|
Araf 007 111 140
ARAF 007 110 - 140
ARAF (007) 123 - 126
MiM
Firavun: "Ben size izin vermeden önce ona inandınız." dedi, "Hem de böylelikle ahalisini çekip götürmek için bunu şehirde tezgâhlayıp kurdunuz. öyle mi? Bakın, bu sizin yaptığınız sinsice hazırlanmış bir tuzak. Ama yakında göreceksinizç (123) bu dönekliğiniz yüzünden, mutlaka pek çoğunun ellerini ayaklarını, kendi mülkiyetinden ve mülki iktidarindan çıkartmakla budayacağım ve yine mutlaka pek çoğunun canlarını, topluca kendi mülkiyetlerinden ve iktidarlarından çıkartarak, alacağım!" (124)
Onlarda: "Çünkü, sadece, Rabbimizin ayetleri bize gelince ve bizim onlara iman etmemizden ötürü bize kızıyor intikam almak istiyorsun. Ey Rabbimiz, dar zamanda sana bağlanan kimseler olarak canımızı iman selametiyle kendi mülkiyetimizden ve iktidarımızdan çıkartarak all!, (126) biz de Rabbimize döneriz!" dediler,
******************************************
ARAF (007) 123
MiM
Firavun: "Ben size izin vermeden önce ona inandınız." dedi, "Hem de böylelikle ahalisini çekip götürmek için bunu şehirde tezgâhlayıp kurdunuz. öyle mi? Bakın, bu sizin yaptığınız sinsice hazırlanmış bir tuzak. Ama yakında göreceksiniz.
قَالَ فِرْعَوْنُ آمَنتُم بِهِ قَبْلَ أَن آذَنَ لَكُمْ إِنَّ هَذَا لَمَكْرٌ مَّكَرْتُمُوهُ فِي الْمَدِينَةِ لِتُخْرِجُواْ مِنْهَا أَهْلَهَا فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ
Kâle firavnu âmentum bihî kable en âzene lekum, inne hâzâ le mekrun mekertumûhu fîl medîneti li tuhricû minhâ ehlehâ, fe sevfe talemûn(talemûne).
1. kâle : dedi 2. fir`avnu : firavun 3. âmentum : siz îmân ettiniz 4. bihî : ona 5. kable : önce 6. en : mek, mak (mastar eki) 7. âzene (eezene) : ben izin veririm 8. lekum : size 9. inne : muhakkak 10. hâzâ : bu 11. le mekrun : mutlaka bir hile (düzen)dir 12. mekertumû-hu : o hileyi (tuzağı) kurdunuz (hazırladınız) 13. fî el medîneti : şehrin içinde, şehirde 14. li tuhricû : sizi çıkarmak için 15. minhâ : oradan 16. ehle-hâ : onun halkı, ehli 17. fe sevfe : artık yakında 18. ta`lemûne : bileceksiniz
******************************************
EL KESiLMEZ!....
ARAF (007) 124
MiM
bu dönekliğiniz yüzünden, mutlaka pek çoğunun ellerini ayaklarını, kendi mülkiyetinden ve mülki iktidarindan çıkartmakla budayacağım ve yine mutlaka pek çoğunu canlarını, topluca kendi mülkiyetlerinden ve iktidarlarından çıkartarak, alacağım!"
لأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُم مِّنْ خِلاَفٍ ثُمَّ لأُصَلِّبَنَّكُمْ أَجْمَعِينَ
Le ukattıanne eydiyekum ve erculekum min hilâfin summe le usallibennekum ecmaîn(ecmaîne).
1. le ukattıanne : mutlaka keseceğim (parçalayacağım), kendi mülkiyetinden ve mülki iktidarindan çıkartacağım 2.eydiye-kum : elleriniz 3. ve ercule-kum : ve ayaklarınız 4. min hilâfin : çapraz, karşılıklı 5. summe : sonra 6. le usallibu-enne-kum : mutlaka sizi asacağım, canlarını, kendi mülkiyetlerinden ve iktidarlarından çıkartarak, alacağım 7.ecmaîn : hepsi, bütünü
******************************************
ARAF (007) 125
MiM
biz de Rabbimize döneriz!" dediler,
قَالُواْ إِنَّا إِلَى رَبِّنَا مُنقَلِبُونَ
Kâlû innâ ilâ rabbinâ munkalibûn(munkalibûne).
1. kâlû : dediler 2. in-nâ : muhakkak ki biz 3. ilâ rabbi-nâ : Rabbimize 4. munkalibûne : dönenler
******************************************
ARAF (007) 126
MiM
"Çünkü, sadece, Rabbimizin ayetleri bize gelince ve bizim onlara iman etmemizden ötürü bize kızıyor intikam almak istiyorsun. Ey Rabbimiz, dar zamanda sana bağlanan kimseler olarak canımızı iman selametiyle al!,
وَمَا تَنقِمُ مِنَّا إِلاَّ أَنْ آمَنَّا بِآيَاتِ رَبِّنَا لَمَّا جَاءتْنَا رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَتَوَفَّنَا مُسْلِمِينَ
Ve mâ tenkımu minnâ illâ en âmennâ bi âyâti rabbinâ lemmâ câetnâ, rabbenâ efrıg aleynâ sabren ve teveffenâ muslimîn(muslimîne).
1. ve : ve 2. mâ : şey, olmama, yapmama 3. tenkımu : intikam alıyorsunuz 4. min-nâ : bizden 5. illâ : ancak, yalnız, başka 6. en âmen-nâ : bizim inanmamız 7. bi âyâti : âyetler 8. rabbi-nâ : Rabbimizin 9. lemmâ : ...dığı zaman 10.câet-nâ : bize geldi 11. rabbe-nâ : Rabbimiz 12. efrıg : yağdır 13. aleynâ : bize, üzerimize 14. sabren : sabır 15. ve teveffe-nâ : ve bizi öldür (vefat ettir) 16. muslimîne : müslüman, (ruhu, fizik vücudu, nefsi, iradesi) teslim olmuş olanlar
****************************************
|