AlimAllah-Bilim Allah'ın yasasıdır.-Kuran, islam, bilgi paylaşımı üzerine

Orjinalini görmek için tıklayınız: İsra Suresi 94
şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orijinal sürümü göster.
Ve mâ menean nâse en yu’minû iz câe humul hudâ illâ en kâlû e beasallâhu beşeren resûlâ(resûlen).

1. ve mâ : ve değildir, olmadı
2. menea : men etti, engelledi
3. en nâse : insan
4. en yu`minû : inanmak
5. iz câe : geldiği zaman
6. hum : onlara
7. el hudâ : hidayet
8. illâ : den başka, sadece
9. en kâlû : onların demeleri
10. e : mi
11. bease : gönderdi, hayata getirdi, vazifeli kıldı
12. allâhu : Allah
13. beşeren : beşer, insan
14. resûlen : resûl, elçi
İmam İskender Ali Mihr : Onlara hidayet geldiği zaman insanların inanmalarına, “Allah, insan resûl mü gönderdi?” demelerinden başka bir şey mani olmadı.
Diyanet İşleri : İnsanlara hidayet (Kur’an) geldikten sonra onların iman etmelerine ancak, “Allah, bir beşeri mi peygamber olarak gönderdi?” demeleri engel olmuştur.
Abdulbaki Gölpınarlı : Fakat kendilerine doğru yolu gösteren bir peygamber geldi mi insanları inanmaktan meneden şey de Allah, hiçbir insanı peygamber olarak gönderir mi demeleridir zâten.
Adem Uğur : Zaten, kendilerine hidayet rehberi geldiğinde, insanların (buna) inanmalarını sırf, "Allah, peygamber olarak bir beşeri mi gönderdi?" demeleri engellemiştir.
Ahmed Hulusi : Kendilerine hakikat geldiğinde, insanların iman etmelerine mâni olan: "Allâh, rasûl bir beşer bâ`s etti!" demeleridir.
Ahmet Tekin : Kendilerine hidayet rehberi geldiğinde, insanların buna inanmalarını sırf:
`Allah görevli Rasul olarak bir insanı mı gönderdi?` demeleri engellemiştir.
Ahmet Varol : İnsanları, kendilerine hidayet geldiğinde iman etmekten alıkoyan: `Allah peygamber olarak bir insanı mı gönderdi?` demelerinden başka bir şey değildir.
Ali Bulaç : Kendilerine hidayet geldiği zaman, insanları inanmaktan alıkoyan şey, onların: "Allah, elçi olarak bir beşeri mi gönderdi?" demelerinden başkası değildir.
Ali Fikri Yavuz : Mekke’lilere doğru yolu gösteren peygamber, onlara Kur’an ile geldiği zaman, insanların iman etmelerine ancak şöyle demeleri engel oldu: “Allah bir insanı mı Peygamber gönderdi, (Peygamber olarak bir Melek göndermeliydi?)
Bekir Sadak : Insanlara dogruluk rehberi geldigi zaman, inanmalarina engel olan, sadece: «Allah peygamber olarak bir insan mi gonderdi?» demis olmalaridir.
Celal Yıldırım : Doğru yolu gösteren (Kur`ân) geldiğinde insanları inanmaktan alı1 koyan şey, sadece «Allah bir insanı mı peygamber olarak göndermiş ?!» demeleridir.
Diyanet İşleri (eski) : İnsanlara doğruluk rehberi geldiği zaman, inanmalarına engel olan, sadece: `Allah peygamber olarak bir insan mı gönderdi?` demiş olmalarıdır.
Diyanet Vakfi : Zaten, kendilerine hidayet rehberi geldiğinde, insanların (buna) inanmalarını sırf, «Allah, peygamber olarak bir beşeri mi gönderdi?» demeleri engellemiştir.
Edip Yüksel : Kendilerine hidayet geldiğinde, halk: `ALLAH bir insanı mı elçi olarak gönderdi,` diyerek inanmadı
Elmalılı Hamdi Yazır : Kendilerine doğru yolu gösteren hidayetci geldiğinde nâsın iyman etmelerine ancak şöyle demeleri mani` oldu: Allah bir beşeri mi Resul gönderdi?
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Kendilerine doğru yolu gösteren rehber geldiğinde insanların iman etmelerine ancak şöyle demeleri engel oldu: «Allah bir insanı mı peygamber gönderdi?»
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Kendilerine doğru yolu gösteren peygamber gelince, insanların iman etmelerine engel olan sebep sadece: «Allah bir insanı mı Peygamber gönderdi?» demeleridir.
Fizilal-il Kuran : İnsanlara doğru yol kılavuzu geldiğinde ona inanmamalarının tek gerekçesi, onların: «Allah bir insanı mı peygamber olarak gönderdi?» şeklindeki anlayışlarıdır.
Gültekin Onan : Kendilerine hidayet geldiği zaman insanları inanmaktan alıkoyan şey, onların: "Tanrı, elçi olarak bir beşeri mi gönderdi?" demelerinden başkası değildir.
Hasan Basri Çantay : İnsanların — kendilerine hidâyet (rehberi) geldiği zaman îman etmelerini «Allah bir beşeri mi peygamber gönderdi?» demelerinden başka bir şey men` etmedi.
Hayrat Neşriyat : Kendilerine hidâyet rehberi geldiği zaman insanları îmân etmekten alıkoyan şey, ancak şöyle demeleri olmuştur: `Allah bir insanı mı peygamber gönderdi?`
İbni Kesir : Onlara hidayet geldiği zaman; insanları inanmaktan alıkoyan, sadece: Allah peygamber olarak bir beşeri mi göndermiştir? demeleridir.
Muhammed Esed : (İşte bunun gibi,) insanlara (bir peygamber eliyle) doğru yol bilgisi geldiği zaman onları (ona) inanmaktan alıkoyan, onların: "Allah ölümlü bir insanı mı elçi olarak gönderdi?" diye itiraz etmelerinden başka bir şey değildir.
Ömer Nasuhi Bilmen : Nâsı, kendilerine hidâyet geldiği vakit imân etmelerinden men eden şey, başka değil onların, «Allah bir beşeri mi resûl olarak gönderdi?» demeleri olmuştur.
Ömer Öngüt : Kendilerine hidayet rehberi geldiği zaman, insanları iman etmekten alıkoyan şey, sadece: “Allah peygamber olarak bir insanı mı gönderdi?” demeleri oldu.
Şaban Piriş : İnsanlara kılavuz geldiği halde, onların inanmasına “Allah elçi olarak bir insan mı gönderdi?” demeleri engel olmaktadır.
Suat Yıldırım : Zaten, insanların ekserisinin, kendilerine hidâyet geldiği halde iman etmemelerinin başlıca sebebi: "Allah bula bula bir insan mı seçip halka elçi gönderdi?" demeleridir.
Süleyman Ateş : Zâten kendilerine hidâyet geldiği zaman insanları doğru yola gelmekten alıkoyan şey, hep: "Allâh, bir insanı elçi mi gönderdi?" demeleridir.
Tefhim-ul Kuran : Kendilerine hidayet geldiği zaman, insanları inanmaktan alıkoyan şey, onların: «Allah, elçi olarak bir beşer mi gönderdi?» demelerinden başkası değildir.
Ümit Şimşek : Kendilerine hidayet geldiği zaman insanları iman etmekten alıkoyan şey de `Allah bir beşeri mi elçi olarak gönderdi?` demelerinden başka birşey değildir.
Yaşar Nuri Öztürk : Kendilerine hak kılavuzcusu geldiğinde, insanların iman etmelerine, şöyle demelerinden başka bir şey engel olmadı: "Allah, bir insan mı resul gönderdi?"
Referans URL