AlimAllah-Bilim Allah'ın yasasıdır.-Kuran, islam, bilgi paylaşımı üzerine

Orjinalini görmek için tıklayınız: Abraham Maslow
şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orijinal sürümü göster.
BRAHAM MASLOW(1908-1970)

Maslow cana yakın ve dışa dönük bir insan olmasına rağmen, oldukça soğuk ve yalnız bir çocukluk dönemi geçirmiştir. “Yahudi olmayan bir mahallede tek Yahudi çocuktum” diye anlatır. “Yalnızdım ve mutsuzdum. Çocukluğum kütüphanelerde, kitapların arasında, hiç arkadaşsız geçti”.

Anne ve babası, Maslow’u hukuk okumaya ikna etti. Maslow bu amaçla New York City College’a devam etti; ama birinci yılın sonunda bu alanı ilginç bulmayarak okulu bıraktı. Önce Cornell’e oradan da Wisconsin üniversitesine giderek psikoloji okudu. Onu psikoloji okumaya çeken şey davranışçılık, özellikle de Watson’un çalışmalarıydı. Davranışçılığa olan ilgisi sonraları söndü. Maslow, ilk kızının doğumunun ardından incelediği zirve deneyimlerine benzeyen, gizemli bir sürece girdi. Yeni doğmuş çocuğunu gözlemleyen Maslow davranışçılığın insan davranışını anlamakta yeterli olmadığını fark etti. “Bu küçük, gizemli şeye baktım ve kendimi bir aptal gibi hissettim” demiştir. “Bu gizem karşısında, hiçbir şeyi kontrol edememe duygusuyla afalladım. Bebeği olan bir insan asla davranışçı olamaz”.

Maslow, 14 yıl boyunca Brooklyn Kolej’inde dersler verdi ve burada Karen Horney, Erich Fromm ve Alfred Adler’le daha da önemlisi Gestalt psikolojisinin kurucularından biri olan Max Wertheimer ve kültürel antropolog Ruth Benedict ile tanıştı.“Tanıdığım en etkileyici insanlar” olarak tanımladığı bu iki insanı daha iyi anlama isteği, onu kendini gerçekleştirmiş insanı keşfetmeye yöneltti.

Maslow meslek yaşamının büyük bölümünü, insan kişiliğini anlamaya çalışan diğer yaklaşımların eksikliklerini tamamlamaya çalışmakla geçirmiştir. Maslow, psikolojinin kişiliğin mutlu ve sağlıklı boyutuna nasıl katkıda bulunabileceğini düşünmüştür. “Freud bize psikolojinin hasta yarısını tanıttı” diyen yazar, “Biz de sağlıklı yarısıyla ilgilenmeliyiz” demiştir. Freud’un insan doğasına dönük karamsar ve kasvetli görüşlerinin yerine, iyimser ve neşeli bir tablo çizmeye çalışmıştır. Maslow da bilinçaltı dürtülerin varlığını kabul etmiştir; ancak dikkatini kişiliğin bilinçli boyutlarına yoğunlaştırmıştır.
Referans URL