Ve lemmâ real muminûnel ahzâbe kâlû hâzâ mâ vaadenallâhu ve resûluhu ve sadakallâhu ve resûluhu ve mâ zâdehum illâ îmânen ve teslîmâ(teslîmen).
1. ve lemmâ : ve olduğu zaman
2. ree : gördü
3. el mu`minûne : mü`minler
4. el ahzâbe : birlikler
5. kâlû : dediler
6. hâzâ : bu
7. mâ vaadenallâhu : Allah`ın vaadettiği şey
8. ve resûlu-hu : ve onun resûlü
9. ve sadakallâhu (sadaka allâhu) : ve Allah doğru söyledi
10. ve resûlu-hu : ve onun resûlü
11. ve mâ zâde-hum : ve onlara artırmadı
12. illâ : yalnızca, sadece
13. îmânen : îmânları
14. ve teslîmen : ve teslimiyetleri
İmam İskender Ali Mihr : Ve mü`minler, (düşman) birliklerini gördükleri zaman: "Bu (zafer), Allah`ın ve O`nun Resûl`ünün vaadettiği şey. Allah ve O`nun Resûl`ü doğru söyledi." dediler. Ve bu, onların sadece îmânlarını ve teslimiyetlerini arttırdı.
Diyanet İşleri : Müminler, düşman birliklerini görünce, İşte bu, Allahın ve Resûlünün bize vaad ettiği şeydir. Allah ve Resûlü doğru söylemişlerdir dediler. Bu, onların ancak imanlarını ve teslimiyetlerini artırmıştır.
Abdulbaki Gölpınarlı : İnananlar, düşman bölüklerini gördüler mi işte dediler, bu, bize Allah`ın ve Peygamberinin vaadettiği şey ve doğru söylemiştir Allah ve Peygamberi ve bu, onların ancak inançlarını ve teslîm oluşlarını arttırmıştır.
Adem Uğur : Müminler ise, düşman birliklerini gördüklerinde: İşte Allah ve Resûlü`nün bize vâdettiği! Allah ve Resûlü doğru söylemiştir, dediler. Bu (orduların gelişi), onların ancak imanlarını ve Allah`a bağlılıklarını arttırdı.
Ahmed Hulusi : İman edenler ise Ahzab`ı (destek için gelmiş grupları) gördüklerinde: "Bu, Allâh ve Rasûlünün bize vadettiğidir. . . Allâh da Rasûlü de doğru söylemiştir" dediler. . . (Bu) onların ancak iman ve teslimiyetlerini artırdı.
Ahmet Tekin : Şuurlu ve kâmil müminler müttefik düşman birliklerini gördüklerinde:
`İşte Allah ve Rasulünün bize vadettiği! Allah ve Rasûlü doğru söylemiştir.` dediler. Bu orduların gelişi, onların, ancak imanlarını, Allaha teslimiyetlerini, bağlılıklarını artırdı.
Ahmet Varol : Mü`minler (düşman) birlikleri(ni) görünce: `Bu Allah`ın ve Peygamberinin bize vaadettiğidir. Allah ve Peygamberi doğru söylemiştir` dediler. (Bu) onların sadece imanlarını ve teslimiyetlerini artırdı.
Ali Bulaç : Mü`minler (düşman) birliklerini gördükleri zaman ise (korkuya kapılmadan) dediler ki: "Bu, Allah`ın ve Resûlü`nün bize vadettiği şeydir; Allah ve Resûlü doğru söylemiştir." Ve (bu,) yalnızca onların imanlarını ve teslimiyetlerini arttırdı.
Ali Fikri Yavuz : Müminler düşman birliklerini görünce: - İşte Allahın ve Rasûlünün bize vaadettiği (zafer) budur. Allah ve Peygamberi doğru söylemiştir. dediler. (Müminlerin düşman birliklerini görmeleri) ancak onların imanlarını ve teslimiyyetlerini artırdı.
Bekir Sadak : Inananlar, dusman birliklerini gordukleri zaman: «Iste bu, Allah ve Peygamberinin bize vadettigidir; Allah ve peygamberi dogru soylemistir» dediler. Bu onlarin ancak imanini ve teslimiyetlerini artirdi.
Celal Yıldırım : Mü`minler ise, müttefik düşman birliklerini görünce, «işte bu, Allah ve Peygamberinin bize va`dettiğidir. Allah ve Peygamberi doğru söylemiştir» dediler. Bu (olay) onların ancak imân ve teslimiyetlerini artırmıştır.
Diyanet İşleri (eski) : İnananlar, düşman birliklerini gördükleri zaman: `İşte bu, Allah ve Peygamberinin bize vadettiğidir; Allah ve Peygamberi doğru söylemiştir` dediler. Bu onların ancak imanını ve teslimiyetlerini artırdı.
Diyanet Vakfi : Müminler ise, düşman birliklerini gördüklerinde: İşte Allah ve Resûlü`nün bize vâdettiği! Allah ve Resûlü doğru söylemiştir, dediler. Bu (orduların gelişi), onların ancak imanlarını ve Allah`a bağlılıklarını arttırdı.
Edip Yüksel : İnananlar, partileri (saldırıya hazır) görünce, `İşte bu, ALLAH`ın ve elçisinin bize söz verdiğidir. ALLAH ve elçisi doğru söylemiştir,` dediler. Bu (tehlikeli durum), onların ancak inançlarını ve teslimiyetlerini güçlendirdi.
Elmalılı Hamdi Yazır : Mü`minler gördükleri vakıt da o Ahzabı «bu, işte, Allahın ve Resulünün bize va`dettiği, Allah ve Resulü doğru çıktı» dediler ve onların iymanını ve teslimiyyetini artırmaktan başka bir şey yapmadı
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Mü`minler müttefik düşmanları gördükleri zaman: «İşte bu, Allah`ın ve Resulünün bize va`d ettiği şeydir. Allah ve Rasulü doğru çıktı.» dediler. Bu onların imanını ve teslimiyetini artırmaktan başka birşey yapmadı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Müminler, ahzabı (düşman birliklerini) gördükleri zaman: «İşte bu, Allah`ın ve Resulü`nün bize vaad ettiği şeydir. Allah ve Resulü doğru söyledi.» dediler. Bu onların imanını ve teslimiyetini artırmaktan başka bir şey yapmadı.
Fizilal-il Kuran : Mü`minler düşman ordularını gördükleri zaman; «Bu Allah`ın ve Resulünün bize vaad ettiği zaferdir. Allah ve Resulü doğru söylemiştir» dediler. Bu, onların sadece imanlarını ve teslimiyetlerini arttırdı.
Gültekin Onan : İnançlılar (düşman) birliklerini gördükleri zaman ise [korkuya kapılmadan] dediler ki: "Bu, Tanrı`nın ve Resulü`nün bize vaadettiği şeydir; Tanrı ve Resulü doğru söylemiştir." Ve (bu,) yalnızca onların inançlarını ve teslimiyetlerini arttırdı.
Hasan Basri Çantay : Mü`minler (düşman) orduları (nı) görünce: «İşte bu, Allahın ve Resulünün bize va`d etdiği şeydir. Allah ve peygamberi doğru söylemişdir» dediler. (Bu), onların îmanlarını, teslîmiyyetlerini artırmakdan başka bir şey yapmadı.
Hayrat Neşriyat : Müminler ise (düşman) topluluklarını görünce: `Bu Allahın ve Resûlünün bize va`d ettiği şeydir; Allah ve Resûlü doğru söylemiştir!` dediler. Ve (bu vâ`d olundukları şeyi görmeleri) onları ancak îmanca ve teslîmiyetçe artırdı.
İbni Kesir : Mü`minler o birlikleri gördüklerinde dediler ki: İşte bize Allah`ın ve Rasulünün vaad ettiği bu. Allah ve Rasulü doğru söylemiştir. Ve bu, onların ancak imanını ve teslimiyetini artırdı.
Muhammed Esed : (İşte böyle,) Müttefikleri(n kendilerine doğru ilerlediklerini) görünce, müminler "Bu, Allah`ın ve Rasulü`nün bize vaad ettiğidir!" ve "(Demek ki) Allah ve Rasulü doğru söylemiş!" dediler ve bu, onların sadece imanlarını ve Allah`a teslimiyetlerini arttırdı.
Ömer Nasuhi Bilmen : Vaktâ ki mü`minler orduları gördüler, dediler ki: «Bu, bize Allah`ın ve O`nun Resûlünün vaadettiğidir ve Allah ve Resûlü doğru buyurmuştur.» Ve onlar için başka değil, imânı ve teslimiyeti arttırmış olur.
Ömer Öngüt : Müminler ahzabı (düşman birliklerini) gördüklerinde: İşte Allah ve Resul`ünün bize vâdettiği! Allah ve Resul`ü doğru söylemiştir. dediler. Bu onların ancak imanlarını ve teslimiyetlerini artırdı.
Şaban Piriş : Müminler, orduları görünce: -Bu, Allahın ve elçisinin bize vaat ettiğidir. Allah ve elçisi doğru söyledi, dediler. Onların sadece imanını ve teslimiyetini artırdı.
Suat Yıldırım : Müminler saldıran o birleşik kuvvetleri karşılarında görünce: "İşte bu, derler, Allah ve Resulünün bize vâd ettiği zafer! Allah da, Resulü de elbette doğru söylemişlerdir." Müminlerin, düşman birliklerini görmeleri onların sadece iman ve teslimiyetlerini artırdı.
Süleyman Ateş : Mü`minler (düşman) orduları(nı) gördükleri zaman (korkmadılar): "Bu Allâh`ın ve Resulünün, bize va`dettiği (zafer)dir. Allâh ve Resulü doğru söylemiştir." dediler. Ve bu, onların sadece imanlarını ve teslimiyetlerini artırdı.
Tefhim-ul Kuran : Mü`minler (düşman) birliklerini gördükleri zaman ise (korkuya kapılmadan) dediler ki: «Bu, Allah`ın ve Resulü`nün bize vadettiği şeydir; Allah ve Resulü doğru söylemiştir.» Ve (bu,) yalnızca onların imanlarını ve teslimiyetlerini arttırdı.
Ümit Şimşek : Mü`minler düşman topluluklarını gördüklerinde, `İşte Allah ile Resulünün bize vaad ettiği şey; Allah ve Resulü doğru söyledi` dediler. Çünkü bu onların iman ve teslimiyetini arttırmıştı.
Yaşar Nuri Öztürk : Müminler, düşman hizipleri gördüklerinde şöyle demişlerdir: "Allah`ın ve resulünün bize vaat ettiği işte budur. Ve Allah da resulü de doğru sözlüdür." Bu onların sadece iman ve teslimiyetlerini artırdı.
'ahzab suresi' isimli konuya gitmek için tıklayın.