|
25 35
Ve lekad âteynâ mûsel kitâbe ve cealnâ meahû ehâhu hârûne vezîrâ(vezîren).
1. ve lekad : ve andolsun
2. âteynâ : biz verdik
3. mûsâ : Musa
4. el kitâbe : kitap
5. ve cealnâ : ve kıldık, yaptık
6. mea-hû : onunla beraber
7. ehâ-hu : onun kardeşi
8. hârûne : Harun
9. vezîren : vezir, yardımcı
İmam İskender Ali Mihr : Ve andolsun ki Musa (A.S)`a Kitab`ı (Tevrat`ı) verdik. Ve onunla beraber kardeşi Harun`u, (ona) vezir (yardımcı) kıldık.
Diyanet İşleri : Andolsun, Biz, Mûsâya Kitabı (Tevratı) verdik ve kardeşi Hârûnu da ona yardımcı kıldık.
Abdulbaki Gölpınarlı : Andolsun ki biz Mûsâ`ya kitap verdik ve kardeşi Hârûn`u, ona vezîr ettik.
Adem Uğur : Andolsun biz Musa`ya Kitab`ı verdik, kardeşi Harun`u da ona yardımcı yaptık.
Ahmed Hulusi : Andolsun ki, Musa`ya Hakikat bilgisi ve uygulama kurallarını verdik ve Onunla beraber kardeşi Harun`u da yardımcısı kıldık.
Ahmet Tekin : Andolsun, biz, Mûsâya kutsal kitabı verdik. Kardeşi Hârûnu da ona vezir olarak tayin ettik.
Ahmet Varol : Andolsun biz Musa`ya kitabı verdik ve kardeşi Harun`u onun yanında yardımcı kıldık.
Ali Bulaç : Andolsun, biz Musa`ya kitabı verdik ve onunla birlikte kardeşi Harun`u yardımcı kıldık.
Ali Fikri Yavuz : Gerçekten Mûsaya o kitabı (Tevratı) verdik ve ona kardeşi Harûnu beraberinde vezir (yardımcı) yaptık.
Bekir Sadak : And olsun ki Musa`ya Kitap verdik, kardesi Harun`u da kendisine vezir yaptik.
Celal Yıldırım : And olsun ki Musâ`ya kitap verdik ve kardeşi Harun`u maiyetinde (bulunmak üzere) vezîr yaptık.
Diyanet İşleri (eski) : And olsun ki Musa`ya Kitap verdik, kardeşi Harun`u da kendisine vezir yaptık.
Diyanet Vakfi : Andolsun biz Musa`ya Kitab`ı verdik, kardeşi Harun`u da ona yardımcı yaptık.
Edip Yüksel : Biz Musa`ya kitabı vermiş ve kardeşi Harun`u da kendisine yardımcı olarak atamıştık.
Elmalılı Hamdi Yazır : Celâlim hakkı için Musâya o kitabı verdik, biraderi Harûnu da maıyyetinde vezir yaptık
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Andolsun ki, Musa`ya Kitab`ı verdik, kardeşi Harun`u da yardımcısı yaptık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Andolsun ki Musa`ya kitap verdik, kardeşi Harun`u da ona yardımcı yaptık.
Fizilal-il Kuran : Andolsun ki, biz Musa`ya Kitabı (Tevratı) gönderdik ve kardeşi Harun`u` da yanına yardımcı olarak verdik.
Gültekin Onan : Andolsun, biz Musa`ya kitabı verdik ve onunla birlikte kardeşi Harun`u yardımcı kıldık.
Hasan Basri Çantay : Andolsun biz Musâya o kitabı verdik. Biraderi Hârunu da maiyyetine vezîr yapdık.
Hayrat Neşriyat : Celâlim hakkı için, Mûsâya Kitâbı verdik; kardeşi Hârûnu da berâberinde yardımcı yaptık.
İbni Kesir : Andolsun ki; Biz, Musa`ya kitabı verdik. Kardeşi Harun`u da kendisine vezir yaptık.
Muhammed Esed : Gerçek şu ki, (Muhammed`den çok önce) Biz Musa`ya da kitap verdik ve kardeşi Harun`u görevinde o`na yardımcı kıldık;
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve celâlim hakkı için Mûsa`ya kitabı verdik ve O`nun maiyetinde kardeşi Harun`u vezir kıldık.
Ömer Öngüt : Andolsun ki Musa`ya kitap verdik, kardeşi Harun`u da ona yardımcı yaptık.
Şaban Piriş : Musaya da kitap vermiş, kardeşi Harunu da ona vezir yapmıştık.
Suat Yıldırım : Gerçekten Biz, Mûsâya kitabı verdik ve kardeşi Harunu da ona yardımcı yaptık.
Süleyman Ateş : Andolsun biz Mûsâ`ya Kitabı verdik ve kardeşi Hârûn`u kendisinin yanında vezir yaptık.
Tefhim-ul Kuran : Andolsun, biz Musa`ya kitabı verdik ve onunla birlikte kardeşi Harun`u yardımcı kıldık.
Ümit Şimşek : Biz Musa`ya da kitap vermiş, kardeşi Harun`u ise ona yardımcı yapmıştık.
Yaşar Nuri Öztürk : Yemin olsun ki, biz Mûsa`ya Kitap verdik. Kardeşi Hârun`u da onun yanında vezir yaptık.
|