12.10.2012, 08:56
Kellâ sevfe talemûn(talemûne).
1. kellâ : hayır
2. sevfe : yakında
3. ta`lemûne : siz bileceksiniz
İmam İskender Ali Mihr : Hayır! Siz yakında bileceksiniz.
Diyanet İşleri : Hayır; ileride bileceksiniz!
Abdulbaki Gölpınarlı : İş öyle değil, yakında bilirsiniz.
Adem Uğur : Hayır! Yakında bileceksiniz!
Ahmed Hulusi : Hayır! Yakında (vefat ile) bileceksiniz.
Ahmet Tekin : Bu doğru değil. Yakında, ölümden sonra hakikati kabirde öğreneceksiniz.
Ahmet Varol : Hayır. Yakında bileceksiniz.
Ali Bulaç : Hayır; ileride bileceksiniz.
Ali Fikri Yavuz : Hayır, (bu hareketiniz uygun değildir). İleride (ölürken size ne yapılacağını) bileceksiniz.
Bekir Sadak : Hayir; oyle olmayin; yakinda bileceksiniz.
Celal Yıldırım : Hayır, (bu hareketiniz ve düşünceniz hiç doğru değildir). İleride (gerçeği) bileceksiniz.
Diyanet İşleri (eski) : Hayır; öyle olmayın; yakında bileceksiniz.
Diyanet Vakfi : (3-4) Hayır! Yakında bileceksiniz! Elbette yakında bileceksiniz!
Edip Yüksel : Doğrusu, yakında bileceksiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır : Öyle değil, ilerde bileceksiniz
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Öyle değil, ileride bileceksiniz!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Hayır! Yakında bileceksiniz.
Fizilal-il Kuran : Hayır yakında bileceksiniz.
Gültekin Onan : Hayır; ileride bileceksiniz.
Hasan Basri Çantay : (Bundan) sakının. İleride (bu öğünmenizin kötü aakıbetini) bileceksiniz.
Hayrat Neşriyat : Hayır! İleride bileceksiniz!
İbni Kesir : Hayır; ilerde bileceksiniz.
Muhammed Esed : Ama, zamanı geldiğinde anlayacaksınız!
Ömer Nasuhi Bilmen : Öyle değil, ileride bileceksiniz.
Ömer Öngüt : Hayır! Yakında bileceksiniz!
Şaban Piriş : Hayır, ileride bileceksiniz.
Suat Yıldırım : Hayır (geçici dünya zevklerine bağlanmak doğru değil, sakının bundan) ileride bileceksiniz!
Süleyman Ateş : Hayır (olmaz bu), yakında bileceksiniz (hatânızı)!
Tefhim-ul Kuran : Hayır; ileride bileceksiniz,
Ümit Şimşek : Heyhat! Öğreneceksiniz.
Yaşar Nuri Öztürk : Ama iş öyle değil; yakında bileceksiniz!
1. kellâ : hayır
2. sevfe : yakında
3. ta`lemûne : siz bileceksiniz
İmam İskender Ali Mihr : Hayır! Siz yakında bileceksiniz.
Diyanet İşleri : Hayır; ileride bileceksiniz!
Abdulbaki Gölpınarlı : İş öyle değil, yakında bilirsiniz.
Adem Uğur : Hayır! Yakında bileceksiniz!
Ahmed Hulusi : Hayır! Yakında (vefat ile) bileceksiniz.
Ahmet Tekin : Bu doğru değil. Yakında, ölümden sonra hakikati kabirde öğreneceksiniz.
Ahmet Varol : Hayır. Yakında bileceksiniz.
Ali Bulaç : Hayır; ileride bileceksiniz.
Ali Fikri Yavuz : Hayır, (bu hareketiniz uygun değildir). İleride (ölürken size ne yapılacağını) bileceksiniz.
Bekir Sadak : Hayir; oyle olmayin; yakinda bileceksiniz.
Celal Yıldırım : Hayır, (bu hareketiniz ve düşünceniz hiç doğru değildir). İleride (gerçeği) bileceksiniz.
Diyanet İşleri (eski) : Hayır; öyle olmayın; yakında bileceksiniz.
Diyanet Vakfi : (3-4) Hayır! Yakında bileceksiniz! Elbette yakında bileceksiniz!
Edip Yüksel : Doğrusu, yakında bileceksiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır : Öyle değil, ilerde bileceksiniz
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Öyle değil, ileride bileceksiniz!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Hayır! Yakında bileceksiniz.
Fizilal-il Kuran : Hayır yakında bileceksiniz.
Gültekin Onan : Hayır; ileride bileceksiniz.
Hasan Basri Çantay : (Bundan) sakının. İleride (bu öğünmenizin kötü aakıbetini) bileceksiniz.
Hayrat Neşriyat : Hayır! İleride bileceksiniz!
İbni Kesir : Hayır; ilerde bileceksiniz.
Muhammed Esed : Ama, zamanı geldiğinde anlayacaksınız!
Ömer Nasuhi Bilmen : Öyle değil, ileride bileceksiniz.
Ömer Öngüt : Hayır! Yakında bileceksiniz!
Şaban Piriş : Hayır, ileride bileceksiniz.
Suat Yıldırım : Hayır (geçici dünya zevklerine bağlanmak doğru değil, sakının bundan) ileride bileceksiniz!
Süleyman Ateş : Hayır (olmaz bu), yakında bileceksiniz (hatânızı)!
Tefhim-ul Kuran : Hayır; ileride bileceksiniz,
Ümit Şimşek : Heyhat! Öğreneceksiniz.
Yaşar Nuri Öztürk : Ama iş öyle değil; yakında bileceksiniz!