilerisiniz."
Referans URL