Le amruke innehum le fî sekretihim yamehûn(yamehûne).
1. le amru-ke : senin ömrüne andolsun (yemin olsun)
2. inne-hum : muhakkak ki onlar
3. le fî sekreti-him : elbette sarhoşlukları içinde
4. ya`mehûne : bocalıyorlar
İmam İskender Ali Mihr : Ömrüne andolsun ki; muhakkak ki, onlar sarhoşlukları içinde bocalıyorlardı.
Diyanet İşleri : (Melekler, Lûta

Ömrüne andolsun ki onlar (şehvetten) gözleri dönmüş hâlde, sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlar (Bu durumda asla seni dinlemezler) dediler.
Abdulbaki Gölpınarlı : Ömrün hakkı için onlar, gafletten âdeta sarhoştular, gaflet içinde şaşkın bir haldeydiler.
Adem Uğur : (Resûlüm!) Hayatın hakkı için onlar, sarhoşlukları içinde bocalıyorlardı.
Ahmed Hulusi : Yaşamına yemin olsun ki, onlar (zevk) sarhoşlukları içinde, kör ve şaşkın bocalıyorlar!
Ahmet Tekin : `Dinine andolsun ki ey Lût, onlar şehvet sarhoşluğu içinde, önlerine gelene sarkıntılık yapıp duruyorlar. Seni hiç dinlerler mi?`
Ahmet Varol : Senin ömrüne yemin olsun ki, onlar sarhoşlukları (şaşkınlıkları) içinde bocalıyorlar.
Ali Bulaç : Ömrüne andolsun ki, onlar, sarhoşlukları içinde kör sersemdiler.
Ali Fikri Yavuz : (Rasûlüm!) Ömrün hakkı için, doğrusu onlar sarhoşlukları içinde azgın bir halde idiler.
Bekir Sadak : Senin hayatina and olsun ki, onlar sahosluklari icinde bocalayip duruyorlardi.
Celal Yıldırım : (Peygamberim !) hayatına yemin olsun ki, onlar sarhoşlukları içinde ne yaptıklarını bilmiyorlardı.
Diyanet İşleri (eski) : Senin hayatına and olsun ki, onlar sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.
Diyanet Vakfi : (Resûlüm!) Hayatın hakkı için onlar, sarhoşlukları içinde bocalıyorlardı.
Edip Yüksel : Ne yazık ki onlar, sarhoşlukları içinde bocalıyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır : Resulüm! ömrüne kasem olsun ki hakikaten onlar serhoşlukları içinde ne halt ettiklerini bilmiyorlardı
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Resulüm, ömrüne yemin ederim ki, gerçekten onlar, sarhoşlukları içinde ne halt ettiklerini bilmiyorlardı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Resulüm! Ömrüne yemin olsun ki gerçekten onlar, sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.
Fizilal-il Kuran : Ey Muhammed, hayatın hakkı için onlar sarhoşlukları içinde debeleniyorlardı.
Gültekin Onan : Ömrüne andolsun ki, onlar, sarhoşlukları içinde kör sersemdiler.
Hasan Basri Çantay : (Habîbim) seni ebedî yâd-ı cemîline yemîn ederim ki onlar serhoşlukları (azgınlıkları) içinde muhakkak serserî bir halde idiler.
Hayrat Neşriyat : (Ey şanlı Peygamber!) Ömrüne yemîn olsun ki, gerçekten onlar sarhoşlukları içinde bocalıyorlardı.
İbni Kesir : Senin ömrüne andolsun ki, onlar sarhoşlukları içinde muhakkak serseri bir halde idiler.
Muhammed Esed : (Fakat melekler Lut`a

"Canı sağolasıca!" dediler, "(Onlar bu durumda seni hiç dinlerler mi?) Baksana, (şehvetten) gözleri dönmüş, körcesine sendeleyip, öteye beriye sarkıntılık yapıp duruyorlar!"
Ömer Nasuhi Bilmen : Ömrüne andolsun ki, şüphe yok, onlar kendi sarhoşlukları içinde şaşırıp durur kimseler idi.
Ömer Öngüt : Resulüm! Senin ömrüne andolsun ki, onlar sarhoşlukları içinde serseri bir halde idiler.
Şaban Piriş : Hayatına and olsun ki onlar sarhoşlukları içerisinde bocalayıp duruyorlar.
Suat Yıldırım : (Resulüm!) "Hayatın hakkı için onlar, kendilerini öylesine kaybetmişlerdi ki sarhoşlukları içinde sürünüp gitmekte idiler."
Süleyman Ateş : Senin ömrüne andolsun ki, onlar, sarhoşlukları içinde bocalıyorlardı.
Tefhim-ul Kuran : Ömrüne andolsun ki, onlar, sarhoşlukları içinde kör sersemdiler.
Ümit Şimşek : Hayatın hakkı için, onlar sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.
Yaşar Nuri Öztürk : Senin ömrüne yemin olsun ki onlar, kendi sersemlikleri içinde bocalıyorlardı.