12.10.2012, 15:09
Ve kurânen faraknâhu li takreehu alen nâsi alâ muksin ve nezzelnâhu tenzîlâ(tenzîlen).
1. ve kur`ânen : ve Kur`ân-ı Kerim
2. faraknâ-hu : onu kısımlara ayırdık
3. li takree-hu : onu okuman için
4. alen nâsi (alâ en nâsi) : insanlara
5. alâ muksin : uzun sürede
6. ve nezzelnâ-hu : ve onu indirdik
7. tenzîlen : bir indirme ile, indiriş ile, tenzil ederek
İmam İskender Ali Mihr : Ve Kur`ân-ı Kerim; onu kısımlara (sure sure ve âyet âyet) ayırdık. İnsanlara, onu muksin olarak (uzun sürede) okuman için tenzîlen (kısımlara ayırıp, uzun sürede okunabilecek şekilde), bir indirişle indirdik.
Diyanet İşleri : Biz Kuranı, insanlara dura dura okuyasın diye âyet âyet ayırdık ve onu peyderpey indirdik.
Abdulbaki Gölpınarlı : Bir Kur`ân`dır ki onu insanlara dura dura, yavaş yavaş okuman için âyet âyet, sûre sûre ayırdık ve onu azar azar indirdik.
Adem Uğur : Biz onu, Kur`an olarak, insanlara dura dura okuyasın diye (âyet âyet, sûre sûre) ayırdık; ve onu peyderpey indirdik.
Ahmed Hulusi : Kurân`ı birbirinin tamamlayıcısı bölümlere ayırdık ki, insanlara, Onu hazmetmelerine imkân tanıyarak, zaman içinde yavaş yavaş okuyasın. . . Biz Onu kısım kısım indirdik.
Ahmet Tekin : Sana bütün ilâhî kitaplardaki dinî-ilmî esasları içeren, okunan bir kitap, Kurân verdik. Onu insanlara dura dura okuyasın diye âyet âyet, sûre sûre ayırdık. Biz onu bölüm bölüm indirdik.
Ahmet Varol : Onu bir Kur`an olarak, insanlara dura dura okuman için (ayet ayet) ayırdık ve onu (ihtiyaca göre) kademe kademe indirdik.
Ali Bulaç : Onu bir Kur`an olarak, insanlara dura dura okuman için (bölüm bölüm) ayırdık ve onu safha safha bir indirme ile indirdik.
Ali Fikri Yavuz : Hem onu, bir Kurân olarak âyetlere ayırdık ki, insanlara dura dura okuyasın. Biz, onu yavaş yavaş (ve âyet âyet yirmi üç yılda) indirdik.
Bekir Sadak : Kuran`i, insanlara agir agir okuman icin, bolum bolum indirdik ve onu gerektikce indirdik.
Celal Yıldırım : İnsanlara, ağır ağır, aralıklı, nefes ala ala okuyasın diye Kur`ân`ı parça parça sunduk, gerektikçe (ihtiyaca göre) indirdik.
Diyanet İşleri (eski) : Kuran`ı, insanlara ağır ağır okuman için, bölüm bölüm indirdik ve onu gerektikçe indirdik.
Diyanet Vakfi : Biz onu, Kur`an olarak, insanlara dura dura okuyasın diye (âyet âyet, sûre sûre) ayırdık; ve onu peyderpey indirdik.
Edip Yüksel : Uzun bir zaman dilimi içerisinde halka okuman için ayırdığımız bir Kuran`dır. Onu topluca indirmiştik
Elmalılı Hamdi Yazır : Hem onu bir Kur`an olmak üzere âyet âyet ayırdık ki nâsa dura dura okuyasın hem de tenzil suretiyle ceste ceste indirdik
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Hem onu bir Kur`an olarak ayet ayet ayırdık ki, insanlara dura dura okuyasın, hem de gerektikçe parça parça indirdik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Sana Kur`ân`ı verdik ve onu insanlara sindire sindire okuyasın diye (kısımlara) ayırdık ve biz onu yavaş yavaş indirdik.
Fizilal-il Kuran : Kur`an`ı insanlara ağır ağır okuyasın diye bölümlere ayırdık ve ihtiyaçlar gerektikçe bölüm bölüm indirdik.
Gültekin Onan : Onu bir Kuran olarak, insanlara dura dura okuman için (bölüm bölüm) ayırdık ve onu safha safha bir indirme ile indirdik.
Hasan Basri Çantay : Biz onu bir Kur`an olmak üzere (âyet âyet) ayırdık ki insanlara karşı, dura dura (ağır ağır, dâne dâne) okuyasın. Biz onu tedricen indirdik.
Hayrat Neşriyat : Hem onu, bir Kurân olarak (âyet âyet) kısımlara ayırdık ki, insanlara onu (iyice anlayabilmeleri için) dura dura okuyasın! Çünki onu (hâdiselere göre, size bir ders olmak üzere) azar azar indirdik.
İbni Kesir : Bir de Kur`an`ı insanlara ağır ağır okuman için, bölüm bölüm ve gerektikçe indirdik.
Muhammed Esed : ve ayrıca onu, insanlara yavaş yavaş okuyasın diye bir Kuran, temel bir okuma metni olarak bölüm bölüm açıkladık, ayet ayet indirdik.
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve onu Kur`an olarak vakit vakit (müneccemen) indirdik, onu nâsa teennî ile (dura dura) okuyasın diye. Ve onu birbiri ardınca (müteferrik surette) indirmiş olduk.
Ömer Öngüt : Sana Kur`an`ı verdik ve onu insanlara yavaş yavaş okuman için kısım kısım indirdik.
Şaban Piriş : Kuranı, insanlara dura dura okuyasın diye kısım kısım indirdik. Onu yavaş yavaş indirdik.
Suat Yıldırım : Hem o vahyi, insanların zihinlerine sindire sindire okuman için, zaman zaman gelen Kurân dersleri halinde indirdik
Süleyman Ateş : Onu, insanlara ağır ağır okuman için, okuma parçalarına ayırdık ve onu azar azar indirdik.
Tefhim-ul Kuran : Onu bir Kur`an olarak, insanlara dura dura okuman için (bölüm bölüm) ayırdık ve onu safha safha bir indirme ile indirdik.
Ümit Şimşek : Hem Kur`ân`ı insanlara fasılalar halinde okuyasın diye bölümlere ayırdık ve parça parça indirdik.
Yaşar Nuri Öztürk : Onu, bir Kur`an olarak, insanlara dura dura okuyasın diye kısımlara ayırıp ağır ağır indirdik.
1. ve kur`ânen : ve Kur`ân-ı Kerim
2. faraknâ-hu : onu kısımlara ayırdık
3. li takree-hu : onu okuman için
4. alen nâsi (alâ en nâsi) : insanlara
5. alâ muksin : uzun sürede
6. ve nezzelnâ-hu : ve onu indirdik
7. tenzîlen : bir indirme ile, indiriş ile, tenzil ederek
İmam İskender Ali Mihr : Ve Kur`ân-ı Kerim; onu kısımlara (sure sure ve âyet âyet) ayırdık. İnsanlara, onu muksin olarak (uzun sürede) okuman için tenzîlen (kısımlara ayırıp, uzun sürede okunabilecek şekilde), bir indirişle indirdik.
Diyanet İşleri : Biz Kuranı, insanlara dura dura okuyasın diye âyet âyet ayırdık ve onu peyderpey indirdik.
Abdulbaki Gölpınarlı : Bir Kur`ân`dır ki onu insanlara dura dura, yavaş yavaş okuman için âyet âyet, sûre sûre ayırdık ve onu azar azar indirdik.
Adem Uğur : Biz onu, Kur`an olarak, insanlara dura dura okuyasın diye (âyet âyet, sûre sûre) ayırdık; ve onu peyderpey indirdik.
Ahmed Hulusi : Kurân`ı birbirinin tamamlayıcısı bölümlere ayırdık ki, insanlara, Onu hazmetmelerine imkân tanıyarak, zaman içinde yavaş yavaş okuyasın. . . Biz Onu kısım kısım indirdik.
Ahmet Tekin : Sana bütün ilâhî kitaplardaki dinî-ilmî esasları içeren, okunan bir kitap, Kurân verdik. Onu insanlara dura dura okuyasın diye âyet âyet, sûre sûre ayırdık. Biz onu bölüm bölüm indirdik.
Ahmet Varol : Onu bir Kur`an olarak, insanlara dura dura okuman için (ayet ayet) ayırdık ve onu (ihtiyaca göre) kademe kademe indirdik.
Ali Bulaç : Onu bir Kur`an olarak, insanlara dura dura okuman için (bölüm bölüm) ayırdık ve onu safha safha bir indirme ile indirdik.
Ali Fikri Yavuz : Hem onu, bir Kurân olarak âyetlere ayırdık ki, insanlara dura dura okuyasın. Biz, onu yavaş yavaş (ve âyet âyet yirmi üç yılda) indirdik.
Bekir Sadak : Kuran`i, insanlara agir agir okuman icin, bolum bolum indirdik ve onu gerektikce indirdik.
Celal Yıldırım : İnsanlara, ağır ağır, aralıklı, nefes ala ala okuyasın diye Kur`ân`ı parça parça sunduk, gerektikçe (ihtiyaca göre) indirdik.
Diyanet İşleri (eski) : Kuran`ı, insanlara ağır ağır okuman için, bölüm bölüm indirdik ve onu gerektikçe indirdik.
Diyanet Vakfi : Biz onu, Kur`an olarak, insanlara dura dura okuyasın diye (âyet âyet, sûre sûre) ayırdık; ve onu peyderpey indirdik.
Edip Yüksel : Uzun bir zaman dilimi içerisinde halka okuman için ayırdığımız bir Kuran`dır. Onu topluca indirmiştik
Elmalılı Hamdi Yazır : Hem onu bir Kur`an olmak üzere âyet âyet ayırdık ki nâsa dura dura okuyasın hem de tenzil suretiyle ceste ceste indirdik
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Hem onu bir Kur`an olarak ayet ayet ayırdık ki, insanlara dura dura okuyasın, hem de gerektikçe parça parça indirdik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Sana Kur`ân`ı verdik ve onu insanlara sindire sindire okuyasın diye (kısımlara) ayırdık ve biz onu yavaş yavaş indirdik.
Fizilal-il Kuran : Kur`an`ı insanlara ağır ağır okuyasın diye bölümlere ayırdık ve ihtiyaçlar gerektikçe bölüm bölüm indirdik.
Gültekin Onan : Onu bir Kuran olarak, insanlara dura dura okuman için (bölüm bölüm) ayırdık ve onu safha safha bir indirme ile indirdik.
Hasan Basri Çantay : Biz onu bir Kur`an olmak üzere (âyet âyet) ayırdık ki insanlara karşı, dura dura (ağır ağır, dâne dâne) okuyasın. Biz onu tedricen indirdik.
Hayrat Neşriyat : Hem onu, bir Kurân olarak (âyet âyet) kısımlara ayırdık ki, insanlara onu (iyice anlayabilmeleri için) dura dura okuyasın! Çünki onu (hâdiselere göre, size bir ders olmak üzere) azar azar indirdik.
İbni Kesir : Bir de Kur`an`ı insanlara ağır ağır okuman için, bölüm bölüm ve gerektikçe indirdik.
Muhammed Esed : ve ayrıca onu, insanlara yavaş yavaş okuyasın diye bir Kuran, temel bir okuma metni olarak bölüm bölüm açıkladık, ayet ayet indirdik.
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve onu Kur`an olarak vakit vakit (müneccemen) indirdik, onu nâsa teennî ile (dura dura) okuyasın diye. Ve onu birbiri ardınca (müteferrik surette) indirmiş olduk.
Ömer Öngüt : Sana Kur`an`ı verdik ve onu insanlara yavaş yavaş okuman için kısım kısım indirdik.
Şaban Piriş : Kuranı, insanlara dura dura okuyasın diye kısım kısım indirdik. Onu yavaş yavaş indirdik.
Suat Yıldırım : Hem o vahyi, insanların zihinlerine sindire sindire okuman için, zaman zaman gelen Kurân dersleri halinde indirdik
Süleyman Ateş : Onu, insanlara ağır ağır okuman için, okuma parçalarına ayırdık ve onu azar azar indirdik.
Tefhim-ul Kuran : Onu bir Kur`an olarak, insanlara dura dura okuman için (bölüm bölüm) ayırdık ve onu safha safha bir indirme ile indirdik.
Ümit Şimşek : Hem Kur`ân`ı insanlara fasılalar halinde okuyasın diye bölümlere ayırdık ve parça parça indirdik.
Yaşar Nuri Öztürk : Onu, bir Kur`an olarak, insanlara dura dura okuyasın diye kısımlara ayırıp ağır ağır indirdik.