AlimAllah-Bilim Allah'ın yasasıdır.-Kuran, islam, bilgi paylaşımı üzerine

Orjinalini görmek için tıklayınız: Hicr Suresi 76
şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orijinal sürümü göster.
Ve innehâ le bi sebîlin mukîm(mukîmîn).

1. ve inne-hâ : ve çünkü o, muhakkak ki o
2. le : gerçekten
3. bi sebîlin : yol üzerinde
4. mukîmîn : durmakta olan, ikâme olunmuş olan, duran (hâlâ duruyor)
İmam İskender Ali Mihr : Ve muhakkak ki o gerçekten, yol üzerinde mukîmdir (hâlâ durmaktadır).
Diyanet İşleri : O şehrin kalıntıları hâlâ mevcut olan bir yol üstünde duruyor.
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve şüphe yok ki o şehir, hâlâ herkesin yol uğrağı olan bir yerde.
Adem Uğur : Onlar hâla gözler önünde duran bir yol üzerindedirler.
Ahmed Hulusi : Muhakkak ki o şehir, insanların yolları üzerindedir.
Ahmet Tekin : Onların şehirleri hâlâ gözler önünde, bir yol üzerindedir.
Ahmet Varol : Orası kullanılmakta olan bir yol üzerindedir.
Ali Bulaç : O (şehir de) gerçekten bir yol üstünde (hâlâ) durmaktadır.
Ali Fikri Yavuz : Hem o Lût kavminin bulunduğu şehir harabesi, (Kureyş kâfirlerinin de ibret alabileceği uğrak) bir yol üzerinde bulunmaktadır.
Bekir Sadak : O sehrin kalintilari islek yollar uzerinde hala durmaktadir.
Celal Yıldırım : Ve şehrin kalıntısı, öteden beri işlek olan yol üzerinde duruyor.
Diyanet İşleri (eski) : O şehrin kalıntıları işlek yollar üzerinde hala durmaktadır.
Diyanet Vakfi : Onlar hâla gözler önünde duran bir yol üzerindedirler.
Edip Yüksel : Ve o (yıkıntı kent), yol üzerinde durmaktadır.
Elmalılı Hamdi Yazır : Hem o harabe yol üstünde duruyor
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ve o harabe yol üstünde duruyor.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Hem o Lût kavminin bulunduğu şehir harabesi bir yol üzerinde bulunmaktadır.
Fizilal-il Kuran : Bu beldenin yıkıntıları halâ işlek olan bir yol üzerindedir.
Gültekin Onan : O (şehir de) gerçekten bir yol üstünde (hala) durmaktadır.
Hasan Basri Çantay : O (şehrin haraabeleri) hakıykat (herkesin göreceği, Kureyşin işlediği) bir yol üstünde (haalâ) durucudur.
Hayrat Neşriyat : Ve doğrusu o (dehşet gününün alâmeti olan harâbeler), hâlâ (çalışıp) duran (işlek)bir yol üzerindedir.
İbni Kesir : O yerler, işlek yollar üzerinde hala durmaktadır.
Muhammed Esed : Çünkü, gerçekten de (sözü geçen) bu (şehirler) bugün hala yerinde durmakta olan bir yol üzerindeydiler.
Ömer Nasuhi Bilmen : (76-77) Ve şüphe yok ki, o bir sabit yoldur. Muhakkak ki, bunda mü`minler için elbette bir ibret vardır.
Ömer Öngüt : O yerler işlek yollar üzerinde hâlâ durmaktadır.
Şaban Piriş : Orası işlek bir yol üstündedir.
Suat Yıldırım : Hem o şehir harabesi uğrak bir yol üzerindedir.
Süleyman Ateş : Ve o (kent, herkesin gelip geçtiği) bir yol üzerinde durmaktadır.
Tefhim-ul Kuran : O (şehir de) gerçekten bir yol üstünde (hâlâ) durmaktadır.
Ümit Şimşek : O beldenin izleri, hâlâ yol üzerindedir.
Yaşar Nuri Öztürk : O kentin izleri/işaretleri, hâlâ işleyen bir yol üzerindedir.
Referans URL