24.10.2012, 15:57
Fel yadhakû kalîlen vel yebkû kesîrâ(kesîran), cezâen bi mâ kânû yeksibûn(yeksibûne).
1. fe li yadhakû : artık gülsünler
2. kalîlen : az
3. ve li yebkû : ve ağlasınlar
4. kesîran : çok
5. cezâen : ceza, bedel (negatif veya pozitif karşılık) olarak
6. bi mâ : şeyler dolayısıyla, sebebiyle
7. kânû yeksibûne : kazanmış oldukları
İmam İskender Ali Mihr : Artık kesbettikleri (kazandıkları) şeyler dolayısıyla ceza (bedel, karşılık) olarak az gülsünler ve çok ağlasınlar.
Diyanet İşleri : Artık kazandıklarının karşılığı olarak, az gülsünler, çok ağlasınlar.
Abdulbaki Gölpınarlı : Artık az gülsünler de çok ağlasınlar; bu da kazandıkları suç yüzünden uğradıkları cezâdır.
Adem Uğur : Artık kazanmakta olduklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar!
Ahmed Hulusi : Yaptıklarının sonucu olarak yaşayacaklarını düşünerek, az gülsünler çok ağlasınlar!
Ahmet Tekin : İşledikleri ameller, yüklendikleri günahlar sebebiyle hak ettikleri cezalardan dolayı az gülsünler, çok ağlasınlar.
Ahmet Varol : Kazandıklarının cezası olarak, artık, az gülüp çok ağlasınlar.
Ali Bulaç : Öyleyse kazandıklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar.
Ali Fikri Yavuz : Artık kazandıklarının cezası olarak az gülsünler ve çok ağlasınlar.
Bekir Sadak : Yaptiklarinin cezasi olarak, bundan boyle az gulsunler, cok aglasinlar.
Celal Yıldırım : İşledikleri günahın cezası olarak bundan böyle az gülsünler, çok ağlasınlar.
Diyanet İşleri (eski) : Yaptıklarının cezası olarak, bundan böyle az gülsünler, çok ağlasınlar.
Diyanet Vakfi : Artık kazanmakta olduklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar!
Edip Yüksel : Kazandıklarına karşılık az gülüp çok ağlasınlar.
Elmalılı Hamdi Yazır : Artık kazandıkları günahın cezası olarak az gülsünler çok ağlasınlar
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Artık kazandıkları günahın cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Kazandıkları günahın cezası olarak, artık az gülsünler, çok ağlasınlar.
Fizilal-il Kuran : Yaptıklarının karşılığı olarak bundan böyle az gülüp çok ağlasınlar.
Gültekin Onan : Öyleyse kazandıklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar.
Hasan Basri Çantay : Artık irtikâb etmekde oldukları (günâhın) cezası olmak üzere az gülsünler, çok ağlasınlar onlar.
Hayrat Neşriyat : Artık kazanmakta oldukları (günahları)na bir cezâ olarak az gülsünler, çok ağlasınlar!
İbni Kesir : Artık yaptıklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar.
Muhammed Esed : Bundan böyle artık az gülsün onlar, çünkü kazandıklarından ötürü çok ağlayacaklar.
Ömer Nasuhi Bilmen : Artık onlar kazanmış oldukları şeyin cezası olmak üzere pek az gülsünler ve pek ziyâde ağlasınlar.
Ömer Öngüt : Yaptıklarının cezası olarak, bundan böyle az gülsünler, çok ağlasınlar!
Şaban Piriş : Yaptıklarının cezası olarak az gülsünler çok ağlasınlar.
Suat Yıldırım : Öyleyse kazandıkları günahların cezası olarak az gülsün, çok ağlasınlar!..
Süleyman Ateş : Artık kazandıkları işlere karşılık az gülsünler, çok ağlasınlar!
Tefhim-ul Kuran : Öyleyse kazandıklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar.
Ümit Şimşek : Şimdi biraz gülsünler; sonra çok ağlarlar. Bu da onların kendi işlediklerine bir cezadır.
Yaşar Nuri Öztürk : Kazanır oldukları yüzünden artık az gülsünler, çok ağlasınlar.
1. fe li yadhakû : artık gülsünler
2. kalîlen : az
3. ve li yebkû : ve ağlasınlar
4. kesîran : çok
5. cezâen : ceza, bedel (negatif veya pozitif karşılık) olarak
6. bi mâ : şeyler dolayısıyla, sebebiyle
7. kânû yeksibûne : kazanmış oldukları
İmam İskender Ali Mihr : Artık kesbettikleri (kazandıkları) şeyler dolayısıyla ceza (bedel, karşılık) olarak az gülsünler ve çok ağlasınlar.
Diyanet İşleri : Artık kazandıklarının karşılığı olarak, az gülsünler, çok ağlasınlar.
Abdulbaki Gölpınarlı : Artık az gülsünler de çok ağlasınlar; bu da kazandıkları suç yüzünden uğradıkları cezâdır.
Adem Uğur : Artık kazanmakta olduklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar!
Ahmed Hulusi : Yaptıklarının sonucu olarak yaşayacaklarını düşünerek, az gülsünler çok ağlasınlar!
Ahmet Tekin : İşledikleri ameller, yüklendikleri günahlar sebebiyle hak ettikleri cezalardan dolayı az gülsünler, çok ağlasınlar.
Ahmet Varol : Kazandıklarının cezası olarak, artık, az gülüp çok ağlasınlar.
Ali Bulaç : Öyleyse kazandıklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar.
Ali Fikri Yavuz : Artık kazandıklarının cezası olarak az gülsünler ve çok ağlasınlar.
Bekir Sadak : Yaptiklarinin cezasi olarak, bundan boyle az gulsunler, cok aglasinlar.
Celal Yıldırım : İşledikleri günahın cezası olarak bundan böyle az gülsünler, çok ağlasınlar.
Diyanet İşleri (eski) : Yaptıklarının cezası olarak, bundan böyle az gülsünler, çok ağlasınlar.
Diyanet Vakfi : Artık kazanmakta olduklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar!
Edip Yüksel : Kazandıklarına karşılık az gülüp çok ağlasınlar.
Elmalılı Hamdi Yazır : Artık kazandıkları günahın cezası olarak az gülsünler çok ağlasınlar
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Artık kazandıkları günahın cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Kazandıkları günahın cezası olarak, artık az gülsünler, çok ağlasınlar.
Fizilal-il Kuran : Yaptıklarının karşılığı olarak bundan böyle az gülüp çok ağlasınlar.
Gültekin Onan : Öyleyse kazandıklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar.
Hasan Basri Çantay : Artık irtikâb etmekde oldukları (günâhın) cezası olmak üzere az gülsünler, çok ağlasınlar onlar.
Hayrat Neşriyat : Artık kazanmakta oldukları (günahları)na bir cezâ olarak az gülsünler, çok ağlasınlar!
İbni Kesir : Artık yaptıklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar.
Muhammed Esed : Bundan böyle artık az gülsün onlar, çünkü kazandıklarından ötürü çok ağlayacaklar.
Ömer Nasuhi Bilmen : Artık onlar kazanmış oldukları şeyin cezası olmak üzere pek az gülsünler ve pek ziyâde ağlasınlar.
Ömer Öngüt : Yaptıklarının cezası olarak, bundan böyle az gülsünler, çok ağlasınlar!
Şaban Piriş : Yaptıklarının cezası olarak az gülsünler çok ağlasınlar.
Suat Yıldırım : Öyleyse kazandıkları günahların cezası olarak az gülsün, çok ağlasınlar!..
Süleyman Ateş : Artık kazandıkları işlere karşılık az gülsünler, çok ağlasınlar!
Tefhim-ul Kuran : Öyleyse kazandıklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar.
Ümit Şimşek : Şimdi biraz gülsünler; sonra çok ağlarlar. Bu da onların kendi işlediklerine bir cezadır.
Yaşar Nuri Öztürk : Kazanır oldukları yüzünden artık az gülsünler, çok ağlasınlar.