12.10.2012, 16:36
Ve kîle lin nâsi hel entum muctemiûn(muctemiûne).
1. ve kîle : ve denildi
2. li en nâsi : insanlara
3. hel : mı
4. entum : siz
5. muctemiûne : toplananlar
İmam İskender Ali Mihr : Ve insanlara: Siz toplandınız mı? denildi.
Diyanet İşleri : İnsanlara da Siz de toplanır mısınız? denildi.
Abdulbaki Gölpınarlı : Halka da denildi ki siz de toplanıyor musunuz?
Adem Uğur : Halka: Siz de toplanıyor musunuz (haydi hemen toplanın), denildi.
Ahmed Hulusi : İnsanlara: "Hepiniz toplandınız mı?" denildi.
Ahmet Tekin : Halka:
`Haydi meydanda toplanmakta acele edin!` denildi.
Ahmet Varol : İnsanlara da: `Siz de toplanıyor musunuz?` denildi.
Ali Bulaç : Ve insanlara da: "Siz de toplanıyor musunuz?" dendi.
Ali Fikri Yavuz : İnsanlara da, toplanmış mısınız? denildi.
Bekir Sadak : Insanlara: «Siz de toplanir misiniz?» denildi.
Celal Yıldırım : Halka, «siz de toplandınız mı ?» denildi.
Diyanet İşleri (eski) : İnsanlara: `Siz de toplanır mısınız?` denildi.
Diyanet Vakfi : Halka: Siz de toplanıyor musunuz (haydi hemen toplanın), denildi.
Edip Yüksel : Halka da, `Siz de toplanır mısınız?` denildi.
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve halka siz toplu musunuz denildi
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : ve halka: «Siz de toplanır mısınız?» denildi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Halka, «Siz de toplanıyor musunuz? (Haydi çabuk olun)» denildi.
Fizilal-il Kuran : Halka da dediler ki, haydi toplanın bakalım.
Gültekin Onan : Ve insanlara da: "Siz de toplanıyor musunuz?" dendi.
Hasan Basri Çantay : Ve insanlara da: «Siz de toplamalar mısınız?» denildi.
Hayrat Neşriyat : İnsanlara da: `Siz toplanacak olan kimseler misiniz? (Haydi çabuk toplanın!)` denildi.
İbni Kesir : İnsanlara: Siz de toplanır mısınız? denildi.
Muhammed Esed : Ve halka da "Hepiniz toplandınız mı?" denildi,
Ömer Nasuhi Bilmen : (37-39) «Sana çok bilgin sâhirleri getirsinler.» Artık sâhirler, malum bir günün muayyen bir vaktinde toplanmış oldu. Ve nâsa da denildi ki: «Siz toplanıcılar mısınız?»
Ömer Öngüt : Halka: Toplandınız mı? denildi.
Şaban Piriş : Halka da: Siz de toplandınız mı? denildi.
Suat Yıldırım : (39-40) Halka da: "Haydi ne duruyorsunuz, siz de toplansanıza!" "Umarız büyücüler galip gelirler, biz de onların dinlerine tâbi oluruz!" denildi.
Süleyman Ateş : Halka da: "Siz de toplanır mısınız?" denildi.
Tefhim-ul Kuran : Ve insanlara da: «Siz de toplanıyor musunuz?» dendi.
Ümit Şimşek : Ahaliye de `Hepiniz toplandınız mı?` denildi.
Yaşar Nuri Öztürk : Halka da: "Siz de toplanır mısınız?" denildi.
1. ve kîle : ve denildi
2. li en nâsi : insanlara
3. hel : mı
4. entum : siz
5. muctemiûne : toplananlar
İmam İskender Ali Mihr : Ve insanlara: Siz toplandınız mı? denildi.
Diyanet İşleri : İnsanlara da Siz de toplanır mısınız? denildi.
Abdulbaki Gölpınarlı : Halka da denildi ki siz de toplanıyor musunuz?
Adem Uğur : Halka: Siz de toplanıyor musunuz (haydi hemen toplanın), denildi.
Ahmed Hulusi : İnsanlara: "Hepiniz toplandınız mı?" denildi.
Ahmet Tekin : Halka:
`Haydi meydanda toplanmakta acele edin!` denildi.
Ahmet Varol : İnsanlara da: `Siz de toplanıyor musunuz?` denildi.
Ali Bulaç : Ve insanlara da: "Siz de toplanıyor musunuz?" dendi.
Ali Fikri Yavuz : İnsanlara da, toplanmış mısınız? denildi.
Bekir Sadak : Insanlara: «Siz de toplanir misiniz?» denildi.
Celal Yıldırım : Halka, «siz de toplandınız mı ?» denildi.
Diyanet İşleri (eski) : İnsanlara: `Siz de toplanır mısınız?` denildi.
Diyanet Vakfi : Halka: Siz de toplanıyor musunuz (haydi hemen toplanın), denildi.
Edip Yüksel : Halka da, `Siz de toplanır mısınız?` denildi.
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve halka siz toplu musunuz denildi
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : ve halka: «Siz de toplanır mısınız?» denildi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Halka, «Siz de toplanıyor musunuz? (Haydi çabuk olun)» denildi.
Fizilal-il Kuran : Halka da dediler ki, haydi toplanın bakalım.
Gültekin Onan : Ve insanlara da: "Siz de toplanıyor musunuz?" dendi.
Hasan Basri Çantay : Ve insanlara da: «Siz de toplamalar mısınız?» denildi.
Hayrat Neşriyat : İnsanlara da: `Siz toplanacak olan kimseler misiniz? (Haydi çabuk toplanın!)` denildi.
İbni Kesir : İnsanlara: Siz de toplanır mısınız? denildi.
Muhammed Esed : Ve halka da "Hepiniz toplandınız mı?" denildi,
Ömer Nasuhi Bilmen : (37-39) «Sana çok bilgin sâhirleri getirsinler.» Artık sâhirler, malum bir günün muayyen bir vaktinde toplanmış oldu. Ve nâsa da denildi ki: «Siz toplanıcılar mısınız?»
Ömer Öngüt : Halka: Toplandınız mı? denildi.
Şaban Piriş : Halka da: Siz de toplandınız mı? denildi.
Suat Yıldırım : (39-40) Halka da: "Haydi ne duruyorsunuz, siz de toplansanıza!" "Umarız büyücüler galip gelirler, biz de onların dinlerine tâbi oluruz!" denildi.
Süleyman Ateş : Halka da: "Siz de toplanır mısınız?" denildi.
Tefhim-ul Kuran : Ve insanlara da: «Siz de toplanıyor musunuz?» dendi.
Ümit Şimşek : Ahaliye de `Hepiniz toplandınız mı?` denildi.
Yaşar Nuri Öztürk : Halka da: "Siz de toplanır mısınız?" denildi.