12.10.2012, 15:00
Ev tuskıtas semâe kemâ zeamte aleynâ kisefen ev tetiye billâhi vel melâiketi kabîlâ(kabîlen).
1. ev : veya
2. tuskıta es semâe
(sakata) : semayı düşürürsün
: (düştü)
3. kemâ : gibi
4. zeamte : söylediğin, zanda bulunduğun
5. aleynâ : üzerimize
6. kisefen : parça parça
7. ev : veya
8. te`tiye : getirirsin
9. billâhi (bi allâhi) : Allah`ı
10. vel melâiketi : ve melekleri
11. kabîlen : açıkça, karşımıza (mukabil)
İmam İskender Ali Mihr : Veya iddia ettiğin gibi semayı parça parça üzerimize düşürürsün. Veya Allah`ı ve melekleri açıkça (karşımıza) getirirsin.
Diyanet İşleri : (90-93) Dediler ki: Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça; yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olup, aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtmadıkça; yahut iddia ettiğin gibi, gökyüzünü üzerimize parça parça düşürmedikçe; yahut Allahı ve melekleri karşımıza getirmedikçe; yahut altından bir evin olmadıkça; ya da göğe çıkmadıkça sana asla inanmayacağız. Bize gökten okuyacağımız bir kitap indirmedikçe göğe çıktığına da inanacak değiliz. De ki: Rabbimi tenzih ederim. Ben ancak resûl olarak gönderilen bir beşerim.
Abdulbaki Gölpınarlı : Yahut umduğun gibi göğü, parça parça üstümüze düşürmedikçe, yahut Allah`la melekleri karşımıza getirmedikçe.
Adem Uğur : Yahut, iddia ettiğin gibi, üzerimize gökten parçalar yağdırmalısın veya Allah`ı ve melekleri gözümüzün önüne getirmelisin.
Ahmed Hulusi : "Yahut tehdit ettiğin gibi semâyı parça parça üzerimize düşürmelisin veya Allâh`ı ve melekleri karşımıza kefil olarak getirmelisin. " (Allâh ismiyle işaret edileni anlamayıp, O`nu gökte bir tanrı olarak düşündükleri için bunu söylüyorlar. )
Ahmet Tekin : `Veya sana iman etmemiz için göğü kütleler halinde üzerimize indirmelisin. Yahut da, senin hak peygamber olduğuna şâhitlik etmek üzere, Allahı çıplak gözle görecek şekilde karşımıza çıkarmalısın, melekleri de grup grup önümüze getirmelisin.` dediler.
Ahmet Varol : Yahut ileri sürdüğün gibi göğü üzerimize parça parça düşürmeli veya Allah`ı ve melekleri karşımıza getirmelisin.
Ali Bulaç : "Veya öne sürdüğün gibi, gökyüzünü üstümüze parça parça düşürmeli ya da Allah`ı ve melekleri karşımıza (şahid olarak) getirmelisin."
Ali Fikri Yavuz : Yahud söyleyip zannettiğin gibi, semayı parça parça azab olarak üzerimize düşüresin, yahud Allahı ve melekleri söylediğine şâhid getiresin.
Bekir Sadak : «Yahut da iddia ettigin gibi, gogu tepemize parca parca dusurmeli, ya da Allah`i ve melekleri karsimiza getirmelisin.»
Celal Yıldırım : Veya iddia ettiğin gibi göğü parça parça üzerimize düşüresin ya da Allah`ı ve meleklerini karşımıza (kanıt ve açık belge) olarak getiresin;
Diyanet İşleri (eski) : `Yahut da iddia ettiğin gibi, göğü tepemize parça parça düşürmeli, ya da Allah`ı ve melekleri karşımıza getirmelisin.`
Diyanet Vakfi : «Yahut, iddia ettiğin gibi, üzerimize gökten parçalar yağdırmalısın veya Allah`ı ve melekleri gözümüzün önüne getirmelisin.»
Edip Yüksel : `Veya ileri sürdüğün gibi gökten üzerimize parçalar düşürmeli, yahut ALLAH`ı ve melekleri karşımıza getirmelisin.`
Elmalılı Hamdi Yazır : Yâhud zu`mettiğin gibi üzerimize Semayı kıt`a kıt`a düşüresin, yâhud Allahı ve Melekleri kefil getiresin
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : yahut iddia ettiğin gibi göğü üzerimize parça parça düşüresin veya Allah`ı ve melekleri kefil getiresin,
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : «Yahut söyleyip zannettiğin gibi, göğü başımıza parça parça düşüresin veya Allah`ı ve melekleri söylediğine şahit getiresin.»
Fizilal-il Kuran : Ya da iddia ettiğin gibi göğü parça parça başımıza indirmeli, yahut Allah`ı ve melekleri karşımıza getirmelisin.
Gültekin Onan : "Veya öne sürdüğün gibi, gökyüzünü üstümüze parça parça düşürmeli ya da Tanrı`yı ve melekleri karşımıza (şahid olarak) getirmelisin."
Hasan Basri Çantay : «Yahud iddia etdiğin gibi gök yüzünü üstümüze parça parça düşüresin veya Allahı ve melekleri kefil getiresin».
Hayrat Neşriyat : `Yâhut iddiâ ettiğin gibi, göğü üzerimize parça parça düşürmelisin; veya Allahı ve melekleri (açıkça buna) kefîl olarak getirmelisin!`
İbni Kesir : Yahut iddia ettiğin gibi göğü üzerimize parça parça düşüresin veya Allah ı ve melekleri karşımıza getiresin.
Muhammed Esed : yahut, tehdit edip durduğun gibi, göğü parça parça üzerimize düşürmedikçe; yahut Allah`ı ve melekleri bizimle yüzyüze getirmedikçe;
Ömer Nasuhi Bilmen : «Veya göğü zû`m ettiğin gibi üzerimize parça parça düşüresin veya Allah`ı ve melekleri âşikâre olarak karşımıza getiresin.»
Ömer Öngüt : Yahut iddiâ ettiğin gibi, göğü üzerimize büyük parçalar halinde düşürmelisin, veyahut Allah`ı ve melekleri karşımıza getirmelisin.
Şaban Piriş : Yahut iddia ettiğin gibi göğü üzerimize parça parça düşürmeli ya da karşımıza Allahı ve melekleri getirmelisin.
Suat Yıldırım : Yahut iddia ettiğin gibi gökyüzünü parçalayıp üzerimize kısım kısım düşüresin, ya da Allahı ve melekleri karşımıza getiresin de onlar senin söylediklerine şahitlik etsinler.
Süleyman Ateş : "Yahut zannettiğin gibi üzerimize gökten parçalar düşürmelisin, yahut Allâh`ı ve melekleri karşımıza getirmelisin (onlar senin doğru söylediğine şâhidlik etmelidirler)!"
Tefhim-ul Kuran : «Veya öne sürdüğün gibi, gökyüzünü üstümüze parça parça düşürmeli ya da Allah`ı ve melekleri karşımıza (şahid olarak) getirmelisin,»
Ümit Şimşek : `Yahut, iddia ettiğin gibi, üzerimize gökten bir parça düşür. Veya Allah ile melekleri karşımıza getir.
Yaşar Nuri Öztürk : "Yahut iddia ettiğin gibi göğü, parçalar halinde üzerimize düşürmelisin, yahut Allah`ı ve melekleri karşımıza dikmelisin."
1. ev : veya
2. tuskıta es semâe
(sakata) : semayı düşürürsün
: (düştü)
3. kemâ : gibi
4. zeamte : söylediğin, zanda bulunduğun
5. aleynâ : üzerimize
6. kisefen : parça parça
7. ev : veya
8. te`tiye : getirirsin
9. billâhi (bi allâhi) : Allah`ı
10. vel melâiketi : ve melekleri
11. kabîlen : açıkça, karşımıza (mukabil)
İmam İskender Ali Mihr : Veya iddia ettiğin gibi semayı parça parça üzerimize düşürürsün. Veya Allah`ı ve melekleri açıkça (karşımıza) getirirsin.
Diyanet İşleri : (90-93) Dediler ki: Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça; yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olup, aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtmadıkça; yahut iddia ettiğin gibi, gökyüzünü üzerimize parça parça düşürmedikçe; yahut Allahı ve melekleri karşımıza getirmedikçe; yahut altından bir evin olmadıkça; ya da göğe çıkmadıkça sana asla inanmayacağız. Bize gökten okuyacağımız bir kitap indirmedikçe göğe çıktığına da inanacak değiliz. De ki: Rabbimi tenzih ederim. Ben ancak resûl olarak gönderilen bir beşerim.
Abdulbaki Gölpınarlı : Yahut umduğun gibi göğü, parça parça üstümüze düşürmedikçe, yahut Allah`la melekleri karşımıza getirmedikçe.
Adem Uğur : Yahut, iddia ettiğin gibi, üzerimize gökten parçalar yağdırmalısın veya Allah`ı ve melekleri gözümüzün önüne getirmelisin.
Ahmed Hulusi : "Yahut tehdit ettiğin gibi semâyı parça parça üzerimize düşürmelisin veya Allâh`ı ve melekleri karşımıza kefil olarak getirmelisin. " (Allâh ismiyle işaret edileni anlamayıp, O`nu gökte bir tanrı olarak düşündükleri için bunu söylüyorlar. )
Ahmet Tekin : `Veya sana iman etmemiz için göğü kütleler halinde üzerimize indirmelisin. Yahut da, senin hak peygamber olduğuna şâhitlik etmek üzere, Allahı çıplak gözle görecek şekilde karşımıza çıkarmalısın, melekleri de grup grup önümüze getirmelisin.` dediler.
Ahmet Varol : Yahut ileri sürdüğün gibi göğü üzerimize parça parça düşürmeli veya Allah`ı ve melekleri karşımıza getirmelisin.
Ali Bulaç : "Veya öne sürdüğün gibi, gökyüzünü üstümüze parça parça düşürmeli ya da Allah`ı ve melekleri karşımıza (şahid olarak) getirmelisin."
Ali Fikri Yavuz : Yahud söyleyip zannettiğin gibi, semayı parça parça azab olarak üzerimize düşüresin, yahud Allahı ve melekleri söylediğine şâhid getiresin.
Bekir Sadak : «Yahut da iddia ettigin gibi, gogu tepemize parca parca dusurmeli, ya da Allah`i ve melekleri karsimiza getirmelisin.»
Celal Yıldırım : Veya iddia ettiğin gibi göğü parça parça üzerimize düşüresin ya da Allah`ı ve meleklerini karşımıza (kanıt ve açık belge) olarak getiresin;
Diyanet İşleri (eski) : `Yahut da iddia ettiğin gibi, göğü tepemize parça parça düşürmeli, ya da Allah`ı ve melekleri karşımıza getirmelisin.`
Diyanet Vakfi : «Yahut, iddia ettiğin gibi, üzerimize gökten parçalar yağdırmalısın veya Allah`ı ve melekleri gözümüzün önüne getirmelisin.»
Edip Yüksel : `Veya ileri sürdüğün gibi gökten üzerimize parçalar düşürmeli, yahut ALLAH`ı ve melekleri karşımıza getirmelisin.`
Elmalılı Hamdi Yazır : Yâhud zu`mettiğin gibi üzerimize Semayı kıt`a kıt`a düşüresin, yâhud Allahı ve Melekleri kefil getiresin
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : yahut iddia ettiğin gibi göğü üzerimize parça parça düşüresin veya Allah`ı ve melekleri kefil getiresin,
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : «Yahut söyleyip zannettiğin gibi, göğü başımıza parça parça düşüresin veya Allah`ı ve melekleri söylediğine şahit getiresin.»
Fizilal-il Kuran : Ya da iddia ettiğin gibi göğü parça parça başımıza indirmeli, yahut Allah`ı ve melekleri karşımıza getirmelisin.
Gültekin Onan : "Veya öne sürdüğün gibi, gökyüzünü üstümüze parça parça düşürmeli ya da Tanrı`yı ve melekleri karşımıza (şahid olarak) getirmelisin."
Hasan Basri Çantay : «Yahud iddia etdiğin gibi gök yüzünü üstümüze parça parça düşüresin veya Allahı ve melekleri kefil getiresin».
Hayrat Neşriyat : `Yâhut iddiâ ettiğin gibi, göğü üzerimize parça parça düşürmelisin; veya Allahı ve melekleri (açıkça buna) kefîl olarak getirmelisin!`
İbni Kesir : Yahut iddia ettiğin gibi göğü üzerimize parça parça düşüresin veya Allah ı ve melekleri karşımıza getiresin.
Muhammed Esed : yahut, tehdit edip durduğun gibi, göğü parça parça üzerimize düşürmedikçe; yahut Allah`ı ve melekleri bizimle yüzyüze getirmedikçe;
Ömer Nasuhi Bilmen : «Veya göğü zû`m ettiğin gibi üzerimize parça parça düşüresin veya Allah`ı ve melekleri âşikâre olarak karşımıza getiresin.»
Ömer Öngüt : Yahut iddiâ ettiğin gibi, göğü üzerimize büyük parçalar halinde düşürmelisin, veyahut Allah`ı ve melekleri karşımıza getirmelisin.
Şaban Piriş : Yahut iddia ettiğin gibi göğü üzerimize parça parça düşürmeli ya da karşımıza Allahı ve melekleri getirmelisin.
Suat Yıldırım : Yahut iddia ettiğin gibi gökyüzünü parçalayıp üzerimize kısım kısım düşüresin, ya da Allahı ve melekleri karşımıza getiresin de onlar senin söylediklerine şahitlik etsinler.
Süleyman Ateş : "Yahut zannettiğin gibi üzerimize gökten parçalar düşürmelisin, yahut Allâh`ı ve melekleri karşımıza getirmelisin (onlar senin doğru söylediğine şâhidlik etmelidirler)!"
Tefhim-ul Kuran : «Veya öne sürdüğün gibi, gökyüzünü üstümüze parça parça düşürmeli ya da Allah`ı ve melekleri karşımıza (şahid olarak) getirmelisin,»
Ümit Şimşek : `Yahut, iddia ettiğin gibi, üzerimize gökten bir parça düşür. Veya Allah ile melekleri karşımıza getir.
Yaşar Nuri Öztürk : "Yahut iddia ettiğin gibi göğü, parçalar halinde üzerimize düşürmelisin, yahut Allah`ı ve melekleri karşımıza dikmelisin."