|
Ali İmran Suresi 165
E ve lemmâ asâbetkum musîbetun kad asabtum misleyhâ, kultum ennâ hâzâ, kul huve min indi enfusikum innallâhe alâ kulli şeyin kadîr(kadîrun).
1. e ve lemmâ : ve ... olduğu zaman
2. asâbet-kum : size isabet etti
3. musîbetun : bir musibet, bela
4. kad asabtum : isabet etmişti
5. misley-hâ : onun iki misli, iki katı
6. kultum : dediniz
7. ennâ hâzâ : bu nasıl
8. kul : de, söyle
9. huve : o
10. min indi enfusi-kum : sizin kendi nefsinizden
11. inne allâhe : muhakkak ki Allah
12. alâ kulli şey`in : her şeye
13. kadîrun : kaadirdir, kudret sahibi
İmam İskender Ali Mihr : Ve iki mislini (düşmanlarınıza) isabet ettirdiğiniz bir musibet, size isabet ettiği zaman: "Bu nasıl oldu?" dediniz. De ki:"O sizin kendi nefslerinizdendir." Muhakkak ki Allah, her şeye kaadirdir.
Diyanet İşleri : Onların (müşriklerin) başına (Bedirde) iki mislini getirdiğiniz bir musibet (Uhudda) sizin başınıza geldiğinde, Bu, nereden başımıza geldi? dediniz, öyle mi? De ki: O (musibet), kendinizdendir. Şüphesiz Allahın gücü her şeye hakkıyla yeter.
Abdulbaki Gölpınarlı : Başlarına iki misli olarak gelen felâkete siz de uğrayınca, bu da nereden dediniz. De ki: Bu, sizin katınızdan geldi ve Allah`ın, şüphe yok ki her şeye gücü yeter.
Adem Uğur : (Bedir de) iki katını (düşmanınızın) başına getirdiğiniz bir musibet, (Uhud`da) kendi başınıza geldiği için mi "Bu nasıl oluyor!" dediniz? De ki: O, kendi kusurunuzdandır. Şüphesiz Allah`ın her şeye gücü yeter.
Ahmed Hulusi : Düşmanlarınıza iki katını tattırdığımız bir musîbet sizin başınıza gelince "Bu nasıl, neden oldu?" diyorsunuz. De ki: "O, nefsaniyetinizin getirisidir!" Kesinlikle, Allâh her şeye Kaadir`dir.
Ahmet Tekin : Bedirde iki katını düşmanınızın başına getirdiğiniz bir belâ, Uhutta kendi başınıza geldiği için mi?
`Bu nasıl oluyor?` dediniz. Sen de:
`Bu yenilgi, yerleştirildiğiniz savunma mevziini bırakmanızdan, peygamberin görüşüne aykırı davranmanızdan, Bedir esirlerini fidye karşılığı salıvermenizden, kendi kusurunuzdan kaynaklanmaktadır. Allahın her şeye gücü kudreti yeter.` de.
Ahmet Varol : Siz (karşı tarafa) iki katını dokundurmuşken başınıza bir musibet geldiğinde: `Bu da nereden geldi?` mi diyorsunuz? De ki: `O, kendi tarafınızdandır.` Şüphesiz Allah`ın her şeye gücü yeter.[20]
Ali Bulaç : Başınıza bir belâ gelince niçin: «Bu nereden?» diyorsunuz? Halbuki siz (Bedir`de) onların (düşmanların) başlarına bunun iki katı belâ getirmiştiniz. Ey Peygamber, onlara de ki: «Bu belâyı kendi başınıza siz getirdiniz.» Şüphesiz Allah her şeye kâdirdir.
Ali Fikri Yavuz : Uhud savaşında size gelen musibet sonunda yetmiş kişi şehid olmasına karaşılık, daha önce Bedir savaşında kâfirlerden iki kat ki, yetmiş ölü ve yetmiş esir olmuşken, siz: - Peygamber bizimle ve biz de müslüman iken bu musibet bize nereden geldi?, dediniz. Onlara de ki: - O, kendi tarafınızdandır, Peygambere itaat etmeyişinizdendir. Şüphe yok ki, Allah her şeye hakkıyla kâdirdir.
Bekir Sadak : Baskalarini iki misline ugrattiginiz bir musibete kendiniz ugrayinca mi: «Bu nereden?» dersiniz? De ki: «O, kendi tarafinizdandir". Dogrusu Allah her seye Kadir`dir.
Celal Yıldırım : Hal böyle iken, düşmanlarınıza iki misli dokundurduğunuz bir musîbet size dokununca mı, «bu neden böyle ?» dediniz ! De ki: Bu kendinizdendir. Doğrusu Allah`ın kudreti her şeye yeter..
Diyanet İşleri (eski) : Başkalarını iki misline uğrattığınız bir musibete kendiniz uğrayınca mı: `Bu nereden?` dersiniz? De ki: `O, kendi tarafınızdandır`. Doğrusu Allah her şeye Kadir`dir.
Diyanet Vakfi : (Bedir`de) iki katını (düşmanınızın) başına getirdiğiniz bir musibet, (Uhud`da) kendi başınıza geldiği için mi «Bu nasıl oluyor!» dediniz? De ki: O, kendi kusurunuzdandır. Şüphesiz Allah`ın her şeye gücü yeter.
Edip Yüksel : Uğradığınız zararın iki katını (düşmanınıza) verdiğiniz halde, `Bu da niçin,` dediniz. De ki, `(O) musibet, kendi tarafınızdandır.` ALLAH her şeye Kadirdir.
Elmalılı Hamdi Yazır : Böyle iken size hasımlarınızın başına iki mislini getirdiğiniz bir musıbet isabet ediverince bu nereden mi dediniz? Deki o kendi tarafınızdan çünkü Allah her şey`e kadir
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Düşmanlarınızın başına iki mislini getirdiğiniz bir bela kendi başınıza gelince mi: «Bu nereden?» dediniz? De ki: «O, kendi tarafınızdandır.» Çünkü Allah, her şeye gücü yetendir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : (Bedir`de düşmanı) iki katına uğrattığınız bir musibet (Uhud`da) size çarpınca mı: «Bu nereden» dediniz? De ki: «Bu başınıza gelen kendinizdendir». Şüphesiz Allah her şeye kâdirdir.
Fizilal-il Kuran : Karşı tarafa iki katını tattırdığımız musibet, bu kez sizin başınıza gelince «Bu nereden geldi?» demediniz mi? De ki; «O musibet kendinizden kaynaklandı.» Hiç şüphesiz Allah`ın gücü herşeye yeter.
Gültekin Onan : İki misline uğrattığınız bir musibet size isabet edince mi: "Bu nereden" dediniz ? De ki: "O, sizin kendinizdendir." Şüphesiz Tanrı, herşeye güç yetirendir.
Hasan Basri Çantay : Size (Bedirde) onlara iki katını başlarına getirdiğiniz bir belâ (Uhudde) kendinize çatmış olduğu için mi «Bu, nereden (geldi)» dediniz? De ki: «O, kendi katınızdandır». Şüphesiz ki Allah her şey`e hakkıyle kaadirdir.
Hayrat Neşriyat : (Bedirde düşmanınıza) iki mislini uğrattığınız bir musîbet şimdi (Uhudda) size gelince: `Bu nereden?` mi dediniz. (Habîbim, yâ Muhammed!) De ki: `O, kendi nefisleriniz tarafındandır!` Şübhesiz ki Allah, herşeye hakkıyla gücü yetendir.
İbni Kesir : Onları iki misline uğrattığınız bir musibete kendiniz uğrayınca; bu nereden? dediniz. De ki: O, kendinizdendir. Doğrusu Allah herşeye kadirdir.
Muhammed Esed : (Düşmanlarınızı) iki misli musibete uğrattıktan sonra şimdi aynı musibet sizin başınıza geldi diye, kendi kendinize "Bu nasıl oldu?" diye soruyorsunuz, öyle mi? De ki: "O, sizin kendi eserinizdir." Doğrusu, Allah dilediği her şeyi yapmaya kadirdir:
Ömer Nasuhi Bilmen : Vaktâ ki size bir musibet isabet etti, halbuki siz onun iki katını düşmanlarınıza isabet ettirmiş idiniz. «Bu musibet nereden?» mi dediniz. De ki: «O kendi nefisleriniz tarafındandır.» Şüphe yok ki, Allah Teâlâ herşeye kâdirdir.
Ömer Öngüt : (Bedir`de) iki katını (düşmanınızın) başına getirdiğimiz bir musibet, (Uhud`da) kendi başınıza gelince; Bu nasıl oluyor? dersiniz. Resulüm! De ki: O musibet kendi tarafınızdandır. Şüphesiz ki Allah her şeye kâdirdir.
Şaban Piriş : -Düşmanlarınızın başına iki katını getirdiğiniz belâ sizin başınıza gelince mi Bu nasıl olur? diyorsunuz. De ki: -O, sizin kendinizdendir. Allahın her şeye gücü yeter.
Suat Yıldırım : Hâl böyle iken, düşmanlarınızın başına iki mislini getirdiğiniz bir bela sizin başınıza gelince: "Bu nereden geldi?" mi diyorsunuz? De ki: "Bu felâket sizin yüzünüzdendir." Muhakkak ki Allah her şeye kadirdir.
Süleyman Ateş : Başınıza bir belâ gelince -siz, onun iki katını onların başlarına getirmiş olduğunuz halde yine- Bu nereden başımıza geldi?" dediniz. De ki: "O (belâ), kendinizdendir." Allâh, herşeye kâdirdir.
Tefhim-ul Kuran : Başınıza bir belâ gelince niçin: «Bu nereden?» diyorsunuz? Halbuki siz (Bedir`de) onların (düşmanların) başlarına bunun iki katı belâ getirmiştiniz. Ey Peygamber, onlara de ki: «Bu belâyı kendi başınıza siz getirdiniz.» Şüphesiz Allah her şeye kâdirdir.
Ümit Şimşek : Yine de, başınıza gelenin iki misli zararı siz onlara verdiğiniz halde, `Bu da nereden başımıza geldi?` diyorsunuz. De ki: O sizin kendinizdendir. Allah`ın ise herşeye gücü yeter.
Yaşar Nuri Öztürk : Size, başkalarına iki katını dokundurduğumuz bir musibet dokununca: "Bu da nereden!" mi dediniz? De ki: "O, sizin öz benliklerinizdendir." Allah, her şeye Kadîr`dir.
|