11.10.2012, 19:41
Ve yemneûnel mâûn(mâûne).
1. ve yemneûne : ve mani olurlar, engel olurlar
2. el maûne : zekât ve yardımlaşma
İmam İskender Ali Mihr : Ve mâûna (zekâta ve yardımlaşmaya) mani olurlar.
Diyanet İşleri : Ufacık bir yardıma bile engel olurlar.
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve zekât vermeyi menederler.
Adem Uğur : Ve hayra da mâni olurlar.
Ahmed Hulusi : Hayrı da engellerler!
Ahmet Tekin : Çok cüzî mâlî mükellefiyetleri yerine getirmeyenlerin, olanından karşılıksız ve ödünç vermeyenlerin, gücüyle ve imkânlarıyla imdada yetişmeyenlerin vay haline!
Ahmet Varol : Ve zekatı (veya emaneti) vermezler.
Ali Bulaç : Ve `ufacık bir yardımı (veya zekatı) da` engellemektedirler.
Ali Fikri Yavuz : Ve zekâtı vermezler...
Bekir Sadak : Onlar basit seyleri dahi vermezler. *
Celal Yıldırım : Zekâtı da, eğreti âlet edavatı da vermezler (yardımda bulunmaktan hiç hoşlanmazlar).
Diyanet İşleri (eski) : Onlar basit şeyleri dahi vermezler.
Diyanet Vakfi : (6-7) Onlar gösteriş yapanlardır; hayra da mâni olurlar.
Edip Yüksel : Ve yardımı da engellerler.
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve yardımlığı sakınır (zekâtı vermezler)
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ve yardımlığı sakınır (zekatı yemezler).
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ve yardımlığı sakınırlar (zekatı vermezler).
Fizilal-il Kuran : En ufak bir yardımı esirgerler.
Gültekin Onan : Ve `ufacık bir yardımı (veya zekatı) da` engellemektedirler.
Hasan Basri Çantay : Zekâtı da men`ederler onlar.
Hayrat Neşriyat : Ve mâûnu (zekâtı) men` ederler!
İbni Kesir : Ve zekatı da men`ederler.
Muhammed Esed : ve üstelik onlar, (insanlara) en ufak bir yardımı bile reddederler!
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve men edilmesi mutad olmayan bir şeyi bile men ediverirler.
Ömer Öngüt : Zekâtı da menederler.
Şaban Piriş : Ufak tefek yardıma bile engel olanlara..
Suat Yıldırım : (5-7) Ki onlar namazlarından gafildirler (Kıldıkları namazın değerini bilmez, namaza gereken ihtimamı göstermezler). İbadetlerini gösteriş için yapar, zekât ve diğer yardımlarını esirger, vermezler.
Süleyman Ateş : En ufak bir yardımı esirgerler.
Tefhim-ul Kuran : Ve `ufacık bir yardımı (veya zekâtı) da` engellemektedirler.
Ümit Şimşek : Mâuna da engel olurlar.
Yaşar Nuri Öztürk : Ve onlar, kamu hakkına/yardıma/zekâta/iyiliğe engel olurlar.
1. ve yemneûne : ve mani olurlar, engel olurlar
2. el maûne : zekât ve yardımlaşma
İmam İskender Ali Mihr : Ve mâûna (zekâta ve yardımlaşmaya) mani olurlar.
Diyanet İşleri : Ufacık bir yardıma bile engel olurlar.
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve zekât vermeyi menederler.
Adem Uğur : Ve hayra da mâni olurlar.
Ahmed Hulusi : Hayrı da engellerler!
Ahmet Tekin : Çok cüzî mâlî mükellefiyetleri yerine getirmeyenlerin, olanından karşılıksız ve ödünç vermeyenlerin, gücüyle ve imkânlarıyla imdada yetişmeyenlerin vay haline!
Ahmet Varol : Ve zekatı (veya emaneti) vermezler.
Ali Bulaç : Ve `ufacık bir yardımı (veya zekatı) da` engellemektedirler.
Ali Fikri Yavuz : Ve zekâtı vermezler...
Bekir Sadak : Onlar basit seyleri dahi vermezler. *
Celal Yıldırım : Zekâtı da, eğreti âlet edavatı da vermezler (yardımda bulunmaktan hiç hoşlanmazlar).
Diyanet İşleri (eski) : Onlar basit şeyleri dahi vermezler.
Diyanet Vakfi : (6-7) Onlar gösteriş yapanlardır; hayra da mâni olurlar.
Edip Yüksel : Ve yardımı da engellerler.
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve yardımlığı sakınır (zekâtı vermezler)
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ve yardımlığı sakınır (zekatı yemezler).
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ve yardımlığı sakınırlar (zekatı vermezler).
Fizilal-il Kuran : En ufak bir yardımı esirgerler.
Gültekin Onan : Ve `ufacık bir yardımı (veya zekatı) da` engellemektedirler.
Hasan Basri Çantay : Zekâtı da men`ederler onlar.
Hayrat Neşriyat : Ve mâûnu (zekâtı) men` ederler!
İbni Kesir : Ve zekatı da men`ederler.
Muhammed Esed : ve üstelik onlar, (insanlara) en ufak bir yardımı bile reddederler!
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve men edilmesi mutad olmayan bir şeyi bile men ediverirler.
Ömer Öngüt : Zekâtı da menederler.
Şaban Piriş : Ufak tefek yardıma bile engel olanlara..
Suat Yıldırım : (5-7) Ki onlar namazlarından gafildirler (Kıldıkları namazın değerini bilmez, namaza gereken ihtimamı göstermezler). İbadetlerini gösteriş için yapar, zekât ve diğer yardımlarını esirger, vermezler.
Süleyman Ateş : En ufak bir yardımı esirgerler.
Tefhim-ul Kuran : Ve `ufacık bir yardımı (veya zekâtı) da` engellemektedirler.
Ümit Şimşek : Mâuna da engel olurlar.
Yaşar Nuri Öztürk : Ve onlar, kamu hakkına/yardıma/zekâta/iyiliğe engel olurlar.