13.10.2012, 18:50
Ve lekad yessernel kurâne liz zikri fe hel min muddekir(muddekirin).
1. ve lekad : ve andolsun
2. ye es sernâ : biz kolaylaştırdık
3. el kur`âne : Kur`ân
4. li ez zikri : zikir için
5. fe : buna rağmen
6. hel : var mı
7. min muddekirin : tezekkür eden, ibret alan
İmam İskender Ali Mihr : Ve andolsun ki Biz, Kur`ân`ı zikir için kolaylaştırdık. Buna rağmen tezekkür eden (ibret alan) var mı?
Diyanet İşleri : Andolsun, biz Kuranı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve andolsun ki öğüt ve ibret için Kur`ân`ı kolaylaştırdık, fakat bir ibret alan mı var?
Adem Uğur : Andolsun biz Kur`an`ı, öğüt almak için kolaylaştırdık. O halde düşünüp ibret alan yok mu?
Ahmed Hulusi : Andolsun ki Kurân`ı kolaylaştırdık, hakikatin hatırlanması ve tefekkürü için! Buna göre bir düşünen yok mu?
Ahmet Tekin : Biz Kurânı okunarak ibadet edilsin, öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Düşünen, öğüt alan, okuyarak ibadet eden var mı hiç?
Ahmet Varol : Andolsun ki, Kur`an`ı öğüt alınması için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alan var mı?
Ali Bulaç : Andolsun Biz Kur`an`ı zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp düşünen var mı?
Ali Fikri Yavuz : And olsun ki, biz Kuranı düşünüb öğüd almak için kolaylaştırdık; fakat düşünen mi var?
Bekir Sadak : And olsun ki, Kuran`i ogut olsun diye kolaylastirdik; ogut alan yok mudur? *
Celal Yıldırım : And olsun ki biz, Kur`ân`ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Öğüt ve ibret alan var mıdır?
Diyanet İşleri (eski) : And olsun ki, Kuran`ı öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?
Diyanet Vakfi : Andolsun biz Kur`an`ı, öğüt almak için kolaylaştırdık. O halde düşünüp ibret alan yok mu?
Edip Yüksel : Kuran`ı mesaj için kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?
Elmalılı Hamdi Yazır : Şanım namına Kur`anı müyesser de kıldık düşünmek için, fakat düşünen mi var?
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Andolsun ki, Kur`an`ı düşünmek için kolaylaştırdık, fakat düşünen mi var?
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Andolsun biz Kur`ân`ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
Fizilal-il Kuran : Biz Kur`an`dan öğüt alınabilsin diye onu kolay anlaşılır kıldık. Yok mu öğüt alan?
Gültekin Onan : Andolsun biz Kuran`ı zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp düşünen var mı?
Hasan Basri Çantay : Andolsun ki biz Kur`ânı düşünmek için kolaylaşdırmışızdır. O halde var mı düşünen?
Hayrat Neşriyat : Şânım hakkı için, (biz) Kurânı nasîhat alınsın diye kolaylaştırdık; fakat bir nasîhat alan var mı?
İbni Kesir : Andolsun ki; Biz, Kur`an`ı düşünmek için kolaylaştırdık. Düşünüp ibret alan var mı?
Muhammed Esed : Bu nedenle, Biz bu Kuran`ı akılda kolay tutulur kıldık. Öyleyse, yok mudur ondan ders almak isteyen?
Ömer Nasuhi Bilmen : (39-40) «Artık azabımı ve tehditlerimi tadın!» (dedik). Kasem olsun ki, Biz Kur`an`ı düşünülmek için kolaylaştırdık. Fakat düşünen var mı?
Ömer Öngüt : Andolsun ki biz Kur`an`ı anlaşılıp öğüt alınması için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
Şaban Piriş : Andolsun ki öğüt olması için Kuranı kolaylaştırdık. İbret alan var mı?
Suat Yıldırım : Yemin olsun: Biz, ders alınsın diye Kurânın anlaşılmasını kolaylaştırdık. Haydi, var mı düşünen ve ibret alan?
Süleyman Ateş : Andolsun biz Kur`an`ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
Tefhim-ul Kuran : Andolsun biz Kur`an`ı zikr (ile öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp düşünen var mı?
Ümit Şimşek : And olsun, Biz Kur`ân`ı zikir için kolaylaştırdık. Fakat hani ibret alacak olan?
Yaşar Nuri Öztürk : Yemin olsun ki, biz, Kur`an`ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Fakat düşünen mi var?!
1. ve lekad : ve andolsun
2. ye es sernâ : biz kolaylaştırdık
3. el kur`âne : Kur`ân
4. li ez zikri : zikir için
5. fe : buna rağmen
6. hel : var mı
7. min muddekirin : tezekkür eden, ibret alan
İmam İskender Ali Mihr : Ve andolsun ki Biz, Kur`ân`ı zikir için kolaylaştırdık. Buna rağmen tezekkür eden (ibret alan) var mı?
Diyanet İşleri : Andolsun, biz Kuranı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve andolsun ki öğüt ve ibret için Kur`ân`ı kolaylaştırdık, fakat bir ibret alan mı var?
Adem Uğur : Andolsun biz Kur`an`ı, öğüt almak için kolaylaştırdık. O halde düşünüp ibret alan yok mu?
Ahmed Hulusi : Andolsun ki Kurân`ı kolaylaştırdık, hakikatin hatırlanması ve tefekkürü için! Buna göre bir düşünen yok mu?
Ahmet Tekin : Biz Kurânı okunarak ibadet edilsin, öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Düşünen, öğüt alan, okuyarak ibadet eden var mı hiç?
Ahmet Varol : Andolsun ki, Kur`an`ı öğüt alınması için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alan var mı?
Ali Bulaç : Andolsun Biz Kur`an`ı zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp düşünen var mı?
Ali Fikri Yavuz : And olsun ki, biz Kuranı düşünüb öğüd almak için kolaylaştırdık; fakat düşünen mi var?
Bekir Sadak : And olsun ki, Kuran`i ogut olsun diye kolaylastirdik; ogut alan yok mudur? *
Celal Yıldırım : And olsun ki biz, Kur`ân`ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Öğüt ve ibret alan var mıdır?
Diyanet İşleri (eski) : And olsun ki, Kuran`ı öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?
Diyanet Vakfi : Andolsun biz Kur`an`ı, öğüt almak için kolaylaştırdık. O halde düşünüp ibret alan yok mu?
Edip Yüksel : Kuran`ı mesaj için kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?
Elmalılı Hamdi Yazır : Şanım namına Kur`anı müyesser de kıldık düşünmek için, fakat düşünen mi var?
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Andolsun ki, Kur`an`ı düşünmek için kolaylaştırdık, fakat düşünen mi var?
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Andolsun biz Kur`ân`ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
Fizilal-il Kuran : Biz Kur`an`dan öğüt alınabilsin diye onu kolay anlaşılır kıldık. Yok mu öğüt alan?
Gültekin Onan : Andolsun biz Kuran`ı zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp düşünen var mı?
Hasan Basri Çantay : Andolsun ki biz Kur`ânı düşünmek için kolaylaşdırmışızdır. O halde var mı düşünen?
Hayrat Neşriyat : Şânım hakkı için, (biz) Kurânı nasîhat alınsın diye kolaylaştırdık; fakat bir nasîhat alan var mı?
İbni Kesir : Andolsun ki; Biz, Kur`an`ı düşünmek için kolaylaştırdık. Düşünüp ibret alan var mı?
Muhammed Esed : Bu nedenle, Biz bu Kuran`ı akılda kolay tutulur kıldık. Öyleyse, yok mudur ondan ders almak isteyen?
Ömer Nasuhi Bilmen : (39-40) «Artık azabımı ve tehditlerimi tadın!» (dedik). Kasem olsun ki, Biz Kur`an`ı düşünülmek için kolaylaştırdık. Fakat düşünen var mı?
Ömer Öngüt : Andolsun ki biz Kur`an`ı anlaşılıp öğüt alınması için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
Şaban Piriş : Andolsun ki öğüt olması için Kuranı kolaylaştırdık. İbret alan var mı?
Suat Yıldırım : Yemin olsun: Biz, ders alınsın diye Kurânın anlaşılmasını kolaylaştırdık. Haydi, var mı düşünen ve ibret alan?
Süleyman Ateş : Andolsun biz Kur`an`ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
Tefhim-ul Kuran : Andolsun biz Kur`an`ı zikr (ile öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp düşünen var mı?
Ümit Şimşek : And olsun, Biz Kur`ân`ı zikir için kolaylaştırdık. Fakat hani ibret alacak olan?
Yaşar Nuri Öztürk : Yemin olsun ki, biz, Kur`an`ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Fakat düşünen mi var?!